Kıyılarda Parselasyon Yapılabilir mi?

Uygulamada bazı belediyelerin kıyıda kalan şahıs parsellerinin kıyı dışına çıkarılması için arazi ve arsa düzenlemesi yaptıkları görülmektedir.

Üstelik bazı yazarlar da kıyıların da düzenlemeye alınması gerektiği görüşündedirler. Bu görüşü savunan yazarlara göre “Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nın 5.7.1987 tarih ve B-01-Gn.Md./110 sayılı genelgesinde; kıyılarda Medeni Kanun’un 641. Maddesi esaslarına öncelikle uyulacağı, kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceği ve kıyı-kenar çizgisinin tanımı içinde kalan yerlerde mülkiyet yönünden aksi ispat edilmedikçe kamulaştırma yapılıncaya kadar mülkiyet hakkının saklı olduğu belirtilmektedir. İmar planındaki sahil şeridinde kalan mülkiyetler nasıl imar planına göre uygulama görüp, plan uyarınca düzenleniyor ise, kıyıda kalan parsellerin de imar planı uyarınca düzenlemeye alınması, planın bir bütün olarak uygulanması gerekmektedir”[1].

Oysaki kıyıda kalan taşınmazların kamunun ortak kullanımına nasıl alınacağı Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte gösterilmiştir. Söz konusu Yönetmelik hükümleri gereğince kıyıda kalan taşınmazlar hakkında defterdarlıklar ve malmüdürlükleri tarafından tapu iptali davası açılması gerekmektedir. Bu nedenle kıyının kamunun eline geçmesini sağlamak amacı ile arazi ve arsa düzenlemesi uygulaması yapılması mümkün değildir.

Danıştay 6. Dairesi, 23.01.1992, E:1990/1293, K:1992/208          

Sitenin işgal ettiği kıyının kamu eline geçmesi amacıyla 3194 sayılı imar kanununun 18. maddesine göre parselasyon işlemi yapılmasında isabet görülmediği.

Dava, taşınmazın, imar adası dışında kalan kıyının kamu eline geçmesi için 3194 sayılı Yasanın 18.maddesine göre düzenlemeye tabi tutulmasına ilişkin işlemin iptali isteğiyle açılmış, İdare Mahkemesince, imar adası dışında kalan kıyının kamu eline geçmesi için düzenleme yapılmasının 3194 sayılı Yasanın 18.maddesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin Yönetmelik kurallarına aykırı olduğu, sitenin kamu arazisini yıllardır Yasalara aykırı olarak işgal etmesinin 3194 sayılı Yasanın 18.maddesinin uygulanmasıyla değil, diğer yasal yollarla önlenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu düzenleme işleminin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki temyize konu İzmir 1. İdare Mahkemesinin (…) kararında, (…) bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, (…) anılan mahkeme kararının onanmasına karar verildi.

Kıyıların aksine, sahil şeritlerinin imar uygulamasına tabi tutulması mümkündür; ancak bu alanda Kıyı Kanunu’nda ve Uygulama Yönetmeliğinde sayılanların dışındaki amaçlarla (örneğin konut parseli) oluşturulması mümkün değildir.

[1]              Ülkü, H., Olgun, Ö. (1993), “Arsa Düzenleme Sorunlar ve Öneriler”, s: 261

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.