4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU (EŞYA HUKUKU)

Dördüncü Kitap

Ayni haklar

Birinci Kısım

Mülkiyet

On Sekizinci Bap

Umumi Hükümler

(A) Mülkiyet Hakkının Unsurları

Madde 618- Bir şeye malik olan kimse, o şeyde kanun dairesinde dilediği gibi tasarruf etmek hakkını haizdir; haksız olarak o şeye vaziyed eden herhangi bir kimseye karşı istihkak davası ikame ve her nevi müdahaleyi menedebilir.

(B) Mülkiyet Hakkının Şümulü

I. Mütemmim cüzler

Madde 619- Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütün mütemmim cüzlerine de malik olur. Mahalli örfe göre bir şeyin esaslı bir unsurunu teşkil eden o şey telef veya tahrip yahut tağyir edilmedikçe ondan ayrılması kabil olmıyan cüzler o şeyin mütemmim cüzleridir.

II.Tabii semereler

Madde 620- Bir şeye malik olan kimse,o şeyin tabii semerelerine de maliktir. Bir şeyin muayyen zamanlarda hasıl ettiği ve örfün o şeyden sureti tahsisine göre istihsalini tecviz eylediği mahsuller, o şeyin tabii semereleridir. Tabii semereler, ayrılıncaya kadar asıl şeyin mütemmim cüzleridir.

III.Teferruat

1- Tarif

Madde 621- Bir şeye ait yapılacak temliki tasarruflarda o şeyin istisna olunmayan teferruatı dahil olur. Mahalli örfe veya malikin sarih arzusuna göre bir şeyin işletilmesi veya muhafazası veya ondan istifade olunması için daimi bir tarzda tahsis olunan ve kullanmakta o şeye tabi kılınan veya takılan veya onunla birleştirilen menkul eşya asıl şeyin teferruatıdır. Asıl şeyden muvakkat bir zaman için ayrılmakla teferruattan olmak sıfatı zail olmaz.

2- Müstesnası

Madde 622- Asıl şeye zilyet bulunan kimsenin kullanmasına muvakkaten tahsis edilen veya ancak o kimsenin istihlak etmesi için muhassas veya asıl şeyin hususi mahiyetine yabancı olan yahut o şey ile muhafaza için veya beyi veya icar edilmek maksadiyle birleştirilen menkul eşya teferruat sıfatını alamaz.

(C) Birden Ziyade Kimselerin Bir Şey Üzerinde Mülkiyeti

I. Müşterek mülkiyet

Milli Emlak Kitabı

1- Hissedarlar arasındaki münasebetler:

Madde 623- Birden ziyade kimseler şayian bir şeye malik olur ve hisseleri bilfiil taksim edilmemiş bulunursa onlar, o şeyin hissedarıdırlar.

Hissedarların şayi hisseleri birbirine müsavi olmak asıldır.

Hissedarlardan her biri kendi hissesi hakkında malik hak ve mükellefiyetlerini haiz olup hissesini temlik veya terhin edebilir. Alacaklıları da bu hisseyi haczettirebilirler.

2- İdari tasarruflar

Madde 624- Hilafına mukavale olmadıkça, hissedarlar müşterek mülklerini biliştirak idare ederler.

Ekseriyet hilafına karar vermedikçe hissedarlardan her biri, ufak tefek tamirat ile ziraat işleri gibi alelade idari tasarrufları icraya ehildir.

Ziraat usulünün değiştirilmesi, büyük tamirat icrası gibi daha ziyade mühim olan idari tasarruflar, müşterek mülkün yarısından fazlasına malik olan ve adet itibariyle de ekseriyeti teşkil eden hissedarların reyleri içtima etmedikçe yapılamaz.

3- Temliki tasarruflar

Madde 625- Hissedarlardan her biri, müşterek menfaatler için diğer hisedarları temsil edebilir ve diğer hissedarların hakları ile kabili tevfik oldukça müşterek şeyden istifade eder ve onu kullanır.

Müşterek mülkü temlik etmek, onun üzerinde aynı bir hak tesis eylemek ve onun intifa tarzını değiştirmek için bu bapta bilittifak başka bir kaide kabul edilmediği takdirde bütün hissedarların muvafakati şarttır.

4- Masraflara ve mükellefiyetlere iştirak

Madde 626- Müşterek mülkiyete terettüp eden veya müşterek mülkiyeti takyit eyliyen idari masraflar, vergiler ve sair mükellefiyetler hilafına hüküm yoksa hisseleri nispetinde bütün hissedarlara ait olur.

Hissedarlardan biri hissesinden fazla tediyeyatta bulunursa bu fazla ile hisseleri nispetinde diğer hissedarlara rücu eder.

Hissedarlıktan çıkarılma

Madde 626/a- (Ek madde: 14.11.1990/3678) Kendi tutum ve davranışları veya malın kullanılmasını bıraktığı ya da fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin tutum ve davranışları ile diğer hissedarların tümüne veya bir kısmına karşı olan yükümlülüklerini ağır surette ihlal eden hissedar, bu yüzden onlar için müşterek mülkiyet ilişkisinin devamını çekilmez hale getirmişse mahkeme kararıyla hissedarlıktan çıkarılabilir.

Davanın açılması, aksine bir anlaşma yoksa, hissedarların hem hisse hem de sayı bakımından çoğunlukla karar vermelerine bağlıdır.

Hakim, çıkarma talebini haklı gördüğü takdirde,çıkarılacak hissedarın hissesini karşılayacak kısmı maldan ayırmak mümkün ise bu ayırmayı yaparak ayrılan parçanın müşterek mülkiyetten çıkarılana tahsisine karar verir.

Aynen ayırımı mümkün bulunmayan maldaki hissenin dava tarihindeki değeri ile kendilerine devrini isteyen hissedar veya hissedarlar bunu hissedarlıktan çıkarma talebi ile birlikte istemek zorundadırlar. Hakim, hükmünden önce re’sen tayin edeceği münasip bir mehil içinde hisse değerinin tediye veya tevdiine karar verir. Davanın kabulü halinde hissenin talep eden adına tesciline hükmolunur.

Hisseyi karşılayacak kısmın maldan aynen ayrılması mümkün olmaz ve bu hisseye talip olan hissedar bulunmazsa hakim, davalıya hissesini temlik etmesi için bir süre tayin eder ve bu süre içinde temlik edilmeyen hissenin açık artırma ile satışına karar verir. Satış kararı cebri icra yoluyla paraya çevirmeye dair hükümler uyarınca yerine getirilir.

Diğer hak sahiplerinin çıkarılması

Madde 626/b- (Ek:14.11.1990/3678) Bir hissedarın çıkarılmasına dair hükümler, kıyas yoluyla intifa veya diğer bir ayni hak veya tapuya şerh edilmiş kira gibi şahsi hak sahibine de uygulanır. Şu kadar ki, devri caiz olmayan hakkın uygun bir tazminat karşılığında sona ermesine karar verilir.

5- Müşterek mülkiyetin nihayeti

a) Taksim davası

Madde 627- Hukuki bir tasarruf mucibince yahut müşterek mülkün devamlı bir maksada tahsis edilmiş olması hasebiyle şuyuu idame mükellefiyeti olmadıkça hissedarlardan her biri, taksim istiyebilir. Taksim hakkı, hukuki bir tasarrufla on seneden fazla bir müddet için bertaraf edilemez. Taksim, münasip olmıyan bir zamanda yaptırılamaz.

b) Taksimin nasıl yapılacağı

Madde 628- Müşterek mülkiyet; aynen taksim ile nihayet bulacağı gibi bedeli hissedarlar arasında tevzi olunmak üzere pazarlık veya müzayede suretiyle beyi ile ve hissedarlardan biri veya bir kaçı tarafından diğerlerine ait hisselerin iktisabiyle de nihayet bulur.

Hissederlar taksimin nasıl yapılacağında ittifak edemedikleri takdirde müşterek mülkün kıymetine ehemmiyetli bir noksan arız olmaksızın taksimi kabil ise, hakim aynen taksimi ve kabil değil ise hissedarlar beyninde veya umum arasında müzayede ile satılmasını emreder.

Aynen taksiminde hisselerin teadülü temin edilemezse ivaz ilavesiyle tadil olunur.

II. İştirak halinde mülkiyet

1. Sebepleri

Madde 629- Kanun mucibince veya bir mukavele ile iştirak teşkil eden kimseler bir şeye malik olursa her birinin hakkı o şeyin tamamına sari olur.

2- Hükümleri

Madde 630- Şeriklerin hak ve vazifeleri iştiraki tevlit eden kanun veya mukavele hükümleri ile muayendir.

Hilafına bir hüküm olmadığı halde şeriklerin hakları ve hususiyle malik oldukları şeyde tasarruf salahiyetleri ancak ittifak ile verecekleri karar mucibince kullanılabilir.İştirak devam ettiği müddetçe taksim ve şayi cüzde tasarruf caiz değildir.

3- İştirak halindeki mülkiyetin nihayeti

Madde 631- İştirak halinde mülkiyet, o mülkün temliki veya iştirakin zevaliyle nihayet bulur. Bu suretle taksim, hilafına hüküm bulunmadıkça müşterek mülkiyet hükümlerine göre yapılır.

On Dokuzuncu Bap

Gayri menkul mülkiyeti

Birinci Fasıl

Gayrimenkul mülkiyetinin mevzuu, iktisabı, izaası

(A)Gayrimenkul Mülkiyetinin Mevzuu

Madde 632- Gayrimenkul mülkiyetinin mevzuu, yerinde sabit olan şeylerdir.

Bu kanuna göre aşağıdaki şeyler gayri menkuldür:

1- Arazi,

2- Tapu sicilinde müstakil ve daimi olmak üzere ayrıca kaydedilen haklar,

3- Madenler.

(B) Gayrimenkul Mülkiyetinin İktisabı

I. Tescil:

Madde 633- Gayrimenkul mülkiyetini iktisap için tapu siciline kayıt, şarttır. Bununla beraber işgal, miras, istimlak, cebri icra tarikleriyle veya mahkeme ilamı ile bir gayrimenkulü iktisabeden kimse tescilden evvel dahi ona malik olur.

Fakat tescil merasimi ikmal edilmedikçe temliki tasarrufta bulunamaz.

II. İktisap tarikleri

1- Mülkiyeti nakleden akitler

Madde 634 – Mülkiyeti nakleden akitler resmi şekilde yapılmadıkça muteber olmazlar. Ölüme bağlı tasarruflarla evlenme mukaveleleri kendilerine mahsus şekillere tabidir.

2- İşgal:

Madde 635- Tapu siciline göre sahipsiz bir şey haline geldiği anlaşılmıyan müseccel bir gayrimenkul, işgaltarikiyle iktisap olunamaz.

Müseccel olmıyan bir arzın işgali sahipsiz şeylere dair olan hükümlere tabidir.

3- Yeni arazi teşekkülü

Madde 636- Sahipsiz yerlerde birikmek, dolmak ve kaymak veya umuma ait suların mecra veya seviyeleri değişmek gibi bir suretle teşekkül edip kendisinden istifade mümkün olan arazi Devletin mülkü olur.

Bu suretle kendisine ait bir gayrimenkulden ayrılan parçaların vücudunu ispat eden kimse onları istirdat edebilir.

4- Arazinin kayması:

Madde 637- Arazinin yerinden kayması hududun tadilini icabetmez. Bu suretle bir gayrimenkul üzerine geçmiş olan toprak ve saire hakkında enkaza ve ihtilata dair olan hükümler tatbik olunur.

5- Müruru zaman:

a)Adi müruru zaman

Madde 638- Muhik bir sebep yok ikentapu sicillinde uhdesine malik sıfatı ile mukayyet bulunan bir gayrimenkulü fasılasız ve nizasız on sene müddetle ve hüsnü niyetle yedinde bulunduran kimsenin o gayrimenkulün üzerindeki hakkına itiraz olunamaz.

b) Fevkalade müruruzaman:

Madde 639- (Değişik: 09.03.1954/6333)[1] Tapu sicilinde mukayyet olmıyan bir gayrimenkulü nizasız ve fasılasız 20 sene müddetle ve malik sıfatiyle yedinde bulundurmuş olan kimse o gayrimenkulün kendi mülkü olmak üzere tescili talebinde bulunabilir.

Tapu sicilinde maliki kim olduğu anlaşılamıyan veya 20 sene evvel vefat etmiş yahut gaipliğine hüküm verilmiş bir kimsenin uhdesinde mukayyet olan bir gayrimenkulü aynı şerait altında yedinde bulunduran kimse dahi o gayrimenkulün, mülkü olmak üzere tescilini talep edebilir.

Tescil davası Hazine ve ilgili amme hükmi şahsiyeti aleyhine açılır ve mahkemece gazete ile ve ayrıca mahallinde münasip vasıtalarla en az 3 defa ilan olunur.

Son ilandan itibaren 3 ay içinde bir itiraz davası açılmaz veya açılıp da reddedilir ve iddia sabit olursa tescile karar verilir; karara gayrimenkulün haritası veya ebatlı krokisi eklenir.

Hususi kanun hükümleri mahfuzdur.

c)Müddetler

Müddetin hesabı, inkıtaı- tatili 

Madde 640- Yukarki maddelerde beyan olunan iktisabı müruru zaman müddetinin gerek hesabında gerek inkıta ve tatilinde, ancak müruru zamanında cari olan hükümler tatbik olunur.

6- Sahipsiz şeyler ve umuma ait mallar

Madde 641- Sahipsiz şeyler ile menfaati umuma ait olan mallar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Hilafı sabit olmadıkça menfaatı umuma ait sular ile ziraate elverişli olmıyan yerler, kayalar, tepeler, dağlar ve onlardan çıkan kaynaklar kimsenin mülkü değildir. Sahipsiz şeylerin ihraz ve işgali, yollar ve meydanlar, akar sular ile yatakları gibi menfaati umuma ait malların işletilmesi ve kullanılması hakkında ahkamı mahsusa vazolunur.

III.Tescili talep hakkı

Madde 642- Bir şeye temellük etmek hakkını hibe gibi bir sebeple iktisap etmiş olan kimse tescil muamelesinin icrasını malikinden talep edebilir.İmtina halinde mülkiyetin kendisine aidiyetine karar verilmesini hakimden istiyebilir.

İhraz ve işgal, intikal, istimlak cebri icra ve mahkeme ilamiyle bir gayrimenkulün mülkiyetini iktisap eden kimse; doğrudan doğruya tescil muamelesini yaptırabilir.

Karı koca malları hakkındaki usul icabı olarak vuku bulan mülkiyet tebeddülleri sicilli mahsusuna kayıt ve ilan edilmesini müteakip resen tapu siciline de kaydolunur.

