Taşınmazlardaki Belediye Hissesinin Satışıyla İlgili Danıştay Kararları

Danıştay Altıncı Dairesi, E: 1987/1011 K: 1988/1501 T: 30.11.1988 

Dava, davacıya ait taşınmazların güneyinde yer alan ve imar planında kapatılarak K1 nizamında yapılaşmaya açılan kadastro yolunun bağımsız imar parseli haline getirilmesine ilişkin belediye encümeni kararının iptali isteğiyle açılmış,

İdare Mahkemesince, yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, dava konusu yerin yol terki olduğu, 3194 sayılı Yasanın 17.maddesi uyarınca taraflara verilmesi gerektiği, ancak 184 ve 17 sayılı parsellerdeki binaların (son imar durumu bilinmemekle beraber) imar çaplarına uyulmadan (yol terkleri alınmadan) yapıldığı, yol terkleri alınmadığı için yolun olduğu gibi kaldığı ve 222 sayılı parselin oluşturulduğu, kapanan yol sonucu oluşan 222 sayılı bağımsız parselin uygulanması sırasında yan tarafta oluşmuş yapıların zemin katlarında yanlara açılmış pencerelerin dikkate alınmadığı, ihdas edilen 222 sayılı parselin iki yanında bulunan 17 ve 184 sayılı parseller üzerinde yapılaşma gerçekleştirilerek kat mülkiyetine geçildiğinden yani arsa niteliğini yitirdiğinden tevhidin artık mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazların bulunduğu adanın imar durumu incelendiğinde Atatürk Caddesine cepheli iki K10 kitlesi ve caddeye göre batı yanlarında şehircilik düzeni ve imar uygulamaları gereği çok katlı kitlelerin tamamlayıcıları olarak K1 uygulamaları yapıldığı, ihdas edilen K1 kitlesi ile 3 ve 4 parsellerdeki K10 kitlesinin birbirlerinin tamamlayıcısı olduğu, kapanan yolun bağımsız parsel olması halinde dava konusu parsellerde çıkma yapılmasının Yönetmeliğe aykırı düşeceği oysa kapanan yolun bağımsız parsel haline getirilmeyip yarı yarıya 3194 sayılı Yasanın 17.maddesine göre komşu parsellere verilmesi halinde Yönetmeliğe uygun çıkma yapılmasının mümkün olabileceği, sonuç olarak oluşturulan bağımsız imar parselinin 3194 sayılı Yasanın 17 ve 19.maddelerine, İmar Yönetmeliğinin 22.maddesine ve yan komşuların müktesep haklarına aykırı düştüğü belirtildiğinden, anılan bilirkişi raporu ile dosyanın birlikte incelenmesinden terkinin bağımsız imar parseline dönüştürülmesinin mevcut imar planına, imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine uygunluk taşımadığı, bu durumun yan parsellerin mevcut veya ileride gerçekleşebilecek müktesep haklarının ihlaline neden olacağı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve bu karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.

3194 sayılı Yasanın 17.maddesinde, belediye veya valiliklerin kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalardan müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları, bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giden yerlerden dolayı tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle değiştirmek ve komşu gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle satın almaktan imtina ederse şuyulandırıp satmak suretiyle imar planına uygunluğu temin edecekleri kurala bağlanmıştır.

Davacının taşınmazlarının güneyinde yer alan ve imar planı ile kapanan yol nedeniyle hasıl olan saha müstakil inşaata elverişli bulunduğundan dava konusu olaya yukarıda anılan Yasa kuralının uygulanması ve bilirkişi raporunda önerildiği şekilde söz konusu sahanın yarı yarıya kapanan yolun iki tarafındaki parsellere verilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Kaldı ki, kapanan yolun iki tarafında yer alan 184 ve 17 parsel sayılı taşınmazlarda kapanan yoldan alınmaksızın yapılaşmalar gerçekleşmiş ve davacının taşınmazlarında imar planıyla K10 nizamında inşaat hakkı tanınmış olup, sırf davacıya çıkma yapmak hakkı sağlanabilmesi için kapanan yolun bağımsız parsel haline getirilmeyerek 3194 sayılı Yasanın 17.maddesinin uygulanması gerektiği yolundaki bilirkişi raporuna dayanılarak İdare Mahkemesince verilen karar isabetsiz bulunmuştur.

