Meralarda Parselasyon Yapılabilmesi İçin İzin Alınması Gerekir mi?

4342 sayılı Mera Kanunu kabul edilinceye kadar, münhasıran mera, yaylak ve kışlakları düzenleyen bir kanun mevcut değildi. Mera, yaylak ve kışlaklarla ilgili olarak çeşitli kanunlarda bir takım hükümler bulunmaktaydı. Bu durum da doğal olarak uygulamada bazı sorunlar yaratıyordu.

Meralarla ilgili olarak karşılaşılan sorunların giderilmesinde bilimsel çalışmalar ve Yargıtay içtihatları önemli rol oynamış ve uygulamaya da ışık tutmuştur. Özellikle Yargıtay meralar konusunda çok büyük bir hassasiyet göstermiştir. 1998 yılında kabul edilen Mera Kanunu, mera, yaylak ve kışlakları özel bir koruma altına almış ve bunların Mera Kanunu’nun amacı dışında kullanılamayacağını hükme bağlamıştır.

Meraların imar planları kapsamına alınması ve arazi ve arsa düzenlemesine tabi tutulması konusunda Mera Kanunu bir dönüm noktasıdır. Bu nedenle meraların arazi ve arsa düzenlemesine tabi tutulması konusunu, Mera Kanunu’ndan önce ve sonra olmak üzere iki kısımda değerlendirmek gerekir.

Bu ayrımdaki kriter, Mera Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten önce imar planı kapsamına alınmadır. İmar planı kapsamına alınma açısından, taşınmazın nazım imar planı içerisine alınma tarihi (nazım imar planının kesinleşme tarihi) esas alınır. Bir başka anlatımla, Mera Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce nazım imar planı kapsamına alınan bir meranın uygulama imar planı Mera Kanunu’nun yürürlüğünden sonra yapılsa bile tahsis amacı değişikliğine gerek yoktur. Danıştay’ın görüşü de bu doğrultudadır.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesinin Mera Kanunu ile değişmeden önceki şeklinde; “hazırlanan imar planı sınırları içindeki …. meralar, imar planının onayı ile bu vasıflarını kendiliklerinden kaybederek, onaylanmış imar planı kararı ile getirilen kullanım amacına konu ve tabi olurlar” hükmü yer almaktaydı. Bu dönemde, meraların imar planı kapsamına alınması için herhangi bir kurumun iznine gerek bulunmadığı, imar planı kapsamında kalan meraların bu vasıflarının kendiliğinden kalktığı konusunda herhangi bir duraksama bulunmamaktaydı.

Ancak bu madde 1998 yılında yürürlüğe giren 4342 sayılı Mera Kanunu ile değiştirilmiş ve mera kelimesi madde metninden çıkarılmıştır. Ayrıca Mera Kanunu ile meraların plan kapsamına alınabilmesi için yetkili makamlardan izin alınması zorunluluğu getirilmiştir.

Bu açıdan bakıldığında meralar için izin zorunluluğu açısından ikili bir durum söz konusudur: Mera Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten önce imar planı kapsamına alınan meralar ile Mera Kanunu’ndan sonra imar planı kapsamına alınan meralar.

Mera Kanunu’nun Yürürlüğe Girmesinden Önce İmar Planları Kapsamında Kalan Meralar

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesinin Mera Kanunu ile değişmeden önceki şeklinde; “hazırlanan imar planı sınırları içindeki …. meralar, imar planının onayı ile bu vasıflarını kendiliklerinden kaybederek, onaylanmış imar planı kararı ile getirilen kullanım amacına konu ve tabi olurlar” hükmü yer almaktaydı.

Mera Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarih olan 28.02.1998 tarihinden önce imar planı kapsamına alınan meralar açısından uygulanması gereken hüküm budur. Bundan dolayı Mera Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce imar planı kapsamına alınan meralar açısından herhangi bir kurumdan izin alınması gerekmemektedir.

Danıştay 6. Dairesi, 28.01.2008, E:2006/5630, K:2008/423

Mera Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce nazım imar planı kapsamına alınan bir meranın uygulama imar planı Mera Kanunu’nun yürürlüğünden sonra yapılsa bile tahsis amacı değişikliğine gerek yoktur.

İdare Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporla dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 11. maddesinin 28.02.1998 günü yürürlüğe giren 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 35.maddesi ile değiştirildiği, parselasyona konu alana ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planının 4342 sayılı Yasanın yürürlüğünden önce 15.06.1993 günlü, 8 sayılı belediye meclis kararı ile kabul edilerek yürürlüğe girdiği, 3194 sayılı Yasanın 11.maddesinin 4342 sayılı Yasa ile değişiklik yapılmadan önceki şekline göre, nazım imar planı ile getirilen kullanım kararı ile meranın vasfını kendiliğinden yitirdiği, parselasyon işlemi sırasında, düzenleme sınırı belirleme kriterlerine uyularak tüm parsellerden eşit oranda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, tesis edilen işlemde dağıtım esasları, tahsis ilkeleri ve kamu yararına aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu Erzurum İdare Mahkemesinin (...) kararında, (...) bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, (...) mahkeme kararının onanmasına, (...) 28.01.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

Mera Kanunu’nun Yürürlüğe Girmesinden Sonra İmar Planı Kapsamına Alınan Meralar

1998 yılında yayımlanan 4342 sayılı Mera Kanunu ile, meraların tahsis amacı değiştirilmedikçe Mera Kanununda belirtilen amaçlar dışında kullanılamayacağı hüküm altına alınmış ve meraların imar planı sınırları içerisine alınmasında özel hükümler getirilmiştir.

