Büyükşehir Belediyesinde Mahalleye Dönüşen 5000’den Az Nüfuslu Köylerde İnşaat Nasıl Yapılır?

Linkedin

İmar Kanunu’nun 8. maddesine 12.07.2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanunla eklenen (ğ) bendine göre, büyükşehir belediyesi sınırının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen, nüfusu 5.000’in altında kalan ve kırsal yerleşim özelliği devam eden yerlerdeki uygulamalar, büyükşehir belediye meclisince aksine bir karar alınmadıkça, uygulama imar planı yapılıncaya kadar 27. madde hükümlerine göre yürütülür.

İmar Kanunu’nun 27. maddesine göre; belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri ve köy halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi yapılar için yapı ruhsatı aranmaz. Ancak etüt ve projelerinin valilikçe incelenmesi, muhtarlıktan yazılı izin alınması ve bu yapıların yöresel doku ve mimari özelliklere fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur.

Ayrıca İmar Kanunu’nun 8. maddesine 12.07.2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanunla eklenen (ğ) bendine göre, büyükşehir belediyesi sınırının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen, nüfusu 5.000’in altında kalan ve kırsal yerleşim özelliği devam eden yerlerdeki uygulamalar, büyükşehir belediye meclisince aksine bir karar alınmadıkça, uygulama imar planı yapılıncaya kadar 27. madde hükümlerine göre yürütülür.

Görüldüğü üzere 27. madde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan köylerde yapılacak bazı inşaatlar için ruhsat alınmamasına imkan tanımaktadır.

Köy yerleşik alanlarında inşa edilecek bir yapının, bu kapsama girmesi ve inşaat ruhsatından muaf olabilmesi için belirli şartları taşıması gerekir. Çalışmamızda bu şartlar, Danıştay kararları dikkate alınmak suretiyle izah edilecektir. Aşağıda sayılan şartları taşımayan yapılar ruhsata tabidir.

1. Belediye ve Mücavir Alan Sınırları Dışındaki Köylerde Yapılmış Olmak

Yapı yapılacak köy veya mezranın, belediye ve mücavir alan sınırları dışında olması gerekir. Bu durum, Kanun metninde açıkça zikredilmiştir.

 Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde yapılacak yapılar ruhsata tabi olup Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 58. maddesine göre bu yapılar hakkında Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğin ilgili hükümlerine uyulur.

2. Köy Yerleşik Alanının Tespit Edilmiş Olması Gerekliliği

Belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak yapıların ruhsattan muaf olabilmesi için köy yerleşik alanının tespit edilmiş olması gerekir.

 Ek Bilgi İmar Kanunu’nun 27. maddesine göre, il çevre düzeni planında açıkça belirtilmediği takdirde, ihtiyaç duyulması hâlinde, köyün gelişme potansiyeli ve gelişme düzeyi de dikkate alınarak köy yerleşik alan sınırları ve özel kanunlara ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu alanlarda yapılaşma kararı ve ifraz şartları belediye sınırı il sınırı olan yerlerde büyükşehir belediye meclisi, diğer yerlerde il genel meclisi kararı ile belirlenir. Tespitler kadastro paftasına işlenerek tapu sicilinde belirtilir. İhtiyaç duyulması hâlinde mevcut köy yerleşik alan sınırları il genel meclislerince yeniden belirlenebilir.

İdari yargı kararlarına göre, yapının inşaat ruhsatından muaf olabilmesi ve köy ihtiyar heyetinden alınacak izinle yapılabilmesi için köy yerleşik alanı sınırının tespit edilmiş olması gerekir.

Eğer köy yerleşik alanı tespiti yapılmamış ise, köy ihtiyar heyetinden alınacak izinle yapı yapılabilmesi mümkün değildir. Bu durumda, Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 64. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. 64. maddeye göre, köy yerleşik alan sınırı tespit edilmemiş iskan dışı alanlarda yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin “Yapı Ruhsat İşleri” başlıklı bölümünde yer alan hükümlere uygun olarak ilgili idarece verilir.

