Cumhuriyet Anayasalarında Kültür ve Tabiat Varlıkları (Sit Alanları)

Makalemizi paylaşır mısınız?

1961 Anayasası Döneminde Kültür ve Tabiat Varlıkları

1961 Anayasası’nın 50. maddesinin son fıkrasında “Devlet, tarih ve kültür değeri olan eser ve anıtların korunmasını sağlar” hükmü yer almıştır.

Bu dönemde çıkarılan 1710 sayılı Eski Eserler Kanunu, mülkiyet hakkını çeşitli yönlerden sınırlandırmıştır. Kanun’un 15. maddesi eski eserlerin maliklerinin, mülkiyet haklarını ve zilyetlikten doğan haklarını bu Kanun hükümlerine uygun olarak kullanmak zorunda olduklarını vurgulamıştır.

Ayrıca nerede çıkarsa çıksın bütün taşınır ve taşınmaz eski eserlerin Devletin malı olduğu kabul edilmiştir. Kanun’un 3. maddesine göre Devlete ait arazi ve emlak ile, özel ve tüzel kişilerin mülkiyetinde bulunan emlak ve arazide, varlığı bilinen veyahut ilerde meydana çıkacak olan her çeşit anıtlar, bütün taşınır ve taşınmaz eski eserler Devletin malıdır. Ancak bu ifadenin devletin, özel mülkiyette bulunan kültür ve tabiat varlıkları konusundaki konumunu tam olarak belirtmediği, bu nedenle de yanlış anlamalara ve yanlış uygulamalar neden olabileceği de ileri sürülmüştür (Umar, 1980: 10).

Bunun yanı sıra taşınmaz eski eserlerin tamir edilmesi, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun mütalaasına dayanmak kaydıyla, Milli Eğitim Bakanlığının iznine tabi tutulmuştur. Kanun’un 5. maddesine göre bu Kanun’un kapsamına giren eski eserleri, tarihi ve tabii anıtları bozmak ve değiştirmek, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun mütalaasına dayanmak kaydıyla, Milli Eğitim Bakanlığının izni olmadan onarmak ve içlerinde veya emniyet sınırları dahilinde, inşaat, tesisat, sondaj ve kazı yapmak, kireç ocağı ve tuğla harmanı tesis etmek, hayvancılıkta, tarımda veya herhangi bir işte kullanmak, yıkılmalarına veya tahriplerinden meydana gelen maddeleri almak, bunları geçici veya devamlı olarak herhangi bir maksatla iskan veya işgal etmek, kısmen veya tamamen tahrip etmek, tahriplerine sebep olabilecek hizmetlerde kullanmak buralarda define aramak yasaktır. Kanun’un 6. maddesi de şahısların mülkiyetinde bulunan taşınmaz eski eserlerin kullanma şeklinin Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun mütalaasına istinaden Milli Eğitim Bakanlığının izni olmadıkça değiştirilemeyeceğini hüküm altına almıştır.

Ayrıca Kanun eski eserlerin kamulaştırılmasına da cevaz vermiştir. Kanun’un 12. maddesine göre kale ve surları, şehir harabeleri, taşınmaz eski harabeler ve bu mahiyette diğer tarihi tabii anıtlardan kısmen veya tamamen tüzel ve özel kişilere intikal etmiş veya imar ve ihya hakkı yoluyla kişilerin uhdesine geçmiş olanlar, değer bedelleri üzerinden kamulaştırılma veya değiştirme yoluyla Devlete intikal ettirilirler. Ancak aynı maddeye göre kamulaştırma ve değiştirmelerde o arazinin üstünde veya altında bulunan ve bulunacak olan eski eserlerin eski eser değerlerinin dikkate alınmaması gerekmektedir. Belediye sınırları dahilinde bulunan eski eserlerin tarihi ve tabii anıtların İmar Kanunu ve tespit edilecek koruma sınırları dahilindeki taşınmaz malların, değer bedellerinden belediyeler tarafından kamulaştırılmalarda bu sahalar çevresindeki eski eserlerin meydana çıkarılmasından doğacak değer farkları hesaba katılmaz.

Kanun’un 14. maddesi ise taşınmazların ifrazını sınırlandırmıştır. Madde hükmüne göre taşınmaz eski eserler mahiyetlerine tesir edecek şekil ve surette ifraz edilemezler.

