1. Ana Sayfa
  2. İçtihat
  3. Danıştay 10. Dairesi, E: 2016/7089, K: 2020/1165 (Ecrimisilde 5 yıllık zamanaşımının başlangıç süresi)

Danıştay 10. Dairesi, E: 2016/7089, K: 2020/1165 (Ecrimisilde 5 yıllık zamanaşımının başlangıç süresi)


T.C. Danıştay Onuncu Daire, Esas     : 2016/7089, Karar   : 2020/1165, Tarih    : 11.03.2020

İSTEMİN KONUSU: Elazığ 1. İdare Mahkemesinin 18/09/2014 tarih ve E:2014/468, K:2014/1128 sayılı davanın reddi yolundaki kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Elazığ ili, Merkez ilçesi, Hoğu (Yurtbaşı) Köyü’nde bulunan Hazineye ait 2.000,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 68,44 m²’sinin üzerinde baz istasyonu yapılmak suretiyle 10/11/2006-26/01/2010 tarihleri arası dönemde işgal edildiğinden bahisle 33.742,66 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 28/02/2014 tarihli ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Elazığ 1. İdare Mahkemesinin 18/09/2014 tarih ve E:2014/468, K:2014/1128 sayılı kararıyla; davacı şirketin haberleşme alanında sahip olduğu imtiyaz çerçevesinde yapılan Lisans Sözleşmesi uyarınca tüm Türkiye genelinde kapsama alanı oluşturma yükümlülüğünün bulunması nedeniyle haberleşme sektöründe kamu hizmeti ifa ediyor olmasının kendisine ait olmayan bir taşınmaz üzerinde fuzulen işgalde bulunmasına gerekçe olamayacağı, devletin hüküm ve tasarrufu altında/mülkiyeti Hazine’ye ait olan taşınmazın davacı tarafça izin alınmaksızın veya herhangi bir kira ilişkisi olmaksızın kullanıldığı, dolayısıyla ortada fuzulen işgal durumunun var olduğu, öte yandan, Hazineye ait taşınmazlara ilişkin tahsis yetkisi Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne ait olduğundan, davacı şirketin anılan taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisi olmayan Yurtbaşı Belediye Başkanlığı ile yapmış olduğu sözleşmenin fuzuli işgali ortadan kaldırmayacağı, davacının fahişlik iddiası yönünden ise; aynı yere ilişkin olarak davacı ile davalı idare arasında 26/01/2010 tarihinde imzalandığı anlaşılan kira sözleşmesi ile 2010 yılı için m² birim fiyatı olarak 175,34 TL’nin (12.000,00 TL/68,44 m²) belirlendiği ve tarafların üzerinde mutabık kaldığı, söz konusu birim fiyatı (kira bedeli) baz alınmak suretiyle her yıl için yeniden belirlenen yeniden değerleme oranında eksiltilmek suretiyle ecrimisil bedelinin (2010 yılı için 175,34 TL, 2009 yılı için 171,48 TL, 2008 yılı için 150,90 TL, 2007 yılı için 140,04 TL, 2006 yılı için 130,13 TL) hesaplandığı, Mahkemenin 03/04/2014 tarihli ara kararı ile “dava konusu uyuşmazlığa esas alınabilecek benzer kullanım için oluşmuş emsal nitelikteki kiralanan taşınmaz bulunup bulunmadığının” sorulması üzerine, davalı idarece verilen 22/05/2014 tarihli ara kararı cevabında; Elazığ ili, Merkez Meşeli köyünde 65,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 2011 yılı için 203,07 TL/m² birim fiyatı üzerinden Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye (davacı) kiraya verildiği, ayrıca aynı köyde bulunan 60,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 2009 yılı için 162,66 TL/m² birim fiyatı üzerinden Vodafone İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye kiraya verildiğinin görüldüğü, dolayısıyla ilgili Yönetmeliğin 85. maddesinde belirtilen şekilde oluşmuş emsal kira bedelleri esas alınmak suretiyle dava konusu ecrimisil bedelinin hesaplandığı ve anılan ecrimisil bedelinin tespitinde söz konusu emsal kira bedelleri dikkate alındığından fahiş olmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ecrimisil ihbarnamesinin tarihinin belli olduğu ancak sayısının belli olmadığı belirtilerek, ecrimisil ihbarnamesinin şekil yönünden uygun olmadığı, tespit tarihinden itibaren geriye doğru 5 yılı geçmeyecek şekilde ecrimisil takdir ve tespit edilebileceği, tahakkuk zamanaşımının 5 yıl olduğu, mahkemenin zamanaşımı itirazını değerlendirmediği, davacının fuzuli şagil olmadığı, Yurtbaşı Belediyesi ile sözleşme imzalandığı, davacının kamu hizmeti yürüttüğü ve kötü niyetli olmadığı, miktarın fahiş olduğu belirtilerek, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: Dr. Gülşen Köse

