Danıştay 10. Dairesi, E: 2012/4091, K: 2013/3340 (Tahsis Amacı Devam Ettiği Sürece Tahsis Kaldırılamayacağı)

T.C. D A N I Ş T A Y Onuncu Daire

Esas No: 2012/4091

Karar No: 2013/3340

Özeti: Üniversite adına yapılan tahsisin, taşınmaza üniversitenin ihtiyacının kalmadığı ve tahsis amacı ortadan kalkmadığı sürece devam edeceği hakkında.

Temyiz Eden (Davacı): Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü

Karşı Taraf (Davalı) : Maliye Bakanlığı

İstemin Özeti: Ankara 3. İdare Mahkemesinin 6.4.2011 tarih ve

E:2009/1407, K:2011/470 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: Ahmet Faruk Özer

Düşüncesi: Temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:

Dava; Ankara İli, Yenimahalle İlçesi, Alacaatlı Köyü sınırları içerisinde bulunan … ada, … parsel sayılı taşınmazın tahsisinin “eğitim, sağlık ve sosyal tesisler” olarak süresiz biçimde yapılması yolundaki başvurunun reddine ilişkin 2.6.2009 tarih ve 26148 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 3. İdare Mahkemesince; tahsis işlemine konu parselin, … no’lu parselin ifrazı sonucunda oluştuğu ve imar planında da hastane olarak ayrıldığı, dolayısıyla yapılan imar uygulaması sonucunda tahsis süresinin yeniden iki yıl süreyle ve imar planında öngörülen amaca göre belirlenmesinin, 178 sayılı Maliye Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13/d maddesi ve Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, anılan İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

178 sayılı Maliye Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13. maddesinin (d) bendinde; Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden kamu hizmeti için kullanılması gerekli olanları; genel, katma ve özel bütçeli idarelere tahsis etmek ve tahsis amacının ortadan kalkması veya amaç dışı kullanılması halinde tahsisi kaldırmak; tahsisi kaldırılan taşınmaz mallar üzerinde Hazine dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapı ve tesisleri tasfiye etmek, tasfiyeye ilişkin esas ve usulleri belirlemek Maliye Bakanlığı Milli Emlak Emlak Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.

Anılan yasal düzenlemenin, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kamu hizmetinde kullanılmak üzere kamu kuruluşlarına tahsis edilmesine olanak tanıdığında bir duraksama bulunmamaktadır. Bu konuda yetkili kurum olarak Maliye Bakanlığının, tahsis işlemini yaparken ihtiyaç değerlendirmesi yaptığı ve bunun sonucuna göre tahsis işlemini gerçekleştirdiği kuşkusuzdur.

Söz konusu değerlendirmenin, tahsisin kaldırılması veya taşınmazın başka bir idareye tahsisisin söz konusu olduğu durumlarda da yapılacağı tabiidir. Dolayısıyla, bir kamu kuruluşuna yapılan tahsis amacının ortadan kalktığı veya bu amacın gerçekleştirilmesinin olanaksız hale geldiği saptanmadığı sürece, tahsisin kaldırılamayacağı veya tahsisin kaldırılması sonucunu doğuracak biçimde süre sınırı getirilemeyeceği açıktır. Zira, tahsis amacının varlığını sürdürdüğü ve bu amaca yönelik hizmetlerin gerçekleştirilmesinin olanaklı olduğu durumlarda tahsisin kaldırılması, yukarıda sözü edilen Kanun hükmüne ve kamu hizmeti gereklerine aykırı düşecektir.

