Yıkılacak Derecede Tehlikeli Olan Sit Alanları Yıktırılabilir mi?

İmar Kanunu’nun 39. maddesine göre yıkılacak derecede tehlikeli olduğu tespit edilen yapıların, belediye ve il özel idaresi tarafından yapılacak tebligat üzerine yapı sahibi tarafından yıktırılması, yapı sahibi bulunamaz veya yapılan tebligata rağmen yapısını yıkmaz ise yapının belediye veya il özel idaresi tarafından yıkılması gerekmektedir.

Yıkım yapmayan idarelerin, yapının kendiliğinden yıkılması sonucu doğacak zarardan dolayı yapı sahibi ile birlikte müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır. Üstelik yıkılacak derecede tehlikeli yapıların yıkılması nedeni ile can kaybına ya da kişilerin yaralanmasına neden olunması halinde, yıkımı yapmakla görevli kişilerin cezai sorumlulukları doğmaktadır.

Bu kapsamda tehlike arz eden yapılar belediyeler tarafından yıktırılmaktadır.

Fakat 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 9. maddesinde “Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır.” hükmü yer almaktadır. Bu nedenle tehlike arz etmesi nedeni ile yıkılması gereken yapının tescilli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı olması halinde yıkım için kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kurulundan izin alınması gerekir.

Danıştay 6. Dairesi, 22.12.2006, E:2004/8089, K:2006/6505

Maili inhidam durumu arz eden ve taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli yapıların yıkımı yetkisinin Koruma Kurullarına ait olduğu, belediyenin yetkisinin söz konusu yapıların ancak boşaltılmaları ve gerekli güvenlik ve fiziki önlemlerinin alınması ile sınırlı olduğu.

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun Taşınmaz Kültür Varlıklarının Gruplandırılması, Bakım ve Onarımlarına ilişkin 5.11.1999 günlü, 660 sayılı ilke kararının “Esaslı Onarım İlkeleri” başlıklı kısmının b maddesinde korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen yapıların yıkılmadan korunmalarının esas olduğu, yıkılma tehlikesi arz ettiği (maili inhidam) mal sahipleri yada belediyelerce ileri sürülen yapıların yıkılma kararlarının ancak koruma kurulunca alınacağı, anılan taşınmaz kültür varlıklarının belediyeler veya valiliklerce boşaltılacağı, gerekli güvenlik ve fiziki önlemlerinin ilgili valilik ve belediyesince alındıktan sonra, konunun koruma kuruluna iletilerek alınacak karara göre işlem yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Anılan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, maili inhidam durumu arz eden ve taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli yapıların yıkımı yetkisinin Koruma Kurullarına ait olduğu, belediyenin yetkisinin söz konusu yapıların ancak boşaltılmaları ve gerekli güvenlik ve fiziki önlemlerinin alınması ile sınırlı olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 660 sayılı ilke kararına göre;

  • Yıkılma tehlikesi arz ettiği (mail-i inhidam) mal sahipleri ya da belediyelerce ileri sürülen yapıların yıkım kararları ancak koruma kurulları tarafından alınabilir.
  • Yıkılacak şekilde tehlike yaratan korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının tespit edilmesi halinde, söz konusu yapının belediyeler veya il özel idareleri tarafından boşaltılması ve gerekli fiziki ve güvenlik önlemlerinin alınması gerekmektedir.
  • Bu tedbirler alındıktan sonra, konu koruma kuruluna iletilerek alınacak karara göre işlem yapılacaktır.

Bu nedenle tehlike arz etmesi nedeni ile yıkılması gereken yapının tescilli kültür ve tabiat varlığı olması durumunda belediyeler ve il özel idareleri tarafından yapının boşaltılması ve yapı ve çevresi ile ilgili olarak gerekli güvenlik önlemlerinin alınması gerekir.

Bu işlem tesis edildikten sonra ilgili koruma bölge kuruluna yıkım için başvurulmalı ve alınacak cevaba göre işlem tesis edilmelidir. Koruma kurulundan izin alınmadan yıkım yapanlar, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesine göre cezalandırılır. Söz konusu maddenin (c) bendi hükmüne göre 2863 sayılı Kanuna aykırı olarak yıkma veya imar izni veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.