Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Kapsamında Mülk ve Mülkiyet Kavramı

Makalemizi paylaşır mısınız?

Mülkiyet hakkı, Avrupa İnsan Hakları Ssözleşmesi’ne Ek 1 No’lu Protokol ile düzenlenmiştir. Üstelik söz konusu Protokol’ün mülkiyet hakkını düzenleyen 1. maddesi mülkiyet hakkının elde edilmesini içermeyen, bireylerin mülkiyet hakkının alınması durumunda tazminat ödenmesini açıkça öngörmeyen, oldukça dağınık ve çok yönlü yorumlara açık şekilde düzenlenmiştir (Dinç, 2007: 5).

Ek 1 No’lu Protokol Türkiye tarafından 1952 yılında imzalanmış ve yürürlüğe konulmuştur. Protokol’ün “Mülkiyetin Korunması” başlıklı[1] 1. maddesinin 6366 sayılı Kanun’la onaylanmış metni şu şekildedir:

“Her hakiki veya hükmi şahıs mallarının masuniyetine riayet edilmesi hakkına maliktir. Herhangi bir kimse ancak âmme menfaati icabı olarak ve kanunun derpiş eylediği şartlar ve devletler hukukunun umumi prensipleri dâhilinde mülkünden mahrum edilebilir.

Yukarıdaki hükümler, devletlerin, emvalin umumi menfaate uygun olarak istimalini tanzim veya vergilerin veyahut sair mükellefiyetlerin veyahut da para cezalarının tahsili için zaruri gördükleri kanunları yürürlüğe koymak hususunda malik bulundukları hukuka halel getirmez.”

   Maddenin mülkiyet hakkı açısından üç önemli yönü bulunmaktadır. Madde, öncelikle, kişilerin mal ve mülk dokunulmazlığını düzenlemektedir. İkinci olarak madde, maddede sayılan şartlar olmaksızın mülkiyetten yoksun bırakılmamayı güvence altına almaktadır. Son olarak madde, devletlere mülkiyetin kamu yararına kullanılmasını sağlamak amacıyla gerekli gördükleri tedbirleri alma hakkı tanımaktadır.

   1987 yılından itibaren Türkiye’nin Mahkeme’nin yargı yetkisini ve bireysel başvuru hakkını tanıması, Türkiye aleyhine pek çok davanın açılmasına neden olmuştur. Mülkiyet hakkına ilişkin uyuşmazlıklar Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarı açısından büyük önem taşımaktadır. Türkiye, AİHM’ne en çok şikayet edilen ülkelerden biridir.

Bu şikayetlerin de büyük bir kısmını mülkiyet hakkı ile uyuşmazlıklar oluşturmaktadır. Örneğin Çiçekli, Eryılmaz ve Yılmaz (2007) tarafından yapılan bir araştırmaya göre Türkiye aleyhine açılıp 2002-2005 yılları arasında karara bağlananlardan 2002 yılında % 16’sı, 2003 yılında % 3’ü, 2004 yılında % 43’ü, 2005 yılında % 65’i mülkiyet hakkyla ilgilidir ve bu davalardan pek çoğu Türkiye aleyhine sonuçlanmıştır.

AİHM, mülkiyet hakkının ihlali gerekçesi ile açılan davaları incelerken sırası ile aşağıdaki konulara dönük olarak inceleme yapmakta ve kararlarını buna göre vermektedir:

a) Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesindeki tanıma ve anlama uygun bir mülkiyet hakkı mevcut mudur?

b) Bu mülkiyet hakkına yapılmış bir müdahale var mıdır?

c) Müdahalede Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin aradığı şartlar mevcut mudur?

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında mülkiyet hakkının korunması ile ilgili çalışmalarda Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesiyle korunan hakkı tanımlarken farklı kavramlar kullanılmaktadır. Sarı (2010) ve Dinç (2007) “malvarlığı hakları” kavramını kullanırken, Gemalmaz (2009) “mülkiyet hakkı” kavramını kullanmayı tercih etmiştir.

Kanaatimizce bu maddeyle korunan hakkın ne olduğunu belirleyebilmek için maddenin 6366 sayılı Kanun’la onaylanmış şekli ile İngilizce ve Fransızca orijinal metinlerin dikkate alınması gerekir.