İmar planı ile kapanan yol nedeniyle hasıl olan ve K1 nizamında yapılaşmaya açılan saha dava konusu işlemle müstakil imar parseli haline getirilerek imar planına uygunluk sağlanmış olup, söz konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, uyuşmazlığın niteliği ve dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler dava hakkında karar vermeye yeterli görüldüğünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 2.bendi uyarınca incelenen davanın yukarıda belirtilen nedenlerle reddine karar verildi.

Danıştay Altıncı Dairesi, E: 1997/4482 K: 1998/4127 T. 28.9.1998

ÖZET: Ortaklı ve bağımsız inşaat yapmaya uygun imar parsellerindeki belediye hisseleri bedel takdiri suretiyle satılır.

Türk milleti adına karar veren Danıştay Altıncı Dairesince tetkik hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Dava, …, …, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazdaki belediye hissesinin parselin diğer hissedarları olan davacılara bedelsiz devri isteminin reddine ilişkin 25.7.1996 günlü, 5901 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmış, idare mahkemesince; anılan taşınmaz üzerindeki belediye hissesinin öncelikle hissedarlara satılacağı ve hissedarların imtina etmesi durumunda ihale yoluyla satışa çıkarılacağının davacılara tebliği üzerine 24.7.1996 günlü başvuru ile belediye hissesinin bedelsiz devrinin istenildiği, ancak bu istemin 3194 sayılı Yasanın 17/3 maddesi uyarınca reddedildiği, şuyulu ve müstakil inşaat yapmaya müsait imar parsellerindeki belediye hisselerinin bedel takdiri suretiyle satışının gerektiği, bedelsiz devri öngören herhangi bir hüküm de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 16.5.1997 günlü, E: 1996/1071, K: 1997/555 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından, bozma istemi yerinde görülmeyerek anılan mahkeme kararının ONANMASINA, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 28.9.1998 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay Altıncı Dairesi, E: 2000/2911 K:2001/4951 T:18.09.2001

Özet: 3194 sayılı Yasanın 17.maddesinin 3.fıkrasına göre yapılacak olan satışlar Devlet İhale Kanununa tabi olmadığına göre belediye meclisinin satış için önceden karar alması gerekmediğinden müstakil inşaat yapmaya müsait olan parseldeki hissenin diğer hissedara İmar Kanunu uyarınca satışında belediye encümenleri yetkili bulunmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı ve Sekizinci Daireleri müşterek heyetince 2577 sayılı Danıştay Yasasının Ek-1.maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, mülkiyeti davalı belediyeye ait olan taşınmazın belediye encümeni kararıyla davacıya yapılan satışının iptal edilmesine ilişkin … Belediye Meclisinin … günlü, …sayılı kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince,… sayılı Yasanın 70.maddesi hükmü uyarınca belediyelerin taşınmazlarının satışına karar vermeye yetkili organının belediye meclisi olduğu, belediye encümenlerinin taşınmaz mal satış yetkileri bulunmadığı,belediye taşınmazının satışına ilişkin olarak belediye meclisince bir karar alınmaksızın belediye encümeni kararına dayanılarak yapılan satışı ortadan kaldıran dava konusu belediye meclis kararının mevzuata aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı … m2 yüzölçümlü taşınmazın … m2’sinin davalı belediyeye, … m2’sinin ise davacıya ait olduğu, davacının, belediyeye ait hissenin tamamının kendisine satışının yapılmasını istemesi üzerine, ilçe kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen bedel üzerinden … günlü, … sayılı belediye encümeni kararı ile davacıya satışının yapıldığı, davacının tapu verilmesi istemiyle … tarihinde yaptığı başvuru üzerine de dava konusu … günlü, … sayılı belediye meclis kararı ile söz konusu satış işleminin belediye meclis kararı olmaksızın belediye encümen kararı ile yapıldığı, ayrıca yapılan kıymet takdirinin düşük olduğu gerekçesiyle iptal edildiğinin bildirilmesi nedeniyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

1580 sayılı Belediye Kanununun 70.maddesinin 11.fıkrasında, yararı umuma ait belediye taşınmaz mallarının bir hizmete tahsis edilmesine, tahsis yer ve amacının değiştirilmesine veya gelir getiren bir mülk haline dönüştürülmesine belediye meclislerinin karar vereceği hüküm altına alınmıştır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 1.maddesi hükmü uyarınca belediyenin özel mülkiyetinde olan taşınmazların satışı Devlet İhale Kanununda yazılı hükümlere tabidir. Yine aynı Kanununun 13.maddesi gereğince de belediyelere ait ihaleler belediye encümenince yürütülmektedir. Dolayısıyla belediyenin özel mülkiyetinde olan bir taşınmazın 2886 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılacak ihale suretiyle satışının önce belediye meclisince uygun bulunması, buna dayalı olarak da ihalenin belediye encümenince yürütülmesi gerekmektedir.

