Kültür ve Tabit Varlıklarının (Sit Alanları) Mülkiyetine Getirilen Sınırlamalar

Makalemizi paylaşır mısınız?

Anayasa’nın 63. maddesi hükmüne paralel olarak 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nda mülkiyet hakkının çeşitli yönlerden sınırlandırılmasına ilişkin hükümler yer almıştır. Kanun’un 11. maddesine göre malikler bu varlıkların üzerindeki mülkiyet haklarının tabii icabı olan ve bu Kanun’un hükümlerine aykırı bulunmayan bütün yetkilerini kullanabilirler.

Sit Alanındaki Gayrimenkul Sahiplerinin Hakları Neler?

Aslında Kanun bireylerin kültür ve tabiat varlıkları üzerindeki mülkiyet haklarını tamamen reddetmiş ya da tamamen kısıtlamış değildir. Kanun, maliklere, kamusal talimatlara uymak kaydıyla taşınmazlarından yararlanma hakkı tanımaktadır (Akar ve Madran, 2010: 277). Kanun’un 11. maddesine göre taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının malikleri bu varlıkların bakım ve onarımlarını Kültür ve Turizm Bakanlığının bakım ve onarım hususunda vereceği emir ve talimata uygun olarak yerine getirdikleri sürece, Kanun’un bu konuda maliklere tanıdığı hak ve muafiyetlerden yararlanırlar. Malikler bu varlıkların üzerindeki mülkiyet haklarının tabii icabı olan ve 2863 sayılı Kanun’un hükümlerine aykırı bulunmayan bütün yetkilerini kullanabilirler.

Sit Alanlarında Neler Yapılabilir?

Kanun mülkiyet haklarına bazı yönlerden kısıtlamalar getirmiştir.

Sit Alanlarında İnşaat Yasağı

Örneğin Kanun’un 9. maddesine göre Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır.

Üstelik taşınmaz kültür ve tabit varlığının niteliğine göre, malikin taşınmazı üzerinde inşaat yapma hakkı da sınırlandırılabilmektedir. Örneğin, I. derece doğal sit alanlarında kesin yapı yasağı söz konusudur. Bu nitelikteki yerlerde inşai faaliyet yapılması mümkün değildir. II. derece doğal sit alanlarında turizm yatırım ve turizm işletme belgeli turistik tesisler ile hizmete yönelik yapılar dışında herhangi bir yapılaşmaya gidilememektedir. III. derece doğal sit alanlarında ise, belli ölçüler ve kısıtlamalar çerçevesinde konut kullanımı mümkün olabilmektedir. Ayrıca Kanun’un 11. maddesine göre bu Kanunun belirlediği bakım onarım sorumluluklarını yerine getirmekte aczi olanların mülkleri, usulüne göre kamulaştırılır.

Sit Alanlarında Kamulaştırma

Kanun’un 15. maddesi ise taşınmaz kültür varlıkları ile bunların korunma alanlarının kamulaştırılmasını öngörmektedir. Bu madde hükmüne göre kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerle mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanları Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak programlara uygun olarak kamulaştırılır. Evveliyatı vakıf olup da çeşitli sebeplerle kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetine geçen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve bunların korunma alanlarının kamulaştırılmaları, Vakıflar Genel Müdürlüğüce yapılır.

Sit Alanlarında Kamulaştırma Bedelleri

Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanları, imar planında yola, otoparka, yeşil sahaya rastlıyorsa bunların belediyelerce; sair kamu kurum ve kuruluşlarının bakım ve onarım ile görevli oldukları veya kullandıkları bu gibi kültür varlıklarının korunma olanlarının ise, bu kurum ve kuruluşlarca, kamulaştırılması esastır. Kamulaştırmalarda bedel takdirinde, taşınmaz kültür varlıklarının eskilik, enderlik ve sanat değeri dikkate alınmaz.

Kanun’un 19. maddesine göre taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının malikleri, Kültür ve Turizm Bakanlığınca görevlendirilmiş uzmanlara, gerektiği zaman, varlığın kontrolü, incelenmesi, harita, plan ve rölevesinin yapılması, fotoğraflarının çekilmesi, kalıplarının çıkarılması için izin vermeye ve gereken kolaylığı göstermeye mecburdurlar. Ancak, görevliler konut dokunulmazlığı ve aile mahremiyetini ihlal etmeyecek tarzda faaliyetlerini yürütürler.

Yurt dışına çıkarma yasağı

2863 sayılı Kanun’un “Yurt dışına çıkarma yasağına aykırı hareket edenler” başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrası ise aynı Kanun’un 32. maddesine aykırı olarak yurt içinde korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının usulsüz olarak yurt dışına çıkarılması fiiline 5 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis ve ağır para cezası öngörmekte, maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında suça konu kültür ve tabiat varlığı ile bu suçun işlenmesi sırasında kullanılan kamu kuruluşlarına ait olanlar dışındaki her türlü eşya ve araçlara el konulacağı belirtilmektedir.

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2451 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.