Parselasyona Karşı Açılacak İptal Davasının Karara Bağlanması ve Kararın temyizi

İptal davasının ön koşulları yönünden bir sıkıntı söz konusu olmadığı takdirde davanın esasının görülmesi açısından üç aşama söz konusudur. Bunlardan ilki iptal davasının gerekçelerinin bilirkişi incelemesi gerektirip gerektirmediği, gerektiriyorsa bilirkişi görevlendirilmesi; ikincisi talep edilmiş ise yürütmenin durdurulması hakkında karar verilmesi, sonuncusu ise davanın esasında hakkında karar verilerek iptal davasının kabul ya da reddedilmesidir.

Parselasyon işlemlerine karşı açılacak davalar 2576 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında girmediğinden tek hakimle çözülecek dava niteliğinde değildir.

Parselasyon, İmar Kanununda ve Arazi ve Arsa Düzenlemesi Yönetmeliğinde sayılan pek çok unsurdan oluşan bir işlem niteliğindedir. Dolayısıyla bu işlemler bir bütün teşkil etmektedir. Bu nedenle, bu unsurlardan birisinin hukuka aykırı olması durumunda parselasyon işleminin iptal edilmesi gerekir.

Uygulama İmar Planı- Arazi ve Arsa Düzenlemesi İşlemi

Burada ilk olarak parselasyon işlemi ile bu işlemin dayanağı olan imar planı arasındaki ilişkiyi irdeleyelim.

İdare hukuku anlamında imar planları düzenleyici işlem, arazi ve arsa düzenlemesi ise uygulama işlemidir. Bu anlamda parselasyon işlemine karşı açılan davada 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinin 4. fıkrası kapsamında imar planlarının da iptali istenebilir.

Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Parselasyona Karşı Açılan Davalarda Uygulama İmar Planı-Parselasyon İlişkisi

Arazi ve Arsa Düzenlemesinin Kısmen mi Tamamen mi İptal Edileceği Sorunu

Arazi ve arsa düzenlemesi işlemleri, belediyeler (imar müdürlükleri) tarafından hazırlandıktan ve belediye encümeni tarafından onaylandıktan sonra tapuya tescil edilmektedir. Bu işlem sürecinde parselasyonun hukuk aleminde sonuç doğurmasını sağlayan işlem, belediye encümeninin kararıdır. Bu nedenle parselasyon işlemine karşı açılacak davalarda encümen kararının iptali istenmektedir.

Normal şartlar altında parselasyon işlemi bireysel idari işlem olduğu için, idare mahkemesinin iptal kararı, sadece dava açılan taşınmaz açısından sonuç doğurur. Bu nedenle, parselasyon işleminin iptaline neden olan hata düzenlemeye giren parsellerin yalnızca bir tanesini etkiliyorsa, encümen kararının tüm parseller yönünden değil, sadece dava açılan parsel yönünden iptal edilmesi gerekir.

Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Arazi ve Arsa Düzenlemesinin Kısmen mi, Tamamen mi İptal Edileceği Sorunu

Parselasyona İlişkin İlk Derece Mahkeme Kararlarının Temyizi

Parselasyona ilişkin ilk derece mahkemesi kararları istinaf toluna değil, temyiz yoluna tabidir. 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi gereğince parselasyon işlemlerine karşı açılan davalar neticesinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurulabilir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.