İmar Para Cezalarına Karşı Açılan Davalarda Kısmen Kabul, Kısmen Ret Mümkün mü?

Makalemizi paylaşır mısınız?

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. Maddesi

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi, maddede sayılan fiillerin işlenmesi halinde imar para cezası uygulanmasını öngörmektedir.

İmar para cezalarına karşı idari yargıda dava açılabilmektedir. Bu konu hakkında şu yazımıza bakabilirsiniz: İmar Para Cezalarına Karşı Açılacak İptal Davalarında Görevli Yargı ve Yetkili Mahkeme

Açılan davalarda idari yargı para cezalarının hukuka uygun olup olmadığına karar vermektedirler. İmar para cezalarının muhtemel iptal nedenleri konusunda şu yazımıza bakabilirsiniz: İmar Para Cezalarına Karşı Açılacak Davalarda Muhtemel Hukuka Aykırılık Nedenleri

Danıştay içtihatlarına göre, idare mahkemeleri, para cezası verilmesine ilişkin idari işlemi sadece iptal edebilirler, bunun yerine davalı idarenin yerine geçerek para cezası miktarını tayin edemezler.

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin ikinci fıkrasında idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin, yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Bu durumda, 2577 sayılı Kanunun 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, yargı kararı ile idarelerin işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğine göre, idari yargı tarafından mevzuata aykırı bulunan para cezasının tamamının iptali gerekir.

Karar                                                                                                                                  

Danıştay 6. Dairesi, 21.04.2006, E:2004/1613, K:2006/2164            
2577 sayılı Yasanın 2.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargı kararı ile idareleri işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde ve idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğine göre, İdare Mahkemesince para cezası fahiş bulunduktan sonra idarenin yerine geçilerek para cezası miktarının belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin ikinci fıkrasında idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin, yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Dosyanın incelenmesinden dava konusu işlem ile davacıya 3194 sayılı Yasanın 42.maddesi uyarınca 5.000.000.000 lira para cezası verildiği, İdare Mahkemesince de yapının yeri, konumu, niteliği ve maliyet değeri dikkate alınarak para cezasının kısmen iptal edildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargı kararı ile idareleri işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğine göre, İdare Mahkemesince para cezası fahiş bulunduktan sonra idarenin yerine geçilerek para cezası miktarının belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

 

Yani idare mahkemelerinin idarenin yerine geçilerek para cezası miktarının belirlemeleri ve para cezalarına ilişkin davaları “kısmen kabul, kısmen ret” şeklinde sonuçlandırmaları mümkün değildir.

Karar    

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceğinden, imar para cezasının mevzuata aykırı bulan idare mahkemesinin cezanın tamamını iptal etmesi gerekirken kısmen iptal etmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin ikinci fıkrasında idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin, yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlem ile davacıya 3194 sayılı Yasanın 42.maddesi uyarınca para cezası verildiği, İdare Mahkemesince de mevzuat değişikliği dikkate alınarak para cezasının kısmen iptal edildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargı kararı ile idarelerin işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğine göre, İdare Mahkemesince para cezası mevzuata aykırı bulunduktan sonra tamamının iptali gerekirken idarenin yerine geçilerek para cezası miktarının belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Danıştay 6. Dairesi, 18.12.2006, E:2006/5672, K:2006/6292                      

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceğinden, imar para cezasının mevzuata aykırı bulan idare mahkemesinin cezanın tamamını iptal etmesi gerekirken kısmen iptal etmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 2.maddesinin 2.fıkrasında, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin, yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin yasalarda gösterilen şekle ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisinin kaldırılacak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükme bağlanmıştır.

İdare Mahkemesince, idarece verilen para cezası tutarının belirlenmesinde hangi kriterlerin dikkate alınmasının gerektiği hususları açıklandıktan sonra mevzuata aykırı hesaplanan para cezasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, idare yerine geçerek para cezasının 22.714.414.610-liralık kısmının hukuka uygun bulunmayarak iptaline, artan kısım için davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Danıştay 6. Dairesi, 17.10.2007, E:2005/4304, K:2007/5667                      

Bu içtihat, imar para cezalarına karcı açılacak davaların Danıştay 14. Dairesinin yetki alanına dahil edilmesinden sonra da devam etmiştir.

Karar    

Milli Emlak Kitabı

Para cezasının; yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün ise, 3194 sayılı Kanun’un 42. maddesinin 2. fıkrasının a) bendi uyarınca yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanması gerektiği, mekansal olarak alan oluşturmayan bahçe duvarı, kapı, pencere gibi imalatlarda ise, metrekare bazında hesaplanamayacağı için para cezasının (b) bendine göre yapının maliyet bedeli üzerinden hesaplanması gerektiği hakkında.

