1961 Anayasası Hazırlık Çalışmalarında “Ormanlar” Konusu

1961 Anayasası hem ormanların kamulaştırılmasına cevaz vermiş, hem de ormanların korunmasını ayrı bir madde ile düzenlemiştir.

Temsilciler Meclisi Anayasa Komisyonu tarafından hazırlanan Anayasa tasarısında ormanlar 131. maddede düzenlenmişti (Temsilciler Meclisi Tutanak Dergisi, Cilt: 2, Sayfa: 78):

“Madde 131 – Devlet, ormanların korunması ve ormanlık sahaların çoğaltılması için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.   Devlet ormanları, kanuna göre Devletçe yönetilir ve işletilir. Devlet ormanlarının mülkiyeti, yönetimi ve işletilmesi özel kişilere devrolunamaz. Bu ormanlar, süre aşımıyla edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanlar içinde ve hemen yakınında oturan halkın kalkındırılması ve ormanı koruma bakımından gerekirse, başka yere yerleştirilmesi kanunla düzenlenir. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir ve bu yerlerde tarım yapılamaz. Orman suçları için genel af çıkarılamaz; ormanları tahribine yol açacak siyasi hiçbir propaganda yapılamaz.”

Madde metni hakkında yapılan bazı eleştiriler üzerine Anayasa Komisyonu maddeyi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlemiş ve madde bu haliyle Temsilciler Meclisinden geçmiştir.

“Madde 131 – Devlet, ormanların korunması ve ormanlık sahaların genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.

Devlet ormanları, kanuna göre Devletçe yönetilir ve işletilir. Devlet ormanlarının mülkiyeti, yönetimi ve işletilmesi özel kişilere devrolunamaz. Bu ormanlar, zaman aşımıyla mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.

Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez.

Ormanlar içinde ve hemen yakınında oturan halkın kalkındırılması ve ormanı koruma bakımından gerekirse, başka yere yerleştirilmesi kanunla düzenlenir.

Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir ve bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz.

Orman suçları için genel af çıkarılamaz; ormanların tahribine yol açacak hiçbir siyasi propaganda yapılamaz.”

Maddenin Temsilciler Meclisindeki ikinci görüşmelerinde de herhangi bir değişiklik olmamıştır.

Milli Birlik Komitesinde yapılan görüşmelerde maddede herhangi bir değişiklik yapılmamıştır (Milli Birlik Komitesi, Genel Kurul Toplantısı 86. Birleşim Tutanakları, Cilt: 6, Sayfa: 4). Madde bu haliyle yasalaşmıştır.

Bu madde 1970 yılında 1254 sayılı Kanun’la değiştirilmiştir. Maddenin 1254 sayılı Kanunla değişik şekli şu şekildedir:

“Madde 131 – (Değişik madde:  17/04/1970 – 1254) Devlet, ormanların korunması ve ormanlık sahaların genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.

Devlet ormanları, kanuna göre Devletçe yönetilir ve işletilir. Devlet ormanlarının mülkiyeti, yönetimi ve işletilmesi özel kişilere devrolunamaz. Bu ormanlar, zamanaşımıyla mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.

Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez.

Ormanlar içinde veya yakınında oturan halkın kalkındırılması ve ormanı koruma bakımından, ormanın gözetilmesinde ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliği yapmasını sağlayıcı tedbirler ve gereken yerlerde başka yere yerleştirme kanunla düzenlenir.

Anayasa’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvalık, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar bulunan topraklarla şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında orman sınırlarında hiçbir daraltma yapılamaz. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir ve bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz.

Ormanların tahribedilmesine yol açan hiçbir siyasî propaganda yapılamaz.”

Maddede yapılan değişiklik esas itibarıyla orman sınırı dışına çıkarılma ile ilgilidir. 1255 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle orman sınırları dışına çıkarma işlemi ilk defa mevzuatımıza girmiştir. Maddenin 5. fıkrasına göre Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar bulunan topraklarla şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında orman sınırlarında hiçbir daraltma yapılamaz. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir ve bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz.

1961 Anayasası ormanların kamulaştırılmasını da düzenlemiştir. Kamulaştırmayı düzenleyen 38. madde hükmüne göre çiftçinin topraklandırılması, ormanların devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarıyla kamulaştırılan taşınmaz mal ve kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprak bedellerinin ödeme şekli kanunla gösterilir. Bu maddede 1971 yılında 1488 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle devletleştirilen ormanların bedellerinin yirmi yılda taksitle ödenebileceği hüküm altına alınmıştır. 38. maddenin 1488 sayılı Kanun’la değişik beşinci fıkrası şu hükmü ihtiva etmektedir: “Kanunun taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde çiftçinin topraklandırılması, ormanların devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve iskân projelerinin gerçekleştirilmesi için konulacak süre yirmi yılı; kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda ise bu süre on yılı aşamaz. Bu takdirde, taksitler eşit olarak ödenir ve kanunla gösterilen faiz haddine bağlanır.”

1961 Anayasası 37. maddede yer alan “Toprak dağıtımı, ormanların küçülmesi veya diğer toprak servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz” hükmü ile de toprak ve tarım reformu amacıyla yapılacak uygulamaların ormanları azaltmasını engellemek istemiştir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.