AİHM Tarafından Tazminata Hükmedilmesi

Makalemizi paylaşır mısınız?

Sözleşmenin 41. maddesi, bir devletin müdahalesi nedeni ile zarar gören tarafa ödenmesi gereken tazminatı düzenlemektedir. 41. maddeye göre Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve sorumlu devletin iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, zarar gören tarafın hakkaniyete uygun bir surette tatminine hükmeder.

Zarar açısından mahkemenin tazminata hükmetmesinin amacı bir ihlalin gerçek zararlı sonuçları nedeniyle başvurucuyu tazmin etmektir. Tazminat, sorumlu olan Sözleşmeci Devleti cezalandırmayı amaçlamamaktadır. Bu nedenle Mahkeme şimdiye kadar “cezalandırıcı” “ağırlaştırılmış” veya “emsal” gibi etiketler taşıyan talepleri kabul etmeyi uygun bulmamıştır.

Tazminat Talebi

Mahkeme’nin tazminata hükmedebilmesi için, dava konusu ihlalden zarar gören mağdurun tazminat talebinde bulunması gerekir. Mahkeme İç Tüzüğü’nün 60. maddesine göre Sözleşme ile korunan haklarına dair bir ihlalin Mahkeme tarafından tespiti ihtimaline binaen Sözleşme’nin 41. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun tazminat talebinde bulunmak isteyen bir başvurucu, bu mealde bir talepte bulunmak zorundadır. Mahkeme Brogan ve Diğerleri/Birleşik Krallık davasında verdiği 28.10.1988 tarihli kararda başvurucunun masraflara ve ücretlerin tazminine dair herhangi bir isteminin olmaması üzerine bu hususta bir değerlendirme yapılmasına gerek olmadığına karar vermiştir. Aynı şekilde 5.4.2011 tarihli Yıldırır/Türkiye davasında Mahkeme başvurucunun yargılama gideri ve masraf talep etmemesini dikkate alarak bu konuda karar vermeye gerek olmadığını ifade etmiştir.

Bu talepte zarar ile ilgili olarak tüm unsurların ayrıntılı olarak belirtilmesi gerekmektedir. Çünkü Mahkeme tazminat kararı verirken başvurucuların talepleri ile sınırlı olarak inceleme yapmaktadır. Mahkemeye göre; 41. maddede kamu düzeni söz konusu olmadığı için, Mahkeme kendiliğinden başvurucunun başka noktalardan zarar görüp görmediğini inceleyememektedir (AİHM’nin Sunday Times/Birleşik Krallık kararı, Doğru, 2011/g). Bundan dolayı Mahkeme, zarar konusunda sadece başvurucular tarafından ileri sürülen hususları dikkate almaktadır.

Taminat talebinde uyulması gereken hususlar konusunda şu yazımıza bakabilirsiniz: AİHM’de Açılacak Davalarda Tazminat Taleplerinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Başvurucu tüm taleplerinin dökümlerini, konuyla ilgili destekleyici belgeler ile birlikte (davaya bakan Daire Başkanının başka türlü talimat vermesi hariç olmak üzere) davanın esasına dair başvurucunun görüşlerini sunması için belirlenen süre içerisinde sunmak zorundadır. Mahkeme başvuru dilekçesinde belirtilmiş olmasına rağmen bu süre içerisinde tekrar sunulmamış olan veya verilen sürenin dışında sunulmuş olan talepleri reddetmektedir.

Mahkeme bazı durumlarda belirli taleplerin uygun belgeye dayalı kanıtlarla desteklenmesini şart koşmaktadır. Aksi bir durumda Mahkeme hiçbir tazminata hükmetmeyebilmektedir. Bazı durumlarda ise ihlale neden olan olayın varlığının ispatı yeterli görülmekte ve başvurucudan uğradığı zarar miktarının ayrıca belgelendirilmesi istenmemektedir. Örneğin kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle açılan davalarda, kanuni faiz ile enflasyon oranı arasındaki farkın zarar oluşturduğu kabul edilmiş ve tazminata ilişkin kararda bu husus dikkate alınmıştır.

Tazminat talebinde bulunanlar Sözleşme ve Mahkeme İç Tüzüğünden kaynaklanan resmi ve esasa dair gerekliliklere uymanın tazminata hükmedilmesi için bir koşul olduğu hususunda uyarılmaktadır. Mahkeme İç Tüzüğü’nün 60. maddesi de gerekli şartları taşımayan başvuruların reddedileceğini vurgulamaktadır. Bundan dolayı tazminat talebinde bulunacaklar Sözleşme’den, Mahkeme İç Tüzüğü’nden ve uygulama yönergelerinden kaynaklanan usul ve esasa dair kurallara (örneğin Mahkeme İç Tüzüğü’nün başvuruda kullanılacak dile ilişkin 34, başvurucunun temsiline ilişkin 36. maddesi,  başvurunun yapılması ve imzalanmasına ilişkin 45. maddesi gibi) uymak zorundadırlar. Mahkeme İç Tüzüğü’nün 60. maddesine göre başvurucunun bu gerekliliklere uymaması durumunda Daire Başkanı talebi kısmen veya tamamen reddedebilir.

Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: AİHM Tarafından Tazminata Hükmedilmesinin Şartları

Tazminatın Ödenmesi

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 41. madde uyarınca tazminata hükmedeceği zaman Mahkeme ulusal standartların rehberliğine başvurma kararı alabilir. Buna karşın Mahkeme bu standartlarla hiçbir zaman bağlı değildir. Mahkeme gerek başvurucuların ve gerekse davalı devletin sunduğu bilgileri ve gerekse olayın niteliğini dikkate alarak tazminata hükmetmektedir.

Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: AİHM Tarafından Hükmedilen Tazminatın Hak Sahibine Ödenmesi

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2463 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.