Parselasyonun İptaline Dair Kararın İdarece Yerine Getirilmemesi Durumunda Eski Kaydın İhyası Davası

Eğer parselasyonu yapan idare geri dönüşüm cetvellerini düzenlememişse yani düzenleme öncesi dönüşü sağlamamış ise tapu sicil müdürlüğünün resen değiştirme yetkisi yoktur. Bu durumda ilgililer, kadastral duruma dönüş sağlanabilmesi için eski halin ihyası davası açabilirler.

Çünkü, ilgili idarenin geri dönüşüm yapmaması durumunda, idari yargının iptal kararı, parsel maliklerine durumun eski haline getirilmesini isteme ve dava etme hakkı verir. Bu şekilde uygulama öncesi duruma dönüş sağlanabilir.

Yargıtay kararlarına göre tapuya tescilin sebebi (illeti) olan parselasyon işlemi yargı kararı ile iptal edilirse tapudaki tescil yolsuz hale gelir. Bu yolsuz tescilin düzeltilmesine ilişkin davalar ise adli yargı yerinde görülür.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 27.03.2003, E:2003/2956, K:2003/3604         

Somut olayda, çekişme konusu imar parselinin oluşmasına dayanak teşkil eden idari kararın idari yargı yerinde iptal edildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca imar parsellerinin sicillerinin, temelsiz yolsuz hale geldiği dikkate alınarak, bu konuda karar verilmesi görevinin adli yargı yerine ait olduğu.

Gerek imar kanunları ile yapılan parselasyon işlemlerinin gerekse imar affı yasalarında öngörülen imar ıslah çalışmalarının bir idari karara dayandığı kuşkusuzdur. İdari karara yönelik davaların inceleme yeri de idari yargıdır. O halde bu uygulamalar sonucu oluşan çap kayıtlarının iptali isteğiyle açılan davalar kayıtların oluşumuna esas alınan (diğer bir söyleyişle tapu kaydının illeti ve sebebi sayılan) idari kararın değiştirilmesi veya ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağından, idari karar idari yargı yerinde ortadan kaldırılmadıkça genel yargıda tapu sicilindeki gerekli düzeltme yapılamaz. Ancak, somut olayda, çekişme konusu imar parselinin oluşmasına dayanak teşkil eden idari kararın idari yargı yerinde iptal edildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca imar parsellerinin sicillerinin, temelsiz yolsuz hale geldiği dikkate alınarak, bu konuda karar verilmesi görevinin adli yargı yerine ait olduğu göz ardı edilerek mahkemenin görevsizlik kararı vermesi doğru değildir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 27.01.2005, E:2004/14677, K:2005/468         

Davacının (…) idari yargı yerinde açmış olduğu idari işlemin iptali davasının kabul edildiği, böylece imar parsellerinin hukuki dayanaktan yoksun hale geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yapılacak iş, kadastral parsele dönülmek suretiyle davacı hakkının kendisine teslim edilmesinden ibarettir. Hal böyle olunca, davacının kadastral parselinin ihyası suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.

Adli yargıda açılacak eski durumun ihyası davasında adli yargı mahkemesi, davayı haklı bulması durumunda, öncelikle arazi ve arsa düzenlemesi sonucu oluşan parsellerin tapularının iptaline ve sonrasında eski kadastral duruma göre tapu sicilinin ihyasına karar vermelidir.

Bu konuda ‘tescil edilen parsellerin iptal edilerek uygulama öncesi duruma dönülmesi’ yönünde açılan bir davada, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.04.1994 tarihli ve E:1994/2562, K:1994/5083 sayılı kararı ile onanan Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.12.1993 tarihli ve E:1993/347, K:1993/551 sayılı kararı ile; imar uygulaması nedeniyle yapılan tapu kayıtları ile bu parsellere ait imar haritaları ve krokilerin iptal edilmesine, bu parselleri normal kadastro tespitine ve haritalarına göre kadastro kayıtlarındaki payları oranında yeniden davacılar adına tesciline karar verilmiştir[1].

Eski Kaydın İhyası Davası Açılması İçin Parselasyonun İdari Yargı Kararı ile İptal Edilmesi Gerekliliği

Parselasyon işlemi, kamu idarelerince yapılan idari bir işlem niteliğinde olması nedeniyle, hatalı bir imar uygulaması sonucu tapuya yolsuz olarak tescil edilmiş taşınmazlar hakkında ilk önce parselasyon işleminin iptali için idari yargıda dava açılması gerekir. Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz: Parselasyonda Eski Kaydın İhyası Davası Açılması İçin Parselasyonun İdari Yargı Kararı ile İptal Edilmesi Gerekliliği

Eski Kaydın İhyası Davasında Husumet

Adli yargıda açılacak eski halin ihyası davasında husumet, parselasyon işlemini yapan idareye yöneltilmelidir. Eğer kadastral parselin ihyası, kadastral konum olarak başka parsellerin tapularının kısmen ya da tamamen iptalini gerektiriyorsa bu kişiler de davaya dahil edilmelidir. Tapu iptal ve tescil davalarının kayıt malikleri aleyhine açılacağı da tartışmasızdır (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E:2014/6533, K:2014/12508).

Parselasyon işlemine herhangi bir katılımı olmadığı için, bu davalarda husumetin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü taşra teşkilatına yöneltilmesi mümkün değildir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E:2004/488, K:2004/1294 18.2.2004   

İmar şuyulandırma işlemine herhangi bir katılımı bulunmayan Tapu Sicil Müdürlüğüne davada husumet yönetilmesi de doğru değildir. Davacı ve davalılardan Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları yerindedir.