1982 Anayasası Hazırlık Çalışmalarında Kültür ve Tabiat Varlıkları

1982 Anayasası bir yandan devlete kültür ve tabiat varlıklarını koruma yükümlülüğü yüklerken bir yandan da özel mülkiyette bulunan kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin olarak maliklerin mülkiyet haklarının kısıtlanmasına imkan tanımıştır.

1982 Anayasa tasarısını hazırlayan Danışma Meclisi Anayasa Komisyonu tarafından hazırlan tasarıda tarih ve kültür varlıklarının korunması 72. madde olarak düzenlenmiştir (Danışma Meclisi Anayasa Komisyonu Raporu, Sayfa: 22, Alıntı: Danışma Meclisi Tutanak Dergisi, Cilt: 7, Sayfa: 92):

“X. Tarih ve kültür varlıklarının korunması

Madde 72 – Devlet, tarih ve kültür değerlerinin korunmasını sağlar; bu amaçla destekleyici ve teşvik edici önlemler alır.”

Danışma Meclisi Anayasa Komisyonunun raporunda 72. maddeyle ilgili olarak şu gerekçelere yer verilmiştir (Danışma Meclisi Anayasa Komisyonu Raporu, Sayfa: 36-37, Alıntı: Danışma Meclisi Tutanak Dergisi, Cilt: 7, Sayfa: 150-151):

“Devlet, tarih ve kültür varlıklarının korunmasını temin etmelidir. Devlet, bu varlıkların toplanmasını, bulunmasını, restorasyonunu, müzelerde teşhirini sağlamalı; tahriplerini, yurt dışına kaçırılmalarını önlemeli; yurt dışına taşınmış olanların yurda iadesini mümkün kılacak girişimlerde bulunmalıdır.

Kanun koyucu, tarih ve kültür varlıklarını koruyucu tedbirleri ihtiva eden mevzuatı geliştirmelidir.

Kanun koyucu, tarih ve kültür varlıklarını koruyucu yapılması yerine, bu yapıların sahiplerinde bırakılarak, onlara yardım yapılması da tedbir olarak düzenlenebilir.

Tarih ve kültür varlıklarının korunmasında eğitimin rolü olduğuna göre Devlet buna da özen göstermeli, önlem almalıdır.”

Madde konusunda Danışma Meclisinde iki önemli eleştiri söz konusu olmuştur. Bunlardan birincisi tabiat varlıklarının madde metnine dahil edilmemesidir. İkinci eleştiri ise kültür ve tabiat varlıkları açısından mülkiyet hakkına getirilecek kısıtlamalar ile bu kısıtlamalar karşılığında devletçe yapılacak yardımların madde metninde düzenlenmemiş olmasıdır. Bunu sağlamak için Mahmut Nedim Bilgiç, Mahir Canova, Ertuğrul Zekâi Ökte ve Lütfullah Tosyalı tarafından maddeye “Özel mülkiyet konusu olan kültür varlıklarında gerekli sınırlama ve kayıtlamalar kanunla konur; bu durumda özel mülkiyet sahiplerinin zarara uğramalarını önleyici tedbirler alınır” şeklinde bir fıkra eklenmesi için önerge verilmiş ve bu önerge Danışma Meclisi tarafından kabul edilmiştir.

Bu önergeler neticesinde maddenin yenden düzenlenmesi için madde Anayasa Komisyonuna iade edilmiştir. Komisyon maddeyi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlemiştir (Danışma Meclisi Tutanak Dergisi, Cilt: 9, Sayfa: 842):

“X. Tarih, Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması

Madde 72 – Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.

Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara kanunla getirilecek sınırlamalar nedeniyle hak sahiplerinin uğrayacakları zararlar Devletçe karşılanır.”