(C) GAYRİMENKUL MÜLKİYETİN İZAASI

Madde 643- Gayrimenkulün mülkiyeti, sicil kaydının terkini veya gayrimenkulün tamamiyle ziyaı halinde zail olur. Menfaati amme için yapılan istimlak halinde mülkiyetin ne vakit zail olacağı kanunu mahsusla muayyendir.

İKİNCİ FASIL

Gayri menkul mülkiyetin hükümleri

(A) GAYRİMENKUL MÜLKİYETİN ŞÜMULÜ

I. Umumiyetle

Madde 644- Bir arza malik olmak, onu kullanmakta faydalı olacak derecede altına ve üstüne malik olmağı tazammun eder.

Kanuni takyitler müstesna olmak üzere bu mülkiyet, yapılan ve dikilen şeyleri ve kaynakları dahi şamil olur.

II. Sınır

1- Gayrimenkulün tahdidi

Madde 645- Gayrimenkulün sınırı plan ve arz üzerine konulan işaretler ile tayin olunur.

Plandaki sınır ile arz üzerindeki sınır birbirini tutmazsa asıl olan plandaki sınırdır.

2- Tahdit borcu

Madde 646- Sınırı belli olmıyan araziye malik olan kimse komşusunun talebi Üzerine gerek planın tashihi gerek arz üzerine işaretler konulması suretiyle sınırın tayini için diğerine yardım etmeğe mecburdur.

3- Tahdit eden şeylerin hükmü

Madde 647- Duvar, çit, parmaklık gibi iki gayrimenkulü birbirinden ayıran şeylerin mülkiyetinde asıl olan; her iki komşu arasında müşterek olmaktır.

III. Arsa üzerine inşaat

1- Arsa ve levazım

a) Mülkiyet

Madde 648- Bir kimse başkasının inşaat levazımiyle kendi arsası üzerine yahut kendi levazımiyle başkasının arsası üzerine bina yapmış olsa bu levazım, arsanın mütemmim cüzü olur. Şu kadar ki levazım, malikin rızası olmaksızın alınıp kullanılmış ise kal’i fahiş bir zararı müeddi olmadıkça maliki onu kali ile istirdadını talebedebilir ve masarifi arsa sahibine ait olur. Eğer bina arsa sahibinin rızası olmaksızın levazım sahibi tarafından yapılmış ise kal’i fahişbir zararı müeddi olmadıkça arsa sahibi kal’ini istiyebilir ve masarifi levazım sahibine ait olur.

b) Tazminat

Madde 649- Ebniye kalolunmadığı takdirde arsa sahibi inşaat levazımına mukabil muhik bir tazminat vermeğe mecburdur. Arsa sahibi inşaatı suiniyetle yapmış ise diğer tarafın bütün zararını tazmin ile mahküm edilebilir.

Eğer bina levazım sahibi tarafından suiniyetle yapılmış ise arsa sahibinin levazım için vereceği tazminat levazımın en az kıymetini geçmiyebilir.

c) Bina sahibinin arsayı temellük edebilmesi

Madde 650- Binanın kıymeti açıkça arsanın kıymetinden ziyade ise hüsnüniyetle hareket eden levazım sahibi muhik bir tazminat mukabilinde mecmuunun mülkiyetinin kendisine verilmesini istiyebilir.

2- Başkasının arsasına tecavüz eden inşaat 

Madde 651- Yanındaki arsaya tecavüz etmiş olan inşaat ve imalat bunları yapan kimsenin o arsa üzerinde ayni bir hakkı varsa, bunlar o kimsenin arsasının mütemmim cüzü olur ve tecavüz eden kısmı irtifak hakkı olmak üzere tapu siciline kaydedilir. Bundan mutazarrır olan arsa sahibi tecavüze muttali olduğu tarihten itibaren on beş gün içinde itiraz etmemiş ise inşaat hüsnüniyetle yapıldığı ve icabı hal müsait bulunduğu takdirde inşaatı yapan kimse muhik bir tazminat mukabilinde tecavüz ettiği mahal üzerinde kendisine ayni bir hak verilmesini veya o mahal mülkiyetinin kendisine aidiyetinin tanınmasını istiyebilir.

3- Üst hakkı:

Madde 652- Bir arsanın altında veya üstünde yapılan yahut onunla devamlı bir surette birleştirilen inşaat ve imalat tapu siciline irtifak hakkı diye tescil edilmek üzere başka bir malikin mülkü olabilir.

Bir evin muhtelif katları, üst hakkı teşkiline mevzu olamaz.

4- Mecralar

Madde 653- Elektrik, gaz, su gibi şeylerin mecraları hangi arz için tesis olunmuşlar ise onun haricinde bulunmuş olsa bile hilafına bir hüküm olmadıkça onlar hangi sınai teşebbüsün eseri iseler onun teferruatı ve sahibinin mülkü nazariyle bakılır. Bu mecraları tesis hakkı, komşuluk münasebetlerine müteallik hükümler icabından olmadığı takdirde irtifak hakkına müsteniden tesis edilmiş olmadıkça başkasının arsasını ayni bir hakla takyit etmiş olmaz. Eğer mecra açıkta değilse irtifak hakkı, tapu siciline kaydolunmakla tesis olunur; açıkta ise irtifak hakkı mecranın yapılmasiyle teessüs etmiş olur.

5- Menkul inşaat 

Madde 654- Temelli kalmak maksadı olmaksızın başkasının arsası üzerine yapılan kulübe ve baraka gibi hafif binalar, inşa edenin mülkü olur ve tapu siciline kaydolunmaz.

6- Dikilen şeyler

Madde655- Bir kimse başkasının fidanını kendi tarlasına yahut kendi fidanını başkasının tarlasına dikerse alakadar olan kimseler başkasının levazımı ile kendi arsasında veya kendi levazımı ile başkasının arsasına bina yapmak veya menkul bir inşaatta bulunmak hallerinde alakadar kimselerin haklarını haiz ve borçları ile mükelleftirler. Ağaçlar ve ormanlar üzerinde üst hakkı tesisi memnudur.

IV. Malikin mesuliyeti

Madde 656- Bir malikin hakkını tecavüz etmesinden dolayı bir zarara uğrayan veya uğramak tehlikesinde bulunan kimse eski halin iadesini veya tehlikenin izalesi için lazım gelen tedbirlerin yapılmasını talep edebilir ve uğradığı zarar ve ziyanı ayrıca tazmin ettirebilir.

(B) Gayrimenkul Mülkiyetin Takyitleri

I. Umumiyetle

Madde 657- Mülkiyetin kanuni takyitleri tapu siciline kayde hacet olmaksızın muteber olur. Bu takyitler; ancak resmi bir senedle ve tapu siciline kayıt ile ilga veya tadil olunabilir. Ammenin menfaati için vazolunan takyitler tadil ve ilga olunamaz.

II. Mülkiyet hakkının takyitleri

1- Şuf’a

a)Mukaveleden mütevellit şuf’a

Madde 658- Mukaveleden mütevellit şuf’a hakkı; tapu siciline şerh verildiği surette bu şerhte tayin olunan müddet zarfında ve sicilde gösterilen şartlar dairesinde her hangi bir malike karşı dermiyan olunabilir.

Sicilde şart gösterilmemiş ise gayrimenkulün müddeaaleyhe satışındaki şarta itibar olunur. Meşfu satıldıkta bayi keyfiyeti şefia haber vermeğe mecburdur.

Şefiin bey’e ıttılaı günÜnden itibaren bir ay ve herhalde sicille şerh verildiği tarihten itibaren on sene geçmekle şuf’a hakkı sakıt olur.

b) Kanuni şuf’a hakkı

Madde 659- Bir gayrimenkulün hissedarları onun şayi bir hissesini satın alan üçüncü şahsa karşı kanuni şuf’a hakkını haizdir.

2- İştira, vefa hakları

Madde 660- Mukaveleden mütevellit iştira ve vefa hakları tapu siciline şerh verildiği surette bu şerhte gösterilen müddet içinde gayrimenkulün her hangi malikine karşı dermeyan olunabilir.

Bu haklar her halde şerh tarihinden itibaren on sene geçmekle sakıt olur.

III. Komşu hakkı:

1-Mülki kullanma 

Madde 661- Bir kimse mülkünü kullanırken hele sınai işler yaparken komşusuna zarar verecek her türlü taşkınlıklardan çekinmeğe mecburdur.

Hususiyle mazarat veren ve gayri menkulün mevki ve mahiyetine ve mahalli örfe göre komşu arasında hoş görülebilecek dereceyi geçen gürültüler ve sarsıntılar yapmak ve duman ve kurum ve rahatsızlık veren sair toz, boğu, koku çıkartmak memnudur.

2- Hafriyat ve inşaat:

a) Kaidesi:

Madde 662- Bir mülk sahibi, hafriyat ve inşaatta bulunurken komşusunu arsasına zarar vererek veya zarara maruz bırakarak veya üzerlerindeki mebaniyi tehlikeye koyarak, izrar edemez.

Komşuluk kaidelerine muhalif olarak yapılan inşaatta başkasının arazisine tecavüz halindeki hükümler tatbik olunur.

b) Hafriyat ve inşaatın ebadı:

Madde 663- Yapılacak hafriyat ve inşaatın ebadında gayrimenkul sahiplerinin riayete mecbur oldukları hükümler, hususi kanunlar ile muayyendir.

3- Ağaç dal ve köklerinin başkasının mülküne geçmesi:

a) Kaide

Madde 664- Bir ağacın dalları ve kökleri komşusunun mülküne geçipte zarar verdiği ve komşunun talebi üzerine münasip bir müddet içinde ağaç sahibi bunları kaldırmadığı takdirde komşunun o dal ve kökleri kesip enkazını zaptetmeğe salahiyeti vardır.

Ağaç dallarının kendi ebniye ve ekinleri üzerine geçmesine müsamaha eden kimsenin işbu dallarda yetişen meyveleri temellüke hakkı vardır.

Bu hükümler, komşu ormanlar hakkında cereyan etmez.

b) Dikilecek şeye göre riayeti icap eden hükümler

Madde 665- Gayrimenkulün ve dikilecek şeylerin nevilerine göre sahiplerinin dikmek hususunda riayete mecbur oldukları hükümler, kanunu mahsus ile tayin olunur.

4- Kendi kendine akan suların cereyanı

Madde 666- Bir gayrimenkulün sahibi, üst taraftaki gayrimenkulde kendi kendine akan suları hususiyle kar, yağmur ve tutulmamış kaynak sularını kendi mülküne kabule mecburdur. Komşuların hiç biri diğerinin zararına bu cereyana mani olamaz.

Bir gayrimenkulün aşağısında bulunan diğer gayrimenkule akan ve ona lazım olan suyunu yukarıki gayrimenkul sahibi kendisine lazım olan dereceden ziyade mülkünde tutamaz.

5- Kurutma

Madde 667- Bir bataklığın suyu ötedenberi alt taraftaki tarlaya akagelmekte ise sahibinin onu kurutmak için yapacağı ameliyattan neşet eden suları alt taraftaki tarla sahibi kabule mecburdur. Aşağıdaki tarlaya bundan bir zarar gelecek ise sahibi tarlasının içinden geçmek üzere su yolları tesisini bataklık sahibinden isteyebilir. Tesis masrafı bataklık sahibine aittir.

6- Su yoluve gaz ve elektrik borularının geçirilmesi:

a)Bunlara karşı müsamaha borcu: 

Madde 668- Gayrimenkul sahipleri yapılacak zarar tamamiyle ve peşin tazmin olunmak şartiyle mülkünün altından veya üstünden su yolu ve gaz ve elektrik boruları geçirilmesine, bunların başka yerden geçirilmeleri imkansız olur veya çok fazla masrafı mucip bulunur ise, müsaade etmeğe mecburdur.

Bu tesisat, sabibinin talebi üzerine masrafı kendisine ait olmak şartiyle tapu sicilline kaydolunur.

b) Üzerine tesisat yapılacak arsa sahibinin menfaatlerinin muhafazası:

Madde 669- Bu tesisat mülkünden geçen kimse, menfaatinin munsıfane nazaraalınmasını talep edebilir; fevkalade ahvalde ve tesisat gayrimenkulün üstünde ise üzerine tesisat yapılacak münasip bir kısmının kendi zararını tamamiyle telafi edecek bir ivaz mukabilinde alınmasını isteyebilir.

c) Yeni hadiseler:

Madde 670- Ahval değişirse gayrimenkulün sahibi menfaati icabı olarak işbu tesisatın naklini isteyebilir. Nakil masrafı kaideten diğer tarafa aittir. Şu kadar ki maslahat icap ediyorsa hakim gayrimenkul sahibinin münasip miktarda nakil masrafına iştirakini tensip eder.

7- Mürur hakkı:

a)Lüzumlu geçit:

Madde 671- Tarikı amme çıkmak için kafi bir yolu bulunmayan gayrimenkul sahibi tam bir ivaz mukabilinde komşularından kendisine geçmek için munasip bir yerin terkini talep edebilir. Bu hak mülklerin ve onlara giden yolların evvelki hallerine göre bu yolun nereden geçmesi lazımgeliyorsa oranın malikine ve icabında bu yolun açılmasından en az mutazarrır olan kimseye karşı kullanılır. Bu yolun tayininde iki tarafın menfaatleri gözetilir.

b)Mürur hakkının tescili:

Madde 672- Daimi olarak tesis olunan mürur hakkının tapu sicilline kaydı lazımdır.

8- Hail:

Madde 673- Müşterek haller hakkındaki hükümlere halel gelmemek üzere her malik kendi arzının hailini kendi yapar. Araziye hail koymak mecburiyeti ve bunun nasıl konacağı kanunu mahsus ile tayin olunur.

9- Komşuluk için lüzumlu olan şeylerin icrası:

Madde 674- Komşuluk haklarının kullanılması için lüzumu olan işlerin yapılması her birinin menfaati nisbetinde arz sahiplerinin uhdesine terettüp eder.

IV. Başkasının arazisine girmek:

1- Orman ve mer’a:

Madde 675- Kanunen menedilmedikçe örf ve adete göre herkes başkasının orman ve mer’asına girebilir ve mantar ve ufak tefek yabani meyveleri toplayıp temellük edebilir. Av avlamak ve balık tutmak için başkasının arazisine girmek hakkındaki hükümler kanunu mahsus ile tayin olunur.

2- Düşen şeylerin alınması:

Madde 676- Su, rüzgar, çığ veya diğer tabii kuvvetler vasıtasiyle veya her hangi bir suretle bir mal bir kimsenin arsasına düşer veya hayvan girer ve arı ve tavuk ve balıklar göçerse arz sahibi bunların aranılıp tutulması için sahiplerine müsaade etmeğe mecburdur. Bu yüzden hasıl olan zarar için arz sahibinin tazminat istemeğe ve tazminatı alıncaya kadar bunları hapsetmeğe hakkı vardır.

