İmar Planlarına Karşı Açılacak Davalarda Yürütmenin Durdurulması ve Durdurma Kararının Uygulanması

Yazımızı beğenip paylaşabilirsiniz
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Suat ŞİMŞEK- Daire Başkanı, Milli Emlak Genel Müdürlüğü

İmar planlarına karşı açılan davalarda talep edilmesi halinde yürütmenin durdurulması kararı verilebilir. Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi açısından imar planlarının özellikli bir durumu söz konusu değildir. Bu nedenle burada sadece yürütmeyi durdurma kararının imar planları açısından etkilerini izah edeceğiz.

İmar planları Danıştay tarafından düzenleyici idari işlem olarak kabul edildiği için yürütmenin durdurulması kararı, plan kapsamındaki tüm parselleri kapsar. Söz konusu imar planı kapsamında kalan tüm parseller açısından uygulama durur.

Bununla birlikte Danıştay 1. Dairesinin 05.07.2007 tarihli ve E:2006/765, K:2007/79 sayılı kararında “mahkemelerin imar planları hakkında parsel bazında verdiği iptal veya yürütmenin durdurulması kararlarının, imar planının tümünün yürürlüğünü durdurmayacağı veya planın tamamının iptali sonucunu doğurmayacağına” karar verilmiştir.

Danıştay 1. Dairesi, 05.07.2007, E:2006/765, K:2007/79: Yukarıda belirtilen hükümlere göre;

1- 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri uyarınca imar planları arasında hiyerarşik bir ilişki olması nedeniyle alt ölçekli planların üst ölçekli planlara uygun olması gerekmektedir. Bu ilke dikkate alındığında üst ölçekli bir planın mahkemece iptal edilmesi halinde iptal gerekçesinin icaplarına göre alt ölçekli planlarda da bir değişiklik yapılmasının veya tamamıyla yürürlükten kaldırılmasının, plan yapımına ilişkin ilkelere uygun olarak idare tarafından belirlenmesi gereken bir husus olduğu, gerekli görülüyor ise idarenin alt ölçekli planları da iptal ederek bu planlarda yargı kararının gereklerine ve plan yapımı ilkelerine uygun revizyon yapabileceği;

2- 3194 sayılı Kanunun 8’inci maddesinin (b) bendinde, nazım imar planı ve uygulama imar planının mevcut ise çevre düzeni planına uygun olacağı belirtildiğinden, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının bulunmadığı durumlarda 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların yapılabileceği, çevre düzeni planının mahkemece iptal edilmesi durumunda ise, üst ölçekli imar planı bulunmasa dahi idarelerin nazım imar planı ve uygulama imar planı yapma yetkisi bulunduğundan, yukarıda açıklandığı üzere iptal kararındaki gerekçelerin de değerlendirilmesi ve plan yapımına ilişkin ilkelere uyulması suretiyle 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların yapılabileceği,

3- Mahkemelerin imar planları hakkında parsel bazında verdiği iptal veya yürütmenin durdurulması kararlarının, imar planının tümünün yürürlüğünü durdurmayacağı veya planın tamamının iptali sonucunu doğurmayacağı, yukarıda açıklandığı üzere mahkeme kararının gerekçesi doğrultusunda kamu yararı ve planlama ilkeleri açısından idarece yapılacak değerlendirme sonucunda, planın iptal edilen bölümlerinde revizyon yapılabileceği, sonucuna varılarak, dosyanın Danıştay Başkanlığına sunulmasına 5.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.”

Durdurma Kararının Uygulanması

Durma işlemi, imar planının uygulama işlemi olan parselasyon, ifraz-tevhit, kamulaştırma, ruhsat gibi tüm işlemleri de kapsar. Bir başka ifadeyle imar planının yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi durumunda, bu tür uygulama işlemlerine devam edilemez.

İmar planlarının yargı kararıyla yürütülmesinin durdurulması nedeniyle yürütmenin durdurulması kararı tebliğ edilen davalı idarenin yapıya devam edilmesinin önlenmesi ve yapının durumunun tespit edilmesi amacıyla inşaatı durdurması 3194 sayılı Yasa’nın 32. maddesi uyarınca zorunludur.