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY:

Elazığ ili, Merkez ilçesi, Hoğu (Yurtbaşı) Köyü’nde bulunan Hazineye ait 2.000,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 68,44 m²’si üzerinde baz istasyonu yapılmak suretiyle 10/11/2006-26/01/2010 tarihleri arası dönemde işgal edildiğinden bahisle 33.742,66 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 28/02/2014 tarihli ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

01/08/2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 23/07/2010 tarih ve 6009 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinin 1. fıkrasındaki “13 üncü maddesinde gösterilen komisyonca takdir ve tespit edilecek” ibaresi, “idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek” şeklinde değiştirilmiştir.

Yapılan bu değişikliği de içeren 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Ecrimisil ve tahliye” başlıklı 75. maddesinin 1. fıkrasında, “Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.” kuralı, anılan maddenin 2. fıkrasında ise, “Ecrimisil fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmez ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.” kuralı yer almıştır.

6009 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle de, 2886 sayılı Kanun’a “Terkin Edilecek Ecrimisiller” başlığı ile eklenen Geçici 3. maddesinde ise, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tespit ve takdir edilen, tebliğ edilen veya tahakkuk ettirilen ecrimisil alacaklarının tespit tarihinden geriye doğru beş yılı aşan kısmı hangi aşamada olursa olsun düzeltilir veya terkin edilir, tahsil edilmiş olanlar iade edilmez.” kuralına yer verilmiştir.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinin 2. fıkrasında, ecrimisil alacaklarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği kurala bağlanmıştır. 2886 sayılı Kanun’un atıfta bulunduğu 6183 sayılı Kanun’un “Tahsil zamanaşımı” başlıklı 102. maddesinde ise, “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar.” kuralı yer almıştır.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Zamanaşımı süreleri” başlıklı 114. maddesinde de, “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.” kuralı yer almıştır.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin “Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi” başlıklı 85. maddesinin 1. fıkrasında, “Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde “Taşınmaz Tespit Tutanağı”na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir.” kuralına, aynı Yönetmeliğin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle “Ecrimisil ihbarnamesinin tebliği ve itiraz” başlıklı 86. maddesinin 1. fıkrasında da, “Takdir edilen ecrimisiller, takdir tarihinden itibaren onbeş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile, elden veya iadeli taahhütlü mektupla, tebliğ edilir.” kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yargı yerlerince, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu yönündeki Borçlar Kanunu hükmüne dayanarak, işgalin tespit edildiği tarihten geriye doğru on yıllık bir dönem için fuzuli şagilden ecrimisil istenebileceği yolunda kararlar verilmekte iken, yukarıda sözü edilen 6009 sayılı Kanun ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nda yapılan değişiklik ile tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık bir dönem için fuzuli şagilden ecrimisil istenebileceği yolunda yasal sınırlama getirilmiştir. Bir başka ifade ile ecrimisil alacakları yönünden Kanun ile “beş yıllık zamanaşımı” süresi belirlenmiştir. Kanunkoyucu tarafından, tespit tutanağı ile idarenin bilgisi dahiline giren işgalden dolayı tespit tarihinden en fazla beş yıl geriye doğru gidilerek ecrimisil istenilebileceği, beş yılı aşan ecrimisil alacağının ise zamanaşımına uğradığı kabul edilmiştir.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinin 2. fıkrasında ecrimisil alacaklarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hükme bağlanmış ve 2886 sayılı Kanun’un atıfta bulunduğu 6183 sayılı Kanun’un “Tahsil zamanaşımı” başlıklı 102. maddesinde de, “Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar.” kuralı ile tahsil zamanaşımı süresi belirlenmiş, ancak tarh zamanaşımına ilişkin bir kurala yer verilmemiştir.

Ecrimisil alacağının, bir kamu alacağı olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır. Bu durumda vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Zamanaşımı süreleri” başlıklı 114. maddesinin “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar.” kuralıyla vergi, resim ve harçlar yönünden getirilen “tarh zamanaşımının” kıyas ve evleviyet gibi temel yorum kuralları uyarınca ecrimisil alacağı yönünden de uygulanması, idari güven ve istikrar ilkesinin bir gereğidir.