Konu hakkında Danıştay 6. Dairesi tarafından verilen 20.11.1989 tarihli ve E:1989/831, K:1989/2190 sayılı kararda köy yerleşik alanı sınırları belirlenmemiş köylerde ilgili valiliklerden ruhsat alınması gerektiği ifade edilmiştir[2]. Kararda şu ifadelere yer verilmiştir: “İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda, dava konusu taşınmazın bağlı olduğu Köyün İl İdare Kurulunca tasdikli yerleşik alan haritasının mevcut olmadığının mahallinde köy muhtarı tarafından beyan edildiğinin belirtildiği, bu durumda, olayda, Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde ve Dışında Planı Bulunmayan Alanlarda Uygulanacak İmar Yönetmeliğinin Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde ve Dışındaki Yerleşme Alanı Dışında Kalan (iskan dışı) Alanlarda Uygulanacak Esasları Düzenleyen 6.Bölüm hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu hükümlere göre de köy yerleşik alanı sınırları belirlenmemiş köylerde ilgili valilikten ruhsat alınması zorunlu olduğundan, inşaat izninin köy ihtiyar kurulunca verilemeyeceği gerekçesiyle işlem yetki yönünden iptal edilmiş ve bu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, bozma istemi yerinde görülmeyerek anılan mahkeme kararının onanmasına karar verildi.”

Danıştay 6. Dairesinin 10.11.2006 tarihli ve E:2004/1459, K:2006/5160 sayılı kararında ise “Ruhsatsız yapının yapılıp bitirildiği tarihte köy yerleşik alanının tespit edilmediği tartışmasız olduğundan, Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’nin uygulanması ve 3194 sayılı Yasa’nın 27. maddesi kapsamında olmayan yapı için Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’nde belirtilen hükümlere göre ruhsat alınması gerektiğinden ruhsatsız yapılan yapı nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı” ifade edilmiştir.

Ancak yapının inşaat ruhsatından muaf olabilmesi için köy yerleşik alanının tespiti zorunlu olmakla birlikte, kadastro çalışmalarının yapılmış olması zorunlu değildir. Bir başka anlatımla, henüz kadastrosu tamamlanmamış alanlarda da (diğer şartları taşımak kaydıyla) muafiyet hükümlerinin uygulanması mümkündür. Danıştay 6. Dairesinin 20.11.2007 tarihli ve E:2005/5398, K:2007/6694 sayılı kararında 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 27. maddesi kapsamında inşa edilecek yapılarla ilgili olarak, yapının inşa edildiği alanda kadastro çalışması yapılmış olması zorunluluğunun bulunmadığı, öncelikle anılan madde metninde belirtilen köy yerleşik alanının tespit edilip edilmediği belirlenmesi, sonrasında yapının anılan madde metninde yer alan diğer şartlara uygun olarak yapılıp yapılmadığı bakımından bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Bu kararda şu ifadelere yer verilmiştir: “3194 sayılı Kanun’un 27. maddesinde, köy yerleşik alanı tespit edilmiş bulunan yerlerde ve anılan madde metninde belirtilen diğer şartların mevcut olması kaydıyla inşa edilecek yapıların, yapı ruhsatı ve yapı kullanma iznine tabi olmadığı düzenlemesi yer almakta olup, anılan Kanun hükmünde aynı zamanda kadastro çalışması yapılmış olması gibi bir şart getirilmemiştir.

Bu durumda davacı tarafından inşa edilen yapının bulunduğu alanda öncelikle köy yerleşik alanının tespit edilip edilmediği ve söz konusu yapının köy yerleşik alanı sınırları içerisinde kalıp kalmadığının tespit edilmesi, sonrasında anılan yapının 3194 sayılı Kanun’un 27. maddesi hükmünde yer alan diğer koşullara uygun olarak inşa edilip edilmediğinin belirlenmesi, şayet köy yerleşik alanı tespit edilmemişse söz konusu yapının durumuyla ilgili olarak yukarıda ifadesine yer verilen Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin ilgili hükümleri uyarınca bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.”