Madde Danışma Meclisinde bu şekliyle kabul edilmiştir. Bu maddenin Danışma Meclisindeki ikinci görüşmesinde maddenin ikinci fıkrasının “Özel mülkiyete getirilecek sınırlamalardan dolayı hak sahiplerine yapılacak yardım esasları kanunla düzenlenir” şeklinde değiştirilmesi yönünde önerge verilmiştir (Danışma Meclisi Tutanak Dergisi, Cilt: 10, Sayfa: 614). Bu önergenin temel gerekçesi ise taşınmaz maliklerinin ödeyeceği zararların devletçe tazmin ettirilmesi hususunun benimsenmesi halinde devletin oldukça büyük bir yükün altına gireceğidir. Anayasa Komisyonu bu önergeye karşı çıkmıştır. Anayasa Komisyonu Başkanına göre burada taşınmaz malikine bir yardım değil, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını kullanamamasından kaynaklanan bir tazminat söz konusudur. Komisyon Başkanı Orhan Aldıkaçtı bu konuda şu ifadeleri kullanmıştır (Danışma Meclisi Tutanak Dergisi, Cilt: 10, Sayfa: 616):

“Önerge bu ise, yine karşı olacağız efendim; çünkü yardım bahis konusu değildir, mülkiyet hakkının kullanılamamasından bir tazminat bahis konusudur olsa olsa veyahut da devletin bu mülkü mal sahibinden alması, kamulaştırmasıdır. Binaenaleyh, burada bir yardım sorununu kabul etmiyoruz. Bu, bizim Anayasada kabul ettiğimiz mülkiyet kavramı ile bağdaşmaz ve esasen bizim maddemizde de «Zararlar devletçe ödenir» dediğimiz zaman, devletin bunu bir kanunla yapması da doğaldır.”

Neticede önerge kabul edilmemiş ve madde ikinci görüşmelerde de Komisyondan geldiği şekliyle kabul edilmiştir (Danışma Meclisi Tutanak Dergisi, Cilt: 10, Sayfa: 616)

Anayasa tasarısı, Danışma Meclisinde kabul edildikten sonra, maddelere uygun olarak gerekçeler hazırlanmıştır.  Milli Güvenlik Konseyine sunulan bu tasarıda kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili bu maddenin gerekçesi, şu şekilde düzenlenmiştir (Danışma Meclisince Kabul Edilen Anayasa Tasarısı ve Gerekçesi, Sayfa: 24):

“Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması

Devlet, tarih ve kültür varlıklarının korunmasını temin etmelidir. Devlet, bu varlıkların toplanmasını, bulunmasını, restorasyonunu, müzelerde teşhirini sağlamalı; tahriplerini, yurt dışına kaçırılmalarını önlemeli; yurt dışına taşınmış olanların yurda iadesini mümkün kılacak girişimlerde bulunmalıdır.

Kanun koyucu, tarih ve kültür varlıklarını koruyucu tedbirleri ihtiva eden mevzuatı geliştirmelidir. Kanun koyucu, tarih ve kültür varlıklarının koruyucu yapılması yerine, bu yapıların sahiplerinde bırakılarak, onlara yardım yapılması da tedbir olarak düzenlenebilir.

Tarih ve kültür varlıklarının korunmasında eğitimin rolü olduğuna göre Devlet buna da özen göstermeli.

Tarih ve kültür varlıkları özel mülkiyette ise ve bunlar için kanunla sınırlama getirilmişse, hak sahiplerinin uğradığı zararın Devletçe tazmin edilmesi gerekir.”

Milli Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonu tarafından, madde metninde geçen «zararlar Devletçe ödenir.» hükmünün ölçüsüz uygulamalara neden olabileceği ve madde ile getirilmek istenen hükmün «yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler» olduğu gerekçesiyle, maddenin ikinci fıkrası “Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir.” şeklinde yeniden düzenlenmiştir (Milli Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonu Raporu, Sayfa: 76, Alıntı: Milli Güvenlik Konseyi Tutanak Dergisi, Cilt: 7, Sayfa: 532).

1982 Anayasasında Kültür ve Tabiat Varlıkları

Milli Güvenlik Konseyinde yapılan görüşmelerde maddede herhangi bir değişiklik yapılmamış ve madde aynen kabul edilmiştir (Milli Güvenlik Konseyi Tutanak Dergisi, Cilt: 7, Sayfa: 356). Madde 63. madde olarak, bu haliyle yasalaşmıştır. Söz konusu madde şu hükmü içermektedir:

“Madde 63 – Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.

Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir.”

Bu dönemde 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu yürürlüğe konulmuştur.

Cumhuriyet-Anayasalarinda-Kultur-ve-Tabiat-Varliklari-Sit-Alanlari
Cumhuriyet Anayasalarında Kültür ve Tabiat Varlıkları (Sit Alanları)
Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2376 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.