İmar Planı Revizyonu ve Değişikliklerinde Uyulması Gereken Şehircilik İlkeleri

Makalemizi paylaşır mısınız?

İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular göz önüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.

Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir.

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 25. maddesine göre imar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır.

Aynı Yönetmeliğin 26. maddesine göre, imar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için gerekli şekil kurallarına uyulması gerekir.

1. Kamu Yararı Dışında Amaçlarla Plan Değişikliği Yapılması Mümkün mü?

Plan değişikliklerinin sebebi, değişiklik ihtiyacını ortaya çıkarak fiili ya da hukuki durumlardır. Bir alanın imar planı yapıldıktan sonra çeşitli ihtiyaçların ortaya çıkması durumunda, mevcut imar planında değişiklik yapılabilmesi gayet doğaldır. Üstelik, plan yapma yetkisine sahip idareler dışındaki gerçek ve tüzel kişilerin de plan değişikliği için idareden talepte bulunabilmeleri mümkündür.

2. Plan Ana Kararlarını, Plan Sürekliliğini, Bütünlüğünü, Sosyal ve Teknik Altyapı Dengesini Bozucu Plan Değişikliği Yapılması

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesine göre imar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır.

Parsel Bazında İmar Planı Değişikliği Yapılabilir mi?

İmar planları ilk defa yapılırken, önce gerekli veriler toplanmakta, sonra bu veriler analiz edilerek son aşamada imar planı ve plan notu olarak hazırlanmaktadır. Bu aşamada planın kendi içinde bir bütünlüğü bulunmaktadır. Üstelik planlama bir süreç olduğu için süreklilik arz etmektedir. Bu nedenle, plan değişikliği yaparken plan bütünlüğüne ve sürekliliğine zarar vermemeye dikkat edilmelidir.

Danıştay kararları da bu yöndedir. Örneğin Danıştay 6. Dairesi tarafından verilen 20.10.1993 tarihli ve E:1992/3665, K:1993/4391 sayılı kararda “birkaç defa imar planı değişikliğinin yapılmasının plan ana kararlarını bozduğu ve planlamada aranan süreklilik ilkesinin zedelediği, bu nedenle iptal edilmesi gerektiği” vurgulanmıştır.

Danıştay 6. Dairesi, 20.10.1993, E:1992/3665, K:1993/4391: Birkaç defa imar planı değişikliğinin yapılmasının plan ana kararlarını bozduğu ve planlamada aranan süreklilik ilkesinin zedelendiğinden imar planı değişikliğinin iptali gerekir.

3. Sosyal ve Teknik Alt Yapının Bozulması Sonucu Doğuracak Plan Değişikliği Yapılması

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesine göre imar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Sosyal ve Teknik Alt Yapı Plan Değişikliklerinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

4. Kat Adedi veya Bina Yüksekliğini Artıran İmar Planı Değişikliklerinde Komşu Parsellerin Haklarının İhlal Edilmemesi

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesine göre kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri, yörenin yerleşim özellikleri, dokusu ve kimliği dikkate alınmak suretiyle, şehrin veya alanın yakın çevresinin silüeti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınarak yapılır.

Aynı maddeye göre imar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde:

a) Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır.

b) Nüfus yoğunluğuna bağlı olmaksızın, kat adedinin artırılmasının istenmesi durumunda; önerilecek kat adetlerinin tayininde aşağıdaki formüle göre bulunacak bütün yollardaki karşılıklı bina cepheleri arasındaki asgari uzaklık sağlanacaktır: K = [(Y1 + Y2)/2] + 7,00 m

Yukarıdaki formülde; K = Karşılıklı bina cepheleri arasındaki mesafe (metre), Y1 = Yolun bir cephesine önerilecek yapının yüksekliği, Y2 = Yolun diğer cephesinde önerilecek yapının yüksekliğini, ifade eder.

c) Parsellerin birleştirilmesi ve yapı düzeni değişikliği içeren, kat adedinin artırılmasına yönelik uygulama imar planı değişikliklerinde de yukarıdaki formüle uyulması esastır.

5. İmar Yollarıyla İlgili Plan Değişikliklerinde Yönetmelikte Belirtilen Hususlara Uyulmaması

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesine göre imar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde:

a) Devamlılığı olan bir yolun belli bir kesimde şerit sayısı azaltılamaz ve daraltılamaz.

b) Yolların kaydırılmasında, mülkiyet ve yapılaşma durumu dikkate alınır.

Milli Emlak Kitabı

c) İmar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamaz; yerleşik alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur. Ancak parseller 7,00 metreden dar yollardan mahreç alamaz.

ç)  İmar planı değişikliği ile taşıt geri dönüş kurbu olmayan çıkmaz yol ihdas edilemez.

d) İmar planlarında Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan karayollarında yapılacak her türlü değişiklikte bu Kuruluştan alınacak görüşe uyulur.

e) Plan alanındaki trafik hacimleri ile yeni getirilen kullanımların trafik üretme ve trafik çekme hacimleri dikkate alınarak yol ve kaldırım genişlikleri belirlenir.