3. Köy Yerleşme Planının Yapılmamış Olması

Bir köyün, 442 sayılı Köy Kanununun Ek- 9 ve devamı maddeleri kapsamında yerleşim planının yapılması halinde, burada inşa edilecek yapılar için il özel idaresinden inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izni alınması gerekir.

Bu konu ile ilgili olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 2007/12 sayılı Genelgesinde “Köy yerleşme planları, köylerin sağlıklı bir şekilde yerleşimini ve gelişimini sağlayan imar planları olduğundan belediye ve mücavir alan sınırları dışında köy yerleşme planı bulunan alanlarda, 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca onaylı köy yerleşme planına uygun olarak yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi düzenlenmesi zorunludur. Bu alanlarda ruhsat ve yapı kullanma iznine ilişkin başvuruların 5302 sayılı Kanun uyarınca il özel idaresince değerlendirilmesi gerekmektedir” ifadesine yer verilmiştir[3].

4. Yapının, Köy Nüfusuna Kayıtlı ve Köyde Sürekli Oturan Kişilerce Yapılmış Olması Gerekli Değildir

Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 57. maddesine göre köy ve mezraların yerleşik alanlarında ve civarında sadece köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca yapılacak konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile müştemilat binaları yapı ruhsatı ve yapı kullanma iznine tabi değildir. Aynı Yönetmeliğin 58. maddesine göre; köy nüfusuna kayıtlı olmayanlar, köyde sürekli oturmayanlar ve köy nüfusuna kayıtlı olmakla birlikte köyde sürekli oturmayanlar tarafından yapılacak tüm yapılar için il özel idaresinden inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izni alınması gerekir. Bu kişiler tarafından inşa edilen yapının İmar Kanununun 32. maddesi kapsamında yıkılması ve ilgili hakkında İmar Kanununun 42. maddesi gereğince para cezası uygulanması gerekir. Danıştay kararları da (örneğin Danıştay 6. Dairesi, 14.06.1994, E:1994/1054, K:1994/2523) bu yöndeydi.

Ancak 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 27. maddesinde 12.07.2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanunla değişik şeklinde “köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturan” şartı bulunmamaktadır. Danıştay 14. Dairesi de 27. maddenin değişik haline “köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturan” şartı bulunmadığını vurgulamaktadır. Adı geçen Mahkemenin 08.02.2012 tarihli ve E:2011/3715, K:2012/610 sayılı kararına göre;

“3194 sayılı İmar Kanunu’nun 27.maddesinin 08.08.2011 tarih ve 648 sayılı KHK’nın 22.maddesiyle değişikliğe uğramadan önceki halinde “(…)” hükmü yer almakta iken; 17/08/2011 tarih ve 28028 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 3194 sayılı yasanın 27. maddesinde değişiklik yapılarak, “(…)” düzenlemesi getirilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; davacılara ait taşınmazda teknik elemanlarca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 24.08.2006 günlü yapı tatil zaptıyla (9,50 m x 9,40 m konut+9,50 m x 3,60 m teras) ebadında tuğla duvarları örülü zemin + 1. kat betonarme tarzda kolon filizleri bırakılmış konut tespit edilmesi üzerine mühürlenerek durdurulduğu, mühürleme tarihinden itibaren bir aylık yasal süre içerisinde anılan yapının ruhsata bağlanmaması nedeniyle 3194 sayılı İmar kanunun 32. maddesi gereğince yapının yıkımına ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının taşınmazına yapı yapmakta sakınca olmadığına ilişkin olarak Köy Muhtarlığından izin aldığı anlaşılmıştır.

648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişikliğe uğrayan 3194 sayılı sayının 27. maddesi uyarınca; Belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut türü yapılar için, köyde oturma ve köy nüfusuna kayıtlı olma şartları kaldırılmış, etüd ve projelerin Valilikçe incelenmesi, muhtarlıktan yazılı izin alınması ve bu yapıların yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olmasının gerekli olduğu düzenlenmiştir.