Dava dosyasının incelenmesinden; Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 22.8.1997 tarih ve 34643 sayılı yazısı ile Ankara İli, Yenimahalle İlçesi, Alacaatlı Köyü, … parsel 419.773 m2 yüzölçümlü taşınmazın, tahsis amacı “Eğitim ve Sağlık Tesisleri” olmak üzere davacı Üniversiteye tahsis edildiği, anılan taşınmazın satışına ilişkin 13.12.2001 tarih ve 3544 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile taşınmazın davacıya yönelik tahsisinin iptali işlemlerine karşı açılan dava sonucunda Danıştay 10. Dairesi’nin 16.05.2005 tarih ve E:2002/3436, K:2005/2506 sayılı kararıyla dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, akabinde, anılan taşınmazın eğitim ve sağlık tesisleri yapılmak üzere tahsisine ve 2 yıl içinde inşaata başlanılmaması halinde tahsisin kendiliğinden kalkmış sayılacağına yönelik 12.10.2005 tarih ve 41219 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda Ankara 6. İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptal edildiği ve bu kararın Danıştay 10. Dairesinin 02.11.2010 tarih ve E:2007/6497, K: 2010/8657 sayılı kararıyla onandığı, bahsi geçen Mahkeme kararından sonra davalı idarenin 05.09.2007 tarih ve 55533 sayılı yazısı ile davacı adına yapılan tahsisin geçerliliğini koruduğunun belirtildiği, … parsel numaralı taşınmazın imar uygulaması geçirmesi üzerine 39 adet parsel oluştuğu ve dava konusu … ada … parsel sayılı 221.581,42 m2 taşınmazın imar planında “hastane alanı” olarak belirlendiği, davacı üniversite tarafından verilen 30.10.2008 tarihli dilekçe ile, planda “hastane alanı” olarak belirlenen … ada … parsel sayılı taşınmazın “Eğitim, Sağlık, ve Sosyal Tesisler” yapılmak üzere tahsisin devamı niteliğinde süresiz tahsisinin talep edildiği, bu talebin 02.06.2009 tarih ve 026148 sayılı işlemle, yetkinin Ankara Valiliğinin (Defterdarlık) yetkisi dahilinde kaldığı gerekçesiyle reddedildiği ve Valilik Defterdarlık makamının 30.07.2009 tarih ve 30703 sayılı işlemi ile de taşınmazın 2 yıl süre ile “Eğitim ve Sağlık Tesisleri” yapılmak üzere davacı üniversiteye tahsis edildiği anlaşılmaktadır.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 5’inci maddesinde; Yükseköğretim kurumlarının geliştirilmesi, verimlerinin artırılması, genişletilmesi ve bütün yurda yaygınlaştırılması, yükseköğretime ayrılan kaynakların ve ihtisas gücünün dağılımı, milli eğitim politikası ve kalkınma planları ilke ve hedefleri doğrultusunda ülke, çevre ve uygulama alanı ihtiyaçlarının karşılanması, örgün, yaygın, sürekli ve açık eğitim-öğretimi de kapsayacak şekilde planlanıp gerçekleştirilmesi ana ilke olarak amaç edinilmiş; yine, aynı Kanunun mali kolaylıklar başlıklı 56’ncı maddesinde ise, üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitülerinin genel bütçeye dahil kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan mali muafiyetler, istisnalar ve diğer mali kolaylıklardan aynen yararlanacakları kurala bağlanmıştır.

Bu bağlamda, tüm yükseköğretim kurumlarında olduğu gibi, davacı Üniversitenin geliştirilmesi, veriminin artırılması, genişletilmesi, çevre ve uygulama alanı ihtiyaçlarının karşılanması ve genel bütçeye dahil kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan mali muafiyetler, istisnalar ve diğer mali kolaylıklardan aynen yararlandırılmasının yasal bir gereklilik olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.

Taşınmazın, davacı üniversite adına tahsisinin yapıldığı 22.08.1997 tarihinden bu yana değişik tarihlerde idarece, tahsisin iptali veya 2 yıl süreli olarak tahsisine yönelik işlemler tesis edilmiş ise de; bu işlemlere karşı açılan davalarda yargı mercilerince işlemlerin iptali yolunda karar verilmiş ve bu kararlar temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmiştir.

Olayda, dava konusu işlem ile “eğitim ve sağlık tesisleri yapılmak” üzere davacı üniversiteye tahsisli olan alanın, “sosyal tesisler yapımı” amacında eklenmek suretiyle “süresiz olarak tahsis edilmesi isteminin reddedildiği, davacı üniversite tarafından ise, işlemin” süresiz tahsis isteminin reddine” yönelik kısmının iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, imar planında “hastane alanı” olarak belirlenen taşınmazın 2 yıl süre ile tahsisi yoluna gidilmekte ise de, taşınmaz üzerine yapılacak tesisin kapsamı, proje ve inşaat safhalarının alacağı süre nazara alındığında, tahsisin 2 yıllık süre ile sınırlandırılması belirlenen amaca uygun düşmemektedir. Öte yandan, söz konusu taşınmaza anılan Üniversitenin ihtiyacının bulunduğu, bu bağlamda Üniversiteye yapılan tahsis amacının ortadan kalkmadığı, eğitim ve sağlık tesisleri yapma amacına yönelik hizmetin gerçekleştirilmesinin olanaklı olduğu da görülmektedir.

Buna göre, davalı idarenin anılan hususları dikkate almadan tesis ettiği dava konusu işlemde hukuka uyarlılık bulunmadığından, davanın reddi yolunda verilen idare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49’uncu maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, Ankara 3. İdare Mahkemesi’nin 06/4/2011 günlü, E:2009/1407; K:2011/470sayılı kararın bozulmasına, dava dosyasının yeniden karar verilmek üzere adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/4/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.