Türk Medeni Kanununa Göre Tapu Siciline Kaydedilecek ve Kaydedilmeyecek Taşınmazlar

4721 sayılı Medeni kanunun 998 inci maddesi tapu siciline kaydedilecek taşınmazları belirtmiştir. Buna göre;

– Arazi

– Taşınmazlar üzerindeki bağımsız ve sürekli haklar,

– Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümler tapu sicilinde gösterilebilir.

Eski Medeni Kanunda, tapu siciline “gayrimenkul” olarak kaydedilecekler arasında “madenler” bulunmaktaydı. Ülkemizde madenler 6309 sayılı Maden Kanunu ile özel mülkiyet konusu olmaktan çıkarılmış ve Medeni Kanun dışında ayrı bir rejime tabi tutulmuştur. Buna karşılık 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, bağımsız bölümlerinin kat mülkiyeti kütüğünde ayrı sayfalara kaydedilmesi gerektiğini ve böylelikle ayrı sayfaya kaydedilen her bağımsız bölümün ayrı bir taşınmaz niteliği kazanmasını kabul etmiş bulunmaktadır (Kat Mülkiyeti Kanunu md. 13/4). Bu nedenle maddede, tapu siciline taşınmazlar olarak kaydedilecekler arasında “kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümler” de alınmış, son fıkra bunların taşınmaz olarak kaydedilmesinin kat mülkiyetini düzenleyen özel kanuna tabi olacağını belirtmektedir.

Bağımsız ve sürekli hakların tapu siciline tescil edilebilmesi için bu hakların sürekli veya otuz yıl süreli olması hükmü getirilmiştir. Eski Kanunda bu süre yirmi yıl olarak belirtilmiştir

Tapu Kütüğüne Kaydı Yapılamayacak Taşınmazlar

Medeni Kanunun 999 uncu maddesine göre, ”Özel mülkiyete tâbi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazlar, bunlara ilişkin tescili gerekli bir aynî hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunmaz. Tapuya kayıtlı bir taşınmaz, kayda tâbi olmayan bir taşınmaza dönüşürse, tapu sicilinden çıkarılır.

Bu hükümde kastedilen taşınmazlar özel mülkiyete tabi olmayan taşınmazlardır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16 ncı maddesinde “kamu malları”nın neler olduğunu belirtilmiştir. Ancak, bütün kamu mallarının tescile tabi olmadığını söylemek yanlış olur. Hizmet malları, ilgisine göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, il, belediye köy veya mahalli idare birlikleri tüzelkişiliği adlarına tescil olunur. 6831 sayılı Orman Kanununun 11 inci maddesi gereğince Devlet ormanları tapuda Hazine adına tescil edilir.

Buna göre, tescile tabi olmayan kamu malları; mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri gibi parsel numarası verilerek özel siciline yazılan ya da yol, meydan, köprü gibi sadece haritasında gösterilen orta malları ile, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kayalar, tepeler, dağlar (bunlardan çıkan kaynaklar) gibi tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile deniz, göl, nehir gibi genel sulardır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.11.1988 tarihli ve Esas No:1988/1- 1825, Karar No: 1998/964 sayılı kararına göre; mahiyetleri gereği tescile tabi olmayan ve kamu hukuku kuralları kapsamına giren bir yer, her nasılsa tapu siciline tescil edilmiş olursa, bu işlem o yerin hukuki niteliğinde hiçbir değişiklik meydana getirmez. Başka bir anlatımla, özel hukuk kurallarına tabi bir yer mahiyetini kazanmaz, tescil işlemi yok hükmündedir. Bunun sonucu olarak böyle bir tescile dayanılarak Medeni Kanunun 931 inci (4721 sayılı Kanun md. 1023) maddesinin koruyuculuğundan yararlanılamaz.

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2689 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.