Bu durumda; İdare Mahkemesince, davacıların köy nüfusuna kayıtlı olmaması nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 27. maddesinden yararlanamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, köy nüfusuna kayıtlı olma şartının ise, 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırıldığı dikkate alındığında; yıkıma ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemin yargısal denetimi yapılırken davacılar lehine getirilen düzenleme gözetilerek, uyuşmazlığa konu yapının, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişikliğe uğrayan 27. maddesinde yer alan diğer şartları taşıyıp taşımadığı yönünden bir inceleme yapılarak işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.”

5. Yapılacak Yapının Yönetmelikte Belirtilen Şartları Taşıması

Belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak yapıların ruhsattan muaf olabilmesi için yapının Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. bölümünde sayılan şartlarda olması gerekir. Bu şartları taşıyan yapılar inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izninden muaftır. Bu şartları aşan yapıların (örneğin 3 kat olarak yapıların) ruhsata tabi olması gerekir.

(1) TAKS

Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğin 51. maddesine göre; köy ve mezraların yerleşik alanlarında bir parselde tarımsal ve hayvancılık amaçlı yapıların ve konut yapılarının müştemilat dahil taban alanı kat sayısı %40’ı geçemez.

(2) Bahçe Mesafeleri

Aynı Yönetmeliğin 47. maddesine göre; komşu mesafeleri, civarın yapı düzeni ve karakterine, yapılacak binaların münferit konut veya tarımsal işletme birimi oluşuna göre köy ihtiyar heyeti tarafından takdir ve tayin olunur.

(3) Bina Cepheleri ve Derinlikleri

Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 46. maddesine göre; bina cephe ve istikametlerinin, köy ve mezraların mevcut teşekkülü esas alınarak tayin ve tespitine köy ihtiyar heyeti yetkilidir.

Yönetmeliğe göre “mevcut teşekkül”, bir yapı adasında inşa edildiği tarihte yürürlükte olan hükümlere uygun olarak yapılmış olup da halen o yerde uygulanması gereken plan ve mevzuata hükümlerine göre aynen veya ek veya değişiklik yapılmak suretiyle korunması mümkün olan yapılardır.

(4) Bina Yükseklikleri

Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 52. maddesine göre, köy ve mezarların yerleşik alanlarında bina yükseklikleri 2 katı (6.50 m.) geçemez.

Çatı yapılması halinde, kiremit kaplamalı çatıların %33 meyille yapılması ve civarın karakterine uyulması lazımdır. Saçaklar, 1.20 m’yi aşmayacak şekilde lüzumu kadar genişlikte yapılabilir.

Parsel dışına taşan çıkma yapılamaz. Çıkmalar, bitişik veya blok nizamda komşu sınırına 2.00 m’den fazla yaklaşamaz. Saçaklar ve 0.20 m’yi geçmeyecek çıkıntılar, bina içine dahil edilmemek şartı ile çıkma sayılmaz.

Genel olarak konut, otel, iş hanı, büro mağaza, dükkan ve benzeri içerisinde insan oturan, yatan veya çalışan binaların taban döşeme kaplaması üzerinden tavan kaplaması altına kadar olan yükseklikleri 2.40 m’den, düğün ve oyun salonları, kahvehane ve benzeri gibi halkın toplu olarak uzun süre içinde kaldığı mahallerin yükseklikleri ise 3.50 m’den az olamaz.

(5) Binalara Kot Verilmesi

Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 48. maddesine göre; belediye ve mücavir alan sınırı dışındaki köy yerleşik alanlarında yapılacak binalara parselin yüz aldığı yolun;

  • Bordür taşı konulmuş ise, binanın ön cephe hattı ortası hizasındaki bordür taşı üst seviyesinden,
  • Yol kaplaması yapılmış, bordür taşı konulmamış ise, bina ön cephe hattı ortası hizasındaki yol kaplamasının en üst seviyesinden,
  • Yol kaplaması yapılmamış, bordür taşı konulmamış ise, yolun halihazır başlangıç ve bitiş noktaları arasında geçirilecek bir kırmızı hatta göre bina ön cephe ortası hizasından,

kot verilir.

