Türk Medeni Kanunu’na Göre Malik Sayısı Açısından Taşınmaz Mülkiyetinin Türleri

1) Tek Mülkiyet

Mülkiyet hakkı tek kişiye aitse tek mülkiyetten söz edilir.

2) Birlikte Mülkiyet

Mülkiyet hakkı bir kişiye değil, birden çok kişiye aitse toplu mülkiyet ya da birlikte mülkiyetten söz edilir. Bunun iki türü vardır. Bunlar “paylı mülkiyet” ile “elbirliği mülkiyeti”dir.

a) Paylı Mülkiyet

Medeni Kanun paylı mülkiyeti tarif etmemiştir. Medeni Kanunun 688 inci maddesinin ilk fıkrasına göre, “Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir.”

Medeni Kanunun paylı mülkiyet hükümlerini ve bu hükümleri açıklayan çeşitli görüşleri göz önünde tutarak paylı mülkiyet kavramını tespite yarayacak unsurları şöyle sıralayabiliriz:

Paylı mülkiyette, bu mülkiyete tabi şey bir bütün olarak tek bir mülkiyet konusudur. Söz konusu mülkiyet hakkı tek şahıs mülkiyetinden farklı olarak tek şahsa değil, birden çok şahsa ait bulunmaktadır.

Birden çok şahıs söz konusu mülkiyetin bir payına (hissesine) sahip bulunmaktadır.

b) Elbirliği Mülkiyeti

Elbirliği mülkiyeti, ortak mülkiyetin diğer bir türü olup Kanunun 701 inci maddesinde düzenlenmiştir. Paylı mülkiyetten başlıca farkı, birden çok kişinin aralarında önceden mevcut bir hukuki ilişki bağından oluşması veya kanundan doğmuş olmasıdır.

Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir (MK. md. 702/1). Elbirliği mülkiyette ortaklardan hiçbiri sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece diğerlerinin onayı olmadan mülkiyetin konusu olan malın tümü veya bir payı üzerinde tasarrufta bulunamaz. Çünkü mülkiyetin bu çeşidinde ortakların hakkı belli bir paya değil, malın tamamına ilişkindir.

Medeni Kanunun 702 nci maddesinin ikinci fıkrası, “Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir.” şeklindedir.

Maddenin dördüncü fıkrasında; ortaklardan her birinin, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği, bu korumadan da bütün ortakların yararlanacağı kabul edilmiştir. 743 sayılı Kanunda olmayan bu fıkra ile uygulamada duyulan ihtiyaç karşılanmakta, eski Kanun karşısında içtihatlar ile çözülmesinde güçlük çekilen bir sorun giderilmekte, elbirliği mülkiyeti kurumuna yöneltilen eleştirilerin en önemlisini giderecek bir hüküm kabul edilmektedir. Elbirliği mülkiyeti ortaklarından her biri ortaklığa giren hakları dava yolu ile veya diğer yollarla koruma yetkisine sahip olacaktır. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır, fakat davacının davasını kaybetmesi diğer ortakların haklarını etkilemez.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince; iştirak halinde (elbirliği) veya müşterek (paylı) mülkiyette paydaşların tek başına kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası açma hakları bulunmaktadır.

Paylı mülkiyetle arasındaki farkları;

  • Ortak mülkiyetlerin oluşumu,
  • Paylı mülkiyette payın, maddi olarak değilse bile itibari bir miktar olarak belli olmasına karşılık, elbirliği mülkiyetinde payların belli olmayışı,
  • Maliklerin belli olmayan payları üzerinde tek başına tasarruf yetkilerinin bulunmayışıdır.

Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2689 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.