Türk Anayasalarında Planlama Konusu

Makalemizi paylaşır mısınız?

1924 ve 1961 Anayasası’nda Planlama Konusu

1924 Anayasası’nda planlama konusuyla ilgili herhangi bir hüküm yer almamıştır. 1961 Anayasası’nın 49. maddesinin ikinci fıkrasında ise “Devlet, yoksul veya dar gelirli ailelerin sağlık şartlarına uygun konut ihtiyaçlarını karşılayıcı tedbirleri alır.” hükmü yer almıştır.

1982 Anayasası Hazırlık Çalışmalarında Planlama Konusu

1982 Anayasası açısından planlama konusunun anayasal dayanağı Anayasa’nın 57. maddesidir. Bu maddeye göre Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.

1982 Anayasa tasarısını hazırlayan Danışma Meclisi Anayasa Komisyonu tarafından hazırlanan tasarıda konut hakkı ve planlama konusu 65. maddede şu şekilde düzenlenmişti (Danışma Meclisi Anayasa Komisyonu Raporu, Sayfa: 21, Alıntı: Danışma Meclisi Tutanak Dergisi, Cilt: 7, Sayfa: 91):

“C. Konut hakkı

Madde 65 – Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak önlemleri alır.”

Danışma Meclisi Anayasa Komisyonunun raporunda 65. maddeyle ilgili olarak şu gerekçelere yer verilmiştir (Danışma Meclisi Anayasa Komisyonu Raporu, Sayfa: 35, Alıntı: Danışma Meclisi Tutanak Dergisi, Cilt: 7, Sayfa: 155): “Vatandaşlar için konutun arz ettiği önem dikkate alınarak, Devletin konut yapımını destekleyici, planlayıcı rolüne işaret edilmektedir. Konut sorununun çözümünde eğitimin de etkisi vardır. Konutların yapımında modern şehirleşme ve çevre şartları gözetilmelidir.

Madde, bu ifadesi ile, kötü şehirleşmenin önlenmesinin gereğine de işaret etmektedir. Bina planlaması, şehir planlamasının bir parçasıdır. Şehirlerin ve yapıların tabiatın içinde bir yara gibi yer almaması için genel bir çevre içinde düşünülmeleri de maddede Devlete ödev olarak gösterilmiştir.”

Maddenin Danışma Meclisindeki görüşmelerinde en çok eleştirilen konulardan bir tanesi maddenin sadece şehirleri kapsayacak şekilde düzenlenmesi, diğer yerleşim yerlerinin ise kapsam dışı tutulmasıdır. Bu konuda yapılan eleştiriler ve önergeler, Danışma Meclisi tarafından kabul edilmiştir. Ayrıca bir konut fonu kurulması ve konut ihtiyacının karşılanması için özel destekler sunma görevinin devlete yüklenmesi için çok sayıda önerge verilmiştir. Bu önergeleri dikkate alan Anayasa Komisyonu maddeyi aşağıdaki şekilde tadil etmiştir (Danışma Meclisi Tutanak Dergisi, Cilt: 8, Sayfa: 677):

“Devlet, yerleşim merkezlerinin sosyal ve ekonomik özelliklerini, sağlıklı çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde ailelerin durumlarını ve özelliklerini dikkate alarak konut ihtiyacını karşılayacak tedbirler alır, bu amaçla, konut destek fonları kurar. Bu fonların kuruluş ve işleyişi ve bu alandaki her çeşit teşebbüse sağlanacak destekler kanunla düzenlenir.”

Madde Danışma Meclisindeki ilk görüşmede bu haliyle kabul edilmiştir. İkinci görüşmede de herhangi bir değişiklik söz konusu olmamış ve madde aynen geçmiştir (Danışma Meclisi Tutanak Dergisi, Cilt: 10, Sayfa: 609)

Milli Güvenlik Konseyinde Planlama Konusu

Anayasa tasarısı, Danışma Meclisinde kabul edildikten sonra, maddelere uygun olarak gerekçeler hazırlanmıştır.  Milli Güvenlik Konseyine sunulan bu tasarıda konut hakkı ve planlamayla ilgili bu maddenin gerekçesi, şu şekilde düzenlenmiştir (Danışma Meclisince Kabul Edilen Anayasa Tasarısı ve Gerekçesi, Sayfa: 32):

“Konut hakkı: Vatandaşlar için konutun arz ettiği önem dikkate alınarak, Devletin konut yapımım destekleyici, planlayıcı rolüne işaret edilmektedir. Konut sorununun çözümünde eğitimin de etkisi vardır. Konutların yapımında modern şehirleşme ve çevre şartları gözetilmelidir.

Madde, bu ifadesi ile, kötü şehirleşmenin önlenmesinin gereğine de işaret etmektedir. Bina, planlaması, şehir planlamasının bir parçasıdır. Şehirlerin ve yapıların tabiatın içinde bir yara gibi yer almaması için genel bir çevre içinde düşünülmeleri de maddede Devlete ödev olarak gösterilmiştir.”

