Danıştay 6. Dairesi, E: 2006/5630, K: 2008/423 (nazım imar planı ile mera vasfını kendiliğinden yitirdiği)

E: 2006/5630, K: 2008/423

Danıştay Altıncı Dairesince verilen 14.03.2006 günlü, K:2006/1096 sayılı kararın; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istemidir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi İsmet Çan’ın Düşüncesi: Kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ile 4342 sayılı Yasa uyarınca mera vasfı değiştirilmeyen taşınmazın planlamaya ve dolayısıyla bu plana dayalı olarak parselasyon işlemine konu edilmesi hukuken mümkün olmadığından mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı M.İclal Kutucu’nun Düşüncesi : Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54 üncü maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin l.fıkrasının (c) bendine göre, bozma kararında, araştırılması istenilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planının karar düzeltme dilekçesi ekinde dosyaya sunulması nedeniyle karar düzeltilmesi istemi oybirliğiyle yerinde görüldüğünden Danıştay Altıncı Dairesi’nin 14.03.2006 günlü, E:2004/1392, K:2006/1096 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi.

Dava,… İli,…,… Köyünde bulunan hazineye ait Mera Özel siciline kayıtlı 517 parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca tesis edilen ve 29.03.2002 günlü, 42 sayılı belediye encümeni kararıyla kabul edilen parselasyon işleminin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporla dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesinin 28.02.1998 günü yürürlüğe giren 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 35.maddesi ile değiştirildiği, parselasyona konu alana ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planının 4342 sayılı Yasanın yürürlüğünden önce 15.06.1993 günlü, 8 sayılı belediye meclis kararı ile kabul edilerek yürürlüğe girdiği, 3194 sayılı Yasanın 11.maddesinin 4342 sayılı Yasa ile değişiklik yapılmadan önceki şekline göre, nazım imar planı ile getirilen kullanım kararı ile meranın vasfını kendiliğinden yitirdiği, parselasyon işlemi sırasında, düzenleme sınırı belirleme kriterlerine uyularak tüm parsellerden eşit oranda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, tesis edilen işlemde dağıtım esasları, tahsis ilkeleri ve kamu yararına aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu Erzurum İdare Mahkemesinin 30.10.2003 günlü, E:2002/1485, K:2003/1381 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, bozma istemi yerinde görülmeyerek anılan mahkeme kararının ONANMASINA, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 28.01.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava,… İli,…,… Köyünde bulunan hazineye ait mera vasıflı taşınmazı da kapsayan alanda 3194 sayılı Yasanın 18. maddesine göre yapılan parselasyon işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

Uyuşmazlık, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun yayımından önce nazım imar planı bulunan, ancak uygulama imar planı Kanun’un yayımından sonra kabul edilen mera vasıflı taşınmazın bu vasfının nazım imar planı kararına göre değişip değişmeyeceğinden kaynaklanmaktadır.

3194 sayılı İmar Kanununun 11. maddesinin 4. fıkrasında, hazırlanan imar planı sınırları içindeki kadastral yollar, meydanlar ile meraların, imar planının onayı ile bu vasıflarını kendiliğinden kaybederek onaylanmış imar planı kararlan ile getirilen kullanma amacına konu ve tabi olduğu, hükmüne yer verilmiştir.

28.02.1998 günlü, 23272 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 35. maddesi ile, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesinin 4.fıkrasında yer alan “Mera” kelimesi anılan madde hükmünden çıkarılmış ve 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4.maddesinde, meraların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, özel mülkiyete geçirilemeyeceği, amacı dışında kullanılamayacağı, zamanaşımı uygulanamayacağı, sınırlarının daraltılamayacağı, hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan, 3194 sayılı Yasanın 5. maddesinde, uygulama imar planları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak plan olarak tanımlanmış olup, uygulama imar planı yapılmadan uygulamaya geçilemeyeceği açıktır.

Bu durumda, uygulama imar planının onaylanması aşamasında yürürlükte olan 4342 sayılı Yasa uyarınca mera vasfını taşıyan taşınmazın planlamaya ve dolayısıyla bu plana dayalı olarak parselasyon işlemine konu edilmesi mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen kararda isabet görülmediğinden bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2689 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü