Danıştay 6. Dairesi, E: 2013/3655, K: 2016/3983 (Genel ifadelerle plan değişikliği yapılamayacağı, lejant ve çizim gerektiği)

Linkedin

Özeti: İmar mevzuatı uyarınca, alanda büyük bir ihtiyaç var ise bu yöndeki imar planı değişikliğinin imar planı lejantı ve plan çizim normlarına göre hazırlanması, imar planı açıklama raporunun bulunması ve bu doğrultuda her parsel için inceleme yapılması suretiyle gerçekleştirilmesi gerekirken genel bir ön kabul ile imar planında hangi kullanım kararında bulunursa bulunsun bir taşınmazın imar planı değişikliği talebi üzerine özel proje alanı ya da özel yurt alanı olarak ayrılmasına olanak sağlanmasına ilişkin belediye meclisi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

Temyiz Eden (Davacı) : Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği

Karşı Taraf (Davalı) : Edirne Belediye Başkanlığı

İstemin Özeti: Edirne İdare Mahkemesince verilen 27/12/2012 tarihli, E:2012/60, K:2012/1199 sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi :

Düşüncesi: Dava konusu belediye meclisi kararı ile “imar planında hangi kullanım kararında bulunursa bulunsun bir taşınmazın imar planı değişikliği talebinde bulunulması halinde, özel proje alanı ya da özel yurt alanı olarak ayrılmasına olanak sağlanmaktadır. İmar mevzuatı, uyarınca alanda büyük bir ihtiyaç var ise bu yöndeki imar planı değişikliğinin imar planı lejantı ve plan çizim normlarına göre hazırlanması, imar planı açıklama raporunun bulunması ve bu doğrultuda her parsel için inceleme yapılması suretiyle gerçekleştirilmesi gerekirken genel bir ön kabul ile yapılmasında mevzuata uygunluk bulunmamıştır.”

Açıklanan nedenlerle temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, davacı oda tarafından Edirne İlinde uygulanacak imar planında özel yurt alanları ve özel proje alanları ile ilgili yapılan değişikliğin kabul edilmesine ilişkin Edirne Belediye Meclisi’nin 01.07.2011 tarihli 256257 sayılı kararları ile bu kararlara yapılan itirazın reddi yolundaki Edirne Belediye Meclisi’nin 07.09.2011 tarihli 305 sayılı kararının iptali istemiyle açılmış, idare mahkemesince; yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve dosyanın birlikte değerlendirilmesinden düzenlemelerin hayata geçirilebilmesi için imar planı değişikliklerinin yapılacağı, bu aşamada bu kararların yapılaşma şartlarının ilkelerinin oluşturduğu, plan değişikliği yapıldıktan sonra bu hususların yargısal incelemesinin yapılmasının daha sağlıklı olacağı, bu kararlar uyarınca yapılmış bir planı değişikliğinin henüz olmadığı, bu haliyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, söz konusu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, Edirne ilinde son zamanlarda öğrenci sayısının artmasına bağlı olarak imar komisyonuna gelen özel yurt alanları yapma amacıyla plan değişikliği taleplerinde mevcut dokunun olumsuz etkilenmemesi ve değişik kararların ortaya çıkmaması amacıyla bu tür taleplere verilecek yapılaşma haklarına standart oluşturulması ayrıca son günlerde mevcut yapılardan farklı özelliklere sahip nitelikli sosyal aktivite imkanlarına sahip konut alanları ile birlikte ticaret, turizm vb. yapıların bir arada yer aldığı karma projeler yapma amacıyla plan değişiklik taleplerinin geldiği ve bu tür projelerin de mevcut dokuyu bozmaması de değişik kararların ortaya çıkmaması için konunun belediye meclisi gündeminde görüşüldüğü ve 01.07.2011 tarih ve 256 ve 257 sayılı kararlarla özel yurt alanları ile özel proje alanlarındaki yapılaşma şartlarında değişiklikler yapıldığı, davacı oda tarafından, anılan kararların ayrıcalıklı imar hakkı vererek fırsat eşitsizliği oluşturduğu, Edirne kentinin genel karakterine uygun olmayacak uygulamaların önünü açtığı bölgesel planlama ilkeleri ile çeliştiği, yeşil alanların yok edileceği, yoğunluğu artıracağı ileri sürülerek iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

3194 sayılı İmar Kanununun 5. ve 6. maddelerinde nazım ve uygulama imar planı tanımlanmış ve planlar arasındaki hiyerarşik sıralama belirlenmiştir.

Anılan Kanunda yer alan tanıma göre nazım imar planları, bir kentin gelecekteki nüfus ve işgücü tahmin ve dağılımlarına bağlı olarak alacağı formu ve ticaret, sanayi, konut gibi bölgelerle iskan bakımından yoğun veya seyrek bölgeleri ve iskana elverişli, iskana elverişli olmayan veya iskana izin verilmeyen bölgeleri, sosyal donatı alanları kamusal ve yeşil alanları da içerecek şekilde kentin gelişme yönlerini, ana ulaşım sistemine ait bilgileri ana hatları ile göstermek suretiyle arazi parçalarının kullanma şekillerini belirleyen planlardır. Bu planlarda yerleşmenin gelişme yönü, büyüklüğü ve arazi kullanımlarının fonksiyonel dağılımı ve genel yoğunlukları belirlenmekte ve alt ölçekteki uygulama imar planları da ancak nazım imar planları esaslarına göre çizilebilmektedir.