3- Zaruri sebepler:

Madde 677- Bir kimse vukuu kuvvetle melhuz bulunan bir zararı yahut ani bir tehlikeyi kendisinden veya diğerinden ancak başkasının mülküne tecavüzle defedebilirse, zarar veya tehlike tecavüzden münbais hasardan büyük olmak şartiyle mülk sahibi bu tecavüze tahammüle mecburdur.Mülk sahibi bu tecavüzden mutazarrır olmuş ise muhik bir tazminat talep edebilir.

V. Toprağın ıslahı:

Madde 678- Toprağın ve su yollarının ıslahı, bataklıkların kurutulması, orman yetiştirilmesi, yol açılması, orman ve köy arazisi parçalarının birleştirilmesi gibi şeyler ancak mütaaddit maliklerin iştirakiyle yapılır bunun için arsaların yarısından fazlasına malik bulunan ve adetçe maliklerin üçte ikisini teşkil eden kimseler tarafından karar verilmek lazımdır. Bu karara diğerleri ittibaamecburdurlar.

(C) Kaynaklar 

1. Mülkiyet ve irtifak hakkı:

Madde 679- (Değişik 23/11/1960-138/1 md.)[2]

Kaynak, arzın mütemmim bir cüz’ü olup mülkiyeti, kaynadıkları toprağın mülkiyeti ile beraber iktisabolunur. Başkasının arzındaki kaynaklardan istifade, irtifak hakkı olarak, tapu siciline kayıt ile tesis olunur.

Yeraltı suları,genel olarak, menfaati umuma ait sulardandır.Bir arza malik olmak, onun altındaki suya malik olmayı tazammun etmez.

Yeraltı sularından arz maliklerinin istifade şekli ve bunun derecesi, mahsus kanunlarında gösterilir.

II. Kesilen kaynaklar:

1- Tazminat

Madde 680- Ehemmiyetli bir surette intifa edilmekte veya intifa maksadiyle suyu biriktirilmekte olan kaynakları kısmen olsun keserek yahut hafriyat ve inşaat ve ameliyat icrasiyle telvis ederek sahibine veya onda hakkı olana zarar iras eden kimse tazminat itasiyle mahküm edilebilir. Zarar kast ve ihmal eseri değil ise veya mutazarrırın hatasına isnadi kabil ise hakim, tazminat itası lazımgelip gelmiyeceğini takdir ve icabında keyfiyetini ve miktarını tayin eyler.

2- Kaynakların evvelki halinin iadesi:

Madde 681- Bir gayrimenkulün işletilmesi veya süknası veya su tedariki için lazım olan kaynaklar kesildiği veya telvis edildiği takdirde mümkün olduğu kadar evvelki halin iadesi talep olunabilir. Maslahat iktiza etmedikçe diğer yerlerde evvelki halin iadesi talep edilemez.

III. Müşterek kaynaklar:

Madde 682- Yekdiğerine civar olan mütaaddit kaynaklar muhtelif kimselere ait olmakla beraber suları aynı kaynaktan teşa’up ederek bir mecmua teşkil ettikleri takdirde her mutasarrıf kaynakların müştereken tutularak suyun evvelki istifadeleri nisbetinde beyinlerinde tevziini isteyebilir.

Hak sahipleri müşterek tesisat masraflarını menfaatleri nisbetinde deruhte ederler. Birinin mümanaatı halinde hak sahiplerinden her biri diğer kaynaklardaki su azalacak olsa bile kendi kaynağındaki suyun zapt ve icrası için lazımgelen ameliyatı yapabilir ve bu ameliyat sebebi ile kendi kaynağına gelen suyun miktarı tezayüt etmiş ise ancak bu tezayüt nisbetinde tazminat itasına mecburolur.

IV.Lüzumlu suların cebri temellükü

Madde 683- Kendi evine veya arzına lazım olan suyu bir takım ameliyat icra ve fahiş masarif ihtiyar etmedikçe tedarik edemiyen kimse tam bir tazminat mukabilinde komşusunun ihtiyacı olmayan suyu kendisine fariğ olmasını talep edebilir. Bu hususta başlıca su sahibinin menfaatleri gözetilir. Yeni haller zuhurunda yapılmış olan şeylerin tadili talep olunabilir.

V.İstimlak

1- Kaynaklar 

Madde 684- Kendisine hiç bir faydası olmayan yahut kıymetleri ile gayri mütenasip bir faydası olan kaynak ve çeşme yahut ırmak sahibi ammenin menfaati için diğer kaynak ve çeşmelere su tedariki ve suya mütaallik sair teşebbüsler için tam bir tazminat mukabilinde kendi kaynak ve çeşmesini veya ırmağını terke mecburdur. Bu tazminat suyun bir kısmının mutasarrıfına terk edilmesinden ibarette olabilir.

2- Arz

Madde 685- Ammenin menfaati için bir kaynağın havalisinde bulunan arazinin, kaynağı telvisten men zımmında, lüzumu derecede istimlaki talep olunabilir.

Yirminci Bap

Menkul Mülkiyeti

(A)Menkul Mülkiyetinin Mevzuu:

Madde 686- Menkul mülkiyetinin mevzuu, bir yerden diğer yere nakledilebilen eşya ile gayrimenkul mülkiyetinde dahil olmayan ve temellüke salih bulunan tabii kuvvetlerdir.

(B)İktisap Tarikleri

I. Teslim:

1- Zilyedliğin nakli

Madde 687- Menkulde mülkiyetin intikali için teslim lazımdır. Bir kimse bir menkulü hüsnü niyetle ve malik olmak üzere tesellüm ettikte mülkiyetini iktisap etmiş olur. Velevki intikali yapan kimse o menkulün sahibi olmasın. Zilyedlik hükümlerinin cereyanından itibaren mülkiyet sabit olur.

2- Mülkiyeti muhafaza mukavelesi

a)Umumiyetle

Madde 688- Başkasına naklettiği mülkiyeti nakilin uhdesinde hıfz için yapılan mukaveleler ancak menkulü alan kimsenin ikametgahındaki katibi adil tarafından tasdik ve sicilli mahsusuna kaydedilmiş ise muteber olur.

Hayvanlar hakkında bu suretle mukavele yapılması memnudur.

b) Taksit ile bey’i

Madde 689- Taksit ile mal satan kimse mülkiyeti muhafaza mukavelesine istinat ile sattığı malın iadesini ancak almış olduğu taksitlerden malın kullanılmakla eskimesinden mütevellit tazminat ve münasip bir ücret miktarını tenzil ederek mütebakiyi geriye vermek şartiyle talep edebilir.

3- Hükmen teslim

Madde 690- Başkasını izrar veya teminat ahkamını ihlal kasdiyle bir menkulü temlik eden kimse onu hususi bir sebeple yedinde alıkorsa mulkiyetin intikali üçüncü şahıs hakkında muteber olmaz. Bu kasdin takdiri hakimi müfevvazdır.

II.İhraz

1- Sahipsiz eşya

Madde 691- Sahipsiz bir malı ihraz eden kimse ona malik olur.

2- Kaçmış hayvanlar:

Madde 692- Tutulan bir av kaçtıkta sahibi tekrar tutmak için hemen aramağa koyulmazsa o hayvan sahipsiz olur. Ehlileştirilen bir hayvan tekrar kati surette vahşileşirse sahipsiz olur.

Yalnız başkasının mülküne uçmakla arı oğulu sahipsiz olmaz.

III. Lükata

1- İlan ve arama

Madde 693- Kaybolan bir malı bulan kimse sahibine haber vermeğe mecburdur.

Sahibini bilmiyorsa zabıta memurlarından birine haber vermeğe veya keyfiyeti münasip bir surette ilan etmeğe mecburdur.

Bulunan malın kıymeti bir liradan fazla ise her halde zabıta memurlarından birine haber vermek lazımdır. Meskün bir evde veya umumi daire ve müesseselerde kayıp bir mal bulan kimse onu ev sahibine veya müstecirine yahut o daire ve müesseseleri muhafaza ve nezaret eden kimselere vermeğe mecburdur.

2- Lükatanın hıfzı ve müzayede ile satılması

Madde 694- Lükata, layikı veçhile hıfzolunmalıdır. Lükatanın hıfzı külfeti mucip olur veya az zamanda bozulan şeylerden bulunur yahut bir seneden fazla zabıta memurlarının yanında kalırsa müzayede ile satılır. Müzayededen evvel münasip bir suretle ilan edilmek lazımdır. Bedeli müzayede, lükatının yerine kaim olur.

3- Lükataya malikiyet, iade

Madde 695- İlandan veya zabıta memuruna ihbardan itibaren beş sene içinde sahibi çıkmadığı takdirde lükatayı bulan kimse, vazifesini yapmış ise ona malik olur.

Lükata sahibine iade olundukta bulan kimse bütün masrafını almakla beraber münasip bir ikramiyeye müstahak olur.

Lükata meskün bir evde veya umumi bir daire ve müessesede bulunup ta ev sahibine veya müstecire yahut o daire ve müesseseyi muhafaza edene verilmiş ise bunlar, bulan kimsenin yerine kaim olurlar. Ancak ikramiyeye müstahak olmazlar.

4- Define: 

Madde 696- Keşiflerinden çok zaman evvel gömülmüş veya saklanmış olduğu ve artık maliki bulunmadığı muhakkak görülen kıymetli şeyler define addolunur.

Define, içine gömüldüğü veya saklandığı gayrimenkul veya menkulün sahibinin mülkü olur.

İlmi bir kıymeti haiz olan eşyaya mütaallik hükümler mahfuzdur.

Defineyi keşfeden kıymetinin yarısını tecavüz etmemek üzere hakkaniyete muvafık bir ikramiye talep edebilir.

5- Fenni bir kıymeti haiz eşya

Madde 697- Kimsenin mülkü olmayıp ta mÜhim ve ilmi kıymeti haiz bulunan tabii eşyayı nadire ile antikalar hazinenin mülkü olur. Gayrimenkulünde bu gibi eşya bulunan kimseler düçar olacakları zarar ve ziyanın tamamiyle tazmini mukabilinde lazımgelen hafriyat için müsaade itasına mecburdur.

Keşfeden kimse ve keşfedilen şey define ise bulunduğu yerin sahibi o şeyin kıymetini tecavüz etmemek üzere münasip bir ikramiye isteyebilirler.

IV.Enkaz

Madde 698- Lükata hakkındaki hükümler, su, rüzgar, çiğ veya diğer tabii kuvvetler vasıtasiyle veya herhangi bir suretle başkasının eline geçen şeyler ve hayvanlar hakkında da mer’idir. Bir kimsenin arı ile meşgul kovanına uçan başkasının arıları tazminat vermeğe mahal olmaksızın kovan sahibinin olur.

V.Hukuki tağyir

Madde 699- Bir kimse malik olmadığı bir şeyi işlemiş veya tağyir etmiş olup ta amelin kıymeti o şeyin kıymetinden fazla ise yeni şey amilin ve aksi takdirde malikin olur. Amil hüsmü niyetle hareket etmemiş ise amelinin kıymeti o şeyin kıymetinden fazla olduğu takdirde hakim, yeni şeyin mülkiyetini evvelki malike bırakabilir.

Tazminat ve sebepsiz mal edinmeden mütevellit dava hakları mahfuzdur.

VI.İki malın birbiriyle karışma veya birleşmesi

Madde 700- Muhtelif kimselerin malları ehemmiyetli bir surette tahrip edilmeksizin yahut fahiş bir say ve masraf yapılmaksızın ayırt edilemiyecek bir derecede karışmış veya birleşmiş olursa alakadarlar halitayı terkip eden malların karışma veya birleşme zamanındaki kıymetleri nisbetinde hissedar olurlar.

Karışan veya birleşen mallardan biri diğerinin teferruatı kabilinden olursa halitanın mülkiyeti aslın malikine ait olur.

Tazminat ve sebepsiz mal edinmeden mütevellit dava hakları mahfuzdur.

VII.İktisabi müruru zaman

Madde 701- Başkasının menkul bir malını nizasız ve fasılasız mülkümdür diye ve hüsnü niyetle beş sene yedinde bulunduran kimse o mala müruru zaman sebebiyle malik olur. Zilyedin ihtiyarı olmaksızın bir mal üzerindeki yedi munkati olmakla müruru zaman inkıtaa uğramaz. Elverirki o malı, senesi içinde ele geçirmiş veya o müddet içinde yed davası ikame etmiş olsun.

Alacak müruru zamanı hakkındaki hükümler iktisabi müruru zaman müddetinin hesabında ve inkıta ve tatilinde dahi caridir.

(C)Menkul Mülkiyetinin Zıyaı

Madde 702- Menkulün mülkiyeti sahibi tarafından terkedilmedikçe veya başkası tarafından iktisap olunmadıkça yalnız yedin inkıtaı ile zayi olmaz.

İkinci Kısım

Mülkiyetin Gayri Ayni Haklar

Yirmi Birinci Bap

İrtifak Hakkı Ve Gayri Menkul Mükellefiyeti

Birinci Fasıl

Gayrimenkule Müteallik İrtifak Hakkı

(A)İrtifak Hakkının Mevzuu:

Madde703- İrtifak hakkı bir gayrimenkul üzerine diğer bir gayrimenkulün lehine tahmil edilen bir külfettir ki tahmil edilen gayrimenkulün sahibini; irtifak hakkına malik olan kimse tarafından kullanılmağa ait bazı tasarruflara rıza göstermeğe veya mülkiyete has olan bazı hakların kullanılmasından içtinap etmeğe mecbur kılar.

Bir şey yapmak borcu başlı başına irtifak hakkını teşkil edemeyip ancak ona feri olarak raptedilebilir.

(B)İRTİFAK HAKKININ TESİSİ

I.Tesis 

1- Tescil:

Madde 704- İrtifak hakkının tesisi için tapu siciline kayıt lazımdır.Hilafına sarahat bulunmadıkça mülkiyet hakkındaki hükümler irtifak hakkının iktisap ve tescilinde dahi caridir. İrtifak hakkının tesis olunduğu gayrimenkulün müruru zaman ile iktisabı ne gibi şeraite tabi ise irtifak hakkı dahi o şerait dairesinde iktisap olunur.

2- Akit:

Madde 705- İrtifak hakkını tesis için yapılan akit resmi olmadıkça muteber değildir.

