Polonya’da Kira Kontrolleri

Polonya’da yasal düzenlemeler, taşınmaz maliklerinin mülkiyet haklarını kısıtlamakta ve İkinci Dünya Savaşından önce yürürlükte bulunan kiraların artışlarını düzenlemektedir.

Bu ülkedeki kira kontrolleri, komünist yönetim tarafından “konut sorunu yönetimi” olarak adlandırılan uygulamaların bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. İlk olarak 21.12.1945 tarihli bir bakanlar kurulu kararı ile başlayan bu uygulama, kira bedellerinin sınırlanması olarak kendisini göstermiştir. Bunu 1948 tarihli konut kiraları hakkında bakanlar kurulu kararı takip etmiştir.

1974 yılında yürürlüğe konulan Konut Kanunu, “konut sorunu yönetimi” politikasında çok fazla bir değişiklik meydana getirmemekle birlikte “özel kira sistemi” olarak adlandırılan yeni bir kira sistemi öngörmüştür. Bu kira sisteminde kira sözleşmeleri, kiracı ile taşınmaz maliki arasındaki bir sözleşmeye değil, idarenin “kiracıyı belirleyen” bir kararına dayanmaktaydı. Bu nedenle, taşınmaz maliklerinin taşınmazlarında kiracı olarak kimin, hangi süreyle oturacağı konusunda herhangi bir söz hakkı bulunmamaktaydı.

Komünist rejimin dağılmasından sonra da şartlar büyük ölçüde değişmemiş, özellikle 1990’lı yıllardan itibaren bir yandan konut stokundaki sıkıntılar, bir yandan da yeni konut edinme maliyetlerinin yükselmesi nedeni ile konut durumu daha da zor bir hal almıştır.

Bu sosyal ve ekonomik koşullar 1994 yılında “kontrollü kira sistemi” olarak adlandırılabilecek düzeni ortaya çıkarmıştır. Bu sistem, 1994 yılına kadar uygulanan kira sistemini önemli ölçüde gevşetmiştir. Örneğin, kira sözleşmelerinin taşınmazın pazar değeri de dikkate alınarak kiracı ile taşınmaz maliki tarafından düzenlenmesi benimsenerek, sözleşmeler konusunda devletin müdahalesi önemli ölçüde kaldırılmıştır.

Ancak bu sistemde de hem kira bedellerinin hem de kira şartlarının kanun ile sınırlandırılması öngörülmüştür. Örneğin Kanun’un 8. maddesine göre bir kiracı öldüğünde onun üst soyu ve alt soyu, küçük kardeşleri, evlat edineni, evlatlığı ya da kiracı öldüğünde onunla birlikte yaşayan eş, ölen kiracıya halef olarak, ölen kiracı ile aynı şartlarda kira sözleşmesinde onun yerine geçebilmektedir. Ayrıca Kanun’un 25. maddesine göre kontrollü kira rejimine tabi konutların kirası, yıllık % 3’ten fazla artırılamamaktadır.

Ayrıca bu sistem mal sahiplerini önemli ölçüde bakım gideri ödemekle yükümlü kılmıştır ki bu bakım bedelleri çoğu zaman kira bedelinden daha yüksek kalmaktaydı (Dinç, 2007: 178).

2001 yılında çıkarılan yeni bir kanun ile 1994 tarihli Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Bu Kanun, kira artışlarına önemli ölçüde sınırlamalar getirmiştir. Kanun’un 9. maddesine göre yıllık kira artışları;

Yıllık kira bedeli, konutun yeniden yapım maliyetinin % 1’ini geçmeyen kiralarda % 50’yi,

Yıllık kira bedeli, konutun yeniden yapım maliyetinin % 1’i ile 2’si arasında olan kiralarda % 25’i,

Yıllık kira bedeli, konutun yeniden yapım maliyetinin % 2’sinden yüksek olan kiralarda % 15’i,

Geçemez. Ayrıca Kanun’un 28. maddesine göre 31.12.2004 tarihine kadar “kontrollü kira sistemi” içinde kiralanan taşınmazların yıllık kira artışları % 3’ü geçemez.

Kanun’un 11. maddesi ise tahliye sebeplerini sınırlı olarak saymaktadır. Taşınmaz malikleri, bu maddede sayılan haller dışında taşınmazın tahliye edilmesini isteyememektedir. Polonya Anayasa Mahkemesi 12.05.2004 tarihinde verdiği kararında 28. madde ile getirilen sınırlamaların Polonya Anayasası’na aykırı olmadığına karar vermiştir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.