Parselasyon İşlemlerinde Düzenleme Alanındaki Kapanan Yolların Durumu

Arazi ve arsa düzenlemesi (parselasyon, 18. madde uygulaması) işlemlerinde en ihtilaflı konulardan bir tanesi, düzenleme alanında kapanan yolların durumudur.

Yolların imar uygulamasına tabi tutulması açısından özel bir durum söz konusu değildir. Yollar imar uygulamasına tabi tutulabilir.

Parselasyon açısından yolların özellikli durumu, kapanan kadastral yolların ihdas edilip edilmeyeceği ve edilecekse kimin adına tescil edileceğidir. Bu alanların arazi ve arsa düzenlemesi işlemlerinde ihdasen tescil edilip edilmeyeceği, edilecekse tescilin kimin adına yapılacağı konusu idarelerle vatandaşları sürekli karşı karşıya getirmektedir.

Öyle ki, Çağlar Meşhur tarafından yapılan bir çalışmada, Konya İlinde 1989-2002 yılları arasında yapılan arazi ve arsa düzenlemelerinin idari yargı tarafından iptal edilmesinde kullanılan en önemli gerekçedir[1]. Dava konusu yapılan arazi ve arsa düzenlemelerinin üçte biri bu gerekçeyle iptal edilmektedir.

Buradaki konunun paydaşlarının tutumu birbirinden oldukça farklıdır. Belediyelerin büyük bir kısmı, bu yolları belediye adına ihdasen tescili yoluna gitmektedirler. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, kapanan bu yollardan imar planında özel mülkiyete konu olabilecek alanlara denk gelen alanların belediye adına tescil edilebileceğini, buna karşılık imar yoluna denk gelen kısımların ihdasen tescil edilemeyeceğini, bu gibi alanların umumi hizmet alanları için tahsis edilmesi gerektiği görüşündedir. Danıştay ise her iki uygulamadan farklı olarak, kapanan yolların tamamının umumi hizmet alanları için kullanılması gerektiğini, kapanan yolların kesinlikle belediye adına tescilinin mümkün olmadığını kabul etmektedir.

Danıştay’ın istikrar kazanmış kararlarının belediyelerin uyguladıkları veya TKGM’nin benimsediği görüşlerden farklı olması ise arazi ve arsa düzenlemesi işlemlerinin dava konusu olması durumunda iptali için önemli bir gerekçe teşkil etmektedir. Bu durum ise parselasyon işlemlerinin iptaline ve en başa dönülmesine neden olmaktadır.

Bu yollardan bir kısmının Hazine adına tescil edilmesi gerekmektedir. Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Parselasyon İşlemlerinde Hazine Adına Tescil Edilmesi Gereken Kapanan Yollar

Kapanan diğer yolların ne şekilde tescil edileceği konusunda ise uygulama birliği bulunmamaktadır.

Kapanan Yolların Parselasyon İşlemlerindeki Durumu Hakkında Belediyelerin Uygulamaları

Hazine adına tescil edilmesi gereken yolların dışındaki durumlarda, kapanan kadastral yolların ne şekilde ihdas edileceği konusunda uygulamada birlik bulunmamaktadır. Uygulamada belediyeler ve diğer idareler dört şekilde hareket etmektedirler.

Bir kısım belediyeler umumi hizmetlere veya özel mülkiyete konu olabilecek alanlara rastlayıp rastlamadığına bakmaksızın kapanan yolları 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun köy ve belediye sınırları içinde kapanmış yollarla yol fazlalarının köy veya belediye adına tescil edileceğini öngören 21. maddesi kapsamında kendi adına ihdasen tescil ettirmektedir.

Bir kısım belediyeler umumi hizmetlere rastlayıp rastlamadığına bakmaksızın kapanan yolları, DOP’tan düşmekte (bir başka ifade ile bunları umumi hizmet alanlarına tahsis etmekte) ve hiç ihdas yapmamaktadır.

Bir kısım belediyeler de kapanan yollardan, özel mülkiyete konu olabilecek alanlara rastlayanları kendi adlarına ihdas etmekte, buna karşılık imar planına göre özel mülkiyete konu olamayacak tüm alanlara (imar yolları dışındakiler, örneğin parklar da, dâhil olmak üzere) rastlayanları ihdas etmeyerek umumi hizmet alanları hesabında dikkate almaktadırlar.

Bir kısım belediyeler ise, kapanan yolun imar yoluna denk gelen kısmını umumi hizmetler hesabında değerlendirmekte, özel mülkiyete ve imar yolu dışındaki umumi hizmetlere konu kısmını ise kendi adına tescil ettirmektedir. TKGM bu görüşü benimsemektedir.

Kapanan Yolların Parselasyon İşlemlerindeki Durumu Hakkında TKGM Görüşü

TKGM, kapanan yolun imar yoluna denk gelen kısmının umumi hizmetler hesabında değerlendirmesi gerektiği, buna karşılık özel mülkiyete ve imar yolu dışındaki umumi hizmetlere konu kısmın ise belediye adına tescil edilmesi gerektiği görüşündedir.

Adı geçen Genel Müdürlüğün görüşüne göre kapanan kadastral yolun sadece imar yollarına denk gelen kısımlarının ihdas edilmesi mümkün değildir. Buna karşılık özel mülkiyete konu olabilecek alanlara ve imar yolu dışında meydan, yeşil alan vb. ortak kullanım alanlarına denk gelen kadastral yolların belediye veya il özel idaresi adına ihdas edilmesi mümkündür.

Kapanan Yolların Parselasyon İşlemlerindeki Durumu Hakkında Yargı Kararları

Kapanan yolların parselasyon işlemlerindeki durumu hakkında yargı kararları konusunda şu yazılarımıza bakabilirsiniz:

Parselasyon İşlemlerinde Kapanan Yolların Durumu Konusunda Danıştay’ın Görüşü,

Anayasa Mahkemesi’nin Kapanan Yolların Belediyeler Adına Tescili Konusundaki Görüşü

Kapanan Yolların Parselasyon İşlemlerindeki Durumu Hakkında 7181 sayılı Kanunla Yapılan Düzenleme

4/7/2019 tarihli ve 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, parselasyon işlemlerinde önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu konudaki genel değerlendirmemiz için şu yazımıza bakabilirsiniz: 7181 sayılı Kanunla, Arazi ve Arsa Düzenlemesi İşlemlerinde Neler Değişti?

7181 sayılı Kanunla, 3194 sayılı Kanun’un 18. madesinde yapılan değişiklikle, kapanan yolların ne şekilde düzenlemeye konu edileceği açıklanmıştır. Fıkraya göre: “Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır.”

[1]     Meşhur, Çağlar (2002) “İdari Yargıya Konu Olan 18. Madde Uygulamaları: Konya Kenti Örneği” s: 59

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.