Arazi ve Arsa Düzenlemesine Karşı Açılacak Davalarda Bilirkişi Müessesi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesine göre 2577 sayılı Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükûnunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı ve bilirkişi seçimi Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re’sen yapılır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri bilirkişilik kurumunu düzenlemektedir. Madde hükmüne göre mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.

Bilirkişilik kurumunun tüm yargılamalar açısından geçerli yönleri, bu çalışmanın konusu dışındadır. Bu çalışmada yalnızca bilirkişilik kurumunun, arazi ve arsa düzenlemesine karşı açılacak davalarda dikkate alınması gereken özel yönleri irdelenecektir.

Arazi ve Arsa Düzenlemesinde Bilirkişiye Başvurulmasını Gerektiren Haller

Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Parselasyona Karşı Açılacak Davalarda Bilirkişiye Başvurulmasını Gerektiren ve Gerektirmeyen Haller

Arazi ve Arsa Düzenlemesi İşlemlerine Karşı Açılacak Davalarda Bilirkişi Olarak Görevlendirilebilecekler

Tescile Konu Harita ve Planlar Yönetmeliğinin 2. maddesi gereği plân ve haritaların sorumluluğunun, bir harita – kadastro yüksek mühendisi veya mühendisi tarafından üstlenilmesi gerekmektedir.

Bir başka ifadeyle arazi ve arsa düzenlemesini yapma, bilgi, belge ve işlemleri hazırlama ve tapuda tescil etme konusunda yetkili meslek, harita ve kadastro mühendisliği (üniversitelerde mezun oldukları bölümün adıyla jeodezi ve fotogrametri mühendisliği) mesleğidir[1].

Dolayısıyla arazi ve arsa düzenlemesine karşı açılan davalarda bilirkişi görevlendirilmesi gerekiyor ise bunların harita kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisliği eğitimi almış kişiler olması gerekmektedir.

Bu konuda şehir plancılarının görevlendirilmesi uygun değildir. Çünkü arsa ve arazi düzenlemesi, imar planı yapımı değildir; hazırlanmış, incelenmiş, yetkili kurullarca onaylanmış ve kesinleşmiş imar planının uygulanabilir hale getirilmesi, bir başka kadastral parsellerin imar ada ve parsel haline dönüştürülmesidir; üstelik parselasyon planı, imar planı yapım tekniğine göre hazırlanmayıp, onaylı imar planı ve plan notları dikkate alınarak, mülkiyet hukukuna ve Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmektedir[2].

Aynı gerekçelerle, bilirkişinin kurul halinde belirlenmesi durumunda da ağırlığın harita ve kadastro mühendislerinde olması gerekir.

Bu konuda İşleyici’nin önerisi oldukça tutarlı ve mantıklıdır: Bilirkişi kurulu 2 adet harita ve kadastro mühendisi (jeodezi ve fotogrametri mühendisi) ile 1 adet şehir ve bölge planlamacısından oluşmalıdır[3].

[1]     Köktürk, Erdal (2007) Arsa Düzenlemeleri ve Yargı İlişkisi, s: 19

[2]     İşleyici, Cemal (2010) “Son Gelişmeler Işığında 3194 sayılı İmar Yasasının 18. Madde Uygulamaları ve Sonuçları”, s: 7

[3]     İşleyici, Cemal (2010) “Son Gelişmeler Işığında 3194 sayılı İmar Yasasının 18. Madde Uygulamaları ve Sonuçları”, s: 7

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.