Bakanlıklar Birbirlerinin Hazırladığı Planlara Karşı İdari Yargıda Dava Açabilir mi?

Aynı tüzel kişiliği temsil eden bakanlıkların birbirlerine karşı açabilir mi?

Hukuk sistemimizde bakanlıklar, bir kamu idaresi tüzel kişisi olarak tanımlanan Devletin, kamu alanındaki iradesini işlem ve eylemleri ile ortaya koyan organlardır. Bakanlıklar Devletin organı sıfatıyla, Devletten ayrı ve bağımsız bir hukuksal varlığa ve tüzel kişiliğe sahip değillerdir.

Aynı tüzel kişiliği temsil eden bakanlıkların birbirlerine karşı açabilir mi?

Devletin tüzel kişiliğinden ayrı olarak, bağımsız tüzel kişilik sahibi olan kamu tüzel kişilerinin Devletin diğer organları ile aralarında çıkabilecek herhangi bir uyuşmazlık nedeniyle yargı mercilerine başvurabilmesi mümkünken; aynı tüzel kişiliğin, yani Devletin, tamamlayıcı birer organı olan bakanlıkların, ayrı birer taraf sıfatıyla aralarındaki uyuşmazlıkları yargı yerleri önüne getirerek dava konusu yapmalarına olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle; bir bakanlığın diğer bakanlık aleyhine dava açma konusunda taraf ehliyeti bulunmamaktadır.

Karar                                                                                                                                  

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 12.12.1997, E:1995/930, K:1997/703  

 iptal davası açamayacağı.

Hukuk sistemimizde Bakanlıklar, bir kamu idaresi tüzel kişisi olarak tanımlanan Devletin, kamu alanındaki iradesini işlem ve eylemleri ile ortaya koyan organlardır. Bakanlıklar Devletin organı sıfatıyla, Devletten ayrı ve bağım- sız bir hukuksal varlığa ve tüzel kişiliğe sahip değillerdir.

Bununla birlikte, Bakanlıkların kendi görev alanları ile ilgili konularda yetki uyuşmazlıklarına düşmeleri mümkündür. Bu nedenle, Devlet tüzel kişiliği içerisinde ve aynı kademede yer alan Bakanlıkların birbirleri ile olan ilişkilerinde koordinasyonu sağlayacak olan bir üst ortak makama ihtiyaç vardır ki, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 112. maddesine göre bu makam, Bakanlar Kurulunun başkanı sıfatıyla Başbakandır. Anayasa'nın anılan maddesinde; Başbakanın, Bakanlıklar arasında işbirliğini sağlamak, hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini gözetmekle görevli ve Bakanların görevlerinin Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini gözetmek ve düzeltici önlemleri almakla yükümlü olduğu hükmü yer almıştır.

Devletin tüzel kişiliğinden ayrı olarak, bağımsız tüzel kişilik sahibi olan kamu tüzel kişilerinin Devletin diğer organları ile aralarında çıkabilecek herhangi bir uyuşmazlık nedeniyle yargı mercilerine başvurabilmesi mümkün iken; aynı tüzel kişiliğin, yani Devletin, tamamlayıcı birer organı olan Bakanlıkların, ayrı birer taraf sıfatıyla, aralarındaki uyuşmazlıkları yargı yerleri önüne getirerek dava konusu yapmalarına olanak bulunmamaktadır. Aynı tüzel kişiliği temsil eden Bakanlıklar arasında yetki veya diğer nedenlerle ortaya çıkan uyuşmazlıkların, bu tüzel kişiliğin kendisi tarafından ve organlar arasında eşgüdümü sağlamak ve düzeltici önlemleri almakla yükümlü üst organca, yani Bakanlar Kurulu ve Başbakanca çözümlenmesi gereklidir.

Danıştay 6. Dairesi, 24.11.2006, E:2004/5143, K:2006/5510

3533 sayılı Kanun uyarınca, davacı Orman Genel Müdürlüğü ile davalı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı'nın ayrı birer taraf sıfatıyla aralarındaki uyuşmazlığı yargı yeri Önüne getirerek dava konusu yapmalarına olanak bulunmadığı.

Dava, Mülkiyeti Orman Genel Müdürlüğü'ne ait, Muğla, Fethiye İlçesi, Göcek, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın resmi tesis alanından çıkarılarak turizm tesis alanına alınması yönünde imar planı değişikliği yapılması isteminin reddine ilişkin 03.07.2002 günlü, 2890 sayılı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı işlemi ile bu işlemin davacıya bildirilmesine yönelik 13.9.2002 günlü, 2202/41-284 sayılı belediye başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, 3533 sayılı Kanun uyarınca, davacı Orman Genel Müdürlüğü ile davalı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı'nın ayrı birer taraf sıfatıyla aralarındaki uyuşmazlığı yargı yeri Önüne getirerek dava konusu yapmalarına olanak bulunmadığı, anılan idarelerin aralarında halletmesi gereken uyuşmazlığın dava ile çözülmesinin idarenin bütünlüğü ilkesine aykırı olduğu, bu nedenle işin esasına girilerek bir karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davanın esası hakkında yukarıda özetlenen gerekçeyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin temyize konu Muğla İdare Mahkemesinin (...) kararında, (...) bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, (...) mahkeme kararının onanmasına, (...) 24.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Böyle bir durumda, bakanlıklar arasında meydana gelen uyuşmazlıkların nasıl çözümleneceği sorusu gündeme gelecektir. Danıştay’a göre bu sorunun cevabı, Anayasanın 112. maddesinde yatmaktadır. Danıştay’a göre Devlet tüzel kişiliği içerisinde ve aynı kademede yer alan bakanlıkların birbirleri ile olan ilişkilerinde koordinasyonu sağlayacak olan bir üst ortak makama ihtiyaç vardır ki, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 112. maddesine göre bu makam, bakanlar kurulunun başkanı sıfatıyla başbakandır. Anayasa'nın anılan maddesinde; başbakanın, bakanlıklar arasında işbirliğini sağlamak, bakanların görevlerinin Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini gözetmek ve düzeltici önlemleri almakla yükümlü olduğu hükmü yer almaktadır.

Bu durumda, bakanlıklar arasında yetki veya diğer nedenlerle ortaya çıkan uyuşmazlıkların, organlar arasında eşgüdümü sağlamak ve düzeltici önlemleri almakla yükümlü üst organca, yani bakanlar kurulu ve başbakanca çözümlenmesi gereklidir. Bu kapsamda, bir bakanlığın bir başka bakanlık tarafından hazırlanan planlar nedeni ile diğer bakanlık aleyhine idari yargıda iptal davası açması mümkün değildir. İmara ilişkin bu tip uyuşmazlıkların da bakanlar kurulu ve başbakan tarafından çözümlenmesi gerekmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.