Ormanlarda Parselasyon Yapılması Mümkün müdür?

Ormanlar bir ülke için önem taşıması ve kamu yararı ile çok yakın ilişkisi olması nedeniyle diğer taşınmazlardan farklı bir düzenlemeye tabi tutulmaktadırlar. Ormanların korunması ve geliştirilmesi konusu Anayasanın 169 uncu maddesiyle düzenlenmiştir. Buna göre; ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.

3402 sayılı Kadastro Kanununun 16’ncı maddesinin (D) bendinde, ormanların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu ve Kadastro Kanununda hüküm bulunmayan hallerde, özel kanunları hükümlerine tabi olduğu belirtilmektedir. İmar ve ihya yoluyla taşınmaz mal kazanılmasını düzenleyen 17’nci maddesinde de, ormanların ihya edilerek kazanılmasının mümkün olmadığı, ifade edilmiştir.

Ormanlar kamu malı niteliğinde oldukları ve özel mülkiyete konu olamayacakları için imar planı içinde orman bulunuyorsa düzenleme alanı tespit edilirken ormanların düzenleme dışında tutulmasında fayda vardır. Çünkü ormanların arazi ve arsa düzenlemesine tabi tutulması ve bu alanlarda imar parseli oluşturulması mümkün değildir. İmar Kanunu’nun 18. maddesine göre parselasyon işlemi ile yürürlükte bulunan imar planı hükümlerine uygun olarak üzerinde yapı yapmaya elverişli düzgün imar parselleri oluşturmak amaçlanmaktadır. Orman alanı olarak belirlenmiş yerlerin inşaata elverişli imar parseli haline getirilemeyecek alanlar olması nedeniyle, parselasyon işlemine tabi tutulmalarına yasal olanak bulunmamaktadır.

Danıştay 6. Dairesi, 16.03.2007, E:2005/28, K:2007/1673

Orman alanı olarak belirlenmiş yerlerin, inşaata elverişli imar parseli haline getirilemeyecek alanlar olması nedeniyle, parselasyon işlemine tabi tutulamayacakları hakkında.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesine göre parselasyon işlemi ile yürürlükte bulunan imar planı hükümlerine uygun olarak üzerinde yapı yapmaya elverişli düzgün imar parselleri oluşturmak amaçlandığından orman alanı olarak belirlenmiş yerlerin inşaata elverişli imar parseli haline getirilemeyecek alanlar olması nedeniyle parselasyon işlemine tabi tutulmalarına yasal olanak bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık konusu olaydan ise; dava konusu parselasyon işlemine tabi tutulan 894 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin davacılar, üçüncü şahıslar, Maliye Hazinesi ve Orman Genel Müdürlüğü arasında ihtilaflı olup halen Karaburun Kadastro Mahkemesinin 1975/155 esas sayılı dosyasında davanın devam ettiği, Orman Genel Müdürlüğünce de anılan taşınmazın bir kısmının orman sayılan yerlerden olduğunun iddia edildiği anlaşılmaktadır.

Dava konusu 894 sayılı parselin paftası, yüzölçümü, ne kadarının orman alanında ne kadarının şahıs arazisinde kaldığı Karaburun Kadastro Mahkemesinin E:1975/155 sayılı davasının sonuçlanması halinde kesinleşeceğinden taşınmazın hangi bölümünün orman alanı olduğu hususu netleşmeden anılan yerde 3194 sayılı Yasa'nın 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi tesis edilerek imara elverişli parseller oluşturulduğundan söz etmek parselasyon işleminin amacına aykırılık taşımaktadır.

Bu itibarla parselasyon işlemi tesis edilemeyecek alanlardan olup olmadığı kesin olarak belirlenmeyen dava konusu 894 parsel sayılı taşınmazın parselasyon işlemine tabi tutulmasında mevzuata uyarlık görülmediğinden İdare Mahkemesince işlemin iptali gerekirken aksi yöndeki kararda isabet bulunmamaktadır.

Aynı yönde Danıştay 6. Dairesi, 23.09.1999, E:1998/3988, K:1999/4194; 20.01.1997, E:1996/1530, K:1997/338

Bu nedenle imar planı içinde veya sınırında orman var ise düzenleme sınırının ormanı içine almayacak şekilde geçirilmesi gerekir[1]. Eğer düzenleme alanında bulunan orman vasıflı alanların yüzölçümü küçük ise bu alanlar da düzenlemeye alınabilir ancak ormanlardan DOP kesilemez[2]. Gerek Orman Kanununda ve gerekse İmar Kanununda ormanlardan DOP alınacağına dair herhangi bir hüküm yer almamaktadır.

Üstelik Danıştay’ın “düzenleme sonucu değer artışı yaşanmayan taşınmazlardan DOP kesilemeyeceği” yönündeki içtihadı dikkate alındığında düzenleme nedeni ile herhangi bir değer artışı gerçekleşmeyen ormanlardan DOP alınmaması gerekir.

Ormanlar parsellere şuyulandırılamaz. Ayrıca orman vasıflı taşınmazlarda zemin değişikliği yapılamaz. Çünkü zemin değişikliği, orman olan bir yerin özel mülkiyete, orman olmayan bir yerin de orman rejimine tabi olması sonucunu doğurur ki imar uygulamasının bu sonucu doğurması mümkün değildir.

Kısaca özetlemek gerekir ise ormanlar uygulamaya girdiği gibi çıkar. Bu nedenle ormanlar, düzenleme sahasının yüzölçümünde ve DOP hesabında dikkate alınmaz. Örneğin 30.000 m2’lik bir düzenleme alanında 5.000 m2 orman alanı bulunduğunu, bu alanda umumi hizmetler için ayrılan alanın ise 10.000 m2 olduğunu varsayalım. Bu takdirde düzenlemeye giren parsellerin toplam yüzölçümü 30.000-5.000 = 25.000 m2’dir. DOP oranı ise 10.000/25.000= %40 olarak bulunur.

[1]              Çelik, Kemal (2006) Planlama ve İmar Kanunu Uygulaması, Arazi ve Arsa Düzenlemesi, s: 320

[2]              Koçak, Hüseyin ve Beyaz, Metin (2004) İmar Uygulamaları, s: 214

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.