(6) Bir Parsele Birden fazla Yapı Yapılması

Yönetmeliğin 50. maddesine göre; ifraz edilmedikçe bir parsel üzerine konut, tarımsal ve hayvancılık amaçlı yapılar ve bunların lüzumlu müştemilat binaları dışında birden fazla yapı yapılamaz. Ancak, bir yapıda birden fazla bağımsız bölüm yapılabilir.

(7) Binalarda Bulunması Gereken Unsurlar

Her müstakil ev veya dairede en az; 1 oturma odası, 1 yatak odası, 1 mutfak veya yemek pişirme yeri, 1 banyo veya yıkanma yeri, 1 hela bulunması gerekir.

6. Yapının Konut ve Hayvancılık Amaçlı Olarak veya Köyde Oturanların İhtiyaçlarını Karşılamak Üzere Yapılmış Olması

Yapının konut, tarım ve hayvancılık amaçlı olarak yapılması gerekir. İmar Kanununun 27. maddesine göre; belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri ve köy halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi yapılar için yapı ruhsatı aranmaz.

7. Valilik İncelemesinin Yapılmış Olması

İmar Kanunu’nun 27. maddesine göre, bu yapıların etüt ve projelerinin valilikçe incelenmesi, muhtarlıktan yazılı izin alınması ve bu yapıların yöresel doku ve mimari özelliklere fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur.

Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 57. maddesine göre de, yapı projelerinin fen ve sağlık kurallarına uygun olduğuna dair il özel idaresi görüşü alınmasından sonra, muhtarlıkça izin verilmesi ve bu izne uygun olarak yapının yapılması şarttır. İnşa edilen yapının fen ve sağlık kurallarına uygunluğu İmar Kanununun 30 uncu maddesine göre il özel idarelerince belirlenir.

İl özel idareleri, talep halinde köy yerleşik alanlarında yapılacak yapılar için, yörenin geleneksel, kültürel ve mimari özelliklerine uygun olarak üretilmiş projeleri temin edebilirler.

8. Muhtarlık İzninin Alınmış Olması

Bu yapılar için aynı zamanda muhtarlıktan izin alınması gerekir. Muhtarlıktan izin alınmadan yapılan yapılar hakkında yıkım ve para cezası işlemi tesis edilebilir. Danıştay 6. Dairesinin 16.02.2007 tarihli ve E:2004/7536, K:2007/955 sayılı kararına göre muhtarlıktan izin alınmadan yapılan yapılar hakkında yıkım ve para cezası işlemi tesis edilebilir[4]: “3194 sayılı İmar Kanunu’nun 27.maddesinde, belediye ve mücavir alanlar dışında köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanların köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yaptıracağı konut, hayvancılık veya tarımsal amaçlı yapılar için inşaat ve iskan ruhsatının aranmayacağı, ancak yapının fen ve sağlık kurallarına uygun olması ve muhtarlıktan izin alınması gerektiği düzenlenmiştir.

Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 4/30 maddesinde; “Muhtarlık İzni”: Köy ve mezraların yerleşik alanı ve civarında, köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca, konut, hayvancılık veya tarımsal amaçlı yapı yapılabilmesi için ilgili köy ihtiyar heyetince verilen yazı izin olarak tanımlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, köy yerleşik alanında bulunduğu belirtilen taşınmaz üzerindeki yapı için yukarıda yer alan düzenleme ile yazılı olması zorunluluğu getirilen muhtarlık izninin alınmadığı gibi dosyadaki muhtarlık yazısına göre de davacının köyde sürekli ikamet etmediği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmaksızın şifahi muhtarlık izni olabileceğinden bahisle verilen İdare Mahkemesi kararında yasal isabet görülmemiştir.”