3- Kendi gayri menkulüne irtifak hakkı

Madde 706- Bir kimse malik olduğu iki gayrimenkulden biri lehine diğeri üzerine irtifak hakkı tesis edebilir.

II. İrtifak hakkının sakıt olması

1- Umumiyetle

Madde 707- İrtifak hakkı sicildeki kaydın terkini veya alakadar iki gayrimenkulden birinin büsbütün zayi olmasiyle sakıt olur.

2- Gayrimenkullerin bir kimsenin mülkünde birleşmesi

Madde 708- İrtifak hakkında alakadar olan gayrimenkuller bir kimsenin mülkünde birleşirlerse o kimse irtifak hakkını terkin ettirebilir.

Terkin edilmedikçe irtifak hakkı bir ayni hak olmak üzere devam eder.

3- Kazai terkin

Madde 709- İrtifak hakkı temin edildiği menfaatleri büsbütün kaybetmiş ise kendisine külfet tahmil edilen gayrimenkulün sahibi bu hakkın terkinini istiyebilir.

Mucip olduğu külfete göre pek az menfaat temin eden irtifak hakkının dahi tazminat mukabilinde tamamen veya kısmen terkini talep olunabilir.

(C)İRTİFAK HAKKININ HÜKÜMLERİ

I.Şumulü

1- Umumiyetle 

Madde 710- İrtifak hakkının sahibi hakkını muhafaza ve ondan istifade için iktiza eden bütün tedbirleri ittihaz edebilir vehakkını ancak tahmil edilen gayrimenkulün sahibine en az zarar verecek tarzda kullanır.

Tahmil edilen gayrimenkulün sahibi irtifak hakkının kullanılmasını hiç bir suretle men edemiyeceği gibi işkal dahi edemez.

2- Sicil kaydına göre şümulün tayini:

Madda 711- İrtifaktan mütevellit hakları ve borçları tayin hususunda, tapu sicilindeki kayıtlara itibar olunur.

İrtifak hakkının şümulü, tapu sicilindeki hudut dahilinde gerek menşei gerek uzun müddettenberi nizasız ve hüsnü niyetle ne tarzda kullanılagelmiş ise ona göre tayin olunur.

3- İstifade eden gayrimenkulün yeni ihtiyaçları

Madde 712- İrtifak hakkından istifade eden gayrimenkulün yeni ihtiyaçları, irtifakın tahmil ettiği külfetin ağırlaştırılmasını icap etmez.

II.Muhafaza masarifi:

Madde 713- İrtifak hakkına malik olan kimse, hakkını kullanmakta lazım olan şeyleri yapmakla mükelleftir. Yapılacak şeyler tahmil edilen gayrimenkul sahibine de faydalı ise, masrafı menfaatlerine göre aralarında taksim olunur.

III.Tadilat:

1- İrtifak hakkının taalluk ettiği yerin değiştirilmesi:

Madde 714- İrtifak hakkı, tesis olunduğu gayrimenkulün bir kısım üzerinde ise; tahmil edilen gayrimenkul sahibi, menfaati olduğu ve masrafını da deruhte ettiği takdirde; gayrimenkulün o hakkın kullanılmasını işkal etmiyecek bir yerine, naklini isteyebilir. Bu salahiyet, irtifak hakkının tesis olunduğu mahal tapu sicilinde kaydolunmuş olsa bile yine kullanılabilir.

Komşuluğa mütaallik hükümler, mecraların bir yerden diğer yere naklinde dahi caridir.

2- Taksim

a)İrtifak hakkından istifade eden gayrimenkulün taksimi

Madde 715- İrtifak hakkından istifade eden gayrimenkul taksim olundukta asıl olan, irtifak hakkının her kısım için devamıdır. Şu kadar ki bu haktan fiilen yalnız bir kısım istifade edebiliyorsa tahmil edilen gayrimenkul sabibi, irtifak hakkının, diğer kısımlardan terkinini talep edebilir. Tapu idaresi bu talebi, irtifak hakkısahibine tebliğ eder ve bir ay içinde itiraz olunmazsa terkini yapar.

b)İrtifak hakkiyle mukayyet olan gayrimenkulün taksimi:

Madde 716- Tahmil edilen gayrimenkul taksim olundukta, asıl olan, irtifak hakkının her kısımda devamıdır. Şu kadar ki irtifak hakkı, fiilen bir kısım üzerinde kullanılmaz veya kullanılamaz ise o kısmın sahibi irtifak hakkının kendi mülkünden terkin olunmasını talep edebilir. Tapu idaresi, bu talebi irtifak hakkı sahibine tebliğ eder ve bir ay içinde itiraz olunmazsa terkini yapar.

İKİNCİ FASIL

İrtifak hakkının diğer nevileri ve hususiyle intifa hakkı

(A) İNTİFA HAKKI:

I. Mevzuu 

Madde 717- İntifa hakkı, menkul ve gayrimenkuller ile haklar ve bir mamelek üzerine tesis olunabilir. Hilafına sarahat bulunmadıkça, sahibine, üzerine tesis olunduğu şeyden tamamiyle istifade etmek hakkını bahşeyler.

II.İntifa hakkının tesisi:

1- Umumiyetle

Madde 718- Menkul ve alacak üzerindeki intifa hakkı, menkulün intifa edecek kimseye teslimi ve alacağın devriyle; ve gayrimenkul mallardaki intifa hakkı da, tapu siciline kayıt ile teessüs eder. Hilafına bir kayıt bulunmadıkça, mülkiyete dair hükümler menkul ve gayrimenkul intifa haklarının iktisabında ve tescilinde tatbik olunur.

2 – Kanuni intifa hakkı

Madde 719- Gayrimenkul üzerindeki kanuni intifa hakkı tapu sicilline kaydedilmemiş olsa bile ona muttali olanlara karşı dermeyan olunabilir.

Tescil yapılmış ise, herkese karşı dermeyan olunur.

III. İntifaın sukutu

I-Sukutun sebepleri: 

Madde 720- İntifa hakkı, üzerinde tesis olunduğu şeyin büsbütün ziyaiyle ve gayrimenkul üzerinde tesis olunup ta tescili icap ediyorsa sicillindeki kaydının terkini ile, sakıt olur.

Müddetin hitamı ve intifa hakkı sahibinin vazgeçmesi ve vefatı gibi sukut sebepleri, gayrimenkul mallar üzerinde intifaa müteallik maddelerde; gayrimenkul sahibine, yalnız sicil kaydının terkinini talep etmek, salahiyetini verir.

Kanuni intifa hakkı, sebebinin zevali ile zail olur.

2- İntifaın müddeti

Madde 721- İntifa hakkı, intifa sahibinin vefatiyle ve intifa eden şahıs hükmi ise infisahı ile sakıt olur. Şu kadar ki hükmi şahsın intifa hakkı yüz seneden fazla devam edemez.

3- İntifa hakkının taalluk ettiği şeyin bedeli

Madde 722- Mal sahibi, büsbütün harap olan malı tekrar yapmağa mecbur değildir. Tekrar yaparsa intifa hakkı avdet eder. İntifa hakkı, sigorta ve ammenin menfaati için istimlak gibi hallerde; hakkın taalluk ettiği şeyin makamına kaim olan bedele, intikal eder.

4- İade

a) Mükellefiyet

Madde 723- İntifa hakkı nihayet bulur bulmaz zilyed malı sahibine iadeye mecburdur.

b) Mesuliyet

Madde 724- İntifa hakkı sahibi, zararın kendi hatası olmaksızın vaki olduğunu ispat edemezse; intifa olunan şeyin telef ve ziyanından yahut kıymetine noksan gelmesinden mesul ve intifa hakkını tecavüz ederek istihlak ettiği şeyleri tazmin etmeğe mecburdur; Fakat malın adet üzere kullanılmasından mütevellit kıymet noksanından dolayı, tazminat ile mükellef değildir.

c) Masraf

Madde 725- İntifa hakkı sahibi mecburiyet olmaksızın masraf yapmış yahut yeni imalat vücuda getirmiş ise intifaın hitamında, başkasının işlerini idareye mahsus hükümlere tevfikan tazminat isteyebilir ve malikin tazminden imtina ettiği tesisatı, malı eski haline iade etmek şartiyle söküp alabilir.

5- Tazminat müruru zamanı:

Madde 726- Malikin intifa edilen şeyde yapılan tebeddüllerden ve kıymet noksanından ve intifa eden kimsenin de yaptığı masraflardan ve vazettiği tesisatı söküp almak salahiyetinden mütevellit hakları, malın iadesinden itibaren bir sene geçmekle sakıt olur.

IV.İntifaın hükümleri

1- İntifa hakkı:

a) Umumiyetle 

Madde 727- İntifa hakkı sahibi; zilyedlik, kullanmak ve istifade haklarına malik olup intifa edilen malın idaresi de kendisine aittir. İntifa hakkı sahibinin, haklarını kullanırken iyi bir idarenin icabettiği hükümlere riayet etmesi lazımdır.

b) Tabii semereler:

Madde 728- Malın intifa müddeti içinde kemale eren tabii semereleri, intifa hakkı sahibinindir.

Zeriyatı icra eden malik veya intifa hakkı sahibi, mahsulü olan kimseden, mahsulün kıymetini tecavüz etmemek üzere münasip tazminat isteyebilir.

Malın semere ve mahsul kabilinden olmayan mütemmim cüzleri, malikindir.

c) Faiz

Madde 729- İntifa hakkı tahmil edilen sermayenin faizleri ile taksite bağlı olan diğer varidatı, müeccel dahi olsa intifaın başladığı günden nihayet bulduğu güne kadar, intifa hakkı sahibine aittir.

d)İntifa hakkının ferağı:

Madde 730- Zata mahsus olmayan intifa hakkı, bir başkasına ferağ edilebilir. Bu takdirde malik, haklarını doğrudan doğruya mefruğunlehe karşı kullanabilir.

2- Malikin hakkı:

a) Nezaret:

Madde 731- Malik, intifa edilen şeyin haksız veya mahiyetine mugayir kullanılmasına mani olabilir.

b) Teminat istemek hakkı:

Madde 732- Hakları tehlikede olduğunu ispat eden malik, intifa hakkı sahibinden teminat isteyebilir. İntifa hakkı, istihlaki kabil bir şeye veya kıymetli evraka taalluk ediyorsa tehlikeyi ispat ve malı teslim etmeksizin dahi bu teminatı talep edebilir. İntifa hakkı kıymetli evraka taalluk ettiği halde bu evrakın depo edilmesi kafidir.

c) Hibe ve kanuni intifalarda teminat:

Madde 733- İntifa hakkını muhafaza şartiyle bir malı hibe eden kimseden, teminat talep edilemez. Kanuni intifalarda teminat vermek mecburiyeti, ahkamı mahsusaya tabidir.

d) Teminat vermemenin neticeleri

Madde 734- İntifa hakkı sahibi, kendisine verilen kafi bir mühlet içindeteminat vermez veya malikin men’i hilafına haksız kullanmakta devam ederse, hakim başka bir tarz takarrür edinceye kadar intifa eden kimsenin yedini refederek malı, bir kayyıma tevdi eder.

3- Defter tutma: 

Madde 735 – Malik ve intifa hakkı sahibi, masraf müşterek olmak üzere intifa edilen malların resmi bir defterinin tutulmasını her zaman talep edebilirler.

4- İntifa hakkı sahibinin borçları

a)İntifa olunan şeyin muhafazası mükellefiyeti:

Madde 736- İntifa hakkı sahibi, malı olduğu gibi muhafazaya ve bakımına lazım olan adi tamir ve termimleri kendisi yapmaya mecburdur.

İntifa edilen şeyin muhafazası daha ehemmiyetli ameliyata yahut diğer tedbirlere ihtiyaç gösteriyorsa intifa hakkı sahibi, malike haber verip, bunların yapılmasına müsaade etmekle mükelleftir.

Malik, lazımgelen şeyleri yapmazsa; intifa hakkı sahibi, bunları malikin hesabına kendisi yapabilir.

b)Muhafaza masrafları vergi ve sair mükellefiyetler:

Madde 737- İntifa edilen şeyin, adi muhafaza masrafiyle işletme masraflarını ve o şeyin karşılık teşkil ettiği borçlar var ise bunların faizlerini; intifa eden kimse, ödemeğe mecbur olduğu gibi vergisini ve bu neviden sair borçlarını ödemekle de mükelleftir.

Bütün mükellefiyetler intifa devam ettiği nispette mevcuttur.

Eğer vergi ve diğer bu neviden sair borçlar intifa edilen şeyin maliki tarafından ödenmiş ise, intifa eden kimse, yukarıda gösterilen nisbette tazmin ile mükelleftir.

Bunlardan maada mükellefiyetler malike terettüp eder. Şu kadar ki intifa eden kimse bu mükellefiyetlerin ifası için lazım olan parayı ivazsızolarak kendisine ödünç vermeğe muvafakat etmezse, malik, bu paranın tedariki için intifa edilen şeyi nakde tahvil edebilir.

c) Bir mamelekin borçlarının faizi: 

Madde 738- Bir mamelekin intifa hakkına malik olan kimse, bu mameleki takyit eden borçların faizlerini ödemekle mükelleftir. Fakat, ahval müsait olduğu takdirde, bu mükellefiyetten beri tutulmasını isteyebilir. Bu halde kendi istifade hakkı, borçların tediyesinden artan miktara iner.

d)Sigorta:

Madde 739- Mahalli örfe göre, iyi bir idare icabından oldukça; intifa hakkı sahibi, intifa ettiği şeyi, malikin menfaatine olarak yangın ve diğer tehlikelere karşı sigorta ettirmekle mükelleftir. Sigorta primlerini, istifade hakkı devam ettikçe, tediye eder. Bu mükellefiyet, intifa edilen şey, evvelce sigorta ettirilmiş olduğu halde de mevcuttur.

V.İntifaa ait hususi haller:

1- Gayrimenkuller:

a)Semereler:

Madde 740- Bir gayrimenkulden intifa hakkına sahip olan kimse, istifadenin fahiş derecede olmamasına ihtimam ile mükelleftir.

İstihkakından fazla alınan semereler, malike ait olur.

b)İntifa edilen şeyin tahsis olunduğu cihet

Madde 741- İntifa hakkı sahibi, intifa edilen şeyin tahsis edilmiş bulunduğu ciheti,malike ehemmiyetli bir zararı mucip olacak surette değiştiremez. Hususiyle üzerinde intifa hakkı bulunan şeyin ne şeklini değiştirebilir ne de onu esaslı bir surette tadil edebilir; gayrimenkulün tahsis edilmiş bulunduğu cihette esaslı tadilatı mucip olmadığı hallerde bile malike haber vermeksizin taş, kis ve turp ocakları açamıyacağı gibi buna benzer diğer imalatta da bulunamaz.

c)Ormanlar:

Madde 742- Bir ormanda intifa hakkına sahip olan kimse, o ormandan münasip bir tertip dairesinde istifade edebilir. Malik ile intifa hakkı sahibi, ormanın işletme tertibi tanzim edilirken kendi haklarının gözetilmesini isteyebilirler.

