Kamu Mülkiyetinin 35. Madde Kapsamına Girip Girmediği Meselesi

Gerek Anayasa’nın 35. maddesinde ve gerekse bu maddenin gerekçesinde kamu mülkiyetinin de 35. madde kapsamına girdiğine dair açık bir ibare yer almamasına rağmen Anayasa Mahkemesi, 35. madde ile getirilen korumadan özel mülkiyette bulunan malların yanı sıra kamunun mülkiyetinde bulunan malların da yararlanması gerektiği görüşündedir.

Anayasa Mahkemesi’ne göre Anayasa’nın 35. maddesinde gerçek kişi – tüzel kişi ayırımı yapılmaksızın mülkiyet hakkının “herkes” için öngörülmesi ve maddenin gerekçesinde malik sıfatını taşıyan gerçek ve tüzel kişilerin bu güvenceden yararlanabileceklerinin ve onu ileri sürebileceklerinin açık olarak belirtilmesi dolayısıyla özel mülkiyet için Anayasa’nın getirdiği koruma ve güvence, kamu mülkiyeti için de geçerlidir (07.07.1994, E: 1994/49, K: 1994/45-2)[1].

Çünkü,  anayasa koyucunun özel mülkiyetin korunması konusunda gösterdiği konusundaki özenin, kamu mülkiyetinin korunması konusunda gösterilmediği ve Anayasa’nın kamu mülkiyetini güvencesiz bıraktığı düşünülemez.

Bundan dolayı, mülkiyet hakkını kişiler yönünden güvenceye alan 35. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki “bu hakkın ancak yasayla sınırlanabileceği ve kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı” hususları kamu mülkiyetini de kapsamaktadır. Kamu mülkiyeti de kamu yararı amacıyla ancak kanunla sınırlanabilir ve toplum yararına aykırı biçimde kullanılamaz (07.07.1994, E: 1994/49, K: 1994/45-2)[2].

Bazı yazarlar  (Savaş, 1998: 15) ise Anayasa Mahkemesi’nin kamu mülkiyeti ile Anayasa’nın 35. maddesi arasında kurduğu bağlantıyı “zoraki ilişki” olarak tanımlamış ve kamu mülkiyetinin 35. madde kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Buna göre kamu mülkiyeti ile kişisel mülkiyet arasında paralellik kurmak ve özel mülkiyet için Anayasa’nın 35. maddesinde yer alan hükümlerin kamu mülkiyeti için uygulanabilir olduğunu kabul etmek mümkün değildir (Savaş, 1998: 82).

Anayasa Mahkemesinin kamunun mülkiyetinde bulunan malları da 35. maddenin kapsamında görmesi üç açıdan önem taşımaktadır:

Birincisi, 35. maddede mülkiyet hakkının ancak kanunla sınırlanabileceği öngörüldüğü için kamu mülkiyetini sınırlandıran ya da sona erdiren düzenlemelerin kanun ile yapılması zorunludur. Anayasa Mahkemesi’nin çeşitli kararlarında (örneğin 05.12.2001 tarihli ve E: 2001/24, K:  2001/356 sayılı kararı)[3] vurgulandığı üzere başta özelleştirme olmak üzere kamu mülkiyetinin sona erdirilmesinde yetki yasama organınındır. Bu yetki, yasama organının kamu mülkiyetinin koruyucusu olmasının da doğal sonucudur. Kamu mülkiyetini sona erdiren bu satışların esas ve yöntemlerine ilişkin bir düzenlemenin kanunla yapılması 35. maddenin getirdiği bir zorunluluktur (12.12.1996, E: 1996/64, K: 1996/47)[4], bundan dolayı buna ilişkin esasların belirlenmesinde Bakanlar Kurulu’nun ya da yürütmenin bir başka organının görevlendirilmesi 35. maddeye aykırıdır (20.05.1997, E: 1997/36, K: 1997/52).[5]