Öte yandan, plan yapımına dair teknik kuralları belirleyen ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair yönetmeliğin 18. maddesinde yer alan “Her ölçekteki planlar Ek 2 de verilen lejant ve plan çizim normlarına göre hazırlanır.” düzenlemesi gereğince de plan çizimi ve arazi kullanımları gösterim şekillerinin, İmar Planı Yapımına ait Esaslara Dair yönetmelik eki plan lejant hükümlerine uygun olması gerekmektedir.

İdare Mahkemesi kararına dayanak alınan bilirkişi raporunda; belediye meclisi kararıyla özel yurt alanları işlev değişikliği için getirilen asgari 1.000 m² zorunluluğu bakımından; özel yurt alanları için 1.000 m² zorunluluğu getirilmesinin ( kişi başına 12,5 m² alan büyüklüğü hesabına göre azami 80 kişilik bir yurt yapılmasının) imar mevzuatı açısından mümkün olduğu, Edirne gibi 150.000 nüfuslu bir kent için uygun olduğu, m² yanında kişi sayısının da belirtilmesine gerek olmadığı, yapılan düzenlemenin diğer küçük parseller için fırsat eşitsizliği oluşturmayacağı, asgari parsel büyüklüğü şartıyla mümkün olan her imar parselinde yurt yapılmasının önüne geçildiği, işletme büyürken personelin verimli kullanılmasının sağlanacağı, mekanlarını çeşitliliğinin, niteliğinin ve kullanılabilirliğinin artırılacağı, sonuç olarak belediye meclisi kararının bu kısmının şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uygun olduğu, yapılaşma koşulları ve bodrum katlarına ilişkin kısım bakımından; parsel içerisi mekanda çekme mesafeleri dışında zemin ve toprak yapısının kaldırılacağı, parsel yüzeyinde sadece pasif bir yeşilin mümkün olacağı bunun da sürdürülebilir olması için sürekli bakımı gerektireceği, aynı cadde üzerindeki komşu parseller ile beraber değerlendirildiğinde yeşil örtü ve zemin yönünden kısmi doku değişikliğine sebep olacağı, ayrıca bodrum kat uygulamalarının bina cephe ve peyzaj sürekliliğini de etkileyeceği, yurt binaları için “hiç bir durumda taban alanı parsel yüz ölçümünün %40’ını geçemez notu ile eğer varsa taban alanı parsel yüz ölçümünün %40’ından düşük olana da ilave taban alanı anlamına geldiği, örneğin mevcut planda TAKS=0.25 olan bir yer için belediye meclisi kararıyla verilen %40’ın ilave 0.15 TAKS değeri olduğu, çekme mesafelerine kadar genişletilebilecek bodrum kat yapısının emsale dahil edilmemesinin mevcut yapılara yaklaşık taban alanı ve çekme mesafelerinden sonra kalan alan farkı kadar ilave emsalin kazandırılacağı, bunun da TAKS alanı ötesi bir emsali kullanıma kazandırarak bina ve kullanım yoğunluğunda artışa sebep olacağı, gerek özel yurt alanları olsun gerekse özel proje alanları olsun dava konusu belediye meclis kararlarıyla yapı yoğunluğunu artırmaya yönelik gerekçesiz ilave emsallere müsaade edildiği, bunun ise kent bütününe yönelik bir kararla değil ilgili planda, plan bölgesi için etüt edilerek yapılması, yer ve konum gösterilerek belirlenmesi gerektiği, sonuç olarak yapılaşma ve bodrum katlara ilişkin düzenleme yapan belediye meclis kararlarının b ve c bentlerinin şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı, alınan meclis kararlarıyla işlev değişikliği yapılacak parsellerde yoğunluk artışına sebep olunup olunmayacağı bakımından; Edirne ilinde uygulanacak imar planında özel yurt alanları ve özel proje alanlarıyla ilgili yapılan değişikliklerin yoğunluk artırma potansiyeli taşımasına rağmen artan öğrenci sayısının kent planında gayri nizami ve plansız yerleşiminin önüne geçmeye yönelik kararlar olduğu, netice olarak da; dava konusu meclis kararlarıyla özel yurt alanları ile özel proje alanları için gerekçesiz ilave bina yoğunluğu getirildiği, bu değişikliklerin alt yapı, donatı ve kentsel karaktere etkilerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği, bu doğrultuda önerilen plan notlarının şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu, ilave detaylı analizler yapılmaksızın bu haliyle uygulanması halinde sonucu belirsiz etkiler doğuracağı görüş ve kanaatine yer verilmiştir.

Dava konusu işlemle, imar planı değişikliğini talep edilen taşınmazlara mevcut işlevinden özel yurt ve özel proje alanı işlevlerine dönüştürülmesine karar verilerek yapılanma şartları belirlenmiştir.

Dava konusu belediye meclisi kararı ile imar planında hangi kullanım kararında bulunursa bulunsun bir taşınmazın imar planı değişikliği talebinde bulunulması halinde, özel proje alanı ya da özel yurt alanı olarak ayrılmasına olanak sağlanmaktadır. İmar mevzuatı, uyarınca alanda büyük bir ihtiyaç var ise bu yöndeki imar planı değişikliğinin imar planı lejantı ve plan çizim normlarına göre hazırlanması, imar planı açıklama raporunun bulunması ve bu doğrultuda her parsel için inceleme yapılması suretiyle gerçekleştirilmesi gerekirken genel bir ön kabul ile yapılmasında mevzuata uyarlık bulunmadığından davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir

Açıklanan nedenlerle, Edirne İdare Mahkemesince verilen 27/12/2012 tarihli, E:2012/60, K:2012/1199 sayılı kararın bozulmasına, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 09/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.