Belediye Sınırları Dışında İmar Planlarının Onayı

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesinde “Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer.” hükmü yer almaktadır. Ancak daha önceden açıkladığımız üzere 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 2005 yılından itibaren belediye sınırı dışındaki imar planları il özel idareleri tarafından yapılmakta ve onaylanmaktadır. Bu kapsamda imar planları il genel meclisi tarafından onaylanmaktadır.

Ek Bilgi

İl genel meclisinin toplantı ve çalışma usul ve esasları konusunda 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ve İl Genel Meclisi Çalışma Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. İmar planlarının il genel meclisince görüşülmesi ve onaylanmasıyla ilgili hususlarda bu mevzuata bakılmalıdır.

İl genel meclisi tarafından görüşülen ve uygun bulunan planlar, İl Özel İdaresi Kanununun 15. maddesi gereğince başkan tarafından en geç beş gün içinde valiye gönderilir. Valiye gönderilmeyen meclis kararları yürürlüğe girmez.

Başkan tarafından valiye gönderilen kararlar, valinin görevlendirdiği kişiye imza karşılığı teslim edilir. Teslim alınan kararın son sayfasına karar tarihi, teslim alındığı tarih ve kayıt numarası yazıldıktan sonra kararın bir sureti iade edilir. Bu şekilde kayıtları tamamlanan karar, genel sekreterlik tarafından dosyasında saklanır. Bu kararları kaydetmek üzere bir defter tutulur.

Vali, hukuka uygun gördüğü planları onaylar, hukuka aykırı gördüğü planları gerekçesini de belirtmek sureti ile 7 gün içerisinde il genel meclisine iade edebilir.

Vali, yedi günden önce meclis kararını yeniden görüşülmek üzere meclise iade etmeyeceğini yazılı olarak bildirirse yedi günlük süre beklemeksizin karar yürürlüğe girer.

Vali, hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını gerekçesini de belirtmek sureti ile 7 gün içerisinde il genel meclisine iade edebilir. Bu şekilde iade edilen kararlara karşı il genel meclisinin ısrar etme imkanı yoktur.

15. maddenin eski şeklinde;

“Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de il genel meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşir.

Vali, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine on gün içinde idari yargıya başvurabilir.”

Hükmü yer almakta idi.

Ancak Anayasa Mahkemesi 18.01.2007 tarihli ve E:2005/32, K:2007/3 sayılı kararı ile 15. maddenin ikinci fıkrasında yer alan “… yeniden görüşülmesi istenip de il genel meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşir.” ibaresi ile üçüncü fıkrasında yer alan “Vali, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine idari yargıya başvurabilir.” hükmünü Anayasanın 123. ve 127. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir. Anayasa’nın 127. maddesinin 5. fıkrasında merkezi idarenin, mahalli idareler üzerinde, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahip olduğu hükmünün yer aldığını hatırlatan Anayasa Mahkemesi, 15. maddenin ikinci ve üçüncü fıkrası ile getirilen düzenlemelerin merkezi idarece kullanılması gereken vesayet yetkisinin zayıflatılmasına neden olduğu sonucuna varmıştır.

Anayasa Mahkemesinin bu kararından sonra, il genel meclisi kararları vali tarafından onaylanmaksızın kesinleşmeyecektir. Bu şekilde bir yetki tanınması da valinin il genel meclisi kararlarına karşı idari yargıya başvurmasını gereksiz kılacaktır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.