Fırtına, kar, yangın, haşeratın istilası gibi sebepler tesiriyle alelade istifadenin iktiza ettiği dereceden mühim bir nisbette fazla ağaç kesilmiş ise, bundan sonra orman, bu zararı tedricen telafi edecek surette işletilir yahut ormanın işletme tertibi yeni ahval tevfik edilir.

Alelade istifadenin iktiza ettiği dereceden fazla kesilmiş olan ağaçların bedeli, faize yatırılır ve gelir noksanını tamamlamağa tahsis edilir.

d)Madenler: 

Madde 743- Madenler gibi, toprağın mütemmim cüzüleri çıkarılmak suretiyle istifade edilen şeylerden intifa hakkı, ormanlardan intifaa dair olan hükümlere tabidir.

Kullanmak:

2- İstihlak suretiyle vukubulan veya kıymetleri takdir edilen şeyler:

Madde 744- Hilafına hüküm bulunmadıkça, kullanılması istihlak suretiyle vukubulan şeylerin mülkiyeti, intifa edene ait olur. İntifa eden bunların intifaın başladığı gündeki kıymetleri ile borçlu olur.

Hilafi tasrih edilmediği halde intifa hakkı sahibi, kıymetleri takdir edilerek kendisine teslim edilen sair menkullerde, dilediği gibi tasarruf edebilir ve bu hakkını kullandığı halde onların kıymetleri ile borçlu olur.

Haklarında tasarruf icra edilmiş olan eşya; zirai işletme levazımı,hayvan sürüleri ve ticari emtea kabilinden ise intifa hakkı sahibi, aynı cins ve neviden eşya vererek, borcunu ödeyebilir.

3- Alacak:

a)İstifadenin şumulü: 

Madde 745- Bir alacak üzerindeki intifa hakkı,onun gelirine temellük hakkı verir. Tediye mutalebesi ve intifa hakkına tabi olan kıymetli evraka ait bütün temellüki tasarruflar,malik ve intifa eden kimseler tarafından müştereken yapılmak lazımdır.

Borçlu, tesviye için ikisine birden müracaat eder.

Alacak, tehlikeye düştüğü takdirde iyi bir idarenin icabettiği tedbirlere tevessül etmek için, malik ile intifa edenden herbiri, diğerinin iştirakini isteyebilir.

b)Tediye ve tenmiye:

Madde 746- Malik ile intifa hakkı sahibinden yalnız birine ödemeye mezun edilmemiş olan borçlu, borcunu ya her ikisine birden tediye veya katibiadile tevdi etmekle mükelleftir.

Tediye olunan şey ezcümle ödenen sermaye üzerinde intifa edenin, istifade hakkı vardır. Malik ve intifa eden, sermayelerin emin ve faizli eshama yatırılmasını isteyebilirler.

c)Alacakların temlikini istemek hakkı:

Madde 747- İntifa başladığından itibaren üç ay içinde intifa eden kimse, üzerine hakkı taallük eden alacakların ve kıymetli evrakın kendisine temlik edilmesini isteyebilir.Temlik vaki olunca, alacak ve kıymetli evrakın devri zamanındaki kıymetleri ile malike karşı borçlu olur ve malik, istemekten fariğ olmadıkça, bunlar için teminat vermeğe mecbur olur.

Eğer malik, teminat istemek hakkından feragat etmemiş ise; devir, teminatın itasından sonra yapılır.

(B)SÜKNA HAKKI:

I.Umumiyetle:

Madde 748- Sükna hakkı, bir evde oturmak yahut onun bir kısmını işgal etmek hakkıdır. Bu hak,ahare temlik edilemez ve mirasçıya intikal etmez.

Kanunda hilafı yazılı olmadıkça intifa hakkına dair olan hükümler,sükna hakkındada caridir.

II. Sükna hakkına şümulü:

Madde 749- Sükna hakkının şümulü, umumiyetle bu hak sahibinin şahsi ihtiyaçlarına göre takdir olunur. Şahsına münhasır olduğu sarahaten beyan edilmiş olmadıkça hak sahibi, hakkının taallük ettiği gayrimenkulde ailesi ve evi halkiyle birlikte oturmak salahiyetine haizdir. Bir binanın yalnız bir kısmında sükna hakkına sahip olan kimse, o binanın müştereken kullanmağa mahsus olan mahallerinden istifade edebilir.

III.Mükellefiyetler:

Madde 750- Sükna hakkına sahip olan kimse, ev veya apartmanın tamamından müstakilen istifade salahiyetini haiz ise; adi tamirat gibi, muhafazaya mütaallik masrafları yapmakla mükelleftir.

Sükna hakkı, malik ile müştereken kullanılmakta ise muhafaza masrafları, malike terettüp eder.

(C) ÜST HAKKI

I.Konu ve tapu kütüğüne kayıt

Madde 751- (Değişik: 14/11/1990- 3678/16 md.)

Malik, üçüncü kişiye, gayrimenkulünün altında veya üstünde yapı yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisini veren bir irtifak hakkı kurabilir.

Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bu hak başkasına devredilebilir ve mirasçılara geçer.

Üst hakkı, müstakil ve daimi nitelikte ise, üst hakkı sahibinin talebi üzerine tapu kütüğüne gayrimenkul olarak kaydedilir. Üst hakkı en az yirmi yıl için tesis edilmişse sürekli nitelikte sayılır.

II.Kapsamı ve hükümleri

Madde 751/a- (Ek 14/11/1990- 3678/17 md.)

Üst hakkının tesisine ilişkin resmi senette üst hakkının kapsamı, hükümleri, özellikle yapının konumu, şekli, niteliği,boyutları, tahsis amacı ve üzerinde yapı bulunmayan alandan faydalanmaya ait hususlar yer alır. Bu sözleşme hükümleri üst hakkını ve yüklü gayrimenkulü iktisap eden herkes için bağlayıcıdır.

III.Sürenin sona ermesinin sonuçları

1. Yapı mülkiyetinin malike geçmesi 

Madde 751/b- (Ek: 14/11/1990- 3678/18 md.)

Üst hakkının süresi sona erince mevcut yapılar gayrimenkulün mütemmim cüzü olur ve malikine kalır.

Üst hakkı tapu kütüğüne ayrı bir gayrimenkul olarak kaydedilmişse, sürenin sonunda bu sahife kapatılır. Ayrı bir gayrimenkul olarak kaydedilen üst hakkı üzerinde mevcut rehin hakları, diğer bütün hak, takyit ve yükümlülükler de sahifenin kapatılmasıyla birlikte sona erer. 751/c maddesi hükmü saklıdır.

2. Tazminat

Madde 751/c- (Ek: 14/11/1990- 3678/19 md.)

Gayrimenkul maliki, aksi kararlaştırılmadıkça, kendisine kalan yapılar için üst hakkı sahibine bir tazminat ödemez. Bir tazminat ödenmesi kararlaştırılmışsa, tazminatın miktarı ve hesaplanış tarzı belirlenir. Ödenmesi kararlaştırılan tazminat üst hakkı kendileri için rehnedilmiş alacaklıların kalan alacaklarının teminatını teşkil eder ve rızaları olmaksızın üst hakkı sahibine ödenemez.

Kararlaştırılan tazminat ödenmez veya teminat altına alınmazsa üst hakkı sahibi veya bu hak kendisine rehnedilmiş olan alacaklı, tazminat alacağına teminat olmak üzere, terkin edilen üst hakkı yerine aynı derecede ve sırada bir ipoteğin tescilini isteyebilir.

Bu ipoteğin tescilinin üst hakkının sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılması gerekir.

3. Diğerhükümler

Madde 751/d- (Ek 14/11/1990- 3678/20 md.)

Gayrimenkul malikine kalan yapılar nedeniyle üst hakkı sahibine bir tazminat ödenmesi kararlastırılmış ise, tazminatın miktarına ve hesaplanış tarzına, üst hakkı süresinin sonunda gayrimenkulün eski haline getirilmesine ilişkin hükümler resmi senette yer alır. Bu hükümler üst hakkını ve yükümlü gayrimenkulü iktisap eden herkes için bağlayıcıdır.

IV.Süresinden önce devir talebi

I.Şartları

Madde 751/e- (Ek: 14/11/1990- 3678/21 md.)

Üst hakkı sahibi bu haktan doğan yetkilerinin sınırını ağır şekilde aşar veya sözleşmeden doğan borçlarını önemli ölçüde ihlal ederse, malik, üst hakkının ona bağlı bütün hak ve yükümlülükleri ile birlikte süresinden önce kendisine devrini isteyebilir.

2.Hakkın kullanılması

Madde 751/f- (Ek 14/11/1990- 3678/22 md.)

Malik üst hakkının devrini kendisine geçecek yapılar için uygun bir tazminat ödeme kaydıyla talep edebilir. Üst hakkı sahibinin kusuru tazminatın belirlenmesinde indirim sebebi olarak gözönüne alınabilir.

Üst hakkının malike devri, tazminatın ödenmesine veya bu tazminatın teminat altına alınmış olmasına bağlıdır.

3. Diğer haller

Madde 751/g- (Ek: 14/11/1990- 3678/23 md.)

Devri isteme hakkının kullanılmasına dair hükümler, malikin üst hakkının vaktinden evvel sona erdirme veya üst hakkı sahibinin borçlarını ihlal etmesi sebebiyle devri isteme hakkı saklı tuttuğu hallerde de uygulanır.

V. Üst hakkı iradınının teminatı

1. İpotek kurulmasını istemek hakkı

Madde 751/h- (Ek 14/11/1990- 3678/24 md.)

Malik üst hakkıkarşılığı olarak irad tarzında borçlanılan edaların azami üç yıllık miktarının tapu kütüğüne gayrimenkul olarak kayıtlı üst hakkını takyid eden ipotekle teminat altına alınmasını halen üst hakkı sahibi olan kimseden talep edebilir.

İradın her yıl için eşit olarak belirlenmemesi halinde bu kanuni ipoteğin tescili iradın eşit olarak dağıtılmasında üç yıla düşecekmiktarı için yapılabilir.

2.Tescil

Madde 751/i- (Ek: 14/11/1990-3678/25 md.)

İpotek, üst hakkının süresi içerisinde her zamantescil edilebilir ve icra yoluile satışta terkin olunmaz.

Yapı alacaklıları ipoteğinin kurulmasına dair hükümler kıyasenburada da uygulanır.

VI.Sürenin üst sınırı 

Madde 751/j- (Ek 14/11/1990-3678/26 md.)

Üst hakkı, müstakil bir hak olarak yüz yıldan daha fazla bir süre için kurulamaz.

Üst hakkı her zaman kurulması içinöngörülen şekle uyularak azami bir yüzyıl daha uzatılabilir. Ancak bukonudaönceden verilen her türlü taahhüt geçersizdir.

(D) BİR BAŞKASININ ARSASINDA BULUNAN KAYNAK ÜZERİNDEKİ HAK

Madde 752-Başkasının arsasındaki kaynak üzerinde hakkı bulunan kimse, bu arsa malikini, suyun alınması veya akıtılması için muktazi müsaadeyi vermeye icbar edebilir. Hilafına mukavele olmadıkça, bu hak başkasına temlik edilebilir ve mirasçıya intikal eder.

Eğer bu hak,müstakil ve daimi bir mahiyeti haiz ise tapu sicilline gayrimenkul olarak kaydedilebilir.

(H) DİĞERİRTİFAK HAKLARI:

Madde 753- Malik, herhangi bir kimseye veya bir cemaat lehine kendi arsası üzerinde nişan talimi veya mürur gibi muayyen bir istifadeye mütehammil olmak şartiyle; diğer irtifak hakları tesis edebilir.

Hilafına mukavele olmadıkçabu haklar başkasına temlik olunamaz ve bunların şümulu hak sahibinin adi ihtiyaçlarına göretakdir olunur.

İrtifak haklarına dahil olan hükümler, bunlarda dahi caridir.

ÜÇÜNCÜ FASIL

Gayrimenkul mükellefiyeti

(A)GAYRİMENKUL MÜKELLEFİYETİNİN MEVZUU: 

Madde 754- Gayrimenkul mükellefiyeti, bir gayrimenkul malikinin; mülkü dolayısiyle, o gayrimenkul karşılık olmak üzere, diğerbir kimse lehine bir şey yapmağa veya vermeğe mecbur tutulmasıdır.

Bu mükellefiyet, diğer bir gayrimenkule malik olan kimse lehine de, mülkiyeti dolayısiyle tesis olunabilir.

İrat senetleri ve hukuku ammeye müteallik gayrimenkul mükellefiyetleri müstesna olmak üzere verilecek ve yapılacak şeylerin, takyit edilen gayrimenkulün mahiyeti ile münasebeti yahut istifade edecek gayrimenkulün işletilme ihtiyaçları ile alakası bulunmak lazımdır.

(B) TESİS VE SUKUT: 

I.Tesis:

1- İktisap ve tescil

Madde 755- Gayrimenkul mükellefiyetinin tesisi için, tapu siciline kaydı lazımdır. Sicil kaydında mükellefiyetin kıymeti olmak üzere Türk parası olarak muayyen bir miktar gösterilir. Eğer mükellefiyet muayyenzamanlarda bir şey yapmak veya vermekten ibaret olursa diğer bir surette takdir edilmediği halde mükellefiyetin kıymeti beher sene verilecek veya yapılacak şeylerin yirmi misline müsavi addolunur. Hilafınahüküm bulunmadıkça, gayrimenkul mükellefiyetlerinin iktisap ve tescili, gayrimenkul mülkiyeti hakkındaki hükümleretabidir.

2- Hukuku ammeye müteallik gayrimenkul mükellefiyet:

Madde756- Hukuku ammeye müteallik gayrimenkul mükellefiyeti, hilafına hüküm bulunmadıkça tescile tabi değildir.

Kanun, bir şahsa yalnızbir gayrimenkul mükellefiyeti tesisini istemek hakkını bahşettiği takdirde; bu mükellefiyet, ancak tescil ile teessüs eder.

3- Teminat kastiyle yapılan gayrimenkul mükellefiyeti:

Madde 757- İrad senedine müteallik hükümler, bir alacağın teminatı olmak üzere tesis edilen gayrimenkul mükellefiyetinde de caridir.

