Düzenleme Alanında Parseli Bulunan Encümen Üyeleri Parselasyon Oylamasına Katılabilir mi?

Belediyelerde, arazi ve araz düzenlemesi yetkisi belediye encümenine aittir. 3194 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasında, imar planlarına göre yapılan parselasyon planlarının belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni tarafından onaylanacağı açıkça belirtilmiştir.

Encümen üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. Oyların eşitliği durumunda başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır. Çekimser oy kullanılamaz. Alınan kararlar başkan ve toplantıya katılan üyeler tarafından imzalanır. Karara muhalif kalanlar gerekçelerini de açıklar.

Encümen başkan ve üyeleri, münhasıran kendileri, ikinci derece dâhil kan ve kayın hısımları ve evlatlıkları ile ilgili işlerin görüşüldüğü encümen toplantılarına katılamazlar. 1580 sayılı (mülga) Belediye Kanununun yürürlükte olduğu dönemde belediye başkanı ve encümen üyeleri kendilerini ilgilendiren konulardaki encümen toplantılarına katılamamaktaydı.

Bu kapsamda olmak üzere belediye başkanına ve encümen üyelerine ait taşınmazların bulunduğu parselasyon işlemlerinin onayına ilişkin encümen toplantılarına bu kişiler katılamamaktaydı.

Danıştay da kendi taşınmazları da uygulamaya dâhil olan belediye başkanı ve encümen üyelerinin parselasyon işleminin onayına ilişkin encümen toplantılarına katılmalarını hukuka aykırı bulmaktaydı. Örneğin Danıştay 6. Dairesinin 14.05.1990 tarihli ve E:1989/2251, K:1990/870 sayılı kararında düzenleme sahasında belediye başkanının taşınmazı da bulunduğu anlaşıldığından, onun katılmasıyla parselasyon planının onaylanmasında usul hükümlerine uyarlık bulunmadığı vurgulanmıştır.

Danıştay 6. Dairesi, 14.05.1990, E:1989/2251, K:1990/870       

Özel suretle ilgili oldukları sorunların görüşmelerinde encümen görüşmelerine katılmaması gerekli başkanın katılımı sonucunda verilen belediye encümeni kararının mevzuata aykırı olduğu.

1580 sayılı Belediye Kanununun 77.maddesinde belediye encümeninin belediye başkanı ile seçilmiş encümen üyelerinden ve 88.maddede yazılı daire başkanlarından oluşacağı belirtilmiş, aynı yasanın 80.maddesinde ise, encümen üyelerinin özel suretle ilgili oldukları sorunların görüşmelerinde bulunamayacakları kuralı yer almıştır.

Olayda ise, dava konusu belediye encümeni kararı ile onanan parselasyon planının düzenleme sınırı içinde ... m2 yüzölçümlü taşınmazın belediye başkanına ait olduğu, anılan parselasyon planı ile bu taşınmazın 313 m2 yüzölçümlü imar parseline dönüştürülerek imarın 3 parsel sayısı altında belediye başkanı olan malikine müstakilen tahsis edildiği temyiz dosyası içinde yer alan ada dağıtım ve mal sahipleri özet cetvellerinin incelenmesinden anlaşılmaktadır.

Şu hale göre, dava konusu taşınmazla aynı adada ve düzenleme sınırı içinde bulunan taşınmazın imar parseline dönüştürülmesini öngören parselasyon planının onanmasına ilişkin belediye encümeni toplantısına bizzat iştirak ederek oy kullanan belediye başkanının yukarıda değinilen yasa kuralına aykırı olarak özel suretle ilgili olduğu konunun görüşmesine katıldığının kabulü zorunludur.

Bu durumda, görüşmeye katılmaması gerekli başkanın katılımı sonucunda verilen belediye encümeni kararının mevzuata aykırılığı gözetilmeksizin davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında usul ve yasaya uyarlık bulunmamaktadır.

Aynı yönde Danıştay 6. Dairesinin 16.04.1990 tarihli ve E:1989/919, K:1990/710 sayılı kararına bakılabilir.

Ancak, 5393 sayılı Belediye Kanunu bu konuda daha farklı bir düzenleme getirmiştir. Kanunun 35. maddesinde “Encümen başkan ve üyeleri, münhasıran kendileri, ikinci derece dâhil kan ve kayın hısımları ve evlatlıkları ile ilgili işlerin görüşüldüğü encümen toplantılarına katılamazlar.” hükmü yer almaktadır.

Maddenin 1580 sayılı Kanundan farklı yönü, madde metnine “münhasıran” kelimesinin dâhil edilmesidir. Kelime olarak “özellikle” anlamına gelen bu kelime, sanki sadece encümen başkan ve üyelerini ilgilendiren toplantılara katılmayı yasaklamaktadır. Bu kapsamda, parselasyon gibi encümen başkan ve üyeleri dışındaki kişileri de ilgilendiren toplantılara encümen başkanı ve üyelerinin katılabilecekleri gibi bir anlam ortaya çıkmaktadır. Ancak, bu durumun da hukuki açıdan olmasa bile etik açıdan sıkıntılar oluşturacağı açıktır. Bu konu, Danıştay kararları ile netleşecektir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.