Orman Alanları ve İmar Uygulanmaları

Ormanlar bir ülke için önem taşıması ve kamu yararı ile çok yakın ilişkisi olması nedeniyle diğer taşınmazlardan farklı bir düzenlemeye tabi tutulmaktadırlar. Ormanların korunması ve geliştirilmesi konusu Anayasanın 169 uncu maddesiyle düzenlenmiştir. Buna göre; ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Ayrıca 31.08.1956 tarih ve 6831 sayılı Orman Kanunu bulunmaktadır. Bu Kanunun 1. maddesinde ormanın tanımı yapılmıştır. Bu tanıma göre; tabii olarak yetişen ve emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 16’ncı maddesinin (D) bendinde, ormanların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu ve Kadastro Kanununda hüküm bulunmayan hallerde, özel kanunları hükümlerine tabi olduğu belirtilmektedir. İmar ve ihya yoluyla taşınmaz mal kazanılmasını düzenleyen 17’nci maddesinde de, ormanların ihya edilerek kazanılmasının mümkün olmadığı, ifade edilmiştir.
Ormanlar kamu malı niteliğinde oldukları ve özel mülkiyete konu olamayacakları için imar planı içinde orman bulunuyorsa düzenleme alanı tespit edilirken ormanların düzenleme dışında tutulmasında fayda vardır. Çünkü ormanların arazi ve arsa düzenlemesine tabi tutulması ve bu alanlarda imar parseli oluşturulması mümkün değildir. İmar Kanunu’nun 18. maddesine göre parselasyon işlemi ile yürürlükte bulunan imar planı hükümlerine uygun olarak üzerinde yapı yapmaya elverişli düzgün imar parselleri oluşturmak amaçlanmaktadır. Orman alanı olarak belirlenmiş yerlerin inşaata elverişli imar parseli haline getirilemeyecek alanlar olması nedeniyle, parselasyon işlemine tabi tutulmalarına yasal olanak bulunmamaktadır .
Bu nedenle imar planı içinde veya sınırında orman var ise düzenleme sınırının ormanı içine almayacak şekilde geçirilmesi gerekir . Eğer düzenleme alanında bulunan orman vasıflı alanların yüzölçümü küçük ise bu alanlar da düzenlemeye alınabilir ancak ormanlardan DOP kesilemez . Gerek Orman Kanununda ve gerekse İmar Kanununda ormanlardan DOP alınacağına dair herhangi bir hüküm yer almamaktadır.
Üstelik Danıştay’ın “düzenleme sonucu değer artışı yaşanmayan taşınmazlardan DOP kesilemeyeceği” yönündeki içtihadı dikkate alındığında düzenleme nedeni ile herhangi bir değer artışı gerçekleşmeyen ormanlardan DOP alınmaması gerekir.
Ormanlar parsellere şuyulandırılamaz. Ayrıca orman vasıflı taşınmazlarda zemin değişikliği yapılamaz. Çünkü zemin değişikliği, orman olan bir yerin özel mülkiyete, orman olmayan bir yerin de orman rejimine tabi olması sonucunu doğurur ki imar uygulamasının bu sonucu doğurması mümkün değildir.
Kısaca özetlemek gerekir ise ormanlar uygulamaya girdiği gibi çıkar. Bu nedenle ormanlar, düzenleme sahasının yüzölçümünde ve DOP hesabında dikkate alınmaz. Örneğin 30.000 m²’lik bir düzenleme alanında 5.000 m² orman alanı bulunduğunu, bu alanda umumi hizmetler için ayrılan alanın ise 10.000 m² olduğunu varsayalım. Bu takdirde düzenlemeye giren parsellerin toplam yüzölçümü 30.000-5.000 = 25.000 m²’dir. DOP oranı ise 10.000/25.000= %40 olarak bulunur.

1 yorum

  1. Taşınmazım orman vasfı ile ve mahkeme kararı ile hazineye 2006 yılında geçti. 2016 yılında ise gebze belediyesi buraya 1000 lik imar planını tasdiklemiş .80 emsal verilmiş.
    Bu durum ormandan çıkarma işlemi olmuyor mu ?
    Tapuda hazine adına ve orman vasıflı hala ?

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.