9. Muhtarlık İzninin Mevzuata Uygun Olması

Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin 30. bendinde muhtarlık izni, “Köy ve mezraların yerleşik alanı ve civarında, köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca, konut, hayvancılık veya tarımsal amaçlı yapı yapılabilmesi için ilgili köy ihtiyar heyetince verilen yazılı izindir.” şekliden tanımlanmıştır. Köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yapılacak yapılar için aranan muhtarlık izninin salt köy ihtiyar heyetince verilen yazılı standart bir izin olarak değerlendirilmesi düşünülemez. Bu iznin verilmesi aşamasında bazı kriterlerin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Örneğin hisseli parsellerde tüm paydaşların muvafakatinin aranması gerekir.

Danıştay 6. Dairesinin 16.11.2007 tarihli ve E:2005/5594, K:2007/6553 sayılı kararında da vurgulandığı üzere bu muhtarlık izninin mevzuata uygun olması gerekir: “Köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yapılacak yapılar için aranan muhtarlık izninin salt köy ihtiyar heyetince verilen yazılı standart bir izin olarak değerlendirilmesi düşünülemez. Bu iznin verilmesi aşamasında bazı kriterlerin göz önünde bulundurulması gerektiği de açıktır.

Muhtarlık izninin belirtilen niteliği dava konusu olay ile birlikte değerlendirildiğinde, köy idaresince, tapu kayıtlarının esas alınması suretiyle izne konu taşınmazın hisseli olup olmadığı incelenerek, hisseli mülkiyet halinde ancak diğer hissedarların muvafakatleri alındıktan sonra verilecek inşaat izninin hukuken geçerli bir muhtarlık izni olduğundan söz edilebilecektir.

Bu itibarla, hisseli taşınmaz üzerinde yapılacak inşaat için diğer hissedarlardan muvafakat alınmadığı hususu gözetilmeksizin verilen muhtarlık izninin esas alınması suretiyle davacının Yasa’nın 27. maddesi koşulları sağladığının kabulü mümkün olmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”

Bu şartları taşıyarak yapı yapılan köyün sonradan belde veya ilçe olması halinde muhtarlık döneminde şartlara uygun olarak yapılan yapının ruhsatsız olduğundan bahisle yıkım ve para cezası uygulanamaz.

Sonuç

İmar Kanunu’nun 27. maddesine göre, belirli şartların taşınması halinde, belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak yapılar inşaat ruhsatına tabi değildir.

Bu şartlardan ilki köy veya mezranın, belediye ve mücavir alan sınırları dışında olması gerekir. Ayrıca köy yerleşik alanının tespit edilmiş olması gerekir. Fakat 442 sayılı Köy Kanununun Ek- 9 ve devamı maddeleri kapsamında yerleşim planının yapılması halinde, burada inşa edilecek yapılar için il özel idaresinden inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izni alınması gerekir.

Belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak yapıların ruhsattan muaf olabilmesi için yapının Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. bölümünde sayılan şartlarda olması gerekir. Ayrıca yapının konut ve hayvancılık amaçlı olarak veya köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapılmış olması zorunludur.

Son olarak valilik incelemesinin yapılmış olması ve muhtarlıktan izin alınması gerekmektedir.

Kaynakça

Şimşek, S. (2010) İmar Hukuku, Milli Emlak Kontrolörleri Derneği Yayını, Ankara, 2010

Şimşek, S. ve Hazar, İ. (2019) “Açıklamalı – İçtihatlı ve Örnek Dilekçelerle İmar Davaları Rehberi, 2. Baskı, Ankara, 2019

[1] Daire Başkanı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Milli Emlak Genel Müdürlüğü

[2] Şimşek, S. (2010) İmar Hukuku, s: 696

[3] Şimşek, S. ve Hazar, İ. (2019) “Açıklamalı – İçtihatlı ve Örnek Dilekçelerle İmar Davaları Rehberi, s: 780

[4] Şimşek, S. ve Hazar, İ. (2019) “Açıklamalı – İçtihatlı ve Örnek Dilekçelerle İmar Davaları Rehberi, s: 782

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*