II. Sukut sebepleri:

1- Umumiyetle:

Madde 758- Gayrimenkul mükellefiyeti, sicil kaydının terkini ve takyit edilen gayrimenkulün büsbütün zayi olması ile sakit olur.

Feragat ve iştira gibi sukut sebeplerinden biri bulunduğu halde takyit edilen gayrimenkulun maliki, sicildeki kaydın terkinine muvafakat etmesini alacaklıdan istemek hakkını haiz olur.

2- İştira

a)Alacaklının iştirayı istemek hakkı

Madde 759- Alacaklı, bir mukavele ile mezun olduğu takdirde ve bundan başka aşağıdaki hallerde malikten, gayrimenkul mükellefiyetini satın almasını isteyebilir

1- Takyit edilen gayrimenkul, alacaklının haklarını mühim tehlikeye maruz kılacak surette taksim edilmişise.

2- Malik, gayrimenkulünün kıymetini, mukabilinde teminat vermeksizin tenkis eder ise.

3- Malik, birbiri ardınca üç sene yapmağa veya vermeğe mecbur olduğu şeyleri yapmamış veya vermemiş ise.

b)Takyit edilen gayrimenkul malikinin iştirayı istemek hakkı:

Madde 760- Takyit edilen gayrimenkul maliki, bir mukavele ile mezun olduğu takdirde ve bundan başka aşağıdaki hallerde iştira talebinde bulunabilir:

1- Gayrimenkul mükellefiyetini tesis eden akdin hükümlerine diğer taraf riayet etmez ise.

2- İştirası kabil olmamak üzere veya otuz seneden fazla bir müddet için tesis edilmiş olsa bile mükellefiyetinteessüsünden itibaren otuz sene geçmiş ise otuz sene geçdikten sonra iştiraselahiyetini kullanabilmek için borçlu alacaklıya bunu her halde bir sene evvel ihbar ile mükelleftir.

Müebbet bir irtifakhakkına merbut olmak üzere tesis edilen gayrimenkul mükellefiyeti, iştira edilemez.

c) iştira bedeli:

Madde 761- Hakiki kıymetin daha az olduğunu ispat etmek salahiyeti baki kalmak şartiyle; iştira, gayrimenkul mükellefiyetinin kıymeti olmak üzere tapu sicilinde mukayyet olan meblağ mukabilinde, icra edilir.

3- Müruru zaman: 

Madde 762- Gayrimenkulmükellefiyetinde müruru zaman cari olmaz. Yapılacak ve verilecek şeylerden muacceliyet iktisap edenler, takyit edilen gayrimenkul malikinin şahsi borcuolduğundan itibaren, müruru zamana tabi olurlar.

(C)HÜKÜMLER

I.Alacaklının hakkı

Madde 763- Gayrimenkul mükellefiyeti, borçluya karşı şahsi bir alacak husule getirmeyip ancak takyit edilen gayrimenkulün kıymeti üzerinden istifa edilmek hakkınıverir. Verilecek ve yapılacakşey muaccel olduğutarihten itibarenüç sene sonra şahsiborç olur ve artık takyit edilen gayrimenkul, bu borcun karşılığı olmaktan çıkar.

II. Borcun mahiyeti:

Madde 764- Takyit edilen gayrimenkulün maliki, değiştiği takdirde yeni malik başka bir muameleye hacet kalmaksızın, gayrimenkul mükellefiyetinin mevzuuna dahil şeylerle borçlu olur. Takyit edilen gayrimenkulün taksimi irat senetlerinde ne gibi hükümler vücude getirir ise gayrimenkul mükellefiyeti hakkında da aynı hükümler husule getirir.

YİRMİ İKİNCİ BAP

Gayrimenkul rehni

BİRİNCİ FASIL

Umumi hükümler

(A) ŞARTLAR

I.Gayrimenkul rehinin şekilleri:

Madde 765- Gayrimenkul rehni, ipotek veya ipotekli borç senedi ve irat senedi şeklinde tesis olunabilir. Bundan başka her hangi bir şekilde gayrimenkul rehni, memnudur.

II. Temin edilen alacak:

1- Resülmal:

Madde 766- Gayrimenkul rehin, ancak muayyen bir alacak için miktarı Türk parasiyle gösterilerek tesis olunabilir. Alacağın miktarı muayyen değilse, gayrimenkulün azami ne miktar için teminat teşkil edeceği, her iki tarafça tesbit olunur.

(Ek: 14/11/1990- 3678/27 md.) 766/a maddesi hükümleri saklıdır.

Yabancı para üzerinden rehin tesisi

Madde 766/a- (Ek: 14/11/1990- 3678/28 md.)

Yabancı para üzerinden gayrimenkul rehni tesisi, vadesi 5 yıl ve daha fazla olan dış kaynaklı krediler için mümkündür.Bu halde, her derecenin ifade ettiği miktar, rehin konusu alacağın tespit edildiği para türü üzerinden gösterilir. Ancak aynı derecede birden fazla para türü kullanılarak rehin tesis edilemez.

Yabancı para ile tesis edilmiş rehne ait bir derecenin boşalması halinde, yerine, tescil edileceği tarihteki karşılığı Türk parası veya yabancı diğer bir para üzerinden rehin tesis edilebilir. Türk parası ile tesis edilmiş bir rehne ait derecenin boşalması halinde ise, yerine tescil edileceği tarihdeki karşılığı yabancı para üzerinden rehin tesis edilebilir.

Yabancı veya Türk parası karşılıklarının hesabında hesap günündeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının döviz alış kuru esas alınır. Rehin haklarının hangi yabancı para üzerinden tesis edilebileceği Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığınca belirlenir.

2- Faiz:

Madde 767 – Mürabaha hakkındaki hükümler mahfuz olmak üzere her iki taraf faiz miktarını serbestçe tayin edebilirler.

III. Rehnin mevzuu:

1- Hangi gayrimenkuller rehin olarak tesis olunabilir?

Madde 768- Bir gayrimenkulün rehni, ancak tapuda müseccel olmasına bağlıdır.

2- Merhunun tayini:

a)Gayrimenkul bir ise:

Madde 769- Rehnin tesisi zamanında rehin ile takyit olunan gayrimenkul, tahsisen tayin edilmek lazımgelir. Taksim keyfiyeti tapu sicilinde gösterilmiş olmadıkça bir gayrimenkulün parçaları rehin ile takyit olunamaz.

b) Gayrimenkul birden ziyade ise:

Madde 770- Birden ziyade gayrimenkul, aynı malike veya müştereken ve müteselsilen borçlu olan kimselere ait olduğu takdirde; aynı alacak için, rehin edilebilir. Aynı alacak için birden ziyade gayrimenkul üzerinde rehin tesis olunan diğer bütün hallerde, gayrimenkullerden herbiri bu alacağın muayyen bir hissesi için takyit edilmek iktiza eder. Hilafına mukavele olmadıkça teminatın tevzii, muhtelif gayrimenkullerin kıymeti ile mütenasip olmak lazımgelir.

(B)TESİS VE SUKUT:

I.Tesis:

1- Tescil: 

Madde 771- Gayrimenkul rehni,tapu siciline kayıt ile tesis olunur. Kanunen tayin olunan istisnalar mahfuzdur.

Gayrimenkul rehne müteallik akit, ancak resmi şekilde yapıldığı surette muteber olur.

2- Gayrimenkul birden ziyade kimselere ait ise

Madde 772- Bir gayrimenkulün hissedarlarından herbiri, kendi hissesini, rehin hakkı ile takyit edebilir.

Fakat, iştirak halindeki mülkiyette, gayrimenkulün rehni; ancak tamamı, iştirake dahil olanların cümlesi namına takyit edilmek suretiyle sahih olur.

II. Sukut

Madde 773- Gayrimenkul rehni, kaydın terkini ve gayrimenkulün tamamen ziyaiyle sakit olur.

Umumi menfaat için istimlak halinde, rehnin sukutu, kanunu mahsusuna bağlıdır.

III.Parçaların birleştirilmesi halinde:

1- Teminatın başka araziye geçmesi:

Madde 774- Hükümet eliyle veya hükümetin nezareti altında muhtelif arazi parçaları birleştirildiği surette o parçaları takyit eden rehinler, sıralarını muhafaza ederek, mukabillerinde alınan araziye geçer

Muhtelif alacaklara karşı merhun bulunan veya bazıları merhun olmayan birden ziyade parça yerine kaim arazinin tamamı, mümkünse evvelki sıralarını muhafaza etmek suretiyle o parçaların üzerindeki rehinler ile takyit edilmiş olur.

2- Borçlunun iştira hakkı:

Madde 775- Parçaların birleştirilmesi nihayet buluncaya kadar borçlu tediyeden üç ay evvel haber vermek şartiyle bunların üzerindeki rehin haklarını satın alabilir.

3- Nakdi tazminat:

Madde 776- Rehin hakları ile mukayyet olan bir gayrimenkul için tazminat tediye edilmiş olduğu takdirde tazminat, alacaklılar arasında sıralarına göre ve aynı sırada iseler alacakları nisbetinde tevzi olunur. Tazminat, temin edilen alacağın yirmide birinden fazla olduğu veya yeni gayrimenkul alacak için teminat teşkil etmediği surette alacakların muvafakati olmaksızın borçluya verilemez.

(C)HÜKÜMLERİ:

I.Alacaklının hakkının şümulü:

Madde 777- Gayrimenkul rehini, mütemmim cüzülerine ve teferruatına şamil olur.

Makine veya otel mefruşatı gibi rehin senedinde sarahaten teferruat olarak gösterilen ve tapu sicilinde zikrolunan şeyler, kanunen teferruattan sayılamıyacağı ispat edilmedikçe,teferruattan addedilir. Teferruat üzerinde üçüncü şahsa ait haklar mahfuzdur.

II. Kiralar:

Madde 778- Kiraya verilmiş bir gayrimenkulü takyit eden rehin, merhunun nakde tahvili için alacaklı tarafından başlayan takibattan veya borçlunun iflasına hükümden nakde tahvil zamanına kadar geçen müddete ait kiralara da şamil olur. Bu hak, kiracıya karşı ancak takibatın kendisine tebliğinden veya iflasın ilanından sonra dermeyan olunabilir.

Vadesi hülul etmeyen kiraya müteallik olarak malik tarafından icra olunan hukuki tasarruflar veya bu kiralar üzerine başka alacaklılar tarafından konulan hacizler, kiranın muacceliyet kesbetmesinden evvel, rehnin nakde tahvili için takibatta bulunan alacaklı hakkında muteber değildir.

III.Müruru zamanın cereyan etmemesi:

Madde 779- Gayrimenkul bir rehnin tescili, alacak hakkında müruru zamanın cereyanına mani olur

IV. Teminat:

1- Gayrimenkulün kıymetinin tenkisine karşı tedbirler:

a)Muhafaza tedbirleri:

Madde 780- Malik tarafından, merhunun kıymetini düşürecek bir fiil veya ihmal vukuunda; alacaklı, hakimden borçluya lazımgelen tenbihatın yapılmasını istiyebilir.

Alacaklı,lazım olan tedbirleri ittihaz etmek üzere hakim tarafından mezun kılınabileceği gibi teehhürde tehlike mevcut olduğu surette bu tedbirleri kendiliğinden ittihaza da salahiyeti vardır. Bu hususdaki masrafları malik, kendisine borçlu olur. Alacaklı bu masraflar için tescile hacet olmıyarak gayrimenkul üzerinde diğer müseccel mükellefiyetlere rüçhanlı rehin hakkını haizdir.

b)Teminat ve evvelki halin tesisi:

Madde 781- Gayrimenkulün kıymetinin tenezzülü halinde, alacaklı, borçlusundan teminat veya evelki halin tesisini istiyebilir.

Alacaklı, kıymetin tenezzülü tehlikesi mevcut olduğu takdirde dahi teminat istiyebilir.

Borçlu, hakim tarafından verilen mühlet içinde teminat vermediği veya evvelki hali tesis etmediği surette, alacaklı, borçtan teminat noksanına tekabül edecek bir miktar tediyesini talebeder.

2- Malikin kusuru olmaksızın rehnin kıymetten düşmesi:

Madde 782- Merhunun kıymeti, malikin kusuru olmaksızın tenezzül ederse alacaklı ancak malikin aldığı teminat nispetinde kendisinden taminat veya tediyat istiyebilir. Bununla beraber alacaklı kıymetin tenezzülüne mani olacak veya bu tenezzülü izale edecek tedbirler yapabilir.Alacaklı, bu yoldaki masraflar için tescile hacet olmıyarak gayri menkul üzerinde diğer müseccel mükellefiyetlere rüçhanlı bir rehin hakkını haizdir. Fakat malik, bu masraflardan dolayı şahsen mesul olmaz.

3- Malikin merhunattan bazı parçaları mülkünden çıkarması:

Madde 783- Malik rehin ile takyit edilmiş olan gayri menkulün temin edildiği alacağın yirmide birinden az kıymeti olan bir parçasını mülkünden çıkarır ise; alacaklı kendisine alelhesap bu parçanın kıymeti ile mütenasip bir miktar tediyede bulunulduğu veya gayrimenkulün kalan kısmı kafi bir teminat teşkil ettiği takdirde o parça üzerindeki rehinin fekkinden, imtina edemez.

V. Sonradan tesis edilen ayni haklar:

Madde 784- Malikin, merhun olan gayrimenkulü başka ayni haklarla takyit etmek salahiyetinden feragati muteber değildir. Alacaklının gayrimenkul üzerindeki rehin hakkı, o gayrimenkulün üzerinde müsaadesi olmaksızın sonradan tesis edilen bütün irtifak haklarına ve gayri menkul mükellefiyetlerine takaddüm eder.Merhun nakde tahvil edilirken evvelki alacaklıyı izrar eden bu haklar, terkin olunur.

Evvelki alacaklının talebi ile irtifak haklarının veya gayri menkul mükellefiyetlerinin terkini halinde bu hakların sahipleri merhunun nakde tahvilinde alacakları sonradan kaydolunan alacaklılara karşı, haklarının kıymetini o nakitten istifa etmekte, rüçhanı haizdirler.

VI.İpotek derecesi:

1- Hükümler: 

Madde 785- Gayri menkul rehin edilirken hangi ipotek derecesine kaydedilirse o derecenin ifade ettiği kuvvetle teminat teşkil eder. Rehin hakları, kendilerine takaddüm edecek meblağ miktarı kayitte irae edilmek şartiyle ikinci veya her hangi bir derecede olmak üzere tesis edilebilir.

2- Tertip:

Madde 786- Bir gayri menkul üzerinde muhtelif derecede rehinler tesis olunursa bunlardan birinin terkini, alacaklıyı serbest kalan dereceye geçirmez. Malik, terkin olunan rehnin yerine bir diğerini tesis edebilir.

