Parselasyon İşlemlerine Karşı Açılacak Davalarda İYUK 11. Maddenin Uygulanması

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi, herhangi bir idari işleme karşı idari yargıda dava açmadan önce ilgili idareye başvurulması durumunda dava açma sürelerini düzenlemektedir. 11. madde şu şekildedir:

“İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.

İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.”

Bu maddenin arazi ve arsa düzenlemesine karşı açılacak davalarda da uygulanması, mümkündür. Bir başka ifadeyle, parselasyon işlemine karşı askı ilan süresinde itiraz edilmemiş olsa bile iptal davası açılmadan önce İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında parselasyon işleminin kaldırılması ya da düzeltilmesi talebi ile idareye başvuru yapılabilir.

Ancak iki hususa dikkat etmek gerekir. İlk olarak 11. maddenin, parselasyona karşı açılacak davalarda uygulanabilmesi için askı ilan süresinin bitmesi gerekir. Çünkü parselasyon işlemleri, askı ilanında olduğu sürece 11. maddeye göre idareye başvurulması mümkün değildir; normal itiraz mekanizması içerisinde parselasyonu yapan idareye itiraz edilmesi gerekir. Çünkü 11. maddenin uygulanabilmesi için dava açma süresinin başlaması gerekir.

İkinci olarak, 11. maddenin uygulanabilmesi için dava açma süresinin bitmemiş olması gerekir. Madde metni çok açıktır: 11. maddede öngörülen yol, sadece dava açma süresi geçmemiş durumlarda uygulanır. Örneğin parsel maliki encümene itiraz etmiş ve bu itiraz encümen tarafından karara bağlanarak tebliğ etmişse, bu kararın tebliği tarihinden itibaren 60 günlük süre içerisinden dava açılması ya da 11. madde kapsamında idareye başvurulması gerekir. Bu 60 günlük süre kaçırıldıktan sonra 11. maddeye göre idareye yapılan başvurular, parsel malikine yeni bir dava açma hakkı vermez. Aynı şekilde parselasyon işlemi, parsel malikine 7201 sayılı Kanun’a göre tebliğ edilmişse 11. madde, ancak parsel malikine yapılan tebligatın tarihinden itibaren hesaplanacak 60 günlük dava açma süresi içerisinde uygulama alanı bulabilmektedir.

Encümene İtiraz Edilirse Dava Açma Süresi Durur

Bu kapsamda dava açma süresi başladıktan sonra (11. madde ancak askı ilan süresi bittikten, bir başka ifadeyle dava açma süresi başladıktan sonra uygulanabilir) arazi ve arsa düzenlemesi işleminin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya bu konuda yeni bir işlem yapılmasının, belediye encümeninden veya il encümeninden talep edilmesi durumunda, başlamış olan dava açma süresini durmaktadır. Bu başvuru tarihinden itibaren itiraz edilen makamın, talebi cevaplamak için 60 günlük bir süresi vardır. Başvuru tarihinden itibaren 60 gün içerisinde başvuruya cevap verilmez ise istek reddedilmiş sayılır ki uygulamada buna zımni ret denilmektedir.

60 gün içerisinde başvuruya olumsuz cevap verilir veya başvuru, 60 gün içinde cevap verilmemesi nedeniyle zımnen reddedilmiş sayılır ise dava açma süresi, ret kararının tebliği tarihinden (zımni ret durumunda, 60 günlük cevap verme süresinin bittiği tarihten) itibaren işlemeye başlar (bir başka ifadeyle kaldığı yerden işlemeye devam eder)[1].