4342 sayılı Kanunun 14. maddesine göre imar planı sınırları içerisine alınan meraların Kanunun öngördüğü şekilde tahsis amacının değiştirilmesi gerekir. Bu kapsamda; mera, yaylak ve kışlaklar ile umuma ait çayır ve otlak alanları, harman yeri, panayır, sıvat ve eyrek yerleri gibi kamu orta malı taşınmazların imar planı sınırı içerisinde kalması durumunda, imar uygulamasını yapacak kurumca, bu yerlerin öncelikle Mera Kanunu kapsamında vasıflarının değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılmalıdır. Aslında bu iznin imar planının hazırlanması esnasında alınması gerekir. Ancak Mera Yönetmeliği imar planı kapsamına alınan mera parsellerinin tahsis amacı değişikliğine izin vermektedir.

Bu şekilde tahsis amacı değiştirilmedikçe meraların arazi ve arsa düzenlemesine tabi tutulması mümkün değildir.

Danıştay 6. Dairesi, 22.04.2008, E:2006/1662, K:2008/2479

Tahsis amacı değiştirilerek mera vasıfları kaldırılmadıkça parselasyon işlemine dahil edilmesi olanaklı olmadığı.

4342 sayılı Mera Kanununun 14. maddesinde, tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan bu Kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamayacağı, ancak, bu Kanuna veya daha önceki kanunlara göre mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilmiş olan veya kadimden beri bu amaçla kullanılan arazilerden; köy yerleşim yeri ile uygulama imar plânı veya uygulama plânlarına ilave imar plânlarının hazırlanması, toprak muhafazası, gen kaynaklarının korunması, millî park ve muhafaza ormanı kurulması, doğal, tarihî ve kültürel varlıkların korunması, sel kontrolü, akarsular ve kaynakların düzenlenmesi, bu kaynaklarda yapılması gereken su ürünleri üretimi ve termale dayalı tarımsal üretim faaliyetleri için ihtiyaç duyulan yerlerin, ilgili müdürlüğün talebi, komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine, valilikçe tahsis amacının değiştirilebileceği ve söz konusu yerlerin tescillerinin Hazine adına, vakıf meralarının tescillerinin ise vakıf adına yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Anılan hüküm uyarınca mera olarak tahsisli taşınmazların belirtilen usul çerçevesinde tahsis amacı değiştirilerek mera vasıfları kaldırılmadıkça parselasyon işlemine dahil edilmesi olanaklı olmadığından, dava konusu işlemle düzenleme sınırı içine alınan mera vasıflı taşınmazların durumunun buna göre incelenmesi gerekmektedir.

İmar Planı Kapsamına Alınmada Esas Alınacak Tarih

İmar planı kapsamına alınma açısından, taşınmazın nazım imar planı içerisine alınma tarihi (nazım imar planının kesinleşme tarihi) esas alınır[1]. Bir başka anlatımla, Mera Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce nazım imar planı kapsamına alınan bir meranın uygulama imar planı Mera Kanunu’nun yürürlüğünden sonra yapılsa bile tahsis amacı değişikliğine gerek yoktur. Konu hakkında TKGM’nin (Tasarruf İşlemleri Dairesi Başkanlığı) 01.03.1999 tarihli ve 498 sayılı talimatında “3194 sayılı İmar Yasasının 19 uncu maddesi uyarınca ilân edilip kesinleştirilen parselasyon plânlarının kesinleştiği tarih değil, bu parselasyon plânının dayanağı olan ve adı geçen Yasanın 8/b maddesinde tanımlanan imar plânlarının (nazım imar plânı ile mevzi imar plânı) kesinleştiği tarihi esas alınır.” şeklinde görüş bildirilmiştir.

Danıştay 6. Dairesi, 28.01.2008, E:2006/5630, K:2008/423                

Mera Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce nazım imar planı kapsamına alınan bir meranın uygulama imar planı Mera Kanunu’nun yürürlüğünden sonra yapılsa bile tahsis amacı değişikliğine gerek yoktur.

Dava, … İli, …, … Köyünde bulunan hazineye ait Mera Özel siciline kayıtlı 517 parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca tesis edilen ve 29.03.2002 günlü, 42 sayılı belediye encümeni kararıyla kabul edilen parselasyon işleminin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporla dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 11. maddesinin 28.02.1998 günü yürürlüğe giren 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 35. maddesi ile değiştirildiği, parselasyona konu alana ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planının 4342 sayılı Yasanın yürürlüğünden önce 15.06.1993 günlü, 8 sayılı belediye meclis kararı ile kabul edilerek yürürlüğe girdiği, 3194 sayılı Yasanın 11. maddesinin 4342 sayılı Yasa ile değişiklik yapılmadan önceki şekline göre, nazım imar planı ile getirilen kullanım kararı ile meranın vasfını kendiliğinden yitirdiği, parselasyon işlemi sırasında, düzenleme sınırı belirleme kriterlerine uyularak tüm parsellerden eşit oranda DOP kesintisi yapıldığı, tesis edilen işlemde dağıtım esasları, tahsis ilkeleri ve kamu yararına aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu Erzurum İdare Mahkemesinin 30.10.2003 günlü, E:2002/1485, K:2003/1381 sayılı kararında, (…) onanmasına, (…) karar verildi.

[1]     Yakar, Aytuğ (2001) “İmar Uygulamalarında Tescil Harici Alanların Durumu”, s: 15

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.