Türkçe Metinİngilizce MetinFransızca Metin
1. FıkraMadde 1- Mülkiyetin Korunması

Her hakiki veya hükmi şahıs mallarının masuni­yetine riayet edilmesi hak­kına maliktir. Herhangi bir kimse ancak âmme men­faati icabı olarak ve kanu­nun derpiş eylediği şartlar ve devletler hukukunun umumi prensipleri dâhi­linde mül künden mahrum edilebilir.

Article 1.   Protection of property 

Every natural or legal person is entitled to the peaceful enjoyment of his pos-sessions. No one shall be deprived of his posses-sions except in the public interest and subject to the conditions provided for by law and by the ge­neral principles of international law.

Article 1. Protection de la propriété

Toute personne physique ou morale a droit au respect de ses biens. Nul ne peut être privé de sa propriété que pour cause d’utilité publique et dans les conditions prévues par la loi et les principes généraux du droit international.

2. FıkraYukarıdaki hükümler, devletlerin, emvalin umu mi menfaate uygun olarak istimalini tanzim veya ver­gilerin veyahut sair mü­kellefiyetlerin veyahut da para cezalarının tahsili için zaruri gördükleri kanunları yü rürlüğe koymak husu­sunda malik bulundukları hukuka halel getirmez.The preceding provisions shall not, however, in any way impair the right of a State to enforce such laws as it deems necessary to control the use of property in accordance with the general interest or to secure the payment of taxes or other contributions or penalties.

 

Les dispositions précé-dentes ne portent pas atteinte au droit que pos-sèdent les Etats de mettre en vigueur les lois qu’ils jugent nécessaires pour réglementer l’usage des biens conformément à l’intérêt général ou pour assurer le paiement des impôts ou d’autres contributions ou des amendes.

Görüldüğü üzere 1. maddenin, hem orijinal İngilizce ve Fransızca metinleriyle 6366 sayılı Kanun’la onaylanmış Türkçe metni, hem de  orijinal İngilizce ve Fransızca metinleri arasında önemli farklılıklar söz konusudur.

Öncelikle 6366 sayılı Kanun’la onaylanmış maddede “mallar”dan bahsedilmektedir. Buna karşılık İngilizce metinde Türkçeye “malvarlığı” olarak çevrilebilecek “possesions” kelimesi kullanmıştır. Hem bu kelime, hem de maddenin Fransızca metninde kullanılan “biens” kavramı, mülk kavramından daha geniş bir anlama sahiptir. Gerçekten de özellikle “biens” kelimesi, Fransız hukuk literatüründe miras yolu ile geçebilen tüm hakları ifade etmek için kullanılmaktadır.

Ayrıca İngilizce ve Fransızca metinlerinde “mülk” kelimesini ifade etmek üzere kullanılan “possesions” ve “biens” kavramları arasında da anlamsal farklılıklar söz konusudur (Gemalmaz, 2009: 8).

Milli Emlak Kitabı

AİHM’nin 1979 yılında verdiği Marckx/Belçika kararına uzunca bir muhalefet şerhi yazan Yargıç Sir Gerald Fitzmaurice’e göre Fransızca “biens” kelimesinin İngilizce karşılığı “possesions” değil, “asset” kelimesidir (Gemalmaz, 2009: 8). İngilizce “asset” kelimesinin en uygun Fransızca karşılığı ise “biens” değil, “avoirs” kelimesidir. İngilizce “possesions” kelimesinin tatminkâr bir Fransızca karşılığı bulunmamaktadır.

Üstelik Mahkeme’ye göre Sözleşme’nin İngilizce metninde kullanılan “possesions” kelimesinin, Fransızca metninde kullanılan “biens” kelimesi nedeniyle, dar olarak yorumlanması mümkün değildir (Yaltı, 2006: 48). Dikkat çekici bir nokta da orijinal İngilizce metinde 1. ve 2. fıkralarda farklı kavramlar (“possesions” ve “property”) kullanılmasına rağmen Fransızca metinde tek bir kavram (biens) kullanılmıştır.

Bundan dolayı 1. madde ile korunan hakkın ne olduğu konusunu ulusal hukukları dikkate alarak ama ulusal hukuklardan bağımsız olarak değerlendirmek gerekmektedir.

