Ormanların Korunması Amacıyla Mülkiyet Hakkına Getirilen Kısıtlamalar

Anayasa’nın 169. maddesine göre Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Bu amaçla alınan tedbirleri şu şekilde açıklamak mümkündür.

1. Kullanım Yasakları

6831 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre;

a) Yetişmiş veya yetiştirilmiş fidanları kesmek, sökmek, ekim sahalarını bozmak, yaş ağaçları boğmak, yaralamak, tepelerini veya dallarını kesmek veya koparmak veya ağaçlardan yalamuk, pedavra hartama çıkarmak;

b) Dikili yaş veya kuru ağaçları kesmek veya bunları kökünden sökmek veya bunlardan kabuk veya çıra veya katran veya sakız çıkarmak, yatık veya devrik ağaçları kesmek veya götürmek, kök sökmek, kömür yapmak;

c) Palamut, ıhlamur çiçeği, her çeşit orman örtüsü, mazı kozalağı tıbbi ve sınai nebatları veya orman tohumlarını toplayıp götürmek;

d) Ormanlardaki göl, gölet, baraj ve derelerde dinamit atmak veya zehir bırakmak suretiyle avlanmak;

e) Ticaret amacıyla olmaksızın kendi ihtiyacı için toprak, kum ve çakıl çıkarmak;

Yasaktır.

Kanun’un 49. ve 56. maddeleri gereği bu sınırlamalar özel ormanlarda ve tüzel kişiliğe sahip kamu idarelerine ait ormanlarda da uygulanır. Ancak ormanlarda (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan işlerin orman idaresinin izninin alınması şartıyla yapılması mümkündür.

2. Hayvan Otlatma Yasağı

Orman Kanunu’nun 19. maddesine göre ormanlara her türlü hayvan sokulması yasaktır. Ancak, kuraklık gibi fevkalade haller nedeniyle hayvanlarının beslenmesinde güçlük çekildiği tespit edilen bölgeler halkına ait hayvanlar ile orman sınırları içerisinde bulunan köyler ve mülki hudutlarında Devlet ormanı bulunan köyler halkına ait hayvanların orman idaresince belirlenecek türlerine, tayin edilecek saha ve süreler dahilinde, ormanlara zarar vermeyecek şekilde otlatılmasına izin verilir. Yangın görmüş ormanlarla, gençleştirmeye ayrılmış veya ağaçlandırılmış sahalarda hiç bir surette hayvan otlatılamaz. Kanun’un 49. ve 56. maddeleri gereği bu sınırlamalar özel ormanlarda ve tüzel kişiliğe sahip kamu idarelerine ait ormanlarda da uygulanır.

3. Ormanlar İçindeki Meralardan Yararlanma

Orman Kanunu’nun 20. maddesine göre Devlet ormanları (49. maddesi gereği tüzel kişiliğe sahip kamu idarelerine ait ormanlar) içinde bulunan yaylak, kışlak ve otlaklarla sulama yerlerinde hakları olanlardan buralara hayvanlarıyla yahut hayvansız olarak girip çıkmak isteyenler, bu yerlere orman idaresinin göstereceği yollardan geçmeye ve ormanlara zarar vermemeye matuf tedbirlere riayet etmeye mecburdurlar.

Aynı Kanun’un 21. maddesi ise Devlet ormanlarındaki (49. maddesi gereği tüzel kişiliğe sahip kamu idarelerine ait ormanlardaki) otlaklara dışarıdan toplu olarak veya sürü halinde hayvan sokulup otlatılmasının, tanzim olunacak planlara göre orman idaresinin iznine bağlı olduğunu; bu planların otlak zamanından evvel tanzim edilerek orman işletme müdürlüklerince onaylanacağını hüküm altına almıştır.

