Danıştay 10. Dairesi, E: 2004/1382, K: 2007/277 (Balıkçı Barınaklarından Ecrimisil Alınıp Alınamayacağı)

 

T.C.

D A N I Ş T A Y

Onuncu Daire

Esas No: 2004/1382

Karar No: 2007/277

Özeti: Balıkçı barınaklarından da ecrimisil alınacağı hakkında.

Temyiz Eden (Davalı ) : Kaş Mal Müdürlüğü

Karşı Taraf ( Davacı ): Kalkan Belediye Başkanlığı

Vekili: Av. …

İstemin Özeti: Antalya İli, Kaş ilçesi, Kalkan Belediyesi İskele Mevkiinde Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın, Balıkçı Barınağı ve Yat Limanı olarak işgal edildiğinden bahisle 29.885,00.-YTL ecrimisil istenilmesine ilişkin 23.9.2002 tarih ve 40-2882/722 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada Antalya 2. İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın davalı idarece temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Tetkik Hakimi: Özden Atabek

Düşüncesi: Davalı idare ile davacı Belediye Başkanlığı arasında yapılan kira sözleşmesinin sona erdiği 17.9.1997 tarihinden sonra ecrimisil istenilmesine konu taşınmazın Belediye Başkanlığınca kullanılmaya devam edildiğinin tespit edilmesi karşısında, 8.8.2002 tarihine kadar geçen dönem için davacıdan ecrimisil istenilmesinde Yasa ve Yönetmelik hükümlerine aykırılık bulunmamakta olup, davacıdan ecrimisil istenilmesinde mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali yolunda verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı: Nevzat Özgür

Düşüncesi: 1580 sayılı Kanunda iskele ve rıhtımları plana göre inşa ve idare etmenin belediyenin görevleri arasında sayılmasının, Anayasanın 43. ve 3621 sayılı Kıyı Kanununun 5. maddesi uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kıyılarda belediyenin bu görevini yerine getirmek için dilediği gibi tasarrufta bulunmasını gerektirmeyeceği kuşkusuzdur.

Başka bir anlatımla, yasada öngörülen söz konusu görevini yerine getirmek için kıyının belediyece takdiren belirlenecek bölümlerinin hiç bir izin, tahsis veya kiralamaya gerek kalmadan belediyece kullanılması mümkün değildir.

Bu itibarla, 1580 sayılı Yasa gereği iskele ve rıhtım inşa ve idare etme görevi bulunan davacı belediyenin fuzuli şagil olarak nitelendirilemeyeceği ve bu nedenle belediyeden ecrimisil istenemeyeceği gerekçesiyle işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle temyize konu kararın bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Milli Emlak Kitabı

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:

Dava, Antalya İli, Kaş ilçesi, Kalkan Belediyesi İskele Mevkiinde Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın, Balıkçı Barınağı ve Yat Limanı olarak işgal edildiğinden bahisle 29.885,00.-YTL ecrimisil istenilmesine ilişkin 23.9.2002 tarih ve 40-2882/722 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.

Antalya 2. İdare Mahkemesince, ecrimisil istenilmesine konu balıkçı barınağı ve yat limanının davacı Belediye tarafından kullanımının kamu hizmeti faaliyeti amacına dayalı olduğu, kullanımın 2886 sayılı Yasa kapsamında işgal, davacının da fuzuli şagil olarak nitelendirilmesi mümkün olmayıp, bu bağlamda 2886 sayılı Yasanın 75. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen ecrimisilde yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idare, hukuka aykırı olduğu iddiasıyla anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

1.1.1984 tarihinde yürürlüğe giren 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; genel bütçeye dahil dairelerle, katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işlerinin bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütüleceği; 51 inci maddesinin (g) bendinde de; Devletin özel mülkiyetindeki taşınır ve taşınmaz malların kiralanmasının, pazarlık usulünde ihale edilebileceği belirtilmiş, 64 üncü maddesinde ise kiralamalarda sözleşme süresine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

Anılan Kanunun ecrimisil ve tahliye başlıklı 75 inci maddesiyle; “Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şâgilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, 13 üncü maddesinde gösterilen komisyonca takdir ve tespit edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şâgilin kusuru aranmaz.

Ecrimisil fuzuli şâgil tarafından rızaen ödenmez ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.

Kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır.

İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek idareye teslim edilir.” düzenlemesi yapılmıştır.

