Riskli Yapı Raporlarına Yapılan İtirazı Karara Bağlayacak Teknik Heyetin Teşkili ve Çalışma Usulleri

Makalemizi paylaşır mısınız?

Yönetmeliğin 9. maddesine göre riskli yapı tespitlerine karşı yapılacak itirazları değerlendirmek üzere, ihtiyaca göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından gerekli görülen yerlerde yeteri kadar teknik heyet teşkil edilir.

Riskli yapı tespitlerine karşı yapılacak itirazları değerlendirmek üzere, ihtiyaca göre Bakanlıkça gerekli görülen yerlerde yeteri kadar teknik heyet teşkil edilir.

Bu teknik heyetlerde yer alacak üyelerin büyük çoğunluğunun ilgili meslek dalında öğretim üyesi olması benimsenmiştir. Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasına göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı teşkil olunacak her bir teknik heyet için; yükseköğretim kurumlarından ilgili meslek alanlarında, Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği uyarınca en az doktor öğretim üyesi kadrosunda bulunanlar arasından, üniversite rektörlerince belirlenecek dört adet asıl ve dört adet yedek üyenin bilgileri talep eder.

Öğretim üyelerine ilişkin bu bilgiler, talep tarihinden itibaren en geç on beş gün içerisinde bu Bakanlığa bildirilir.

Teknik heyet, üniversitelerden bildirilen dört üye ile ikisi inşaat mühendisi ve biri de jeoloji veya jeofizik mühendisi olmak üzere, Bakanlık teşkilâtında görev yapan üç üyenin iştiraki ile yedekleri ile birlikte yedi üyeli olarak teşkil edilir.

Teknik heyet üyelikleri Bakanlıkça iki yılda bir ocak ayında yenilenir. Yeni üyeler görevlendirilinceye kadar mevcut üyeler görevine devam eder. Görev süresi dolan üye tekrar görevlendirilebilir.

Teknik heyetle ilgili bu hükümler Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa’ya aykırı bulunmamıştır.

Anayasa Mahkemesi 27.02.2014 tarihli ve E: 2012/87, K: 2014/41 sayılı kararında şu ifadelere yer verilmiştir: “Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşların lisanslandırılacakları faaliyet alanı, riskli yapıların tespitidir. Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendinde “riski yapı”nın tanımı yapılmıştır. Bu tanımda belirtilen genel ilkeler çerçevesinde belirlenecek ve riskli yapıların tespitine uygulanacak usul ve esasların uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin ayrıntılarının ise Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmeliğe bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlar, genel ilkeleri Kanun’da, uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin ayrıntıları yönetmelikte düzenlenen bu usul ve esaslar çerçevesinde riskli yapıların tespitini yapacaklardır. Bakanlıkça lisanslandırılacak kurum ve kuruluşların, kendisine yetki verilecek faaliyet alanı olan riskli yapıların tespiti konusunda yönetmelikte düzenlenecek usul ve esaslar çerçevesinde lisanslandırılıp faaliyet gösterecekleri tabiidir. Dolayısıyla Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlar yönünden belirsizlik olduğu, bu konuda yürütmeye sınırları belirsiz bir alanda asli düzenleme yetkisinin devredildiği söylenemez. Diğer taraftan dava konusu kuralın beşinci ve altıncı cümlelerinde, teknik heyetin görevinin ne olduğu, kimlerden oluşacağı açıkça belirtilmiştir. Anılan heyet, Bakanlıkça veya idarece yaptırılan riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince yapılacak itirazları inceleyecektir. Heyet, Bakanlığın talebi üzerine üniversitelerce, ilgili meslek disiplini öğretim üyeleri arasından görevlendirilecek dört ve Bakanlıkta görevli üç kişinin iştiraki ile oluşacaktır. İncelenecek itirazların konusu, riskli yapıların tespiti olduğundan ve dava konusu kuralda öğretim üyelerinin ilgili meslek disiplininden seçileceği belirtildiğinden, bu öğretim üyelerinin yapı ve bunu riskli kılan hususları konu edinen alanlarda uzmanlığı olan kişiler olacağı açıktır. Dolayısıyla, itirazları inceleyecek teknik heyet yönünden de belirsizlik olduğu, bu konuda yürütmeye sınırları belirsiz bir alanda asli düzenleme yetkisinin devredildiği söylenemez. Ayrıca, teknik heyetlere yapılan itirazlar, idari başvuru yolu niteliğinde olduğundan ve riskli alan tespiti sonucu oluşturulacak idari işlemlere karşı Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca yargı yolu açık bulunduğundan, anılan heyetler bünyesinde Bakanlıkta görevli üç kişinin bulunmasında Anayasa’ya aykırı bir yön bulunmamaktadır.”

