AİHS Kapsamında Mülkiyet Hakkının Malike Tanıdığı Yetkiler

Makalemizi paylaşır mısınız?

Mülkiyet hakkının malike tanıdığı yetkiler konusunda Roma hukukundan gelen yaklaşım en bilinen yaklaşımdır. Buna göre mülkiyet hakkı malike, mülkünü kullanma, ondan yararlanma ve mülkü üzerinde tasarrufta bulunma olmak üzere üç önemli yetki vermektedir. Günümüzde bu üçlü sınıflandırmaya alternatif olarak çeşitli sınıflandırmalar yapılmakta ve malikin yetkileri değişik kategoriler altında toplanmaktadır.

Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi sadece mülkü değil, aynı zaman da bu mülkiyete bağlı ve mülkiyetin çeşitli yönlerini oluşturan unsurları da (Türk hukukundan örnek vermek gerekirse kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma gibi) ayrı ayrı korumaktadır. Mahkemeye göre mülkiyeti oluşturan unsurlar (örneğin kişinin mülkünü elinden çıkarma hakkı), mülkiyet hakkının geleneksel ve temel bir yönüdür ve mülkiyet hakkının yararlandığı korumadan tam olarak yararlanırlar (AİHM’nin Marckx/Belçika kararı, Doğru, 2011/h).

Bu kapsamda Mahkeme mülkiyet hakkının çeşitli yönlerini incelemiş ve bu yönlerin mülkiyet hakkının unsuru olduğu açıkça veya zımnen kabul etmiştir. Kullanma yetkisinin tartışıldığı davaların başında imar hukuku ile ilgili davalar gelmektedir. Özellikle inşaat yasaklarının şikayet edildiği davalarda (Örneğin AİHM’nin Sporrong ve Lönnroth/İsveç kararı, Doğru, 2011/a) Mahkeme malikin taşınmazı üzerindeki kullanma yetkisinin kısıtlanmasını dikkate alarak davayı incelemiştir. Yararlanma yetkisi ise başta kira sınırlamaları olmak üzere pek çok davada gündeme gelmiştir.

Burada kullanma ve yararlanma yetkisi ile ilgili olarak önemli bir hususu vurgulamak gerekir. Tasarruf yetkisinin kullanılabilmesi için malik olmak zorunludur. Oysaki Sözleşme sisteminde ve AİHM içtihatlarında, kullanma ve yararlanma yetkisinin kullanılabilmesi açısından malik olmak zorunlu bir unsur değildir. Mahkeme bazı davalarda malik olmamasına rağmen taşınmaz üzerinde kullanma ya da yararlanma hakkı bulunan kişinin, dava konusu şeyden yararlanma ve kullanma hakkını mülkiyet olarak değerlendirmiştir. Örneğin Mahkeme Teteriny/Rusya ve Kukalo/Rusya davalarında sosyal konut olarak tahsis edilen taşınmaz açısından malikin kullanma ve yararlanma yetkilerinin Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi anlamında mülk olarak kabul edilebileceğini vurgulamıştır (Gemalmaz, 2009: 413).

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2463 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.