Eski Kaydın İhyası Davasında Kararın Sonuçları

Adli yargıda açılacak eski durumun ihyası davasında adli yargı mahkemesi, davayı haklı bulması durumunda, öncelikle arazi ve arsa düzenlemesi sonucu oluşan parsellerin tapularının iptaline ve sonrasında eski kadastral duruma göre tapu sicilinin ihyasına karar vermelidir.

Bir başka ifadeyle tapu sicilinin dayanağını teşkil eden idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilmesi sonucu sicilin yolsuz tescil durumuna düşeceği açık olup kadastral parselin mülkiyet ve geometrik yönden ihyasına karar verilmesi gerekir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 10.11.2014, E:2014/6533, K:2014/12508     

Dava, kadastral parselin ihyası isteğine ilişkindir. Tapu sicilinin dayanağını teşkil eden idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilmesi sonucu sicilin yolsuz tescil durumuna düşeceği açık olup kadastral parselin mülkiyet ve geometrik yönden ihyasına karar verilmesi gerekir.

Bu konuda ‘tescil edilen parsellerin iptal edilerek uygulama öncesi duruma dönülmesi’ yönünde açılan bir davada, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.04.1994 tarihli ve E:1994/2562, K:1994/5083 sayılı kararı ile onanan Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.12.1993 tarihli ve E:1993/347, K:1993/551 sayılı kararı ile; imar uygulaması nedeniyle yapılan tapu kayıtları ile bu parsellere ait imar haritaları ve krokilerin iptal edilmesine, bu parselleri normal kadastro tespitine ve haritalarına göre kadastro kayıtlarındaki payları oranında yeniden davacılar adına tesciline karar verilmiştir[2].

Eski halin ihyası davalarında kadastral mülkiyetin ihyasına karar verilmelidir. İmar uygulaması sonucu oluşan parsellerin bir kısmının, eski malike iadesine karar verilmesi mümkün değildir.     

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 25.01.1999, E:1998/14662, K:1999/20           

Kadastral mülkiyet durumunun ihyası (eski hale getirilmesi) şeklinde bir hüküm kurulması gerekirken, kesinleşen idari kararla iptal edilip ortadan kaldırılan işlemle oluşturulmuş imar çap kayıtları üzerinden hüküm kurulması doğru değildir.

Davacı, kadastro parselinin belediye encümen kararı ile imar uygulamasına tabi tutulduğunu, kendisine yeni oluşan bir imar parseli verildiğini, ancak 3194 sayılı Yasanın 18. maddesine göre yapılan işlemin iptali için idari yargıda açtığı davanın kabulle sonuçlanıp kesinleştiğini bildirip, kadastro parselinden alınan 103 m2'lik yerin tapusunun iptali ile tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Gerçekten, davacıya ait 1233 numaralı kadastro parselinin belediyece 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca şuyulandırmaya tabi tutulduğu, yeni oluşan 2117 no.lu parselin davacıya komşu 2112, 2113, 2114, 2116, 2118 no.lu parsellerinde davalılara verildiği tartışmasızdır.

Ne var ki, idari yargı yerinde açılan dava ile imar parsellerini oluşturan işlemin iptal edildiği, böylece imar çap kayıtlarını oluşturan nedenin ortadan kalktığı anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, kadastral mülkiyet durumunun ihyası (eski hale getirilmesi) şeklinde bir hüküm kurulması gerekirken, kesinleşen idari kararla iptal edilip ortadan kaldırılan işlemle oluşturulmuş imar çap kayıtları üzerinden hüküm kurulması doğru değildir.

Belirtmek gerekir ki kararın infazında yaşanacak güçlükler, idare mahkemesi kararının adli yargı tarafından dikkate alınmasını ve eski halin ihyası kararı verilmesini engellemez.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E:2004/14677,K:2005/46827.1.2005   

Uygulama olanaksızlığının mahkeme kararının (idari yargı) uygulamasına engel teşkil etmeyeceği açıktır.

Dava, yapılan imar uygulamasının iptali nedeniyle imar parselinin kadastral duruma dönüştürülmesi istemine ilişkindir. Davacının imar uygulamasına tabi tutulan 1 no.lu kadastral parselde paydaş bulunduğu, imar uygulaması sonucunda 5, 8 ve 9 no.lu imar parsellerinde paydaş kılındığı, idari yargı yerinde açmış olduğu idari işlemin iptali davasının kabul edildiği, böylece imar parsellerinin hukuki dayanaktan yoksun hale geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yapılacak iş, kadastral parsele dönülmek suretiyle davacı hakkının kendisine teslim edilmesinden ibarettir. Uygulama olanaksızlığının mahkeme kararının (idari yargı) uygulamasına engel teşkil etmeyeceği de açıktır. Fiili durumda ortaya çıkan güçlükler ve infaza ilişkin sorunlar, kesinleşen yargı kararları uyarınca ilgili idarece yeniden yapılacak imar düzenlemeleri ile olanaklı hale geleceği düşünülmelidir. Hal böyle olunca, davacının kadastral parselinin ihyası suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.

[1]              İşleyici, Cemal (2010) “Son Gelişmeler Işığında 3194 sayılı İmar Yasasının 18. Madde Uygulamaları ve Sonuçları”, s: 5

[2]              İşleyici, Cemal (2010) “Son Gelişmeler Işığında 3194 sayılı İmar Yasasının 18. Madde Uygulamaları ve Sonuçları”, s: 5

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.