Yoğunluk artıran veya kentsel ulaşım sistemini etkileyen imar plan değişikliklerinde, kentsel teknik altyapıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla ayrıca kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporu, analizi hazırlanır veya hazırlatılır.

6. Karayolu ve Çevresine İlişkin Olarak Yapılacak Planlarda Karayolları Genel Müdürlüğünün Görüşünün Alınmaması

6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 19. maddesine göre kesinleşen imar planlarında karayolu ve çevresine ilişkin daha sonra yapılacak her türlü ilave, değişiklik ve diğer çalışmalarda, trafik ve karayolu güvenliği açısından Genel Müdürlüğün görüşü alınır. Bu plana ilişkin değişiklikler hakkında ilgili mevzuatına göre ilan süresinin başladığı tarihte Genel Müdürlüğe bilgi verilir.

7. Tekel Niteliğinde Hizmet Sunan Kamu İdarelerinin İhtiyaçlarının Dikkate Alınmaması

Tekel niteliğinde kamu hizmeti gören kamu idarelerinin, sürdürdükleri görevlerin ve yerine getirdikleri kamu hizmetlerinin kesintisiz bir şekilde devam etmesi, kamu yararı açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle plan yapmakla görevli kamu idareleri, yapılacak imar planlarında ve plan değişikliklerinde tekel niteliğinde kamu hizmeti gören kamu idarelerinin ihtiyaçlarını dikkate almak ve bu idarelerin sundukları hizmetin devamlılığını aksatmayacak şekilde davranmak zorundadırlar. 

Bu idarelerin mülkiyetlerinde bulunan taşınmazların, idarenin ihtiyaçları dikkate alınmaksızın, idarelerin amacı dışında bir başka amaca ayrılmasını sağlayan imar planları ve plan değişiklikleri hukuka aykırılık teşkil edecektir.

Danıştay 6. Dairesi, 02.07.2007, E:2006/5520, K:2007/4165: Davacı Kuruluş tarafından tekel nitelinde sunulan bu hizmetin üstün kamu yararı taşıması karşısında, uyuşmazlık konu edilen taşınmazın davacı Kuruluşun amaç ve hedefleri dışında kullanılması sonucu doğuran imar planlarında gerçekleştirilen dava konusu değişikliklerde hukuka uyarlık görülmediği. Davacı Kuruluş, demiryolu ulaştırması alanında tekel niteliğindeki mal ve hizmeti kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulmuş olup, gördüğü bu kamu hizmeti dolayısıyla bu hizmeti imtiyaz sayılmaktadır. İmar planlarının yapılması sürecinde, tekel nitelinde hizmet sunan ve bu hizmeti kamu yararı gözeterek üretmek durumunda olan davacı Kuruluşun, gördüğü kamu hizmetinin önemi ve özelliklerine dönük ihtiyaçlarının dikkate alınması gerekmektedir. Demiryolu ulaşımının yolcu ve yük taşımacılığında kent içi, kentler arası ve ülkeler arası boyutuyla kitle halinde ve yüksek taşıma kapasitesi ile öne çıkan özelliği karşısında, davacı Kuruluş tarafından tekel nitelinde sunulan bu hizmetin üstün kamu yararı taşıması karşısında, uyuşmazlık konu edilen taşınmazın davacı Kuruluşun amaç ve hedefleri dışında kullanılması sonucu doğuran imar planlarında gerçekleştirilen dava konusu değişikliklerde hukuka uyarlık görülmediğinden işlemlerin iptali gerekirken davanın reddi yolunda verilen temyize konu mahkeme kararında isabet görülmemiştir.

8. İmar Planı Değişikliklerinde Plan Müelliflerinin Görüşünün Alınması Zorunlu mu?

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 1. maddesinde genel anlamda “eser” tanımı yapılmış, 2. maddesinin 3. fıkrasında her nevi planların fikir ve sanat eseri sayıldığı, 16. maddesinin 1. fıkrasında da, eser sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.

Bu hükümler uyarınca planın, teknik ve bilimsel fikir eseri olarak korunduğu, eser sahibinin izni olmadıkça plan değişikliği yapılamayacağı, planda değişiklik yapılabilmesi için plan müellifinin muvafakatinin alınması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Danıştay’a göre, imar planları 5846 sayılı Kanunun 1. maddesi anlamında “eser” tanımı içerisine girmektedir (Bu konuda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 06.05.2004, E:2001/380, K:2004/552 sayılı kararına bakılabilir).

Ancak 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesine 12.07.2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanunla eklenen (i) bendine göre, idarelerce onaylanmış; mevcut durumu gösteren halihazır haritalar, parselasyon planları ile teknik ve idari düzenlemeleri içeren bu Kanun kapsamındaki planların değişiklik ve revizyonlarında ilk müellifin görüşü veya izni aranmaz. 

Bu değişikliğe paralel olarak Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 27. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Plan müellifinin gerekçeli uygun görüşünün alınması şarttır” hükmüne benzer bir hükme Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde yer verilmemiştir.

İmar Planı Revizyonu ve Değişikliklerinde Uyulması Gereken Şehircilik İlkeleri
Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2463 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.