4. Orman Emvalinin Nakli

Kanun’un 41. ve 42. maddeleri orman emvalinin naklini düzenlemiştir. Kanun’un 49. ve 56. maddeleri gereği bu hükümler özel ormanlarda ve tüzel kişiliğe sahip kamu idarelerine ait ormanlarda da uygulanır. Söz konusu hükümlere göre herhangi bir suretle satışı yapılmış orman emvali, bedeli ödenmeden veya karşılığı banka teminat mektubu veya devlet tahvili temin edilmeden, damgaya tabi olanlar damgalanmadan ve gayri mamul orman emvali nakliye tezkeresi alınmadan, yarı mamul ve mamul orman emvali fatura veya sevk irsaliyesi olmaksızın nakledilemez. Bunlar için düzenlenecek belgelerde emvalin adedi, cinsi, nevi, vasfı, ebadı, miktarı, bedeli, hareket tarihi ve saati ile mesafe dikkate alınarak tanınan geçerlilik süresi gösterilir. Nakliye tezkereleri mal sahibinin istediği yere ve taşıyıcının taşıma imkanlarına göre müddetli olarak verilir. Malın ilk götürüldüğü yerlerden başka yerlere taşınmasında, taşıyanın eski nakliyeyi mal mevcuduna göre yeniletmesi lazımdır. Orman emvali; adedi, cinsi, nevi, vasfı, ebadı, bedeli, hareket tarihi ve saati ile geçerlilik süresi itibarıyla ibraz olunan nakliye tezkeresi, fatura veya sevk irsaliyesine uyduğu ve damgaya tabi olanlar damgalı bulunduğu takdirde, hepsi üzerinden hacmen yüzde on ve veznen yüzde on beşine kadar çıkacak fazlalık için, nakliye tezkeresi, fatura veya sevk irsaliyesinde yazılı satış bedeli üzerinden tutarı ve bu tutarın yüzde on fazlası alınarak serbest bırakılır. Yukarıdaki hadleri aşan miktar, bütün fazlalığa şamil olmak üzere kaçak sayılarak idarece müsadere olunur. Orman içinde yapılacak nakliyat, orman idaresinin göstereceği yollardan yapılır. Nakliye tezkereleri ile fatura veya sevk irsaliyeleri veya diğer taşıma belgeleri daima taşıyanların üzerinde bulunur ve ilgili memurlar tarafından istenildiğinde gösterilmesi zorunludur. Şehir ve kasabalardaki ticarethane ve fabrikalardan alınan orman emvali şehir içinde fatura veya sevk irsaliyesi ile taşınabilir. Bu belgelerin taşıma araçlarında bulundurulması zorunludur. Resmi daire ve müesseseler kendi ihtiyaçları için kullanmak üzere kendi stok mahallerinden veya fabrikalarından iş yerlerine nakledecekleri keresteleri damgalı olmak şartıyla kendilerince mutat ve muteber olan vesikalarıyla sevk edebilirler.

5. Sınır İşaretleri Koyma

Bir başka zorunluluk ise sınır işaretleri koyma konusundadır. Kanun’un 50. maddesine göre özel orman sahipleri, orman hudutlarına Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınca tespit edilecek işaretleri koymaya mecburdurlar.

6. Orman Sayılmayan Ağaç ve Ağaçlıklardan Sahiplerinin
Yararlanma Hakkı

Orman Kanunu’nun 116. maddesi orman sayılmayan yerlerdeki ağaç ve ağaççıklardan maliklerinin yararlanma hakkını düzenlemekte ve belirli kısıtlamalara tabi tutmaktadır. Madde hükmüne göre orman sayılmayan yerlerdeki ağaç ve ağaççıklardan, sahipleri aşağıda yazılı şekillerde faydalanırlar:

A) Parklardan ve sahipli arazide bulunan ve civarındaki ormanlarda tabii olarak yetişmeyen ağaç ve ağaççık nevilerinin bulunduğu yerlerden, şehir mezarlıklarından, (H) bendindeki her nevi meyveli ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerlerden (fıstık çamlıkları ve palamut meşelikleri hariç), sahipleri her türlü zati ihtiyaçları ve pazar satışları için hiçbir kayıt ve şarta tabi olmadan kesim ve taşıma yapabilir.

