İmar Planlarına Karşı Açılacak Davalarda Görevli Yargı ve Yetkili Mahkeme

Makalemizi paylaşır mısınız?

İmar Planlarına Karşı Açılacak Davalarda Görevli Yargı: İmar Planlarına Karşı Hangi Yargıda Dava Açılır?

İmar planları, düzenleyici idari işlem niteliğinde oldukları için bunların iptali istemiyle açılan davalar idari yargıda görülür.

İmar Planlarına Karşı Açılacak Davalarda Yetkili Mahkeme: İmar Planlarına Karşı Hangi Mahkemede Dava Açılır?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 34. maddesine göre imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmazlarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme, taşınmazların bulunduğu yer idare mahkemesidir.

Taşınmaz Mallara İlişkin Davalarda Yetki

Madde 34- (Değişik: 10.06.1994/4001) 1. İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir. 2. Köy, belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuatın uygulanmasına ilişkin davalarla sınır uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, mülki idari birimin, köy, belediye veya mahallenin bulunduğu yahut yeni bağlandığı yer idare mahkemesidir.

Bu nedenle imar planlarına açılacak davaların planı yapan belediye ya da il özel idaresini yargı çevresinde bulunduğu idare mahkemesinde değil, taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesinde görülmesi gerekir.

Ancak idari yargıda ilk derece mahkemeleri tek değildir. İdari yargıda ilk derece mahkemesi olarak; Danıştay, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri bulunmaktadır. Bunlardan idare mahkemeleri, genel görevli mahkemelerdir. Bir başka anlatımla, başka bir idari yargı organının görev alanına girdiği açıkça belirtilmediği sürece idari işlemlere karşı idare mahkemelerinde dava açılması gerekir. Bu kapsamda, imar planlarına karşı açılacak davalarda da açıkça bir başka idari yargı mercii görevlendirilmediği sürece idare mahkemelerinde dava açılması gerekir.

İmar Planlarına Karşı Danıştay’da Dava Açılabilecek Haller

2575 sayılı Danıştay Kanununun 24. maddesinde Danıştay’ın bakanlıkların düzenleyici işlemlerine ve birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere, ilk derece mahkemesi olarak bakacağı ifade edilmiştir. Maddenin (c) bendi gereği bakanlıkların düzenleyici işlemlerine karşı ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da dava açılması gerekmektedir.

Bakanlıklar Tarafından Onaylanan İmar Planlarına Nerde Dava Açılır?

2575 sayılı Danıştay Kanununun 24. maddesinde Danıştay’ın bakanlıkların düzenleyici işlemlerine ve birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere, ilk derece mahkemesi olarak bakacağı ifade edilmiştir. Maddenin (c) bendi gereği bakanlıkların düzenleyici işlemlerine karşı ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da dava açılması gerekmektedir.

İmar planları da Danıştay tarafından düzenleyici idari işlem olarak kabul edildiği için bakanlıklar tarafından hazırlanan ve onaylanan imar planlarına karşı Danıştay’da dava açılması gerekir. Örneğin Çevre ve Orman Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı gibi kamu idareleri tarafından hazırlanan/onaylanan imar planlarına karşı Danıştay’da dava açılması gerekir.

Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak görev alanına girecek ikinci durum, birden fazla idare mahkemesinin yetki alanına giren imar planlarıdır. Bir kamu idaresi tarafından yapılan imar planı birden fazla idare mahkemesinin görev alanına giriyorsa görevli mahkeme, 2575 sayılı Kanunun 24/e maddesi gereği Danıştay’dır. Örneğin birden fazla ili kapsayan çevre düzeni planlarına karşı (bu illerin birden fazla idare mahkemesinin görev alanına girmesi şartı ile) ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da dava açılması gerekir.  

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Tarafından Onaylanan İmar Planlarına Nerede Dava Açılır?

Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından onaylanan planlara karşı da ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da dava açılması gerekir.

