Kamu Yararı/Bireysel Yarar Dengesine İlişkin Görüşler

Kamu yararı konusunda önemli bir tartışma alanı da kamu yararı ile bireysel menfaatin birbirlerine karşı konumudur. Bu konuda temel olarak üç yaklaşım bulunmaktadır.

Bireyci Görüş

Bu yaklaşımlardan Hobbes, Hume ve Bentham tarafından savunulan bireyci görüş toplumun yararının bireylerin yararlarının bir toplamı olduğunu, dolayısıyla bireysel yararın sağlanması durumunda toplum yararının kendiliğinden sağlanmış olacağını ileri sürmektedir. Klasik mülkiyet anlayışını yansıtan bu görüşe göre bireysel yarar, kamu yararına göre daima daha üstündür. Eğer bireysel menfaatler gerçekleştirilirse toplum yararı zaten gerçekleşmiş olacaktır. Devletin temel hedefi bireysel yararın sağlanmasıdır. Devlet bireysel menfaatlerin uzlaştırılmasını sağlayan bir hakem konumundadır. Burada önemli olan bütün değil, parçadır; parça olmadan bütünün olması söz konusu değildir.

Toplamcı Görüş

İkinci görüş kamu yararının, bireylerin bireysel yararlarının toplamı olduğu şeklindeki yaklaşımı reddederek, kamu yararının bireysel yararlardan bağımsız olduğunu ve bireylerin ortak menfaatlerinin toplamından meydana geldiğini savunmuştur. Rousseau’nun toplum sözleşmesi kuramından hareket noktasını alan bu görüşe göre bireysel yararların toplamı kamu yararını oluşturamaz, çünkü nitelik olarak bu ikisi birbirinden farklıdır. Örneğin Thomas Aquinas “birlikte yasayan insanların tek tek pesinde koştukları kişisel amaçlardan veya çıkarlardan ayrı ve onlardan farklı olan, topluluğu bir arada tutan bir ortak yarar veya ortak iyilik olduğunu ve bu ortak yararın gözetilmemesi halinde, bir arada yasamanın, toplum oluşturmanın olanaksız olacağını” vurgulamıştır (Ağaoğulları ve Köker, 1996: 212). Rousseau da bu noktayı “özgür devletlerde, her şey ortak yarara harcanır” şeklinde vurgulamıştır.

Toplumcu Görüş

Üçüncü görüş ise toplum yararının, bireysel yarara daha üstün olduğunu kabul etmektedir. Platon’un görüşleri doğrultusunda temellenen ve Marx ve Engels tarafından savunulan bu yaklaşıma göre toplum yararıyla bireysel yarar çatıştığında daima toplum yararı tercih edilmelidir. Platon’un ideal devletinde her meslek ve etkinlik toplum için ve toplum yararına olacaktır. Platon’a göre parça (birey) bütün (toplum) için var  olmuştur, bütün (toplum) parça (birey) için değil. Bu görüşler bireysel yararı ön plana çıkarak kapitalist mülkiyet anlayışına bir tepki amacıyla Marx ve Engels tarafından da kullanılmıştır. Marx bireysel yararın üstün tutulmasını şiddetle eleştirmiş ve kapitalist düzen içerisinde toplumun genel yararının hiçbir zaman gerçekleşemeyeceğini, çünkü kapitalizmin doğasında olan eşitsizliğin değişmeyeceğini ileri sürmüştür. Marx’a göre bireysel menfaatin öne çıkarılması hem insanların birbirlerine yabancılaşmasına, hem de insanlar arasındaki eşitsizliğin artmasına neden olur. Bunun çözümü ise sınıfsız bir toplumdur. Böylesi bir toplumda bireysel menfaatler ve dolayısıyla çıkar mücadeleleri olmayacak, sadece toplumun genel yararı söz konusu olacaktır. Bu yaklaşım sosyal mülkiyet anlayışı tarafından da savunulmaktadır. Sosyal devlet anlayışında, başlangıçta kişinin eşya üzerinde mutlak bir egemenliği demek olan ve kutsal olarak kabul edilen mülkiyet hakkı, bu niteliğini yitirmiş, mutlak ve sübjektif olarak düşünülen bu hak, mutlak olmayan bir duruma dönüşmüş ve sosyal işlevleriyle sınırlanmıştır. Bu anlamda mülkiyet hakkı, bireyin dilediği biçimde kullanabileceği bir hak ve sınırsız bir özgürlük olma niteliğini yitirmiştir, birçok hak gibi bu hakkın da kamu yararı amacıyla sınırlanabileceği ilkesi benimsenmiştir. Bu anlayışa göre sınırsız mülkiyet anlayışı, toplumu, bireyin bencilliğine tercih etmektedir. Bundan dolayı mülkiyet hakkının niteliği ve içeriği, sadece kişilerin durumları ve hakları dikkate alınarak belirlenemez. Malik dışında, toplumun çıkarlarının da dikkate alınması gerekir. Bir başka ifadeyle bireylerin iradesinin, toplumun genel iradesine ve toplum yararına uygun olması gerekir (Altaş, 2000: 106). Çünkü insan yalnız kendisi için, kendi başına değil, diğer insanlarla birlikte ve büyük bir toplum içinde yaşamaktadır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.