Parselasyon İşlemlerde Tecviz Sınırını Aşan Fakat “Kaba” Olmayan Yüzölçümü Hatalarının Düzeltilmesi

Koçak ve Beyaz, uygulamaya tabi tutulan parselin yüzölçümünde tecvizi aşan fakat kaba olmayan farklılıkların bulunması halinde, yüzölçümü düzeltmesine gerek bulunmadığı, parselin tapudaki yüzölçümüyle düzenlemeye tabi tutulabileceği görüşündedirler[1]. AAD Uygulama Yönetmeliği ise, her iki yüzölçümü arasında tecvizi aşan fark çıkması halinde (kaba olup olmadığına bakılmaksızın), bu farkın tapu ve kadastro mevzuatına uygun olarak düzeltilmesini ve taşınmazın uygulamaya düzeltilmiş yüzölçümü ile dâhil edilmesini öngörmektedir.

Kanaatimizce Koçak ve Beyaz’ın bu görüşü, hem oldukça isabetlidir; hem de uygulamanın hızlı bir şekilde neticelenmesini sağlayacaktır. Danıştay’da tecvizi aşan farklarda dahi tapudaki yüzölçümünün esas alınmasını hukuka aykırı bulmamıştır. Danıştay’a göre; parselasyon işlemi tapu kayıtları üzerinden yapılmaktadır, bu nedenle parsellerin uygulamaya tapu yüzölçümleri ile dâhil edilmesi gerekir.

Bu konuda, Danıştay 6. Dairesinde incelenen bir olayı örnek göstermekte fayda vardır. Parselasyon işlemine ilişkin belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada idare mahkemesince; uygulamaya giren taşınmazların yalnızca tapu yüzölçümlerinin dikkate alındığı, kadastrodan temin edilen ölçü krokilerinden yararlanılarak hesaplanan alanların ve kadastral sınırların dikkate alınmadığı, taşınmazların tapu senedi ile kadastro yüzölçümleri arasındaki farkın kabul edilebilir değerlerin üzerinde olduğu, idarenin bu farkların nedenini araştırıp gidermesi ve taşınmazları gerçeğe en yakın yüzölçümleri ile uygulamaya sokmasının gerektiği, sadece tapu alanlarının hesaba katıldığı parselasyon işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar Danıştay’da temyiz edilmiştir. Konu hakkında Danıştay 6. Dairesi tarafından verilen 04.06.2007 tarihli ve E:2005/1684, K:2007/3246 sayılı karar ile; parselasyon işleminin tapu kayıtları üzerinden yapılacağı, tapu kayıtları esas alınarak parselasyon işlemi yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek idare mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Danıştay 6. Dairesi, 04.06.2007, E:2005/1684, K:2007/3246    

Parselasyon işleminin 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılması gerektiğinden, tapu senedi ile kadastro yüzölçümleri arasındaki farklılık olduğu ve tapu kayıtlarının esas alınarak parselasyon işlemi yapılamayacağı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptal edilmesinde, hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde, imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri, malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya; müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve resen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili olduğu, hükme bağlanmıştır.

Kadastro çalışmalarının yapılmasından sonra tapuya tescil işlemlerinin yapılacağı ve kadastro alanı ile tapu kayıtları arasında fark olması durumunda buna ilişkin uyuşmazlıkların adli yargı yerince çözümleneceği açıktır.

Parselasyon işlemi ise, yukarda anılan Kanun hükmü uyarınca tapu kayıtları üzerinden yapılacağından, tapu kayıtları esas alınarak parselasyon işlemi yapılmasında hukuka aykırılık bulunmaktadır.Bu durumda, Mahkemece anılan gerekçeyle dava konusu işlemin iptal edilmesinde isabet görülmemiştir.

Danıştay 6. Dairesinin 17.04.2003 tarihli ve E:2002/330, K:2003/2297 sayılı kararında ise tapu sicilindeki kayıtların mahkeme kararı olmadan değiştirilemeyeceği, bu nedenle arazi ve arsa düzenlemesinde tapu sicil kayıtlarındaki yüzölçümünün esas alınması gerektiği vurgulanmıştır.

Kaba hata konusunda eleştirilebilecek tek nokta, yüzölçümü farklılığının hangi şartlar altında kaba hata olarak değerlendirileceğidir. Bu konuda mevzuatta açık bir nokta bulunmamaktadır.

[1]     Koçak, Hüseyin ve Beyaz, Metin (2007) İmar Uygulamaları, s: 68

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.