3194 sayılı İmar Kanununun 17.maddesinin 3.fıkrasında ise, Belediye veya Valilikler ile şüyulu olan ve müstakil inşaat yapmaya müsait bulunan imar parsellerinde, belediye veya valiliklerin hisselerini parselin diğer hissedarlarına bedel takdiri suretiyle satmaya, ilgililer satın almaktan çekinirse şüyuunun izalesi suretiyle sattırmaya yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

3194 sayılı Yasanın 17.maddesinin 3.fıkrasına göre yapılacak olan satışlar Devlet İhale Kanununa tabi olmadığına göre belediye meclisinin satış için önceden karar alması gerekmediğinden müstakil inşaat yapmaya müsait olan parseldeki hissenin diğer hissedara İmar Kanunu uyarınca satışında belediye encümenleri yetkili bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle İdare Mahkemesinin günlü, sayılı kararının BOZULMASINA, 22.10.2001 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Milli Emlak Kitabı

Danıştay Altıncı Dairesi, E: 2001/4154 K: 2002/5012 T. 12.11.2002

ÖZET: Belediyeler imar parsellerindeki hisselerini diğer hissedarlara bedel takdiri suretiyle satmaya yetkilidir. Ancak bu hisselerin şahıs hisseleriyle takas edilebileceğine ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Bu durumda, takasa ilişkin dava konusu işlemin iptali gerekir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

3194 sayılı İmar Kanunun 17. maddesinin 3. fıkrasında, belediye veya valilikler ile şuyulu olan müstakil inşaat yapmaya müsait bulunan imar parsellerinde belediye veya valilikler hisselerini parselin diğer hissedarlarına bedel takdiri suretiyle satmaya, ilgililer satın almaktan imtina ederse, şuyuun izalesi suretiyle sattırmaya yetkilidir, hükmü yer almıştır.

Yukarıdaki hüküm uyarınca belediyeler imar parsellerindeki hisselerini diğer hissedarlara bedel takdiri suretiyle satmaya yetkilidir. Ancak bu hisselerin şahıs hisseleriyle takas edilebileceğine ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır.

Bu durumda, takasa ilişkin dava konusu işlemin iptali gerektiğinden İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, temyize konu Adana 1. İdare Mahkemesinin 30.11.2000 günlü, E:2000/202, K:200/1241 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 12.11.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay Altıncı Dairesi, E: 1997/4482 K: 1998/4127 T. 28.9.1998

ÖZET: Ortaklı ve bağımsız inşaat yapmaya uygun imar parsellerindeki belediye hisseleri bedel takdiri suretiyle satılır.

Türk milleti adına karar veren Danıştay Altıncı Dairesince tetkik hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Dava, …, …, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazdaki belediye hissesinin parselin diğer hissedarları olan davacılara bedelsiz devri isteminin reddine ilişkin 25.7.1996 günlü, 5901 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmış, idare mahkemesince; anılan taşınmaz üzerindeki belediye hissesinin öncelikle hissedarlara satılacağı ve hissedarların imtina etmesi durumunda ihale yoluyla satışa çıkarılacağının davacılara tebliği üzerine 24.7.1996 günlü başvuru ile belediye hissesinin bedelsiz devrinin istenildiği, ancak bu istemin 3194 sayılı Yasanın 17/3 maddesi uyarınca reddedildiği, şuyulu ve müstakil inşaat yapmaya müsait imar parsellerindeki belediye hisselerinin bedel takdiri suretiyle satışının gerektiği, bedelsiz devri öngören herhangi bir hüküm de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 16.5.1997 günlü, E: 1996/1071, K: 1997/555 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından, bozma istemi yerinde görülmeyerek anılan mahkeme kararının ONANMASINA, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 28.9.1998 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay Altıncı Dairesi, E: 1999/2048 K: 2000/3233 T. 23.5.2000

ÖZET: Bir imar adasında imar planı uygulamasına geçilip parselasyon yapılmadan 3194 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca belediye taşınmazları satılamaz.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince tetkik hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