Teknik Heyetin Çalışma Usul ve Esasları

Yönetmeliğin 10. maddesi teknik heyetin çalışma usul ve esaslarını düzenlemektedir. Bu esaslar şu şekildedir:

Teknik heyetin ilk toplantısında üyeler aralarından birini başkan ve birini de başkan yardımcısı olarak seçer. Başkanın katılamadığı toplantılarda başkan yardımcısı teknik heyete başkanlık eder.

Teknik heyetin idarî ve teknik hizmetleri, teknik heyetin bulunduğu ildeki Müdürlükçe yürütülür. Teknik heyetin gündemi Müdürlükçe hazırlanır.

Teknik heyet, görüşülecek dosya sayısı ve olağanüstü durumları da göz önüne alarak, ayda en az bir defa toplanır. Müdürlük, gerekli gördüğünde teknik heyeti olağanüstü toplantıya davet edebilir. Toplantının yeri, günü ve saati Müdürlükçe en az üç gün önceden üyelere bildirilir.

Teknik heyet, en az beş üyenin iştiraki ile toplanır ve toplantıya katılan üyelerin çoğunluğu ile karar alır; oyların eşitliği hâlinde, Başkanın taraf olduğu görüş çoğunlukta sayılır.

Teknik heyet tarafından gerek görülmesi hâlinde, diğer kamu kurum ve kuruluşlardan uzmanlar, oy hakları olmaksızın görüşleri alınmak üzere toplantılara davet edilebilir.

Gündemdeki konu kendisi veya üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile ilgili bulunan veyahut gündemdeki konu ile herhangi bir şekilde menfaat münasebeti bulunan üye, teknik heyet toplantısına katılamaz ve oy kullanamaz.

Teknik heyet, itiraz dilekçesinde gösterilen itiraz sebebi ile bağlı olmaksızın riskli yapı tespit raporunun teknik yönden bütün unsurları ile Ek-2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığını inceler.

Riskli yapı tespit raporunda teknik yönden eksiklik tespit edilmesi halinde gerekli düzeltmelerin yapılması için raporun lisanslı kurum veya kuruluşa gönderilmesine karar verilir ve rapordaki eksikliklerin tamamının düzeltilmesinin sağlanmasından sonra yapının riskli ya da risksiz olduğuna ilişkin nihai karar verilir.

Teknik heyet, gerek görmesi halinde itiraza konu edilen yapıyı bizzat yerinde inceleyebilir veya yapının yerinde incelenmesini Müdürlükten veya Bakanlıkça yetki devri yapılması durumunda İdareden isteyebilir. Ancak, yapının riskli olup olmadığına ilişkin nihai karar, yapının riskli yapı tespiti yapıldığı tarihteki durumuna ve özelliklerine göre verilir.

Teknik heyetçe alınan kararlar, teknik gerekçeleri belirtilerek yazılır; başkan ve üyelerce imzalanır. Tespiti yapan veya yaptıran İdareye teknik heyetçe alınan tüm kararlar, itiraz eden malike ise sadece nihai karar bildirilir. Teknik heyetçe alınan nihai karara göre yapının risklilik durumunun değişmesi halinde karar Bakanlığa da gönderilir. Teknik heyetçe, karara bağlanan riskli yapı tespit raporuna karşı başka bir malikçe yapılan itiraz üzerine yeniden inceleme yapılmaz.

Hangi sebepten dolayı olursa olsun, yıllık izin, hastalık ve mazeret izinleri sebebiyle bulunamama hâlleri hariç olmak üzere, bir yıl içinde sekiz veya üst üste üç toplantıya iştirak etmeyen teknik heyet üyesinin üyeliği kendiliğinden sona erer. Üyeliği sona eren üyenin yerine yeni üye görevlendirilir. Başkanın üyeliğinin sona ermesi durumlarında üyeler kendi aralarından birini yeni başkan olarak seçer.

Milli Emlak Kitabı

Teknik heyet üyeleri, üyelikleri süresince yaptıkları görev ile ilgili olarak hiçbir menfaat sağlayamazlar. Aksine davrandığı tespit edilenlerin üyeliği Bakanlıkça sona erdirilir.

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2463 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.