1. Ana Sayfa
  2. Milli Emlak Genel Yazısı
  3. 2020-120862 sayılı Milli Emlak Genel Yazısı (Hazinece taşınmazlara ilişkin açılan davalarda 3402 hak düşürücü süre)

2020-120862 sayılı Milli Emlak Genel Yazısı (Hazinece taşınmazlara ilişkin açılan davalarda 3402 hak düşürücü süre)


T.C. ÇEVRE VE SEHIRCILIK BAKANLIGI Milli Emlak Genel Müdürlüğü

Sayı: 51019184-400[000]-E.120862 16.06.2020

Konu: 3245-12542 Maliye Hazinesince taşınmazlara ilişkin açılan davalar

DAĞITIM YERLERİNE

İlgi: 11.06.2020 tarihli ve E.1322390 sayılı yazı.

Bakanlığımız Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden (Kadastro Dairesi Başkanlığı) alınan ilgide kayıtlı yazı ve ekleri ilişikte gönderilmektedir.

Bilgi edinilmesini, Hazine hak ve menfaatleri açısından varsa süresi içinde gerekli işlemlerin yapılmasını rica ederim.

Ahmet AKCAN

Bakan a. Genel Müdür Yardımcısı

Ek:

1 – Yazı Örneği (2 sayfa)

2 – 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Kararı (2 sayfa)

3 – İstinaf Mahkemesi Kararı (2 sayfa): Maliye hazinesince taşınmazlara ilişkin açılan davalar eki-2

4 – 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Kesinleşme Şerhi (1 sayfa): Maliye hazinesince taşınmazlara ilişkin açılan davalar eki-3

Dağıtım: Taşra Teşkilatına

 

T.C. ÇEVRE VE SEHIRCILIK BAKANLIGI

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kadastro Dairesi Başkanlığı

Sayı: 32381507-170.03.03-E.1322390 11.06.2020

Konu: Maliye Hazinesince taşınmazlara iliskin açılan davalar

DAĞITIM YERLERİNE

Genel Müdürlüğümüze intikal eden yazıların incelenmesinden; Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde yapılan tapulama veya kadastro çalışmaları sırasında belgesiz edinim şartlarına (tapulama/kadastro kanunlarında yer alan zilyetlikle edinilebilecek taşınmaz miktarını belirleyen senetsiz normlarına) bağlı olarak gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerince miktara bağlı olarak edinilen taşınmazlarda sonradan edinim şartlarına aykırı yüzölçüm fazlalığı tespit edilmesi halinde bu yüzölçüm fazlalıklarının Hazine adına tescil edilmesi bakımından davacı sıfatıyla Maliye Hazinesince açılan tapu iptali ve tescil davalarında, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrasındaki hak düşürücü süre gerekçe gösterilerek davanın reddine şeklinde kararlar alındığı görülmektedir.

Kadastro çalışmaları sırasında Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerde, gerçek kişi ve özel hukuk tüzel kişilerinin zilyetlik şartlarına bağlı olarak ne şekilde taşınmaz edinebilecekleri veya edinemeyecekleri 3402 sayılı Kanunun 14, 16-C, 17 ve 18 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Bu hükümlerden hareketle Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde mülkiyet iddiasında bulunanların zilyetlik şartları, Hazine dışındaki kişilerin edinimlerine yönelik olup taşınmazın hukuki niteliği itibariyle zilyetlikle kazanılması mümkün olmayan taşınmazlardan olması, taşınmazda zilyetlik şartlarını taşımıyor olması veya taşınmazda zilyetlik bulunmaması halinde tescile konu edilecek bu kapsamdaki yerlerin Hazine adına tespit ve tescil edilmesi gerekmektedir.

3402 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrasına, 5841 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle, “Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” hükümleri eklenmiş ancak, eklenen bu hükümler Anayasa Mahkemesi’nin 12/5/2011 tarihli ve E.: 2009/31, K.: 2011/77 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesini ise, tapu siciline özel mülk olarak tescil edilmesi mümkün olmayan kamu mallarının (ormanlar, kıyılar, yaylak ve kışlaklar, meralar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer taşınmazların) görevi kötüye kullanma, yanlışlık veya şu veya bu nedenlerle özel mülk olarak tapuya tescil edilmesi halinde, bu taşınmazlara on yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması konusunda, iptali istenen yasa hükümlerinin yürürlüğe konulmasında kamu yararı olduğunun düşünülemeyeceği hususu oluşturmuştur.

Anayasa Mahkemesinin bahse konu kararıyla iptal edilen hükümler öncesindeki düzenlemeye göre, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde yüzölçüm miktarına bağlı gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerince edinilmiş taşınmazlarda sonradan incelemeyle tespit edilen edinimleri kapsamında kalmayan yüzölçüm fazlalıklarıyla ilgili Devletin mülkiyet hakları, 10 yıllık hak düşürücü süre ile sınırlanmamıştır.

Gerek bu kapsamda kalan taşınmazlarda gerekse de uygulanan kaydın miktarına göre edinilmiş taşınmazlarda sonradan incelemeyle tespit edilerek yüzölçüm düzeltmeleriyle oluşan miktar fazlalıklarıyla ilgili ne şekilde işlem yapılması gerektiği, 3402 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin uygulanmasına dair Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde açıklanmış olup, bu maddeye göre edinim dışı yüzölçüm fazlalığıyla ilgili olarak Hazinenin mülkiyet hakları yönüyle dava açma ve tespit edilen miktar fazlası kısmın tapusunun iptali ile Hazine adına tescilini talep etme hakkı bulunmaktadır.

Bu kapsamda Ülke genelinde açılmış ve açılacak davalarda, Hazineyi temsilen mahkemeler nezdinde yapılacak savunmalarda belirtilen bu hususların da dikkate alınmasının yararlı olacağı mütalaa edilmiştir.

Bilgi ve gereğini arz ederim.

Mehmet Zeki ADLI

Genel Müdür V.

Ek :

1 – 1.Asliye Hukuk Mahkemesi Kararı (2 Sayfa)

2 – İstinaf Mahkemesi Kararı (2 sayfa)

3 – 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Kesinleşme Şerhi (1 sayfa)

Dağıtım:

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA (Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü)

MİLLİ EMLAK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

Yorum Yap

Yorum Yap