Bu kapsamda dikkate alınacak en önemli husus AİHM’nin, bu hakkı ne şekilde nitelendirdiğidir. AİHM en azından 1979 yılından bu yana Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi ile korunan hususun mülkiyet hakkı olduğuna karar vermektedir.

Buna göre 1. maddede yer alan “malvarlığından serbestçe yararlanma hakkı” aslında mülkiyet hakkıdır (Gemalmaz, 2009: 8). Mahkeme 13 Haziran 1979 tarihli Marckx/Belçika kararında bu maddenin, herkesin maliki olduğu şeyleri barışçıl bir biçimde kullanma hakkına sahip olduğunu tanımakla, esas itibarıyla mülkiyet hakkını güvence altına aldığını vurgulamıştır.

Mahkeme’ye göre “mülkiyeti kullanma (use of property)” ve “malvarlığı (possesions)” kelimeleri de burada korunan hakkın mülkiyet hakkı olduğunu göstermektedir. Üstelik hazırlık çalışmaları da Sözleşmeyi hazırlayanların taslaklarda sürekli olarak “mülkiyet hakkı” (rihgt of property) ve “mülkiyete hak” (right to property) kelimeleri kullandığını göstermektedir.

Mahkeme’nin bu yaklaşımı göstermektedir ki Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi, mülkiyet hakkını korumaktadır. Zaten madde metninde 11 No’lu Protokolle yapılan değişiklikle madde başlığı “mülkiyetin korunması” (protection of property ve protection de la propriété) olarak değiştirilmiştir. Bundan dolayı bu çalışmada da 1. maddeyle korunan hakkı ifade etmek üzere mülkiyet hakkı ifadesi kullanılacaktır. Madde esas itibarı ile mülkiyet hakkını korumakta ve mülkiyetten barışçıl bir biçimde yararlanmayı güvence altına almaktadır.

Ancak iki hususu vurgulamak yerinde olacaktır. Birincisi mülkiyet hakkı kavramının kullanımının tercih edilmesi, malvarlığı kavramının kullanımını yanlışlamamaktadır. Netice itibarıyla, Sözleşme kapsamında korunan mülkiyet hakkı, malvarlığı hakları olarak da değerlendirilebilir.

İkinci olarak mülkiyet hakkının ulusal hukukumuzdaki mülkiyet hakkından nitelik olarak farklı olduğunu da vurgulamakta fayda görüyoruz. Ulusal hukuka göre mülkiyet hakkı kapsamına girmeyen bazı unsurlar (örneğin alkollü içki satma ruhsatı ya da müşteri kitlesi gibi) AİHM tarafından mülkiyet olarak değerlendirilmektedir. Bundan dolayı çalışmanın bu kısmında kullanılan mülkiyet hakkı kavramını, AİHM’nin çizdiği çerçeve içerisinde değerlendirmek gerekir.

Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin kapsamı konusunda ikinci sorun, bu maddenin yalnızca mülkiyet hakkını (rihgt of property) mı, yoksa mülkiyet hakkıyla beraber mülkiyete hakkı (right to property) da koruyup korumadığıdır.

1. maddede bu konuda açıkça bir ifade yer almamakla beraber AİHM uzunca bir süre Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin yalnızca mevcut mülkü koruduğu, mülk edinme hakkını korumadığı yönünde kararlar vermiştir. Fakat Mahkeme 2000 yılından sonra verdiği çeşitli kararlarında 1. maddenin yalnızca mevcut mülke yapılan müdahalelere değil, aynı zamanda mülk edinme hakkına yapılan müdahalelere karşı da koruma sağladığını vurgulamaktadır. Mahkeme’nin 1. maddenin yalnızca mevcut mülke yapılan müdahalelere değil, aynı zamanda mülk edinme hakkına yapılan müdahalelere karşı da koruma sağladığını vurguladığı kararlarına örnek olarak Fokas/Türkiye, Nacaryan ve Deryan/Türkiye, Karaman/Türkiye kararlarına bakılabilir.

[1] Protokol’ün ilk şeklinde 1. maddenin herhangi bir bağlığı bulunmamaktaydı. Bu başlık 11 No’lu Protokol ile maddeye eklenmiştir.

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2462 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.