Devlet Ormanlarında Mevzuata Aykırı Olarak Yapıların Yıkım Yetkisi Hangi Kurumda?

Devlet ormanlarında yıkım yetkisi, belediye ve mücavir alanlarda belediyelere, bu sınırlar dışında il özel idarelerine aittir.

Danıştay 14. Daire, 21.12.2011, E:2011/4002, K:2011/5151           

Devlet ormanlarında, ruhsatsız olarak yapılan yapılar hakkında, 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca yıkım kararı verme yetkisinin, aynı kanunun 5. maddesinde ifade edilen “yetkili idarelerde” olduğu hakkında.

6831 sayılı Orman Kanunu’nun 6.maddesinin 1.fıkrasında Devlet ormanlarına ve Devlet ormanı sayılan yerlere ait her çeşit işlerin Orman Genel Müdürlüğünce yapılacağı ve yaptırılacağı hükmüne yer verilmiş; aynı Kanun’un 17.maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan şekli ile 3. fıkrasında, Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, altyapı ve katı atık bertaraf tesislerinin; sanatoryum, baraj, gölet ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim ve spor tesislerinin ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebileceği bu alanlarda Devletçe yapılanların dışındaki her türlü bina ve tesisler iznin sona ermesi halinde eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçeceği hususu kurala bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davacılar ile İzmir Orman İşletme Müdürlüğü arasında 9 yıl süreli İzmir ili, Buca C Tipi Mesire Yeri İşletmeciliği ve Genel Saha Temizliği Dahil İşleri İşletmeciliği İhale ve Kira Sözleşmesi imzalandığı; sözü edilen sözleşmenin konusunu, yürürlükteki mevzuat kapsamında planlanarak yapılacak tesislerin (giriş kulübesi, otopark, piknik üniteleri, masa, ocak, tuvalet, çeşme, büfe, kamelya, yağmur barınağı, kır gazinosu, çocuk oyun alanları, mini spor alanları…vs.) işletmeciliği oluşturduğu; davacı şirketler tarafından, ilgili projelere dayalı olarak yapıların inşasına başlandığı, ancak davalı belediyece uyuşmazlık konusu yapıların ruhsatsız yapıldığı gerekçesiyle 08.05.2008 günlü, 897 sayılı dava konusu işlem ile yıkım kararı alındığı anlaşılmaktadır.

Yapıların plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenen 3194 sayılı İmar Kanununun 2.maddesinde Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıların bu Kanun hükümlerine tabi olduğu kuralına yer verilmiş, 5.maddesinde “ilgili idare” belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye, “mücavir alan” imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altına verilmiş olan alanlar olarak tanımlanmış, 21.maddesinin 1.fıkrasında da bu kanun kapsamına giren bütün yapılar için 26.maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınmasının mecburi olduğu belirtilmiştir.

Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden, orman alanında yapılacak yapı ve tesisler hakkında öncelikle Orman Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği; ancak bu durumun belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde imar mevzuatı açısından belediyelere tanınan yetki ve sorumlulukları ortadan kaldırmayacağı, dava konusu uyuşmazlıkta da davacı tarafından ormanlık alanda inşaa edilecek yapı ve tesisler için öncelikle Orman Kanunu hükümleri uyarınca Orman İdaresinden gerekli izinlerin alınacağı, daha sonra bu izinlerle birlikte ilgili belediyeye başvurularak anılan izinler çerçevesinde yapılmak istenen tesisin plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla yapı ruhsatı alınması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Dolayısıyla, orman alanlarında inşa edilecek yapı hakkında yıkım kararı alınması hususunda 3194 sayılı Kanun’un 5.maddesinde belirtilen “ilgili İdareler” yetkilidir.

Bu durumda, yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca orman alanlarında yapılacak yapılar hakkında yıkım kararı alma konusunda belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyelerin yetkili olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda, davalı belediyenin imara ilişkin olarak yetkisi bulunmadığından bahisle dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.