Anayasa tasarısı Danışma Meclisinde kabul edildikten sonra Milli Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonu tarafından değerlendirilmiştir. Konut hakkına ilişkin olarak Danışma Meclisince kabul edilen 63. madde Milli Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonu tarafından 57. madde olarak yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemede, devletin konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alırken göz önünde bulunduracağı hususları ayrı ayrı sayma yerine, daha kısa bir ifade kullanılmış ve daha kapsamlı girişimlere imkan yaratılarak uygulamaya esneklik kazandırılmıştır. (Milli Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonu Raporu, Sayfa: 75, Alıntı: Milli Güvenlik Konseyi Tutanak Dergisi, Cilt: 7, Sayfa: 471)

Milli Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonu tarafından benimsenen metin şu şekildedir:

“B. Konut hakkı

Madde 57- Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.”

Milli Güvenlik Konseyinde yapılan görüşmelerde maddede herhangi bir değişiklik yapılmamış ve madde aynen kabul edilmiştir (Milli Güvenlik Konseyi Tutanak Dergisi, Cilt: 7, Sayfa: 355). Madde bu haliyle yasalaşmıştır.

1982 Anayasasında Planlama Konusu

Gerekçesiyle birlikte değerlendirildiğinde maddenin asıl amacının konut hakkını düzenlemek olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte madde devlete esas itibarıyla konut ihtiyacının karşılanması görevi yüklese de konut ihtiyacının planlama faaliyetlerinden uzak olmadığı hem madde hükmünden anlaşılmaktadır, hem de madde gerekçesi bu hususu vurgulamaktadır.

Milli Emlak Kitabı

Öncelikle madde hükmüne göre konut ihtiyacı “şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde” karşılanacaktır. Ancak, Anayasa burada kişilerin konut hakkını kullanabilmelerini sağlamakla görevlendirdiği Devletin, bu görevini şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde yerine getirilmesini istemektedir. Bu da konut ihtiyacının karşılanmasının ön şartlarından birinin planlama olduğunu göstermektedir.

Madde gerekçesi ve maddeyle ilgili olarak yapılan çalışmalar da konut ihtiyacının planlamadan ayrı düşünülmediğini ortaya koymaktadır. Maddeyle ilgili olarak Danışma Meclisi Anayasa Komisyonunca hazırlanan gerekçede de “Vatandaşlar için konutun arz ettiği önem dikkate alınarak, Devletin konut yapımını destekleyici, planlayıcı rolüne işaret edilmektedir. Konutların yapımında modern şehirleşme ve çevre şartları gözetilmektedir. Madde, bu ifadesiyle kötü şehirleşmenin önlenmesinin gereğine de işaret etmektedir. Bina planlaması, şehir planlamasının bir parçasıdır. Şehirlerin ve yapıların tabiatın içinde bir yara gibi yer almaması için genel bir çevre içinde düşünülmeleri de maddede Devlete ödev olarak gösterilmiştir” biçiminde görüşlere yer verilmiştir.

Planlama konusu sadece imar planlarının yapımını değil, bu planların arazi ve arsa düzenlemesi ya da ayırma/birleştirme işlemleri yoluyla uygulanmasını, ruhsat ve yapı kullanma izni verilmesi işlemlerini, denetim faaliyetlerini de kapsamaktadır.

Arazinin maddi alt yapısını oluşturacak olan tüm etkinlikler ve yatırımları yönlendirecek yöresel ve bölgesel planlamalar, arazi kullanımının belirlenmesi anlamına gelmektedir.

Yapı ve tesislerin projelendirilmesi ise; inşasına karar verilen yapılar için ruhsat alınabilmesinin ön koşulu olarak, yapı ile ilgili projelerin, kanuna, plâna, ilgili yönetmelik hükümlerine ve imar durumuna uygun olarak hazırlanmasıdır. Sözü geçen arazi kullanımı ile yapı ve tesislerin projelendirilmesi, ruhsat öncesi, aşamalar olup, yapı sahipleri tarafından hazırlanıp ilgili birimlere sunulması gereken evrelerdir.

Yapı ve tesislerin inşası, kullanımı ile ilgili ruhsat ve izinlerin verilmesi ve denetlenmesi ise, yapı ve tesislere ruhsat verilmesi ve yapım sırası ve sonrasındaki denetim ve sorumlulukları kapsamaktadır.

Planlama, kamu idarelerine mülkiyetin kamu yararına kullanılmasını kontrol etme konusunda önemli yetkiler vermektedir. Çünkü 3194 sayılı İmar Kanunu’na göre herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. Bu madde gereği taşınmaz malikleri, mülkiyet hakkını imar planlarına uygun olarak kullanmak zorundadırlar.

Üstelik imar planlarında resmi ve umumi hizmet alanlarına rastlayan taşınmazlar ilgili kamu idaresi tarafından kamulaştırılmaktadır.

Türk Anayasalarında Planlama Konusu
Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2451 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.