Düzenleme Ortaklık Payından Oluşan Alanların Hazine Adına Tescili

DOP’tan oluşturulan alanlardan olan okul, ibadet yeri ve karakol yerleri tescile tabidir. Kesinleşen parselasyon planlarında; okul, karakol, ibadet yerleri olarak ayrılan sahalar, dağıtım cetvellerinde Hazine adına dağıtım görür ve uygulama tapuya tescil edilirken Hazine adına tescil edilir.

Zaten 7181 sayılı Kanunla, 18. maddede yapılan değişiklikle “Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir.” hükmü getirilmiştir.

Buna göre resmî kurum alanı, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanlarının Hazine adına tescil edilmesi gerekmektedir.

Uygulamada özellikle cami alanlarının belediyeler adına tescil edildiği görülmektedir, ancak bu, doğru bir uygulama değildir. Bu alanların da Hazine adına tescili zorunluluktur.

Ayrıca DOP’tan oluşan ve Hazine adına tescil edilen bu parsellerin tapu kütüklerinin beyanlar hanesine, taşınmazın DOP’tan oluştuğunun belirtilmesi gerekmektedir.

Bu yerlerin tescili için taşınmaz üzerinde fiilen cami, karakol ya da okulun varlığı şart değildir. Planda okul, cami ya da karakol yapılmak üzere yerinin ayrılmış olması, tescil için yeterlidir.

Düzenleme ortaklık payından oluşan “karakol” yerlerinin doğrudan Hazine adına tesciline ilişkin olarak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Merkez İnceleme Kumlunun 06.01.2000 tarihli ve 30 sayılı kararında, DOP’tan karakol yeri olarak ayrılan taşınmaz malın kamu orta mallan siciline kaydedilmeden doğrudan doğruya tapu kütüğüne Hazine adına kaydedilmesi, ancak oluşumuna ilişkin gerekli şerhlerin tapu kütüğünün ilgili sütunlarına düşülmesi gerektiğinin uygun olduğu belirtilmiştir.

18. maddenin 5006 sayılı Kanunla değişmeden önceki halinde “cami” ibaresi yer almakta ve bunların Hazine adına tescil edilmesinde herhangi bir sıkıntı yaşanmamakta idi. Ancak, 5006 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle 18. maddede yer alan “cami” ibaresi “ibadet yeri” olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklik gereği DOP’tan oluşan tüm ibadet yerlerinin Hazine adına tescilinin gerekeceği düşünülmektedir.

Her ne kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığının (TAU Genel Müdürlüğü) 01.11.2000 tarihli ve 25444 sayılı yazısı ile TKGM’nin (Tasarruf İşlemleri Dairesi Başkanlığı) 06.01.2000 tarihli ve 35 sayılı talimatında (Koçak, 2008’den alıntı); “DOP’tan elde edilebilecek cami yerleri, tescile konu alanlar olup, bu yerlerin Hazine adına tescil edildikten sonra, Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edilmesi gerektiği” vurgulanmış ise de ibadet yerlerinin TKGM tarafından Diyanet İşleri Başkanlığına tahsisi söz konusu değildir. Bu gibi yerler, Hazine adına tescil edildikten sonra “Hazine özel mülkiyetindeki taşınmaz” statüsünü kazanırlar. 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre de; Hazine özel mülkiyetinde bulunan taşınmazları tahsis etme yetkisi, Maliye Bakanlığına aittir. Bu nedenle, bu yerlerin tahsis yetkisi Maliye Bakanlığına ait olup TKGM teşkilatı tarafından tahsis konusunda herhangi bir işlem yapılmaması gerekir.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından Maliye Bakanlığının 21/05/2009 tarihli ve B.07.0.MEG.0.10.00.00/3121-94005 sayılı yazısına cevaben yazılan 12.06.2009 tarihli ve B.09.KTKG010000 1-18013/1462-2791 sayılı yazıda 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun 65. maddesinde “Okullar için tahsis, satın alma veya kamulaştırma yolu ile sağlanan topraklarla bu topraklar üzerinde yapılacak bina veya tesisler, bulundukları yerlere göre köy veya özel idareler adına tapuya tescil edilir. Bunların ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan okul binaları ile tesislerinin daimi bakım ve onarım giderleri, bulundukları yerlere göre özel idare veya köy bütçelerinden karşılanır.” hükmünün yer aldığı belirtilerek, anılan madde hükmü uyarınca ilk öğretim alanlarının özel idareler adına, lise ve dengi okul yerlerinin ise Maliye Hazinesi adına tescil edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Ancak bu görüşe katılma imkanı yoktur. Her şeyden önce 222 sayılı Kanun’un uygulanmadığı alanlar (örneğin büyükşehir belediyeleri) söz konusudur. Oysa ki 222 sayılı Kanun daha ziyade köy ilkokullarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere çıkarılmıştır.

Bu nedenle bu gibi yerlerin tamamının öncelikle Hazine adına tescil edilmesi, bunlardan gerekli olanların 222 sayılı Kanun çerçevesinde köy tüzel kişiliğine ya da il özel idaresine devrinin bu aşamadan sonra değerlendirilmesi gerekir[1].

[1]     Koçak, Hüseyin (2016) “Parselasyonla Oluşan Okul, Cami ve Karakol Yerleri ile Bağışların Tescili”, Erişim Adresi: http://tapu-kadastro.net/index.php/makaleler-2/imar-2/210-parselasyon-sahasinda-olusan-okul-cami-ve-karakol-yerleri-ile-bagislarin-tescili-hueseyin-kocak

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.