AİHM Tarafından Hükmedilen Tazminatın Hak Sahibine Ödenmesi

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 41. madde uyarınca tazminata hükmedeceği zaman Mahkeme ulusal standartların rehberliğine başvurma kararı alabilir. Buna karşın Mahkeme bu standartlarla hiçbir zaman bağlı değildir. Mahkeme gerek başvurucuların ve gerekse davalı devletin sunduğu bilgileri ve gerekse olayın niteliğini dikkate alarak tazminata hükmetmektedir.

Bu tazminatın ödenebilmesi için, başvurucular hükmedilecek herhangi bir meblağın ödemesinin yapılacağı bir banka hesabına dair bilgileri vermeye davet edilmektedirler. Başvurucular belirli bir meblağın, örneğin gider ve masraflara ilişkin hükmedilen meblağın, ayrı bir şekilde, örneğin doğrudan temsilcilerinin hesabına ödenmesini arzu etmeleri durumunda bunu açıkça belirtmelidirler.

Mahkemenin tazmin kararları normal olarak belirli miktarda bir paranın davalı hükümet tarafından, tespit edilen ihlallerin mağdur veya mağdurlarına ödenmesi biçiminde yerine getirilmektedir. Sadece oldukça istisnai davalarda Mahkeme mesele konusu edilen ihlale son vermeyi veya telafi etmeyi amaçlayan ehemmiyetli bir talimat verebilir. Buna karşın, Mahkeme kararının ne şekilde icra edileceğine dair kendi yetkisine dayanarak öneriler sunmaya karar verebilir.

41. madde kapsamında hükmedilen her türlü mali tazmin, başvurucunun taleplerini ifade ettiği para birimi hesaba katılmaksızın normal olarak euro üzerinden karar bağlanmaktadır. Başvurucunun euro dışındaki bir para birimi ile ödemeyi alacak olması halinde Mahkeme, hükmedilen meblağın ödeme günü kur değeriyle diğer para birimine çevrilmesi talimatını verecektir. Başvurucular taleplerini formüle ederken, uygun olması durumunda, farklı para birimlerinde ifade edilen meblağların euro’ya çevrilmesi veya tersi bir işlemin etkileri ışığında bu uygulamanın çıkarımlarını dikkate almalıdırlar. 

Mahkeme başvurucuya yapılması gerekli olan ödemeler açısından normal olarak kararının kesinleştiği ve bağlayıcı hale geldiği tarihten itibaren 3 ay içinde yapılması gereken ödemeye dair kendi inisiyatifi ile bir zaman sınırı koyabilir. Mahkeme zaman sınırının aşılması durumunda normal olarak Avrupa Merkez Bankasının asgari borç verme faizine % 3 ilave edilerek bulunacak faiz oranının gecikme dönemine uygulanması ile ortaya çıkacak gecikme faizinin ödenmesi talimatı vermektedir.

Ayrıca Mahkeme İç Tüzüğü’nün 75. maddesine göre davaya bakan Daire, bir davada Sözleşme’nin ihlal edildiği sonucuna vardığı takdirde, bir talepte bulunulmuş ise ve sorun karara hazır ise, Mahkeme aynı kararda tazminat konusunu da karara bağlar; sorun karara hazır değilse, Daire bu sorunu tamamen veya kısmen saklı tutar ve sorumlu devletle başvurucuya uzlaşması için belirli bir süre verir. Tayin edilen süre içinde bir çözüme ulaşılamadığı takdirde Daire, Sözleşme’nin 41. maddesine göre adil karşılığa hükmederken, hükmedilen miktara faiz uygulanmasına karar verebilir.

AİHM Tarafından Hükmedilen Tazminat Ödemelerinden Kesinti yapılabilir mi?

Mahkeme verdiği kararlarında (örneğin 05.04.2011 tarihli Şaman/Türkiye kararı) gerek maddi ve manevi tazminat ve gerekse masraf ve giderler için sorumlu devlet tarafından yapılacak ödemelerin her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak ödenmesine karar vermektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.