Kesilen ağaçların Devlet ormanlarında bulunan ağaç nevilerinden olması halinde bu ağaçlar için bir tutanak düzenlenir, ayrıca damga ve nakliye tezkeresi aranmaz.

B) Orman sınırları içinde veya bitişiğinde tapulu, orman sınırları dışında ise her türlü tasarruf belgeleriyle özel mülkiyette bulunan ve tarım arazisi olarak kullanılan, dağınık veya yer yer küme ve sıra halindeki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler ile Orman sınırları dışında olup, yüzölçümü üç hektarı aşmayan sahipli arazideki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerlerden, kasaba ve köy hudutları içerisindeki mezarlıklardan, fıstık çamlıkları, palamut meşeliklerinden sahiplerinin her türlü yapacak ve yakacak ihtiyaçları mahalli orman idaresine haber vermek ve bir tutanakla tespit edilmek suretiyle karşılanabilir. Bu durumda damga ve nakliye tezkeresi aranmaz. Bu yerlerden sahiplerinin pazar satışları için yapacakları her türlü kesimler, keşif, damga ve nakliye işlemlerine tabidir. Orman idaresinin yapacağı masraflar arazi sahiplerinden peşin olarak tahsil edilir.

Bu kısıtlamalar mülkiyet hakkını da ilgilendirmektedir. Çünkü kişisel yapacak ve yakacak ihtiyacı için veya bu amaçlar dışında herhangi bir nedenle, orman idaresine haber verip tutanak düzenlettirmeden, başka bir deyişle izin almadan kesim yapılmasını suç sayan itiraz konusu kuralın, mülkiyet hakkını sınırladığı kuşkusuzdur.

Anayasa Mahkemesi 1961 Anayasası döneminde verdiği 28.11.1967 tarihli ve E: 1967/17, K: 1967/42 sayılı kararında 116. madde ile getirilen kısıtlamayı Anayasa’nın 11, 35 ve 131. maddelerine aykırı bulmamıştır. Anayasa Mahkemesine göre orman sayılmayan sahipli yerlerden kesilen ağaç ve ağaççıklar üzerinde mülkiyet hakkına getirilen sınırlama, bunların pazar yerlerine götürüp satılabilmelerinin damga ve nakliye işlemine bağlı tutulmasından ibarettir. Orman malikinin bu zorunluluğa uyulmamasından ötürü zarara uğranması haline karşı da kanun yollarının açık bulunduğuna göre mülkiyet hakkının özüne dokunan bir nitelik taşımamaktadır. Üstelik Anayasa, 131. maddesinde Devlete, ormanların korunması ve ormanlık sahaların genişletilmesi, için gerekli tedbirleri almayı emretmektedir. Bu bakımdan 116. maddedeki bu hüküm, bir Anayasa ödevini yerine getirmektedir. Bu tedbirlere uymayanlar için ceza müeyyidesi konulması bu ödevin bir gereğidir.