Sonradan gelen alacaklılara serbest derecelerden istifade etmek hakkını veren mukavelelerin muteber olması, tapu siciline o yolda şerh verilmelerine bağlıdır.

3- Boş dereceler

Madde 787- Bir rehin hakkı muahhar bir sırada olarak tesis olunduğu ve ona tekaddüm eden başka rehinler mevcut olmadığı veya borçlu mukaddem bir rehin senedini kullanmadığı, yahut mukaddem alacak kaydolunmuş meblağ miktarına vasıl olmadığı takdirde; nakte tahvili halinde gayrimenkulün semeni, boş dereceler nazarı itibara alınmaksızın, sıralarına göre teminatlı alacaklılara verilir.

VII.Rehin nasıl nakde tahvil olunur

Madde 788-Borçlu,borçlarını ödemediği surette alacaklı gayrimenkulün semeninden alacağını istifa eder. Borçlu, borcunu tediye etmediği surette alacaklıya gayrimenkulü temellük etmek salahiyeti veren her türlü mukavele batıldır.Aynı alacak için birden ziyade gayri menkul üzerinde rehin tesis edilmiş ise alacaklı bunların aynı zamanda satılmasını talep etmeğe mecburdur. Bununla beraber icra memuru, ancak bey’i zaruri olanlarını satar.

1- Satış bedelinin tevzii:

Madde 789- Gayrimenkulün satış bedeli, alacaklılar arasında sıralarına göre tevzi olunur.

Aynı sırada olan alacaklılar, bedele, alacakları nisbetinde iştirak ederler.

2- Teminatın şumulü:

Madde 790- Gayrimenkul rehni, alacaklıya şunları temin eder:

1- Resülmali.

2- Takip masrafları ve geçen günlerin faizleri.

3- İflasın açıldığı veya gayri menkulün satılması talep edildiği zamanda vadeleri hulül etmiş bulunan üç senelik faizler ile son vadeden itibaren cereyan eden faizler.

Evvelce tayin edilmiş olan faiz miktarı sonradan gelen alacaklıların zararına olarak yüzde beşten fazlaya çıkarılamaz.

3- Masraflar için teminat:

Madde 791-Gayri menkulün muhafazası veya malik hesabına sigorta ücretleri tediye için alacaklının yaptığı masraflar,tıpkı alacağı gibi teminatlıdır.

VIII.Arazinin ıslahı neticesinde rehin hakkı:

1- Sıra:

Madde 792- Hükümet marifetiyle icra olunan ıslahat neticesinde arazinin kıymeti arttığı surette malik, hissesine isabet eden masraflar için bu araziyi, bu masraflar bedelinde kendisine ikraz eden alacaklı lehine olarak bir rehin hakkı ile takyit edebilirler. Bu hak sicile kaydolunur. Ve o arazi üzerinde mukayyet bütün mükellefiyetlere takaddüm eder.

Fakat Hükümet, bu islahat masrafına iştirak etmemiş ise; malik arazisini masraflarının en çok üçte ikisi için rehin hakkı ile takyit edebilir.

2- Alacağın ve rehnin sukutu:

Madde 793- Devletin yardımı olmaksızın icra edilen arazi ıslahatında masraf hisselerine karşılık olarak kaydolunan borç, resülmalin yüzde beşinden az olmamak üzere senevi taksitlerle ödenir. Rehin hakkı gerek alacak gerek senevi taksitler hakkında bunların muaccel oldukları tarihten itibaren üç sene sonra sakıt olur. Sonra gelen alacaklılar, sıralarına göre ileri geçerler.

IX.Sigorta tazminatı

Madde 794- Muacceliyet kesbeden sigorta tazminatı ancak gayri menkul üzerinde rehin hakkını haiz olan bütün alacaklıların rızasiyle, malike verilebilir.

Bununla beraber işbu tazminat rehin ile mukayyet olan gayri menkulün evvelki haline iadesi için kafi bir teminat mukabilinde, malike tediye edilir.

Yangına karşı, sigorta hakkındaki hükümler mahfuzdur.

X. Alacaklının temsili:

Madde 795- Müstacelen bir karar ittihazı lazım gelip te bizzat müdahalesi kanunen icabeden alacaklının ismi veya ikametgahı meçhul olduğu hallerde borçlunun veya diğer alakadarların talebi üzerine sulh hakimi o alacaklıya, bir kayyım tayin edebilir.

İKİNCİ FASIL

İpotek

(A) GAYESİ VE MAHİYETİ:

Madde 796- Halen mevcut veya ileride vücut bulacak yahut vücut bulması muhtemel olan her hangi bir alacağın temini için,ipotek tesis olunabilir.

Bu suretle takyit edilen gayri menkul, borçlunun kendi mülkü olmak lazım değildir.

(B) TESİS VE SUKUT:

I. Tesis:

Madde 797- Temin ettiği alacak miktarı gayri muayyen veya mütehavvil olsa bile; tesis olunan ipotek, tapu sicillinde sabit bir derece işgal eder ve temin olunan alacakta ne gibi bir tahavvül vakı olursa olsun,tescildeki sırasını muhafaza eyler.

Tapu memuru, tesis olunan ipotek hakkında alacaklının talebi üzerine kendisine bir suret verir. Bu suret kıymetli evraktan madut olmayıp ancak tescilin vukuunu ispata medar olur. Mukavelenamenin üzerine tescil keyfiyetinin şerh ve tasdik edilmesi, suret makamına kaim olur.

II. Alacağın sukutu:

1- Kaydın terkini:

Madde 798- Takyit edilmiş olan gayri menkulün maliki, alacağın sukutu halinde,tapu sicilindeki kaydın terkinini alacaklıdan istiyebilir.

2- Şahsen mesul olmıyan malikin hakkı:

Madde 799- Başkasının alacağı için üzerinde ipotek tesis edilen gayrimenkulün,maliki borçlu hakkındaki şartlara göre borcu itfa edip gayrimenkulünü rehinden kurtarabilir ve iskat ettiği borç için alacaklının yerine kaim olur.

3- İpotekten kurtarma:

a) Şartları ve usulü:

Madde 800- Kıymetinden fazla bir borç ile takyit edilmiş olan bir gayrimenkulü,o borçtan şahsen mesul olmıyan bir kimse iktisap ederse takibat başlamadan evvel satış bedelini ve ıvazsız temellüktegayrimenkul için takdir ettiği kıymeti alacaklılara tediye ederek,o gayrimenkulü ipotekten kurtarabilir.

Bu kimse,gayrimenkulü ipotekten kurtaracağını altı ay evvel tahriren alacaklılara ihbar eder ve teklif ettiği para alacaklılar arasında sıralarına göre tevzi olunur.

b) Müzayede:

Madde 801- Alacaklılar,gayri menkulü iktisap eden kimsenin bu baptaki teklifi kendilerine tebliğ ettiği günden itibaren bir ay içinde masraflarını peşin vererek rehnin aleni müzayedesini,talep edebilir. Bu müzayedenin,ilandan sonra ve talebin vuku bulduğu günden itibaren ikinci ay içinde yapılması lazımdır.

Müzayede bedeli, teklif edilen meblağdan fazla olduğu takdirde bu bedel alacaklılar arasında tevzi edilir.Müzayede masrafı,müzayede bedelinin teklif olunan meblağdan fazla olması halinde teklif sahibine ve aksi takdirde müzayedeyi istiyen alacaklıya ait olur.

4- İhbar:

Madde 802- ipotekle takyit edilmiş olan gayrimenkulün maliki,borçtan şahsen mesul değil ise alacaklının tediye talebi kendisine karşı muteber olmak için borçlu ile kendisine de tebliğ edilmek lazımdır.

(C) İPOTEĞİN HÜKMÜ:

I. Mülkiyet ve rehin:

1- Temlik:

Madde 803-İpotekle takyit edilmiş olan bir gayri menkulün ahare temliki, hilafına mukavele olmadıkça borçlunun borcunda ve teminatında tahavvül husule getirmez.Lakin yeni malik, borcu kabul ettiği takdirde eğer alacaklı hakkını evvelki borçluya karşı muhafaza ettiğini senesi içinde tahriren beyan etmemiş ise evvelki borçlu, borcundan kurtulur.

2- Gayrimenkulün taksimi:

Madde 804-İpotekle takyit edilmiş gayrimenkulün bir kısmı, yahut aynı malikin bu suretle mukayyet müteaddit gayri menkullerden birisi, ahare temlik yahut gayri menkul taksim edilirse;hilafına bir mukavele bulunmadıkça,teminat her kısmın kendi kıymetine göre mütenasiben tevzi olunur.Bu tevzii kabul etmiyen alacaklı,tevziin kesbi katiyet ettiği tarihten itibaren bir ay içinde alacağının bir sene zarfında ödenmesini istiyebilir.

Gayri menkulü iktisap edenler borçtan kendi parçalarına düşen hisseyi kabul ettikleri takdirde eğer alacaklı,hakkını evvelki borçluya karşı muhafaza ettiğini senesi içinde tahriren beyan etmemiş ise, evvelki borçlu borcundan kurtulur.

3- Alacaklıya ihbar: 

Madde 805- Gayri menkulü iktisap eden kimsenin borcu kabul ettiği tapu memuru tarafından alacaklıya ihbar edilir.Alacaklının beyanda bulunması için senelik müddet, bu ihbardan itibaren cereyan eder.

II. Alacağın temliki:

Madde 806- İpotekle temin edilmiş olan bir alacağın temliki sahih olmak için,tescili şart değildir.

(D) KANUNİ İPOTEKLER:

I.Tescil edildiği halde:

1- Şartları:

Madde 807- Aşağıdaki kimseler, kanuni bir ipoteğin tescilini isteyebilirler:

1 – Sattığı gayrimenkul üzerinde semeni temin için bayi.

2 – Taksimden münbais matlubat için, evvelce beyinlerinde müşterek olan gayrimenkul üzerinde mirasçılar ve hissedarlar.

3 – Bir gayrimenkul üzerindeki inşaat yahut ameliyatta malzemevererek veya vermiyerek çalışmış olmaları hasebiyle malik veya müteahhit zimmetinde tahakkuk eden alacakları için o gayri menkul üzerinde bu müteahhit ve işçiler.

Kanunun bu suretle kendilerine ipotek hakkı tanıdığı kimselerin evvelce yapılmış bir mukavele ile işbu haklarından feragatleri, muteber değildir.

2- Bayi,mirasçı ve hissedarlar:

Madde 808- Bayiin, mirasçının ve hissedarın kanuni ipotek hakkı mülkiyetin naklinden sonra üç ay zarfında tescil olunmak lazımdır.

3- İşçiler ve mütaahhitler

a)Tescil:

Madde 809- İşçilerin ve mütaahhitlerin ipotek hakkı işin icrasını iltizam ettikleri günden itibaren tapu siciline kaydolunabilir. Tescil nihayet işlerin hitamını velyeden üç ay içinde istenebilir. Bu tescil, alacak, malik tarafından kabul edilmiş veya mahkemece hüküm altına alınmış ise yapılabilir.Malik bir alacaklıya kafi teminat verirse tescil talep olunamaz.

b)Sıra:

Madde 810- İşçilerin ve mütaahhitlerin haiz oldukları kanuni ipotek hakkı ayrı ayrı ve muhtelif tarihlerde tescil edilmiş olsa bile bunlar alacaklarını istifa hususunda müsavi hakka maliktirler.

c)İmtiyaz:

Madde 811- Rehin nakde tahvil edildiği zaman işçiler ve mütaahhitler bütün alacaklarını istifa edememek suretiyle zarara uğrarlarsa; bu zararın vukuunu evvelden bilen veya bilmesi lazımgelen mukaddem sıradaki alacaklılar, hisselerine düşen miktarın mecmuundan arsanın kıymetine isabet eden miktar tenzil edildikten sonra mütebakisinden vaki olan zararı tazmin ile mükellef olur. Evvelki sırada bulunan alacaklı, gayri menkul rehin senedini başkasına temlik etmiş ise işçinin ve mütaahhidin temlik sebebiyle mahrum kaldıkları miktardan mesul olur. İşe başlanıldığı, alakadarın ihbarı üzerine tapu siciline işaret edilince; tescil müddetinin hitamına kadar, o gayrimenkulde ipotekten başka bir şekilde teminat tescil edilemez.

ÜÇÜNCÜ FASIL

İpotekli borç senedi ve irat senedi

(A)İPOTEKLİ BORÇ SENEDİ:

I. Gayesi ve mahiyeti:

Madde 812- İpotekli borç senedi, gayrimenkul rehinle temin olunmuş şahsi bir alacaktır.

II. Kıymet takdiri:

Madde 813- İpotekli borç senedinin tesisi için gayrimenkulün tapu idaresi marifetiyle kıymetinin resmen takdir edilmiş olması lazımdır. İpotekli borç senedi, takdir edilmiş olan kıymeti mütecaviz miktar için tesis olunamaz.

III. Feshin ihbarı:

Madde 814- Hilafı şart edilmemiş ise ipotekli borç senedinin feshi, faiz tediyesi için mutad olan günden en aşağı altı ay evvel alacaklı ve borçlu tarafından ihbar olunabilir.

IV. Malikin vaziyeti

Madde 815- Başkasının borcu için gayrimenkulü rehin edilmiş olan malik hakkında da, ipotek hükümleri tatbik olunur.

Başkasının borcu için gayrimenkulü rehin edilmiş olan malik alacaklıya karşı borçlunun haiz olduğu bütün defileri dermeyan edebilir.

V. Temlik, taksim

Madde 816- İpotekli borç senedi ile teminat teşkil eden gayrimenkulün temlik ve taksimi üzerine terettüp eden hükümler, ipotek hakkındaki kaidelere tabidir.

(B)İRAT SENEDİ

I. Mahiyeti ve gayesi

Madde 817- İrad senedi, bir gayrimenkul üzerine gayrimenkul mükellefiyeti olarak tesis olunan bir alacaktır. İrat senediyle ancak zirai gayrimenkuller, evler ve üzerine bina inşa edilecek arsalar takyit olunabilir.

İrat senedi, şahsi bir borç tevlit etmez ve alacağın cihetini de ihtiva eylemez.

II. irat senedi resülmalinin azami miktarı: 

Madde 818-Zirai gayrimenkulü takyit eden irat senedinin resülmali, arzın irat kıymetinin üçte ikisine bina kıymetinin yarısının ilavesinden hasıl olan miktarı tecavüz edemez. Şehirlerdeki gayrimenkulleri takyit eden irat senedinin resülmali, o gayrimenkullerin irat kıymetlerine arsa ve bina kıymetlerinin zammından hasıl olan yekünun yarısının beşte üçünü tecavüz edemez. Bu kıymetlerin tapu idaresi marifetiyle resmen takdir ettirilmesi lazımdır.