KARAR: Dava, 208 ada, 24 parsel sayılı taşınmazın aynı ada, 25 parsel sayılı taşınmazın sahibi bulunan davacı yerine 20 parsel sayılı taşınmaz sahibine satışına ilişkin 03.12.1997 günlü, 47/575 sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılmış, idare mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki belgelerden; davacıya ait 25 sayılı parsel üzerinde belediyeye ait 24 sayılı parselden 3 m. yan bahçe mesafesi bırakılarak bina yapıldığı, 27, 26, 25 sayılı parsellerin bulunduğu … Caddesinde yapılaşmanın tamamlandığı, 20 parsel sahibine de tek yönlü imar çapına göre inşaat ruhsatı verildiği, halen 2.bodrum katı yapılan inşaatın … Caddesine göre 24 sayılı parselle arasında 6 m. kot farkı olduğu, imar planına göre … Caddesinin 15 metrelik imar yolu olması sebebiyle plan uygulamasına geçilerek bu yol açıldığında 26, 25, 24 sayılı parsellerin bir bölümü ve 23 sayılı parselin tamamının imar yolunda kalacağı, belediyenin ise kadastral parsel üzerinden satış işlemini yaptığı imar adasının konumları itibariyle 25 sayılı parselin yola giden kısmı ile 24 sayılı parseli değiştirme imkanının bulunduğu, bu ada içinde parselasyon işlemi ile 24 ve 20 sayılı parsellerin tevhid işlemi yapılmadan inşaat ruhsatının verildiği, dolayısıyla 20 sayılı parselde yapılan inşaata yoldan ( … Caddesi ) cephe açabilmek ve otopark girişini bu caddeden sağlayarak otopark yönetmeliğinde öngörülen alanın sağlamaya çalışıldığı, sonuç olarak 208 adanın konumu ve yapılaşma durumu dikkate alınarak İmar Kanunu’na göre 24 sayılı parselin davacıya satışı daha uygun olduğundan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanununun 17. maddesinin 1. fıkrasında “Belediye veya valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalardan müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları, bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giden yerlerden dolayı tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle değiştirmek ve komşu gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle satın almaktan imtina ederse, şuyulandırıp satmak suretiyle imar planına uygunluğunu temin eder” hükmü yer almıştır.

Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, 208 sayılı imar adasında 27, 26, 25, 24 ve 23 sayılı parsellerin … Caddesinden cephe aldığı; 16, 17, 18, 19, 20 parsellerin ise … Caddesinden cephe aldıkları, 21 ve 29 sayılı parsellerin ise her iki yola cepheli olduğu, imar planı incelendiğinde imar adasındaki yapılaşmanın kadastral paftadaki oluşuma göre şekillendiği, 27, 26, 25 sayılı parseller üzerindeki binaların … Caddesinden cephe olarak oluşumlarını tamamladıkları, davacıya ait 25 parsel üzerinde 4 katlı bina olduğu, bu parseldeki inşaatın belediyeye ait 24 sayılı parselden 3 m. yan bahçe mesafesi bırakılarak tamamlandığı, 20 sayılı parsele belediyece verilen 20.11.1997 günlü, 156 sayılı imar çapına göre cephesinin … Caddesi olduğu dava konusu işlemle belediye taşınmazının bu parsele satılmasıyla … Caddesine cephe açılması sağlanarak otopark girişinin bu caddeden verildiği imar planına göre … Caddesinin 15.00 m. lik imar yolu olması sebebi ile plan uygulamasına geçildiğinde 26, 25, 24 sayılı parsellerinin bir bölümü ile 23 sayılı parselin tamamının imar yoluna isabet edeceği belirtilmektedir.

İdarece imar adasındaki tüm işlemler dolayısıyla dava konusu satış işlemi imar planı dikkate alınmaksızın kadastral parsellere göre yapılmıştır. Oysa davacıya ait taşınmazın bir kısmı ile 20 sayılı parsele satışına karar verilen 51 m2 lik belediyeye ait 24 sayılı parselin bir kısmı planda öngörülen imar yolunun açılmasıyla 15 metrelik yolda kalacaktır. Bunun sonucunda da idarece satılan taşınmazın yolda kalan kısmının bu kez kamulaştırılması gerekecektir.

Bir imar adasında imar planı uygulamasına geçilip parselasyon işlemi yapılmadan 3194 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca belediye taşınmazlarının satışı yolunda işlem tesis edilmesi mümkün değildir.

Bu durumda idarece kadastral parsellere göre yapılan uygulama hukuka aykırı olduğundan iptali yolundaki mahkeme kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.