Danıştay 6. Dairesi, 20.04.1999, E:1998/1839, K:1999/2054         

2577 sayılı yasanın 11. Maddesi uyarınca yapılan başvuru üzerine altmış gün içerisinde yanıt verilmemesi halinde istem reddedilmiş sayılır, bu tarihten sonra verilen yanıtın istemin reddine ilişkin olmayıp bir işlem tesisine yönelik olması durumunda ise yeni bir hukuki sonuç yaratan bu işleme karşı süresi içerisinde dava açılabilir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından dava konusu işlemlere 5.3.1997 tarihinde itiraz edildiği, itiraz ile parselasyon işlemi sonucunda tamamı park yerinde kalan taşınmazlarına karşılık hiçbir yer tahsis edilmediğinin belirtildiği, aynı nitelikli iki başvuru daha yapıldığı, anılan başvurular üzerine belediye encümeninin 7.8.1997 günlü, 2832 sayılı kararı ile itirazların değerlendirilerek, davacının parkta kalan taşınmazlarına karşılık 4376 ada, 6 sayılı parsel ile 4392 ada, 2 sayılı parselin tahsisine karar verildiği, davacı tarafından anılan encümen kararı ile tesis edilen işlemin de yasaya uygun olmadığı öne sürülerek bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi uyarınca idari işleme karşı idari dava açma süresi içerisinde yapılacak olan başvuru üzerine altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, bu tarihten itibaren durmuş olan dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve dava açma süresi geçtikten sonra aynı nitelikte başvuruların ve idarece verilen cevapların dava açma süresini ihya etmeyeceği açık ise de, süresi geçtikten sonra idarece verilecek olan yanıtın dava açma süresini ihya etmemesi için istemin reddi yolunda bir yanıt olması gerektiği, idare tarafından başvuru değerlendirilerek yeni işlem tesis edilmiş olması halinde ise yeni bir hukuki durum ortaya çıkacağından, önceki işlemden farklı bir hukuki sonuç yaratan bu işleme karşı süresi içerisinde dava açılabileceği sonucuna varılmıştır. Olayda, davacının itiraz dilekçesi üzerine 7.8.1997 günlü encümen kararı ile istemin reddedilmeyerek itirazın değerlendirilmek suretiyle yeni bir işlem tesis edilmesi ve böylece önceki parselasyon işleminin ortadan kalkması, davacının yeni tesis edilen bu işlemin de iptalini istemiş olması karşısında, anılan encümen kararının 5.9.1997 tarihli yazı ile davacıya tebliği üzerine 9.10.1997 gününde açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu parselasyon işleminin incelenerek bir karar verilmesi gerekirken bu işleme ilişkin olarak da davanın süre yönünden reddi yolundaki idare mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

Parsel maliki, sürenin yeniden işlemeye başladığı tarihten itibaren, süre 60. güne varıncaya kadar, dava açma hakkını kullanmalıdır. Bu sürelerin kaçırılması durumunda, dava açma imkanı ortadan kalkar. Üstelik dava açma süresi geçtikten sonra idarece ret kararı verilmesi, geçmiş olan dava süresini yeniden başlatmaz. Ancak dava açma süresi geçtikten sonra idarece ret dışında başka herhangi bir yönde işlem tesis edilmesi halinde, bu işlem yeni bir idari işlem niteliği taşıdığı için, bu işleme karşı süresi içerisinde dava açılabilir.

Danıştay 6. Dairesi, 20.04.1999, E:1998/1839, K:1999/2054         

2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca yapılan başvuru üzerine altmış gün içerisinde yanıt verilmesi halinde istemin reddedilmiş sayılacağı, bu tarihten sonra verilen yanıtın istemin reddine ilişkin olmayıp bir işlem tesisine yönelik olması durumunda ise yeni bir hukuki sonuç yaratan bu işleme karşı süresi içerisinde dava açılabileceği.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11.maddesi uyarınca idari işleme karşı idari dava açma süresi içerisinde yapılacak olan başvuru üzerine altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, bu tarihten itibaren durmuş olan dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve dava açma süresi geçtikten sonra aynı nitelikte başvuruların ve idarece verilen cevapların dava açma süresini ihya etmeyeceği açık ise de, süresi geçtikten sonra idarece verilecek olan yanıtın dava açma süresini ihya etmemesi için istemin reddi yolunda bir yanıt olması gerektiği, idare tarafından başvuru değerlendirilerek yeni işlem tesis edilmiş olması halinde ise yeni bir hukuki durum ortaya çıkacağından, önceki işlemden farklı bir hukuki sonuç yaratan bu işleme karşı süresi içerisinde dava açılabileceği sonucuna varılmıştır.

Olayda, davacının itiraz dilekçesi üzerine 7.8.1997 günlü encümen kararı ile istemin reddedilmeyerek itirazın değerlendirilmek suretiyle yeni bir işlem tesis edilmesi ve böylece önceki parselasyon işleminin ortadan kalkması, davacının yeni tesis edilen bu işlemin de iptalini istemiş olması karşısında, anılan encümen kararının 5.9.1997 tarihli yazı ile davacıya tebliği üzerine 9.10.1997 gününde açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu parselasyon işleminin incelenerek bir karar verilmesi gerekirken bu işleme ilişkin olarak da davanın süre yönünden reddi yolundaki idare mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

[1]              Şimşek, Suat (2010) İmar Hukuku, s: 607

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.