Danıştay 10. Dairesi, E: 2003/5340, K: 2006/6238 (Kiralanan Hazine taşınmazının sözleşmede belirtilen farklı bir kullanım nedeniyle ecrimisil alınıp alınmayacağı)

Linkedin

Danıştay 10. Dairesi, E: 2003/5340, K: 2006/6238                31/10/2006

Temyiz Eden (Davalı ) : Kaş Mal Müdürlüğü- Kaş/ ANTALYA

Karşı Taraf ( Davacı ) : ?

İstemin Özeti: Antalya İli, Kaş İlçesinde Devletin hüküm ve tasarruf altında bulunan taşınmazın bir kısmının kafe-bar ve plaj olarak işgal edildiği nedeniyle 1.1.1998-24.9.2001 dönemi için 2.396.494.000.- TL’sı ecrimisil istenilmesine ilişkin ecrimisil ihbarnamesi ve ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Antalya 1. İdare Mahkemesince, Kaş İlçesi Yat Limanının 10 yıl süreli olarak Kaş Belediyesine kiraya verildiği, davacının ise liman içerisinde bulunan taşınmazı kiralamak suretiyle kullandığı, hukuken geçerliliğini koruyan kira sözleşmesine dayalı olarak taşınmazın kullanımının fuzuli işgal olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali ile ecrimisil ihbarnamesine yönünden 2577 sayılı Yasanın 14 /6 ve 15-1/b maddeleri uyarınca davanın reddi yolunda verilen kararın davalı tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Cevap verilmemiştir.

D.Tetkik Hakimi: Birgül Kurt

Düşüncesi: Uyuşmazlık Devletin hüküm ve tasarruf altında bulunan taşınmazın kiralanmasından sonra, kira sözleşmesinde yer almayan kullanım nedeniyle ecrimisil alınıp alınamayacağından doğmuştur.

2886 sayılı Kanunun dayanak alınarak yayımlanan, Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesisi, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliğinin 2. maddesinde, ecrimisil ; “Bir malın sahibinin rızası dışında ve onun bu malı kullanmamakla bir zarara uğrayıp uğramayacağı söz konusu edilmeksizin bu maldan işgal, tasarruf veya her ne şekilde olursa olsun yararlanılması sebebiyle fuzuli şagil tarafından ödenen veya idarece talep edilen tazminatı”,fuzuli şagil ise ”Kusuru aranmaksızın kendisine ait olmayan ve sahibinin de rızası veya muvafakatı bulunmayan bir malın zilyetliğini eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu maldan tasarrufta bulunan kimseleri ” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Yönetmeliğin anılan hükümleriyle, ecrimisil istenilmesine ve istenilecek kişiye ilişkin koşullar belirlenerek,bu kapsamda; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malı, rıza veya muvafakata dayanmaksızın kullanan kişinin kusuru bulunup bulunmadığına bakılmaksızın fuzuli şagil sayılacağı öngörülmüştür.

Kaş Belediyesine 10 yıllığına yat limanı olarak kullanılmak üzere kiraya verilen limanda geçici ve sabit tesis yapılamayacağı kira sözleşmesinde belirtilmiş olduğu halde, liman projesinde bulunmayan cafe – barın, kira sözleşmesinin sürdüğü esnada belediyece davacıya yaptırılarak kiralandığı anlaşılmıştır.

İdare, Devletin hüküm ve tasarruf altında bulunan taşınmazın, kira sözleşmesinde belirtildiği üzere yat limanı olarak kullanılmasına muvafakat vermiştir. Diğer bir anlatımla, taşınmazın; kullanım şekli kira sözleşmesi ile belirlenmiş, bu çerçevede istenilecek kira tutarı saptanmış, belirlenen koşullar altında kullanıma izin verilmiştir.Bu durumda taşınmazı, kira sözleşmesinde belirtilenin dışında kullanmak isteyenin, idareye başvurarak muvafakat alması gerekmektedir.Bu izni almadan, kira sözleşmesine aykırı olarak taşınmazı kullananın fuzuli şagil olarak kabulü gerekecektir.

Yat limanı olarak kiralanan taşınmazın, kafe – bar ve plaj olarak kullanımına idarece muvafakat verilmediğinden, ecrimisil istenilmesine ilişkin işlemlerin iptali isteminin ilgili mevzuat ve yargısal içtihatlar göz önüne alınarak incelenmesi gerekirken, kira sözleşmesine dayalı olarak taşınmazın kullanımının fuzuli işgal olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen kararın bozulması gerekeceği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı: Mehmet Karaoğlu

Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar ,söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:

İdare ve Vergi Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49.maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz isteminin reddi ile Antalya 1. İdare Mahkemesi’nin 14.11.2002 tarihli, E:2002/624, K:2002/1556 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının ONANMASINA 31.10.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.