Yatırımcının ve Kat Karşılığı Anlaşan Müteahhidin İmar Planına Dava Aça Ehliyeti

İdare Hukukunun genel ilkelerine göre iptal davası açılabilmesi için gerçek ya da tüzel kişiler ile dava konusu edilen işlem arasında makul ve ciddi bir ilişkinin diğer bir deyişle menfaat bağının varlığı yeterli bulunmaktadır.

Belde yaşamını etkileyen imar planı değişikliklerinin beldede yaşayanları, faaliyette bulunanları yukarıda sözü edilen konularda yakından ilgilendirmesi nedeniyle, bu kişilerle imar planları arasında dava açmaya yeterli menfaat alakasının bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu nedenle, bir beldede yatırımcı olarak bulunan kişi ve kuruluşların imar planlarına ve plan değişikliklerine karşı dava açma ehliyeti bulunduğu kabul edilmektedir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 19.01.2001, E:1999/764, K:2001/39        

Davacı ile iptalini istediği imar plan ve uygulama işlemleri arasında beldede yatırımcı olarak faaliyette bulunmaları nedeniyle dava açmaya yeterli menfaat alakasının bulunduğu.

İmar planları, insan, toplum, çevre münasebetlerinde kişi ve toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın koruma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amacıyla hazırlanır. Bu esaslara göre yapılan ve kesinleşen imar planlarının ancak; koşulların değişimi ve zorunluluk halinde, düzenleme esnasında uyulması zorunlu olan ilkelere ve yeni verilere uymak koşuluyla değiştirilmesi esastır.

Belde yaşamını etkileyen imar planı değişikliklerinin beldede yaşayanları, faaliyette bulunanları yukarıda sözü edilen konularda yakından ilgilendirmesi nedeniyle, bu kişilerle imar planları arasında dava açmaya yeterli menfaat alakasının bulunduğunun kabulü gerekmektedir.

Dava konusu planların, ... Turizm Merkezinde, belirlenen alanda kullanım değişikliği, yaptığı yoğunluk artırdığı, oluşturulmaya çalışılan yeşil kuşak bütünlüğünü bozduğu iddialarıyla iptali istenilmekte; davacı ... Yatırımcıları Turizm Ortak Girişiminin ise, ... Turizm Merkezindeki yatırımcılar tarafından oluşturulduğu, yöredeki işletme ve alt yapı sorunları ile ilgilenmesinin yanısıra, Ana Sözleşmesinin 3.maddesi uyarınca amaç ve faaliyet konuları arasında turizmin de yer aldığı, sırf bu amaçla ve ... yöresi ile ilgili olarak örgütlendiği anlaşılmaktadır.

Durum böyle olunca, davacı ile iptalini istediği idari işlemler arasında, dava açmaya yeterli menfaat alakasının bulunduğu sonucuna varılmış ve davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Daire kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Kat Karşılığı Anlaşan Müteahhidin İmar Planına Dava Aça Ehliyeti

Danıştay 6. Dairesi, İdari Davalar Genel Kurulunun yukarıda belirtilen kararının aksine, 16.12.1992 tarihli ve E:1991/3213, K:1992/4962 sayılı kararında taşınmaz sahibi ile kat karşılığı inşaat yapmak üzere anlaşma yapmış olan müteahhidin dava açma ehliyeti bulunmadığına karar vermiştir. Daireye göre müteahhitlerin imar planı değişikliğine konu taşınmazla doğrudan bir ilişkileri bulunmadığından davanın ehliyet noktasından reddi gerekir.     

Danıştay 6. Dairesi, 16.12.1992, E:1991/3213, K:1992/4962

Taşınmaz sahibi ile taşınmaz üzerinde kat karşılığı satış vaadi sözleşmesi yapmış olan müteahhidin o taşınmazla ilgili imar planı değişikliği için dava açma ehliyeti bulunmadığı.

Olayda, taşınmazın maliki tarafından açılan ve imar planının iptali ile sonuçlanan davanın, davalı idarece temyizi üzerine, Danıştay 6. Dairesinin 12.2.1992 günlü, 1992/542 sayılı kararıyla, 1/5000 ölçekli imar planı olmadan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yapılamayacağı yolundaki idare Mahkemesi kararının, bölgeleme esaslarını gösteren ve planlamada izlenen ölçek hiyerarşisinde üst ölçekte bir nazım imar planı niteliğini taşıyan 1/2000 ölçeğinde bir planın bulunup bulunmadığı, varsa, uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli planın üst ölçekteki bu planla uyum içinde olup olmadığı belirlendikten sonra karar verilmek üzere bozulduğu anlaşılmaktadır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinde iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaati ihlal edilenler tarafından açılacağı belirlenmiştir. Maddede öngörülen “menfaat ihlali” koşulu, bu tür davaların kabulü ve dinlenebilme si için aranılan koşullardan biridir. Bunun yanı sıra iptal davası açmaya yetecek bir menfaat ilişkisinden söz edebilmek için, dava açacak kişinin meşru, kişisel, güncel ve doğrudan menfaatinin ihlali gerekir.

Uyuşmazlıkta davacılar taşınmaz sahibiyle taşınmaz üzerinde kat karşılığı satış vaadi sözleşmesi yapmış olan müteahhitlerdir ve imar planı değişikliğine konu taşınmazla doğrudan bir ilişkileri bulunmadığından davanın ehliyet noktasından reddi gerekir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.