Uyuşmazlıkta; davaya konu yapıda kullanılan malzemenin, olması gerekenden düşük kalitede olduğu, aykırılığın yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanmasının mümkün olmadığı, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin (b) bendi uyarınca para cezası verilmesi gerekirken, aynı maddenin (a) bendi uyarınca verildiği, bu durumun da temel para cezasını değiştirecek nitelikte olduğu görüldüğünden, davaya konu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durumda; İdare Mahkemesince, para cezasının hatalı olarak tesis edildiği tespit edildikten sonra para cezasının tümünün iptali gerekirken, “idari işlem niteliğinde karar verilemez” kuralına aykırı olarak idarenin yerine geçilmek suretiyle işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

Danıştay 14. Dairesi, 15.04.2015, E:2013/3547, K:2015/2962                    

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42/2. maddesinin (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörüldüğünden, temel para cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde, aykırılığı tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen artırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının da tamamının iptal edilmesi gerektiği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişinin aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı ve grubuna ilişkin yaptığı tespitler uyarınca raporda hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmesi suretiyle, işlemin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı idari yargı denetimi yetkisi aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, bununla beraber, temel para cezasının, 3194 sayılı Kanun’un 42/2. maddesinde öngörülen kriterlere uygun olarak hesaplandığı, hukuka uygun olduğu; ancak, (c) bendinde öngörülen artırım sebebi veya sebeplerinin uygulanması koşullarının oluşmadığının anlaşılması halinde ise para cezasının hukuka aykırılığı tespit edilen artırım sebebine isabet eden kısım yönünden kısmen iptaline karar verileceği hakkında.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca, yargı kararı ile idarelerin işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğinden; 3194 sayılı Kanun’un 42/2. maddesinin (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörüldüğünden, temel para cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde, aykırılığı tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen artırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının da tamamının iptal edilmesi gerektiği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişinin aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna ilişkin yaptığı tespitler uyarınca raporda hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmesi suretiyle, işlemin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı idari yargı denetimi yetkisi aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, bununla beraber, temel para cezasının, 3194 sayılı Kanun’un 42/2. maddesinde öngörülen kriterlere uygun olarak hesaplandığı, hukuka uygun olduğu; ancak, (c) bendinde öngörülen artırım sebebi veya sebeplerinin uygulanması koşullarının oluşmadığının anlaşılması halinde ise para cezasının hukuka aykırılığı tespit edilen artırım sebebine isabet eden kısım yönünden kısmen iptaline karar verileceği açıktır.

Danıştay 14. Daire, 27.02.2014, E:2012/4585, K:2014/2762                       

Şunlar da İlginizi Çekebilir

İmar Para Cezalarına Karşı Açılacak İptal Davalarında Görevli Yargı ve Yetkili Mahkeme

Hangi Yapılara ve Fiillere İmar Para Cezası Uygulanır?

Hatalı Olarak Düzenlenen Ruhsata Dayanılarak Yapılan Yapılara Para Cezası Verilebilir mi?

Köylerde Muhtarlıktan İzin Alınmaksızın Yapılan Yapılara Para Cezası Verilir mi?

Kaçak Yapılara Para Cezasında Zamanaşımı var mı?

İmar Para Cezası Uygulama Yetkisi Hangi Kurumda?

Bununla birlikte, temel para cezasının hesaplanmasında hukuka aykırılık yok ise ve sadece artırım sebepleri yönünden hukuka aykırılık söz konusu ise sadece artırım yönünden iptale karar verilmesi mümkündür.

Karar    

Para cezalarında temel para cezasının hesaplanmasında hukuka aykırılık yok ise ve sadece artırım sebepleri yönünden hukuka aykırılık söz konusu ise sadece artırım yönünden iptale karar verilmesinin mümkün olduğu.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca, yargı kararı ile idarelerin işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğinden; 3194 sayılı Kanun’un 42/2. maddesinin (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörüldüğünden, temel para cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde, aykırılığı tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen artırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının da tamamının iptal edilmesi gerektiği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişinin aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna ilişkin yaptığı tespitler uyarınca raporda hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmesi suretiyle, işlemin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı idari yargı denetimi yetkisi aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, bununla beraber, temel para cezasının, 3194 sayılı Kanun’un 42/2. maddesinde öngörülen kriterlere uygun olarak hesaplandığı, hukuka uygun olduğu; ancak, (c) bendinde öngörülen artırım sebebi veya sebeplerinin uygulanması koşullarının oluşmadığının anlaşılması halinde ise para cezasının hukuka aykırılığı tespit edilen artırım sebebine isabet eden kısım yönünden kısmen iptaline karar verileceği açıktır.

Danıştay 14. Daire, 27.02.2014, E:2012/4585, K:2014/2762                       

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2451 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.