SONUÇ: Temyize konu Eskişehir İdare Mahkemesinin 14.10.1998 günlü, E: 1998/283, K: 1998/782 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 23.05.2000 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay Altıncı Dairesi, E: 1991/3243 K:1992/4039 T: 09.11.1992 

Dava, 1080 ve 1081 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan ve tapuda yol alarak görülen 48 m2.lik taşınmazın imar planına uygunluğu sağlamak amacıyla 3194 sayılı yasanın 17.maddesi uyarınca 1081 parsel sahibine satışına ilişkin belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, imar planının uygunluğunu sağlamak amacıyla belediyeye ait 48 m2.lik taşınmazın 1081 parsel sahibine satılması işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

3194 sayılı İmar Yasasının 17.maddesinde, “belediye veya valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalardan müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları, bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giden yerlerden dolayı tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle değiştirmek veya komuş gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle satın almaktan imtina ederse, şuyulandırıp satmak suretiyle imar planına uygunluğunu temin eder” hükmü yer almıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazların bulunduğu alanda imar planının mevcut olduğu ancak henüz 3194 sayılı yasanın 18.maddesinin uygulanarak düzenleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, parselasyon planı düzenlenmeden ve uygulaması yapılmadan yol artığı olarak belirlenen ve satışı yapılan yerin hangi parsele bitişik olacağı belirlenemeyeceği gibi bu aşamada imar planına uygunluğun sağlanması da mümkün olamayacağından bu yerin, 1080 parsel sayılı taşınmaz sahibinin bu yoldan yararlanmadığı gerekçesiyle 1081 parsel sahibine satılmasına ilişkin encümen kararında 3194 sayılı yasanın 17.maddesine uyarlık bulunmadığından, İdare Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle temyize konu Eskişehir İdare Mahkemesinin, 10.4.1991 günlü, 1991/352 sayılı kararının bozulmasına karar verildi.

Danıştay Altıncı Dairesi, E: 1993/2268, K: 1993/4842, T: 16.11.1993

İmar planında tevhit koşulu bulunması sebebiyle mülkiyeti belediyeye ait taşınmazın 3194 sayılı yasanın 17.maddesi uyarınca mutlaka komşu parsel malikine satışının gerekmediği gibi anılan yasa maddesinde belediyeleri satışa zorla nitelikte her hangi bir kuralda bulunmadığı.

Dava, 42 parsel sayılı ve kamulaştırılmadan arta kalan taşınmazın bitişiğindeki davacıya ait 5 ve 6 parsellerle tevhit edilerek bedeli karşılığında satılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; 3194 sayılı Yasanın 17.maddesiyle belediyelere mülkiyetlerinde olan ve müstakil inşaata elverişli olmayan parçaların bitişiğindeki arsa veya bina sahiplerine bedel takdiri suretiyle satarak imar planına uygunluğu temin etme konusunda yetki tanındığı, uyuşmazlığa konu 42 parsel müstakil inşaata elverişli olmadığı gibi imar planıyla davacıya ait 5 ve 6 parselle birlikte tevhit şartı getirildiği, davacılar tarafından hazırlanan restitüsyon projesinin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 2.3.1991 günlü, 2945 sayılı kararıyla uygun görüldüğü, bu nedenle davalı idarece başvurunun reddi yolunda tesis edilen işlemde mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanununun 17.maddesinde “Belediye veya Valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalardan müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları, bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giden yerlerden dolayı tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle değiştirmek ve komşu gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle satın almaktan imtina ederse, şuyulandırıp satmak suretiyle imar planına uygunluğunu temin eder” hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, sözü edilen taşınmazların 1/1.000 ölçekli Boğaziçi öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında çay bahçesi amacına tahsis edildiği ve planda davacıya ait 5,6parseller ile belediyeye ait 42 parsel için tevhid şartı konulduğu, davacı tarafından imar planında ki tevhit şartı ileri sürülerek belediyeye ait 42 parsel sayılı yerin kendilerine satışının yapılması yolunda başvuruda bulunulduğu ve davalı idarece bu başvurunun dava konusu işlemle reddedildiği anlaşılmaktadır.

Dava konusu olayda, 3194 sayılı Yasanın 17.maddesiyle imar planlarının uygulanmasını sağlamak için belediye ve valiliklere yetki verildiği, anılan Yasa maddesinde mülkiyeti belediyeye ait taşınmazları satışa zorlar nitelikte bir kural yer almadığı, imar planıyla getirilmiş olan tevhit koşulunun taşınmazların aynı amaç için kullanılmasına yönelik olması nedeniyle davalı idarece tesis edilen işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığından idare Mahkemesince işlemin iptali yolunda verilmiş olan kararda isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, temyize konu İstanbul 2.İdare Mahkemesinin 17.3.1993 günlü, 1993/279 sayılı kararının bozulmasına karar verildi.

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2699 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.