Anayasa Mahkemesi bu maddede geçen kısıtlamaları fıstık çamları yönünden incelediği 13.4.1999 tarihli ve E: 1997/75, K: 1999/10 sayılı kararında da maddede yer alan kısıtlamaları mülkiyet hakkına aykırı bulmamıştır. Anayasa Mahkemesine göre fıstık çamlarının kesiminin Orman İdaresinin iznine bağlı tutulması, bu ağaçların ürünü olan çam fıstığının gıda sanayiinde kullanılması, ülkemizde zaten az miktarda bulunan fıstık çamlarının, sahipleri tarafından da olsa gelişigüzel kesilip yok edilmesinin ülke ekonomisi açısından uygun görülmemesi gibi kamu yararına yönelik gerekçelerle açıklanabilir. Öte yandan, bu ağaçların, çevre güzelliğine, iklime ve turizme olumlu katkısı da göz ardı edilemez. Bu nedenlerle, fıstık çamları kesiminin denetim altına alınmasında kamu yararı bulunduğu açıktır. Anayasa Mahkemesi’ne göre, kamu yararı amacıyla getirilen bu sınırlama hakkın kullanılmasını ortadan kaldıran veya önemli ölçüde zorlaştıran bir nitelik taşımadığından demokratik toplum düzeninin gereklerine de aykırılık oluşturmamaktadır. Ayrıca bu düzenleme, Anayasa’nın 169. maddesinde yer alan “Devlet, ormanlarının korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır” kuralıyla da uyumludur. Bu nedenle kısıtlamalar Anayasa’nın 35 ve 169. maddelerine aykırı değildir.

7. Orman Suçlarında Kullanılan Malzemenin Müsaderesi

6831 sayılı Kanun’un 27. maddesinin son fıkrasına göre damgasız ve nakliyesiz orman ürünleri kaçak sayılır. 108. maddenin dördüncü fıkrasında ise kaçak orman mallarının taşınmasında kullanılan canlı ve cansız bütün taşıtların kimin olursa olsun, zoralımı öngörülmüştür. Bundan dolayı kaçak orman malları taşınan taşıtlar, başkasının mülkiyetinde olsa dahi müsadere edilmektedir.

İlk bakışta kaçak orman malları taşınan taşıtların, başkasının mülkiyetinde olsa dahi müsadere edilmesi ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırı gibi görünmektedir. Çünkü bir kişinin eyleminden dolayı başkasına ait taşıtlar müsadere edilmektedir.

Fakat Anayasa Mahkemesi 30.9.1969 tarihli ve E: 1969/17, K: 1969/49 sayılı kararında[1] Orman Kanunu’nun 108. maddesinde yer alan “Kaçak orman mallarının taşınmasında kullanılan canlı ve cansız bütün nakil vasıtaları kime ait olursa olsun idarece zapt ve mahkemelerce müsaderesine hükmolunur” hükmünü Anayasa’ya aykırı bulmamıştır. Anayasa Mahkemesine göre doğrudan doğruya suçluluğu veya suçla ortaklığı olmadığı halde taşıtı üzerinde zoralım hükmü uygulanan kimse gerçekte kusursuz ve olayla büsbütün ilişkisiz değildir. Bu kişinin kusuru, yükümlü olduğu dikkati ve özeni göstererek kendi taşıtıyla yasak eylemin işlenmesine engel olmamaktan doğmakta; böylece sorumlu tutulan kimsenin davranışı ve ortaya çıkan sonuç arasında nedensellik ilgisi oluşmaktadır. Kanunu bilen veya “kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” kuralı uyarınca bildiği varsayılan kimse, taşıtının kaçak orman mallarının taşınmasında kullanılmaması için gereken dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Bu yükümü yerine getirmeyen taşıt sahibinin, yasak eylem işlendiğinde, kusurlu sayılması ve kusurlu davranışının sonucu olan zoralım cezasını görmesi gerekir. Üstelik orman emvalin kaçak şekilde kesilmesinin ve taşınmasının önlenmesi kamu yararına olduğu gibi, mülkiyet hakkının özüne de dokunmamaktadır. Öte yandan Anayasa’nın ilgili maddesi, ormanların korunması ve ormanlık sahaların genişletilmesi için gerekli kanunları koymak, tedbirleri almak ve ormanlara zarar verebilecek hiç bir faaliyet ve eyleme müsaade etmemekle Devleti ödevli kılmıştır. Kaçak orman emvalinin taşınmasını önlemek de bu kapsamda değerlendirilmesi gereken bir ödevdir. Bu nedenle hüküm Anayasa’ya aykırı değildir.

[1] Resmi Gazete Tarih / Sayı: 18.5.1970/13497

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.