Danıştay 6. Dairesi, 11.03.2008, E:2007/7876, K:2008/1684: Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanan imar planlarının iptali istemiyle açılan davaların ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görüleceği. 4046 Sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 27. maddesinin (a) bendinde “Bu Kanun hükümleri gereğince yapılacak Özelleştirme uygulamalarına ilişkin işlemler (danışmanlık hizmet alınmaları ile nihai devir işlemlerine ilişkin sözleşmeler dahil) Katma Değer Vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. İdarenin taraf olduğu dava ve takiplerde, İdare her türlü harçtan muaftır. Özelleştirme uygulamalarına ilişkin idari davalar, ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür…” hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın Özelleştirme Yüksek Kurulunun 6.4.2005 günlü, 2005/38 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda özel koşullu ticaret alanına ayrıldığı ve bu planların iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda anılan mevzuat hükmünde açıkça özelleştirme uygulamalarına ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görüleceği belirtildiğinden, İdare Mahkemesi’nce işin esasına girilerek verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.

Birden Fazla İdare Mahkemesinin Yetki Alanına Giren İmar Planları

Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak görev alanına girecek ikinci durum, birden fazla idare mahkemesinin yetki alanına giren imar planlarıdır. Bir kamu idaresi tarafından yapılan imar planı birden fazla idare mahkemesinin görev alanına giriyorsa görevli mahkeme, 2575 sayılı Kanunun 24/e maddesi gereği Danıştay’dır. Örneğin birden fazla ili kapsayan çevre düzeni planlarına karşı (bu illerin birden fazla idare mahkemesinin görev alanına girmesi şartı ile) ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da dava açılması gerekir.

İmar Planı ve Uygulama İşlemine Karşı Birlikte Açılan Bağlantılı Davalarda Yetki

Burada imar planlarının uygulanmasına yönelik işlemlere (imar durumu, ruhsat, kamulaştırma) karşı açılan iptal davalarında dayanak imar planının da iptalinin istenmesi ve dayanak imar planının Danıştay’ın görev alanına girmesi durumunda uygulama işlemine karşı açılacak davalarda bağlantı kurallarının uygulanıp uygulanmayacağının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Bir başka anlatımla, uygulama işlemine karşı açılacak davaların idare mahkemesinin, imar planına karşı açılacak davaların ise Danıştay’ın görev alanına girdiği durumlarda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 38. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağını değerlendirelim.

38. maddede idare mahkemesi, vergi mahkemesi veya Danıştay’a veya birden fazla idare veya vergi mahkemelerine açılmış bulunan bağlantılı davalardan birinin Danıştay’da bulunması halinde dava dosyasının Danıştay’a gönderileceği hükme bağlanmıştır.

“Bağlantılı davalar:

Madde 38 – 1. (Ek: 10/6/1994-4001) Aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm, diğerini etkileyecek nitelikte olan davalar bağlantılı davalardır.

2. İdare mahkemesi, vergi mahkemesi veya Danıştay’a veya birden fazla idare veya vergi mahkemelerine açılmış bulunan davalarda bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine veya doğrudan doğruya mahkemece karar verilir.

3. Bağlantılı davalardan birinin Danıştay’da bulunması halinde dava dosyası Danıştay’a gönderilir.

Milli Emlak Kitabı

4. Bağlantılı davalar, değişik bölge idare mahkemesinin yargı çevrelerindeki mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyalar Danıştay’a gönderilir.

5. Bağlantılı davalar aynı bölge idare mahkemesinin yargı çerçevesindeki mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyalar o yer bölge idare mahkemesine gönderilir.”