Ancak Anayasa Mahkemesi bir kararında (06.12.2001, E: 2001/387, K: 2001/357) Vakıflar Bankası’nın, bedelleri mazbut vakıfların varlıklarından karşılanan, (A) ve (B) grubu hisselerinin satışına ve bu satışla ilgili esas ve usulleri belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmasını mülkiyet hakkına aykırı bulmamıştır. Mahkemeye göre kamu yararı amacıyla satışla ilgili usul ve esasları belirlemede ve Vakıflar Bankası’nın sermaye ve idarî yapısında olumlu hedeflere yönelinmesinde, Bakanlar Kurulu’nun yasal olarak yetkili kılınmasında mülkiyet hakkı ihlâlinden ve dolayısıyla Anayasa’nın 35. maddesine aykırılıktan söz edilemez.

Kamu idarelerin mülkiyetinde bulunan malların da 35. madde kapsamında değerlendirmesinin ikinci sonucu, kamu idarelerinin, mülkiyetlerinde bulunan mallar üzerindeki tasarruflarının sınırlı olmasıdır. Anayasa Mahkemesi’ne göre idarenin mülkiyet hakkının sınırsız ve mutlak olduğunu söylemek olanaklı değildir. İdarenin malik olduğu mallar üzerindeki mülkiyet hakkının “kamu yararı”, “hazine yararı”, “iyi idare” kavramlarıyla sınırlandırıldığını kabul etmek gerekmektedir (12.12.1996, E: 1996/64, K: 1996/47)[6]. Üstelik kamu mülkiyeti de toplum yararına aykırı olmayacak şekilde kullanılmalıdır.

Kamu mülkiyetinin 35. madde kapsamında değerlendirilmesinin bir diğer sonucu, kamu mülkiyeti sona erdirilirken gerçek değer üzerinden hareket edilmesi zorunluluğudur. Anayasa Mahkemesi’nin 07.07.1994 tarihli ve E: 1994/49, K: 1994/45-2 sayılı kararında vurgulandığı üzere; “Özel mülkiyet için Anayasa’nın 35. maddesiyle getirilen koruma, devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyet hakları için de geçerli olduğundan, bu durumun doğal sonucu, KİT’lerin özelleştirilmesinde gerçek değerinin gözetilmesi gerekir. Özelleştirme, devletleştirmenin tersi bir işlem olduğuna göre KİT’lerin satışında en az kaybı, en yararlı düzeyi sağlayacak biçimde rayiç değer aranarak gerçek değere en yakın olanın bulunması gerekir. Bu ölçüleri göz ardı eden bir yöntem ve uygulama, satın alan kişileri öbür kişiler karşısında hakkı olmayan ayrıcalıklı bir konuma getirerek eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur.”

[1] Resmi Gazete Tarih / Sayı: 10.09.1994/22047

[2] Resmi Gazete Tarih / Sayı: 10.09.1994/22047

[3] Resmi Gazete Tarih / Sayı: 13.04.2002/24725

[4] Resmi Gazete Tarih / Sayı: 24.04.1998/23322

[5] Resmi Gazete Tarih / Sayı: 27.06.1998/23385. Anayasa Mahkemesi’ne göre (12.12.1996, E:  1996/64, K:  1996/47); “Bir kamu varlığının satışında kamu mülkiyeti sona erdiğinden, özel mülkiyet için Anayasa’nın getirdiği koruma ve güvence, kamu mülkiyeti için de geçerlidir. Bu nedenle, kamu mülkiyetinin sona erdirilmesine ilişkin esasların yasayla düzenlenmesi, Anayasa’nın 35. maddesinin getirdiği bir zorunluluktur. Kişisel mülkiyeti güvenceye bağlayan Anayasa’nın kamu mülkiyetini güvencesiz bıraktığı düşünülemez. 35. maddenin birinci fıkrası yanında ikinci ve üçüncü fıkralarındaki bu hakkın ancak yasayla sınırlandırılabileceği ve kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı hususları kamu mülkiyetini de kapsamaktadır.”

[6] Resmi Gazete Tarih / Sayı:24.04.1998/23322

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.