Danıştay 6. Dairesi, 23.01.2009, E:2009/10824, K:2009/608: “Dosyanın incelenmesinden, Çankaya İlçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin imar planında anaokulu alanında kaldığı, 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planı değişiklikleri ile sosyal ve kültürel tesis alanına dönüştürülmesi üzerine inşaat ruhsatı düzenlendiği ve bu ruhsata dayanılarak yurt inşaatına başlanıldığı, ancak anılan planlara karşı Ankara 13. İdare Mahkemesinde açılan davada 5.12.2007 günlü, E:2006/691 sayılı dosyada yürütmenin durdurulması isteminin kabul edilmesi üzerine dava konusu işlemle inşaatın mühürlenerek durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, davalı idarece anılan taşınmazlara verilen inşaat ruhsatının dayanağı olan imar planlarının iptali istemiyle açılan davada, imar planlarının yürütülmesinin durdurulması nedeniyle, söz konusu inşaatın devamına izin verilmesi halinde devam eden süreçte mahkemece planların iptaline karar verilmesi durumunda durdurulmayan inşaatın telafisi mümkün olmayan gelişmelere ve zararlara yol açacağı savunulmuş bulunmaktadır.

İmar planlarının yargı kararıyla yürütülmesinin durdurulması nedeniyle yürütmenin durdurulması kararı tebliğ edilen davalı idarenin yapıya devam edilmesinin önlenmesi ve yapının durumunun tespit edilmesi amacıyla inşaatı durdurması 3194 sayılı Yasa’nın 32.maddesi uyarınca zorunludur.”

Böyle bir durumda idare, yürütmeyi durdurma kararının gereğini yerine getirmek için plan kapsamında tüm yapıların tespitini yapmak ve mühürleyerek inşaatlarını durdurmak zorundadır.

Uygulama imar planına karşı açılan davanın yargılama süreci içerisinde verilecek kararlar ile bu kararlar üzerine, yeniden yapılacak olan imar planında inşai faaliyeti durdurulan yapılar için öngörülen durumun, mevcut ruhsatın bu plana uygun olduğu ve inşai faaliyetin devam edilmesini engelleyen bir yönünün bulunmadığının tespiti halinde mühürlemenin sona erdirilerek inşai faaliyetin, mevcut ruhsatına göre devamına izin verilmesi gerekir.

Danıştay 6. Dairesi, 07.03.2011, E:2010/9076, K:2011/469: “Uyuşmazlıkta inşaat ruhsatına göre yapının süresi içinde tamamlanıp tamamlanmadığı ve buna göre davacının kazanılmış hakkının bulunup bulunmadığı önem kazanmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28.maddesinin 4001 sayılı Yasanın 13.maddesi ile değişik birinci fıkrasında: Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir hükmü yer almıştır.

2577 sayılı Yasa’nın 28.maddesi uyarınca, uyuşmazlık konusu yapıların yapımına dayanak oluşturan uygulama imar planının iptali ya da yürütmesinin durdurulması kararı üzerine, davalı idarece bu kararın gereklerine göre gecikmeksizin uygulanması amacıyla, plana göre yapılmakta olan yapıların mevcut durumunun tespitine yönelik olarak 3194 sayılı Yasanın 32. maddesine göre inşai faaliyete devam edilmesinin tedbir olarak mühürlenmek suretiyle durdurulması gerekmektedir.

Bu şekilde, uygulama imar planına karşı açılan davanın yargılama süreci içerisinde verilecek kararlar ile bu kararlar üzerine, yeniden yapılacak olan imar planında inşai faaliyeti durdurulan yapılar için öngörülen durumun, mevcut ruhsatın bu plana uygun olduğu ve inşai faaliyetin devam edilmesini engelleyen bir yönünün bulunmadığının tespiti halinde mühürlemenin sona erdirilerek inşai faaliyetin, mevcut ruhsatına göre devamına izin verilmesi gerektiği, aksine bir durumun tespitinde ise, yeni yapılan imar planına aykırı olan yapı ruhsatının iptali yoluna gidileceği tabiidir. Ancak, yapı için yargı kararlarından önce, yapının inşaat ruhsatına uygun yapıldığının belirlenmesi halinde, yapı ya da yapı kısımları için inşaatın bittiği ve kazanılmış hakkın doğduğunun kabulü gerekmektedir.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


8 − 3 =