Aynı Kanunun 39. maddesinin 2/a bendinde Danıştay’ın dava konusu uyuşmazlığı incelemeye yetkili dairesinin bağlantının bulunduğuna karar vermesi halinde davalardan birinin Danıştay’da açılmış ve çözümlenmesi Danıştay’ın görevine dahil bir uyuşmazlıkla ilgili ise davaların tümünün Danıştay’da birleştirilerek görüleceği, 2/c bendinde ise Danıştay’ca verilen karar bağlantının bulunmadığı yolunda ise dosyaların ilgili mahkemelere geri gönderileceği belirtilmiştir. Bu kurallara göre idari yargı yerlerine açılan birden fazla dava arasında bağlantıdan söz edilebilmesi için aşağıdaki şartların gerçekleşmiş olması gerekir:

1) Davaların tamamının aynı idari yargı yerinin yani yalnızca idare mahkemelerinin veya vergi mahkemelerinin, bu mahkemelerle birlikte ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay’ın görevine girmeleri gerekir.

2) İkinci olarak, davaların biri veya birkaçının sonucunun bir diğer davada yargı yerince yapılacak saptama ve değerlendirmelerle verilecek kararlara bağlı bulunması, diğer bir anlatımla davalara konu idari işlemlerin maddi ve hukuki sebeplerinde birlik veya davaların birine konu idari işlemin diğer davalara konu idari işlemlerin sebebi olması ve davaların tümünün yargılamanın aynı aşamasında bulunması da gerekmektedir.

3) Davaların tamamının yargılamanın aynı aşamasında bulunması gerekir. Aralarında bu anlamda ilişki bulunan davalardan birinin yargılamanın ilk aşamasını geçirmiş bulunması halinde de davalar arasında bağlantının varlığından söz edilemez.

Danıştay 6. Dairesine göre genel nitelikteki düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların varlığı, bu işlemlere dayanılarak tesis edilen sübjektif nitelikli tüm işlemlerden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davaların çözümünde bağlantı olduğunun kabulünü gerektirmez. Bu nedenle, uygulama işlemi ile dayanak imar planının farklı yargı mercilerinin görevine girmesi durumunda uygulama işlemine karşı açılan davanın idare mahkemesince, dayanak imar planına karşı açılan davanın ise Danıştay’ca karara bağlanması gerekir.

Danıştay 6. Dairesi, 22.05.1997, E: 1996/3315, K: 1997/2435: Olayda, düzenleyici işlem olan imar planının iptali istemiyle Danıştay’da dava açılmış olması nedeniyle düzenleyici işlemin uygulanmasına yönelik işlemlerin iptali istemiyle açılan davalar arasında bağlantı olduğu kabul edilerek dava dosyası Danıştay’a gönderilmiş ise de, sübjektif nitelikli bu davaların idare mahkemesince imar planı ve imar mevzuatı açısından incelenerek çözümlenmesi gerektiği. İdari Yargılama Usulünde, idari yargı yerlerine açılan birden fazla dava arasında bağlantıdan söz edilebilmesi için davaların tamamının aynı idari yargı yerinin yani yalnızca idare mahkemelerinin veya vergi mahkemelerinin, bu mahkemelerle birlikte ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay’ın görevine girmeleri koşulu yanında, davaların biri veya birkaçının sonucunun bir diğer davada yargı yerince yapılacak saptama ve değerlendirmelerle verilecek kararlara bağlı bulunması, diğer bir anlatımla davalara konu idari işlemlerin maddi ve hukuki sebeplerinde birlik veya davaların birine konu idari işlemin diğer davalara konu idari işlemlerin sebebi olması ve davaların tümünün yargılamanın aynı aşamasında bulunması da gerekmektedir. Aralarında tanımlanan anlamda ilişki bulunmayan davalar üzerinde bağlantıdan söz edilmeyeceği gibi aralarında bu anlamda ilişki bulunan davalardan birinin yargılamanın ilk aşamasını geçirmiş bulunması halinde de davalar arasında bağlantının varlığından söz edilemez. 

İdare mahkemesinin inşaatın durdurulması ve ruhsatının iptaline ilişkin işlemlerin iptali istemini imar planı açısından ve imar mevzuatında yer alan diğer unsurlar yönünden de inceleyip araştırması gerekmektedir. Bu nedenle bu tür davaların çözümü de idare mahkemesine ait olacaktır.

İmar Planlarına Karşı Açılacak Davalarda Görevli Yargı ve Yetkili Mahkeme
Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2462 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.