Ayırma ve Birleştirme İşlemleriyle İlgili Açılacak İptal Davasının Ön Koşulları

Ayrıma ve birleştirme işlemlerine karşı açılacak iptal davasının ön koşulları aşağıda açıklanmıştır.

A. Ayırma ve Birleştirme İşlemleriyle İlgili Açılacak İptal Davasında Görevli Yargı ve Yetkili Mahkeme

Ayrıma ve birleştirme işlemlerine ilişkin işlemler idari işlem olduğu için bunlara karşı idari yargıda dava açılması gerekir.

Uyuşmazlık Mahkemesi, 22.02.1993, E:1993/1, K:1993/1      

Sebebi ve dayanağı kamu hukuku kuralları olan tapu tescil, terkin veya iptal davası bulunduğundan anlaşmazlığın görüm ve çözümü idare mahkemesinin görevine girmektedir.

Dava, davacının isteği üzerine belediyece şüyulandırmanın ve tevhit edilen taşınmazların tescili isteğinin tapu idaresince, hissedarların tümünün başvurusu bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin işlemin iptali ve tescilin yaptırılması istemiyle açılmıştır. Olayda uygulanan 16. madde 3194 sayılı İmar Kanununun "İfraz ve Tevhit İşleri" başlıklı üçüncü bölümünde yer almaktadır. Anlaşmazlık bu maddeye göre yapılan şüyulandırma ve tevhid işleminin tapuya tescil edilmemesi işleminden kaynaklanmıştır. 16. madde de "Belediye ve mücavir alan hudutları içindeki gayrimenkullerin resen veya müracaat üzerine tevhit veya ifrazı bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi veya bu hakların terkini bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine uygunluğu belediye encümenleri veya İl İdare Kurullarınca onaylanır. Onaylama işlemi, müracaatın belediyelere veya valiliklere intikalinden itibaren en geç 30 gün içinde sonuçlandırılır ve tescil veya terkini için 15 gün içinde tapuya bildirilir. Tapu dairesi tescil veya terkin işlemini bir ay içinde sonuçlandırmak zorundadır.

Bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan gayrimenkullerin sahipleri, ilgili idarenin tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde aralarında anlaşamadıkları veya şüyunun izalesi için mahkemeye müracaat edilmediği takdirde ilgili idare hissedarmış gibi şüyuun izalesi davası açabilir. Tarafların rızası veya mahkeme kararı ile şüyunun izalesi ve arazi taksimi de yukarıdaki hükümlere tabidir." denilmektedir. İmar Kanununun 18. maddesinde de: "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazilerin malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir." hükümleri yer almaktadır.

Bu hükümlerde yer alan kurallar tamamen yönetseldir. Belediyenin işlemleri ve uyuşmazlığın çözümü bu hükümlere dayanmaktadır. Diğer bir deyimle uyuşmazlık bu kamu Kanununun hükümlerine göre çözümlenecektir. Ortada özel hukuk hükümlerini ilgilendiren alım, satım ve benzeri işlemler söz konusu değildir. Davada idarenin bazı koşullar gerçekleşmeden tescil işlemini yapmayacağına ilişkin bir idari işlemin iptali istenilmektedir. Bu itibarla olayda, sebebi ve dayanağı kamu hukuku kuralları olan tapu tescil, terkin veya iptal davası bulunduğundan anlaşmazlığın görüm ve çözümü idare mahkemesinin görevine girmektedir.

Dava taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesinde açılır.

B. Ayırma ve Birleştirme İşlemleriyle İlgili Açılacak İptal Davasında İdari Merci Tecavüzü

Gerek İmar Kanunu’nda ve gerek diğer mevzuatta ayırma ve birleştirme işlemlerine dava açabilmek için, öncesinde herhangi bir kuruma başvuru zorunluluğu öngörülmemiştir. Bununla birlikte idare tarafından tesis edilen işlem hakkında dava açılmadan önce İYUK’un 11. maddesi kapsamında idareye başvurulmasında da bir engel yoktur.

C. Ayırma ve Birleştirme İşlemleriyle İlgili Açılacak İptal Davasında Ehliyet

Ayırma ve birleştirme işlemleri resen değil, talep üzerine yapılan işlem niteliğinde olduğu için dava açma ehliyeti taşınmaz malikine aittir.

D. Ayırma ve Birleştirme İşlemleriyle İlgili Açılacak İptal Davasında İdari Davaya Konu Olacak Kesin ve Yürütülmesi Gereken Bir İşlem Olup Olmadığı

Ayırma ve birleştirme işlemleri, ilgilisince hazırlatılmakta, encümen tarafından kabul edilmekte ve kadastro kontrolü sonrasında tapu sicilinde tescil edilmektedir. Dolayısıyla işlemin büyük bir kısmı taşınmaz maliki tarafından yürütülmektedir.

Burada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemler; ayırma ve birleştirme işleminin malikin bilgisi dışında encümen kararıyla yapılması, ayrıma ve birleştirme dosyasının encümen tarafından reddedilmesi veya süreci içerisinde cevap verilmeyerek reddedilmiş sayılması, dosyanın encümen dışındaki organlar tarafından karara bağlanması gibi işlemler kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemlerdir.

E.  Ayırma ve Birleştirme İşlemleriyle İlgili Açılacak İptal Davasında Süre

Süre konusunda özellikli bir durum söz konusu değildir. Ayrıma ve birleştirme dosyasının encümen tarafından reddedilmesi ve dosyanın encümen dışındaki organlar tarafından karara bağlanması durumunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 60 gün içerisinde dava açılmalıdır.

Ayrıma ve birleştirme dosyasının encümen tarafından, süreci içerisinde cevap verilmeyerek reddedilmiş sayılması durumunda 30 günlük sürenin bitiminden itibaren 60 gün içerisinde dava açılmalıdır.

Ayırma ve birleştirme işleminin malikin yada paydaş veya (elbirliği mülkiyetinde) ortağın talebi olmaksızın belediye veya yetkili diğer idarelerce resen yapılması durumunda 60 günlük dava açma süresi, malikin işlemi tüm ayrıntılarıyla öğrendiği tarihten itibaren başlar. Bir başka ifadeyle idare tarafından resen yapılan işlemlerde tebligat yapılmadığı sürece dava açma süresi, işlem malik tarafından tüm ayrıntılarıyla öğrenildiği tarihe kadar başlamayacaktır.

F. Ayırma ve Birleştirme İşlemleriyle İlgili Açılacak İptal Davasında Husumet

Ayrıma ve birleştirme işlemlerinde karar mercii, belediyelerde belediye encümeni, il özel idarelerinde il encümenidir. Ancak dava belediye başkanlığı ve il özel idaresi hasım gösterilerek açılmalıdır.

G. Dilekçenin İYUK’un 5. Maddesine Uygun Olup Olmadığı

Ayırma ve birleştirme işlemleri tek aşamadan oluşan işlemlerdir. Bu nedenle birden fazla işleme tek dilekçe ile dava açılması durumu pek söz konusu değildir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.