19.07.2003 Tarihinden Sonra Hazine Taşınmazları Üzerine Yapılan Yapılar İmar Barışından Yararlanabilir mi?

Yazımızı beğenip paylaşabilirsiniz
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Suat ŞİMŞEK-Milli Emlak Kontrolörü

3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddeyle 31.12.2017 tarihinden önce yapılan ve belirli şartları taşıyan yapıların imar barışından yararlanması esası benimsendi.

Aynı düzenlemeyle bu yapıların Hazine taşınmazı üzerinde yapılmış olması durumunda, Hazine taşınmazlarının yapı sahibine satışına imkan tanınmıştır. Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslara göre “Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlardan özel kanunları kapsamında kalan ve bu özel kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanlar Bakanlığa tahsis edilir. Tahsis işleminden sonra, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bu taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır.”

Ancak ortada önemli bir hukuki sorun bulunmaktadır. Zira 4706 sayılı Hazine Taşınmazlarının Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 5. maddesinin son fıkrasına göre “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesisler, başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal eder.” Maddenin yürürlük tarihi ise 19.07.2003’tür.

Bu durumda olan yapılar herhangi bir işleme gerek kalmaksızın Hazine mülkiyetine geçmektedir. Anayasa Mahkemesinin 03.07.2014 tarihli ve E:2014/9, K:2014/121 sayılı Kararında bu düzenleme Anayasa’ya aykırı bulunmamıştır.

Bu madde gereğince 19.07.2003 tarihinden sonra Hazine taşınmazları üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesis, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın Hazine mülkiyetine geçmektedir.

Doğal olarak bu durumda olan yapıların imar barışından yararlanıp yararlanmayacağı sorunu gündeme gelecektir.

Bu konuda iki şekilde yorum yapılması mümkündür.

Bu yorumların ilkinde; imar barışına ilişkin düzenlemenin, 4706 sayılı Kanun’dan sonra yürürlüğe girdiği, kanun koyucunun bu durumda olan taşınmazların yapı sahibine satılmasını öngördüğü, dolayısıyla 19.07.2003 tarihinden sonra yapılan yapılarda 4706 sayılı Kanun’un 5. maddesinin uygulanmayacağı ve bu taşınmazların Hazine’ye intikal etmeyeceği söylenebilir. Bu şekilde bir yorum kanun koyucunun amacına da daha uygundur.

Ancak ortada da bu konuda özel bir düzenleme olan 4706 sayılı Kanun’un 5. maddesi durmaktadır. Bu ikinci yoruma göre 4706 sayılı Kanun’un 5. maddesi, bu konudaki özel düzenlemedir ve imar barışıyla ilgili kanun maddesinde bu konuda özel bir düzenlemeye getirilmediği için bu yapılar Hazine’ye intikal eder ve bu yapılar imar barışından faydalanamaz. Bu yorum tarzı da hukuk yorum tekniğine daha uygundur.

Kanaatimce bu iki yorum arasında ilk yorum tarzı, kanun koyucunun amacına ve imar barışı meselesinin çözümüne daha uygundur. Ancak ortada bir kanunu düzenleme olduğu için, uygulamada kafa karışıklığının olmaması için bu konunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından düzenlenmesi ve açıklığa kavuşturulması faydalı olacaktır.