Danıştay İDDK, E: 1999/111, K: 2000/1159 (Ecrimisil düzeltme ihbarnamesinde itirazın reddedilmesinin dava açma süresine etkisi)

Makalemizi paylaşır mısınız?

01/12/2000

Davacının ecrimisil ihbarnamesinin değiştirilmesi istemiyle yapmış olduğu başvuru üzerine idarenin ilk işlemde hiçbir değişiklik yapmadan itirazı reddetmesi sonucunda tesis edilen ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin, bir önceki işlemi ortadan kaldıran veya geri alan bir işlem niteliğinde olmadığı hk.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : Maliye Bakanlığı

Karşı Taraf (Davacı) : …

İstemin Özeti: Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 5385 m2’lik taşınmazın işgal edilmesi nedeniyle 2886 sayılı Yasanın 75. maddesi uyarınca tesbit edilen ecrimisile ilişkin ihbarnamenin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, … 1.İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararına uyulmayarak, dava konusu işlemin iptaline dair ilk kararında ısrarına ilişkin bulunan … günlü, … sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Nalan Terzi’nin Düşüncesi: Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile ecrimisil ihbarnamesinin kesin ve yürütülmesi gerekli işlem olduğu yönünden verilen ısrar kararının onanması ve uyuşmazlığın esası incelenmek üzere temyiz dosyasının Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Habibe Ünal’ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü:

…, … İlçesi, … beldesi … mevkiinde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 5385 m2’lik taşınmazın, davacı şirket tarafından işgali nedeniyle 31.11.1993-31.5.1995 dönemi için 406.889.000.-lira ecrimisil istenilmesine ilişkin 12.6.1995 günlü, 742 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, … 1. İdare Mahkemesinin … günlü, … sayılı kararıyla;

Davacının aynı taşınmazı işgali nedeniyle uyuşmazlık konusu dönemden önceki 1.1.1992-29.11.1993 dönemi için de yine aynı metrekare üzerinden ecrimisil tahakkuk ettirildiği, davacı işgalinin idarenin bilgisi dahilinde bulunduğu, onbeş gün içinde sona erdirilmesi gereken fuzuli işgalin ecrimisil karşılığı sürdürülmesinin yasal düzenleme ile bağdaşmadığı, bu nedenle davacının artık davalı idarenin bilgisi dahilindeki işgalinden dolayı fuzuli şagil olarak nitelendirilmesi ve ecrimisil istenmesi mümkün olmadığından, 2886 sayılı Yasa hükümlerine göre tahliyesi yoluna gidilmesi gerekirken davacıdan fuzuli işgal tazminatı niteliğinde ecrimisil istenemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Bu karar temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Altıncı Dairesinin 12.11.1997 günlü, E:1996/4918, K:1997/4944 sayılı kararıyla; dava konusu olayda, ecrimisil ihbarnamesine davacının itiraz etmesi üzerine davalı idare tarafından 25.7.1995 günlü, 985 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ile yeniden ecrimisil alacağının tahakkuk ettirildiği, 2577 sayılı Yasanın 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kesin ve yürütülmesi gerekli işlem niteliğini kaybeden ecrimisil ihbarnamesine karşı açılan davanın reddi gerektiğinden, aksi yöndeki Mahkeme kararında isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de; … 1. İdare Mahkemesince … günlü, … sayılı kararla, bakılan davada, dava dilekçesinin başında iptali istenilen karar olarak 12.6.1995 tarihli ecrimisil ihbarnamesinin belirtilmesine karşın, ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin tarih ve sayısının yazılarak tebliğ tarihi olarak ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin tebliğ tarihinin belirtildiği ve dilekçenin içeriğinde de ecrimisil düzeltme ihbarnamesinden bahsedildiği, dolayısıyla davacının amacının, hem 12.6.1995 tarihli ecrimisil ihbarnamesine, hem de itirazın reddi niteliğindeki 25.7.1995 tarihli ecrimisil düzeltme ihbarnamesine karşı birlikte dava açmak olduğu, bu nedenle gerek davacının düzeltme talebinde bulunduktan ve bu istem sonuçlandıktan sonra dava açmış olması, gerekse dava dilekçesinde yeralan istemi dikkate alınarak Mahkemelerince verilmiş olan 25.4.1996 günlü, E:1995/1715 , K:1996/425 sayılı karar ile; “davanın ecrimisil ihbarnamesine ve ecrimisil düzeltme ihbarnamesine karşı açıldığı” kabul edilerek dava dosyasının karara bağlandığı; kaldı ki, ecrimisil ihbarnamesi ile ecrimisil düzeltme ihbarnamesindeki ecrimisil miktarlarının aynı olması nedeniyle ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin yeni bir tahakkuk işlemi olarak kabulüne de olanak bulunmadığı, bu nedenle, her ikisi de kesin ve yürütülmesi gerekli işlem niteliğinde olan ecrimisil ihbarnamesi ve bu ihbarnameye yapılan itirazın reddine dair ecrimisil düzeltme ihbarnamesine karşı açılmış olan davanın esasının incelenmesinin gerektiği görüşünden hareketle bozma kararına uyulmayarak ısrar edilmiş ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idare … günlü, … sayılı bu kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun, Üst Makamlara Başvurma başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçen sürenin de hesaba katılacağı hükmüne yer verilmiştir.

Bu madde ile, hakkında dava konusu edilebilecek bir işlem bulunan ilgililerin, dava açmadan önce idareye başvuru haklarının bulunduğu hususu genel olarak düzenlenmekte; böylece ilgililere değişik olanaklar sağlanmış olmakta; ancak başvurudan önceki ya da sonraki işlemin dava konusu edilebileceği hakkında herhangi bir kısıtlamaya yer verilmemiş bulunmaktadır.

