AİHM’nin Kadastro Kanunu 41. Madde Kapsamında Yapılan Yüzölçümü Düzeltmlerine Bakışı

Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi ölçü, sınırlandırma ve tersimat hatalarından kaynaklanan yüzölçümü düzeltmelerine imkan tanımaktadır. Madde hükmü şu şekildedir:

“Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce resen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.

Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların resen düzeltilmesine kadastro müdürlükleri yetkilidir.

Bu maddenin uygulanmasında, 12. maddede belirtilen hak düşürücü süre aranmaz.”

Bu madde gereğince kadastro müdürlüklerince resen yüzölçümü düzeltilmesi yapılarak taşınmaz malikine bildirilmektedir. Taşınmaz maliki, tebligat tarihinden itibaren 30 gün içinde asliye hukuk mahkemesinde dava açmadığı taktirde yapılan işlem kesinleşmektedir.

AİHM; Şen/Türkiye davasında 41. madde kapsamında yapılan düzeltmelerin mülkiyet hakkının ihlali olarak yorumlanamayacağına karar vermiştir. Bu davada başvurucu 1985 yılında bir taşınmaz satın almıştır. Belli olmayan bir tarihte, otoriteler taşınmazın yüzölçümünde 1951 yılında yapılan bir tersimat hatası bulunduğunu, bu nedenle yüzölçümünün düzeltilmesi gerektiğini bildirmişlerdir. Başvurucu, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde Hazine aleyhine dava açmıştır. Mahkeme, bir bilirkişi raporuna dayanarak, başvurucunun satın aldığı taşınmazın gerçek yüzölçümünde bir azalma olmadığı, bu nedenle başvurucunun herhangi bir kaybı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş, bu karar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. İç hukuk yollarından sonuç alamayan başvurucu, AİHM’nde mülkiyet hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile dava açmıştır.

Yapılan yüzölçümü düzeltmesinin sadece taşınmazın tapudaki yüzölçümünü etkilediğini belirten AİHM, taşınmaza fiziki olarak bir müdahalede bulunulmadığını gözlemlemiştir. Bu nedenle Mahkeme, başvurucunun yüzölçümü düzeltmesi nedeni ile gerçek bir kaybı olmadığına ve mülkiyet hakkına yapılan bir müdahale bulunmadığına karar vermiştir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.