Anayasanın 43 üncü maddesinde, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu hükmü yer almaktadır.

3621 sayılı Kıyı Kanununun 5 inci maddesinde de; Anayasanın anılan hükmüne paralel bir düzenlemeyle kıyıların, Devletin hüküm ve tasarrufu altında herkesin eşit ve sabit olarak yararlanmasına açık olduğu kurala bağlanmıştır.

Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış, Trampa, Kira Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesisi, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliğinin 2 inci maddesinde, ecrimisil “Bir malın sahibinin rızası dışında ve onun bu malı kullanmamakla bir zarara uğrayıp uğramayacağı söz konusu edilmeksizin bu maldan işgal, tasarruf veya her ne şekilde olursa olsun yararlanılması sebebiyle fuzuli şagil tarafından ödenen veya idarece talep edilen tazminatı”, fuzuli şagil ise; ”Kusuru aranmaksızın kendisine ait olmayan ve sahibinin de rızası veya muvafakatı bulunmayan bir malın zilyedliğini eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu maldan tasarrufta bulunan kimseleri ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.

Yönetmeliğin 79. maddesinde ise, kira ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisinde sözleşme veya taahhütname ile resmi senette, sürenin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde yapılacak işleme ait bir hüküm var ise ona göre, aksi halde ecrimisil tespit, takdir ve tahsilatı yapılacağı belirtilmiştir.

Aktarılan kanun ve yönetmelik hükümleri ile ecrimisil istenilmesine ve istenilecek kişiye ilişkin koşullar belirlenmiştir. Bu kapsamda; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malı, rıza veya muvafakata dayanmaksızın kullanan kişinin kusuru bulunup bulunmadığına bakılmaksızın fuzuli şagil sayılacağı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların işgal edilmesi halinde ilgililerden bu işgal nedeniyle ecrimisil istenilmesinin idare için yasal bir zorunluluk olduğu, ancak işgalin devamı nedeniyle ecrimisil alınmasının, yukarıda sözü edilen Yasa ve Yönetmelik hükümleri uyarınca işgalin devamına meydan verilmeden yetkililerce yasal işlemlerin öncelikle yapılmasına engel teşkil etmeyeceği de kuşkusuzdur.

Dosyanın incelenmesinden; ecrimisil istemine konu taşınmazın balıkçı barınağı olarak kullanılmak üzere 18.9.1992-17.9.1997 dönemi için beş yıllığına davalı idarecedavacıya kiralandığı, kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünde; balıkçı barınağının kira süresi sonunda kiracı veya vekili tarafından teslim edilmemesi halinde 2886 sayılı Yasanın 75 inci maddesi gereğince tahliye edileceğinin ve geçen süre için ecrimisil takibatı yapılacağının öngörüldüğü, beş yıllık sürenin 17.9.1997 tarihinde dolmasına, davacı Belediyenin anılan taşınmazı sözleşmenin bitim tarihinde teslim ederek tahliye etmesi gerekmesine karşın, davacının anılan yeri balıkçı barınağı ve yat limanı olarak kullanılmaya devam ettiğinin davalı idarece 8.8.2002 tarihinde tespit edilmesi üzerine 18.9.1997-8.8.2002 dönemi için ecrimisil hesaplanarak, düzenlenen ihbarname ile davacıdan istenildiği, davacının ihbarnameye yaptığı itirazının dava konusu işlemle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Olayda, Anayasa’nın 43 üncü maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunun 5 inci maddesi hükümleri uyarınca, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan söz konusu balıkçı barınağı ve yat limanı olarak kullanılan taşınmazın, kira sözleşmesinin yenilenmemesi karşısında, anılan taşınmazın kira süresi sonundan itibaren kullanımının, kamu hizmeti amacına yönelik olması sebebiyle, 2886 sayılı Yasa kapsamında işgal ve belediyenin fuzuli şagil olarak nitelendirilemeyeceği şeklinde yorumlanmasına olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda, kira sözleşmesinin sona erdiği 17.9.1997 tarihinden, söz konusu taşınmazın davacı belediyece kullanımına devam edildiğinin tespit edildiği 8.8.2002 tarihine kadar geçen dönem için ecrimisil istenilmesinde, Yasa ve Yönetmelik hükümlerine aykırılık bulunmadığından, dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca Antalya 2. idare Mahkemesinin 8.5.2003 tarihli, E:2002/1537, K:2003/580 sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının anılan Mahkemeye gönderilmesine 2.2.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2699 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.