Kesin, yürütülmesi gerekli ve idari davaya konu olabilecek nitelikte işlem için dava açılmadan önce idareye başvuru ile ilgili olarak hüküm getiren özel bir düzenleme de Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesisi Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliğinde yer almaktadır.

Anılan Yönetmeliğinin 80 inci maddesinde, tespit ve takdir edilecek ecrimisil tutarının, fuzuli şagiline ecrimisil ihbarnamesi ile tebliğ edileceği, fuzuli şagilin tebliğ edilen işlemde bir hata bulunduğunu düşünmesi halinde bir ay içinde tebliğ eden idareye bir dilekçe ile müracaat ederek düzeltme talebinde bulunabileceği, düzeltme talebinin incelenerek neticesinin Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesi ile muhatabına tebliğ edileceği hükmü yer almış; aynı Yönetmeliğin “Ecrimisilin kesinleşmesi, vade tarihi ve tahsili” başlıklı 81 inci maddesinde de, ecrimisil ihbarnamesinin, düzeltme talebinde bulunulmuş ise ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin muhatabına tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ecrimisil alacağının ödeneceği bu sürenin son gününün ödenmesi gereken ecrimisilin vade tarihi olduğu hükme bağlanmıştır.

Dava konusu uyuşmazlıkta, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaz malın davacı şirket tarafından kullanılması nedeniyle takdir edilen 406.889.000.-TL ecrimisilin 12.6.1995 günlü, 742 sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile davacı şirkete tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından süresi içinde yapılan itiraz üzerine yeniden düzenlenen 25.7.1995 günlü, 985 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ile itiraz başvurusu reddedilerek aynı miktardaki 406.889.000.-TL ecrimisilin tahakkuk ettirildiği, bu işlemin tebliği üzerine davanın ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının ecrimisil ihbarnamesinin değiştirilmesi istemiyle yapmış olduğu başvuru üzerine idarenin ilk işlemde hiçbir değişiklik yapmadan itirazı reddetmesi sonucunda tesis edilen ecrimisil düzeltme ihbarnamesi, bir önceki işlemi ortadan kaldıran veya geri alan bir işlem niteliğinde değildir.

Milli Emlak Kitabı

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi ile, Devlete Ait Taşınmaz Mal, Satış, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesisi Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliğinin 80 ve 81. maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, ecrimisil ihbarnamesinin idari davaya konu olabilecek nitelikle kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem olduğu, ilgililerin bu işleme karşı, süresi içerisinde dava açma hakları bulunduğu gibi; hata olduğu kanaatinde iseler, düzeltilmesi istemiyle idareye başvurma haklarının da bulunduğu; başvurunun idarece değerlendirilmesi sonucunda ecrimisil düzeltme ihbarnamesi düzenlenerek ilgiliye gönderileceği; ihbarnamenin adı “düzeltme ihbarnamesi” olmasına rağmen, her zaman düzeltme yapıldığı anlamına gelmediği, nitekim bakılan uyuşmazlıkta olan durumun böyle olduğu, başka bir anlatımla, ilgilinin başvurusu üzerine yalnızca ihbarname düzenlendiği ve fakat herhangi bir düzeltme yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca konuyu genel olarak düzenleyen 2577 sayılı Kanunun 11. maddesinde ve Yönetmeliğin 80 ve 81. maddelerinde ilk işleme karşı idareye başvurulması halinde, hangi işleme karşı dava açılması gerektiğini belirleyen bir hüküm yer almadığından ve bu yolda bir kısıtlama da bulunmadığından, vade tarihinden hareketle aleyhte yorum yapılması isabetli bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, … 1. İdari Mahkemesince, Danıştay Altıncı Dairesinin kesin ve yürütülmesi gerekli işlem niteliğinde olmadığı yönünden verdiği bozma kararına uyulmayarak dava konusu işlemin kesin işlem niteliğinde olduğu yolunda verilen ısrar kararı mevzuata uygun bulunduğundan, … günlü, … sayılı kararın ısrar hükmü niteliğindeki bu kısmının onanmasına; ancak uyuşmazlığın esası ile ilgili olarak temyiz incelemesi yapan Dairesince bir karar verilmiş olmadığından, uyuşmazlığın esası hakkında temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine 1.12.2000 günü oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

2886 sayılı Yasanın 74. maddesi uyarınca çıkartılan Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesis, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliğinin 80. maddesi ve 81. maddesi hükümleri uyarınca davacının adına düzenlenen ihbarname nedeniyle düzeltme talebinde bulunması üzerine ancak ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin davacı adına düzenlenip tebliğ edilmesi ile ecrimisil alacağı tahakkuk ettirilmiş olacağından, düzeltme ihbarnamesinin düzenlenmemesi halinde kamu alacağının tahakkuk ve tahsiline hukuken olanak bulunmamaktadır.

Olayda ecrimisil ihbarnamesinin düzeltilmesi istemiyle başvurulması üzerine davalı idare tarafından ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ile yeniden ecrimisil alacağının tahakkuk ettirilmesi nedeniyle 2577 sayılı Yasanın 14. maddesinin 3. fıkrasının(d) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kesin ve yürütülmesi gerekli işlem niteliğini kaybeden ecrimisil ihbarnamesine karşı açılan davanın bu nedenle reddi gerekmektedir.

Belirtilen nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ve … 1. İdare Mahkemesinin … günlü, … sayılı ısrar kararının bozulması oyuyla, karara katılmıyoruz.

 

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2462 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.