Yukarıda aktarılan mevzuat ve değerlendirmelere göre, tespit tutanağının düzenlendiği tarih ile işgalin, bir başka ifade ile ecrimisili doğuran olayın idarenin bilgisi dahiline girdiği, bu tarihten itibaren en fazla beş yıl (ecrimisil zamanaşımı) geriye doğru gidilerek idarece ecrimisil istenebileceği, ecrimisil alacağının beş yılı aşan kısmının zamanaşımına uğrayacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Nitekim, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin “Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi” başlıklı 85. maddesinin 1. fıkrasında, “Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde “Taşınmaz Tespit Tutanağı”na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir.” kuralına, aynı Yönetmeliğin “Ecrimisil ihbarnamesinin tebliği ve itiraz” başlıklı 86. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Takdir edilen ecrimisiller, takdir tarihinden itibaren onbeş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile, …tebliğ edilir.” kuralına yer verilmek suretiyle tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde bedel tespit komisyonunca ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi, takdir tarihinden itibaren ise onbeş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile tebliğ edilmesi öngörülerek, ecrimisil alacağına ilişkin iş ve işlemlerin belirli bir süre içinde sonuçlandırılması amaçlanmıştır.

Bakılmakta olan uyuşmazlıkta, Elazığ ili, Merkez ilçesi, Hoğu (Yurtbaşı) Köyü’nde bulunan Hazineye ait 2.000,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 68,44 m²’sinin üzerinde 10/11/2006-26/01/2010 tarihleri arasında 3 yıl 2 ay 17 gün baz istasyonu yapılmak suretiyle davacı tarafından işgal edildiğinin 07/11/2008 tarihli taşınmaz tespit tutanağı ile tespit edildiği, idarece tespit tarihinden itibaren beş yıl içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmesi gerekirken, beş yıllık süre geçtikten sonra zamanaşımına uğrayan ecrimisil alacağının tahsili amacıyla 27/02/2014 tarihli 3803 sayılı Ecrimisil Kıymet Takdir Kararına dayanılarak 28/02/2014 tarihli ecrimisil ihbarnamesinin düzenlendiği görülmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacının mezkur taşınmazı Yurtbaşı Belediyesinden 01/02/2005 tarihli sözleşme ile (bir senelik kira bedeli 2.000 Euro olmak üzere) 3 yıl için, davalı idareden ise 26/01/2010 tarihli sözleşme ile (ilk yıl kira bedeli 12.000,00 TL olmak üzere) 5 yıl için kiraladığı, davalı idare tarafından, kendisiyle yapılan 26/01/2010 tarihli kira sözleşmesinden geriye doğru 3 yıl 2 ay 17 gün için talepte bulunularak 10/11/2006-26/01/2010 tarihleri arasındaki dönem için 33.742,66 TL ecrimisil istenildiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar, taşınmaz tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde “Taşınmaz Tespit Tutanağı”na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilmesi ve komisyonca takdir edilen ecrimisiller için takdir tarihinden itibaren onbeş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek gönderilmesi gerekmekte ise de; idare tarafından 07/11/2008 tarihli Taşınmaz Tespit Tutanağına dayanılarak, 27/02/2014 tarihli Ecrimisil Kıymet Takdir Kararına istinaden 28/02/2014 tarihli ecrimisil ihbarnamesinin düzenlenmesi mevzuata aykırı bulunmaktadır.

Buna göre, geriye doğru beş yıldan daha fazlası için ecrimisil talep edilemeyeceğinden, idare tarafından ecrimisil kıymet takdir kararının verildiği 27/02/2014 tarihinden itibaren en fazla 5 yıl için (27/02/2009) tarihine kadar ecrimisil istenilmesi mümkün olabileceğinden, bu tarihten (27/02/2009) daha önceki dönem için ecrimisil istenilmesinin hukuken mümkün olmadığı, idarenin bu tarihten sonraki dönem için (27/02/2009 – 26/01/2010) ecrimisil isteyebileceği dikkate alındığında, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
  2. Davanın reddine ilişkin temyize konu Elazığ 1. İdare Mahkemesinin 18/09/2014 tarih ve E:2014/468, K:2014/1128 sayılı kararının BOZULMASINA,
  3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
  4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yorum Yap

Yorum Yap