III. Hazinenin mesuliyeti:

Madde 819- Kıymetlerin lazımgelen ihtimam ile takdir edilmemesinden, hazine mesuldür. Hazine kusuru olan memurlara rücu edebilir.

IV. İştira hakkı:

Madde 820- İrat senedi ile takyit edilmiş olan gayrimenkulün maliki, her iki taraf, altı seneden daha uzun bir müddet için feshedilmemesini mukavele etmiş olsalar bile beher altı senelik devrenin hitamından bir sene evvel haber vermek şartiyle bu senedi, iştira hakkını haizdir. İrat senedi ile alacaklı olan, ancak kanunen muayyen hallerde alacağın tediyesini isteyebilir.

V. Borç ve mülkiyet:

Madde 821- İrat senedi ile takyit edilmiş gayrimenkule malik olan kimse, o senedin borçlusu olur.

Gayrimenkulü iktisabeden kimse başka hiç bir muameleye hacet kalmaksızın irat senedindeki alacağın borçlusu olup o güne kadar ona malik bulunan, borcundan beri olur. Gayrimenkul, irat senedinin faizlerine karşılık olmaktan çıktığı tarihten itibaren, o faizler malikin şahsi borcu olur.

VI.Taksim:

Madde 822- İrat senediyle takyit edilmiş olan gayrimenkul taksim edildikte her parçaya malik olan kimse senetteki alacağı borçlanır.

İpotekle takyit edilmiş olan gayrimenkulün taksimi hakkındaki kaideler bu muhtelif parçalar üzerine tevzi edilen borçlara da tatbik olunur.

İrat senedinin malikler tarafından iştirasına alacaklı talip olduğu halde bir sene zarfında bu iştirayı yapmaları lüzumunu borçların tevzii katiyet kesbettiği tarihten itibaren nihayet bir ay içinde kendilerine ihbar etmeğe mecburdur.

(C) MÜŞTEREK HÜKÜMLER:

Madde 823-İpotekli borç senedi ve irat senedi, ne bir şartı ne de mukabilinde bir şey itası kaydını ihtiva edemez.

I.Tesis:

1- Alacağın mahiyeti:

2- Borç ile münasebeti:

Madde 824- İpotekli borç senedi yahut irat senedi tesis olunduğunda tesisin sebebini teşkil eden borç, akdi tecdit suretiyle iskat edilmiş olur.

Hilafınabir mukavele yapılmış olursa bu mukavele ancak akitler ve hüsnü niyet sahibi olmayan üçüncü şahıslar hakkında muteberdir.

3- Tescil ve senet:

a)Senedin lüzumu:

Madde 825- Tapu siciline kaydedilen her bir borç senedi veya irat senedi için tapu memuru tarafından bir senet verilir.

Tescil muamelesi üzerine senedin tanziminden mukaddem dahi kanunihükümler terettüp eder.

b)Senedin tanzimi:

Madde 826- İpotekli borç senedi tapu memurutarafından tanzim olunur. Senetler tapu memuru ile salahiyettar hakimin imzasını havi olmak lazımdır.

Senetler, alacaklıya yahut onun vekiline ancakborçlunun ve takyit edilen gayrimenkul malikinin rızasiyle verilebilir.

c) Senedin şekli

Madde 827- İpotekli borç senedinin ve irat senedinin şekilleri nizamnamei mahsus ile tayin olunur.

4- Alacaklının tayini:

 a) Tanzim edilirken:

Madde 828- İpotekli borç senedi ve irat senedi nama veya hamile muharrer olur. Bunlar gayrimenkul malikinin namına da tanzim olunabilir.

b) Vekil suretiyle

Madde 829- İpotekli borç senedi veya irat senedi tesis olundukta tediyatı icra ve ahz, tebligatı kabul, teminatın tenkisine muvafakat ve umumiyetle alacaklının ve borçlunun ve malikinin hukukunu tam bir ihtimam ve bir bitaraflık ile muhafaza mükellefiyetlerini haiz olmak üzere bir vekil tayin olunabilir.

Vekilin ismi tapu siciline ve rehin senedine kaydolunur. Vekalet, hitam bulduğu takdirde eğer alakadarlar ittifak edemezlerse hakimicap eden tedbirleri ittihaz eyler.

5- Tediye mahalli

Madde 830- Rehin senedi hilafını tayin etmediği takdirde senet, hamile muharrer olsa dahi borçlu bütün tediyatını alacaklının ikametgahında yapmağa mecburdur. Alacaklının ikametgahı malüm olmaz yahut borçlunun zararına olarak tebdil edilirse borçlu tediyatını kendi yahut alacaklının evvelki ikametgahındaki tapu dairesine yatırmak suretiyle borcundan kurtulabilir. Senedin faiz kuponları varsa, faiz tediyatı, kuponu ibraz edene yapılır.

6- Alacağın temlikinden sonra tediye:

Madde 831- Alacağın temliki halinde borçlu kendisine bu temlik hakkında bir ihbar vaki olmadıkça senet hamile muharrer olsa dahi kuponsuz olan faiz ve senevi taksitlerini evvelki alacaklıya tediye edebilir.

Bununla beraber resülmalin tamamı veya bir kısmı her halde ancak tediye zamanında alacaklı olduğu tahakkuk eden kimseye ödenmiş ise muteber olur.

II. Alacağın sukutu:

1- Alacaklının mevcut olmaması halinde

Madde 832- Alacaklı mevcut olmadığı yahut olup ta rehinden feragat ettiği takdirde borçlu tapu sicilindeki kaydı terkin veya ipka ettirmekte muhtardır. Borçlu, senedi yeniden tedavül ettirebilir.

2- Terkin: 

Madde 833- ipotekli borç senedi ile irat senedinin kaydı bilmuvafaka senet iptal edilmeden veya hakim tarafından hükümsüzlüğüne karar verilmeden evvel tapu sicilinden terkin olunamaz.

III. Alacaklının hakları:

I- Hüsnü niyetin himayesi:

a) Sicil hakkında:

Madde 834- Tapu sicilinin ipotekli borç veya irat senedine taalluk eden münderecatına hüsnü niyetle istinat etmiş olan her şahıs hakkında, sicil metni muteberdir.

b) Senet hakkında:

Madde 835- Usulüne muvafık surette tanzim edilen ipotekli borç senedi ve irat senedi münderecatına hüsnü niyetle istinat etmiş olan her şahıs hakkında,bu senetlerin metni muteberdir.

c)Senedin tescil ile münasebeti:

Madde 836- Metinleri sicil kaydına mutabık olmayan veya sicil kaydı bulunmayan ipotekli borç senedi ile irat senetleri hakkında, tapu sicil kaydına itibar olunur. Bu senetleri hüsnü niyetle iktisap etmiş olan kimse tapu sicilli hakkında muayyen hükümler dairesinde düçar olduğu zararın tazminini isteyebilir.

2- Alacaklının haklarını kullanması:

Madde 837- Bir ipotekli borç senedinin veya irat senedinin ihtiva ettiği alacak gerek hamile gerek nama muharrer olsun senet ile birlikte olmaksızın temlik ve terhin edilemez ve o alacakta diğer her hangi bir surette tasarrufolunamaz.

Senedin hükümsüzlüğüne karar verildiği veya senet henüz tanzim olunmadığı hallerde alacağı iddia etmek hakkı, mahfuzdur.

3- Temlik:

Madde 838- İpotekli borç senedinin veya irat senedinin ihtiva ettiği alacağın temliki için senedin teslimi şarttır. Senet, nama muharrer ise temlik keyfiyetinin senede işaret edilmesi ve iktisap edenin isminin yazılması da lazımdır.

IV. İptal kararı

1- Ziya halinde

Madde 839- Bir senet veya faiz kuponu zayi olmuş yahut borcu iskat niyeti ile olmaksızın imhaedilmiş ise alacaklı, senedin hükümsüzlüğüne karar verilerek bedelinin ödenmesini yahut borç henüz muacceliyetkesbetmemiş ise yeni bir senet veya kupon itasını, hakimden istiyebilir.

Senedin hükümsüzlüğüne, hamile muharrer senetler için muayyen usule tevfikan, karar verilir. İtiraz müddeti bir senedir. Borçlu dahi bedeli ödenildiği halde ibraz edilemiyen senedin hükümsüzlüğüne karar verilmesini aynı veçhile talebetmek hakkını haizdir.

2- Alacaklının ilan ile davet edilmesi:

Madde 840- İpotekli borç senedi ile alacaklı olan kimse on seneden beri meydanda olmaz ve bu müddet zarfında hiç bir faiz talep edilmemiş bulunursa takyit edilen gayri menkul maliki, gaiplik kararına dair hükümlere tevfikan, alacaklıyı ilan tarikiyle yapılacak bir tebliğ ile davet etmesini, hakimden istiyebilir. Alacaklı kendisini bildirmez ve yapılan tahkikattan ağlep bir ihtimale göre alacağın kalmadığı anlaşılır ise hakim senedin hükümsüzlüğüne ve tapu sicilindeki derecenin boş bırakılmasına karar verir.

V. Borçlunun defileri:

Madde 841- Borçlu, ancak tescilden veya senetten mütevellit olan defilerle mutalebede bulunan alacaklıya karşı şahsen haiz olduğu defileri dermeyan edebilir.

VI. Tediye: 

Madde 842- Alacaklı borcun, tamamen tediyesi halinde borçlunun talebi üzerine senedi iptal edilmemiş olarak kendisine teslime mecburdur.

VII.Hukuki münasebette değişiklik:

Madde 843- Borca karşı alelhesap tediyatta bulunulması, yahut borcun tahfifi, yahut gayri menkul üzerindeki takyidin fekki gibi bir suretle tadilat icra edildiği takdirde borçlu bu tadilatı tapu siciline kaydettirmek hakkını haizdir. Tapu memuru, bu tadilatı senede işaret etmeğe mecburdur. Bu tescil yapılmadığı halde; senevi taksit şeklinde vakı olan tediyeler müstesna olmak üzere vuku bulan tadilat, senedi hüsnü niyetle iktisap etmiş olan kimseye karşı dermeyan olunamaz.

DÖRDÜNCÜ FASIL

Gayrimenkul karşılık gösterilerek senet ihracı

(A) GAYRİMENKUL KARŞILIKLI SENEDAT: 

Madde 844- Nama veya hamile muharrer olan tahviller, aşağıdaki şekillerde bir gayrimenkul rehni ile temin edilebilir.

1- istikrazın tamamı için bir ipotek veya ipotekli borç senedi tesis ve borçlu ile alacaklıların cümlesini birden temsil edecek bir mümessil tayini;

2- İhracı deruhte eden müessese lehine istikrazın mecmuu için bir gayri menkul rehini tesis ve böyle bir rehin ile temin edilmiş olan alacağın tahvilat sahipleri lehine takyidi.

(B) TERTİP HALİNDE ÇIKARILAN İPOTEKLİ BORÇ SENETLERİ VE İRAT SENETLERİ:

I. Umumi hÜkümler:

Madde 845- Tertip halinde ihraç olunan ipotekli borç senetleri ile irat senetleri aşağıdaki maddelerin hükümleri mahfuz kalmak üzere bu senetler hakkındaki umumi kaidelere tabidir.

II.Senetlerin mahiyeti: 

Madde 846- Bu fasılda bahsolunan senetler on lira veya onun her hangi bir adetle madrubu kadar lira için tanzim edilir. Bunlarda birer sıra numarası bulunur ve hepsi aynı ibare ile yazılır. Gayri menkulün maliki, senetleri kendi çıkarmıyorsa bu işi üzerine alan müessese alacaklılarla borçlunun mümessili olmak üzere tayin ve tasrih olunur.

III.İtfa:

Madde 847- Borçlu muayyen vadelerde faizden başka tertibin itfası için resülmalden bir kısmının dahi tediyesini taahhüt edebilir. Senelik itfa, muayyen bir miktar senedin bedelinin tediyesini tazammun etmek lazımdır.

IV.Tescil:

Madde 848- Senetler, kaç adet olduğu zikredilerek tapuca tescil olunur. İstikrazın mecmuu için bir tescil muamelesi yapılır. Senedin miktarı az ise ayrı ayrı tescil olunabilir.

V. Senetlerin hükümleri:

1- Mutavassıt müessese

Madde 849- Senetleri çıkaran müessese alacaklıların ve borçlunun müşterek mümessilleri olsa da ihraç sırasında kendisine böyle bir selahiyet verilmiş olmadıkça borçlunun taahhütlerini ifa edemez.

2- Tediye: 

a)İtfaplanı:

Madde 850- Senetlerin bedelleri; ihraç sırasında kararlaştırılmış veya verilen salahiyet dairesinde mutavassıt müessese tarafından tanzim edilmiş olan itfa planına tevfikan, ödenir. Ödenen senet iptal edilir. Hilafına mukavele yok ise gayri menkulün karşılık tutulduğu tahvillerin hepsi buna müteferri borçlar itfa edilip bütün kuponlarla birlikte iptal edilmedikçe yahut kalan kuponların bedelleri yatırılmadıkça tapu sicilindeki kayıt terkin edilemez.

b)Murakabe

Madde 851– Gayri menkulün maliki yahut ihraç işini üzerine alan müessese mukarrer itfa planına tevfikan kur’a usulünü tatbik ve ödenen senetleri iptal etmekle mükelleftir.

Bu muameleler, irat senetlerine taallük ettiği takdirde Hükümetçe murakabe edilir.

c) Tediyatın tahsisi lazım gelen cihet

Madde 852-Bütün tediyat, vukularını takibeden kur’a zamanındaki borcun itfasına tahsis olunur.

İRMİ ÜÇÜNCÜ BAP

Menkul rehini

BİRİNCİ FASIL

Teslimi meşrut şekilde rehin ve hapis hakkı

(A)TESLİMİ MEŞRUT REHİN

I. Rehnin akdi

1- Alacaklının zilyedliği

Madde 853- Kanunen muayyen istisnalar haricinde bir menkul, ancak teslimi meşrut şekilde rehin edilebilir. Bir menkulü hüsnü niyetle rehin olarak kabul eden kimse o menkul üzerinde rahinin tasarruf hakkı bulunmasa da rehin hakkını iktisap eder. Şu kadar ki üçüncü şahısların mukaddem zilyetlikten mütevellit hakları mahfuzdur. Rahin, merhunu fiilen ve hasren kendi yedinde bulundurdukça; mürtehin için rehin hakkı sabit olmaz.

2- Hayvan rehni: 

Madde 854- Merkezlerinin bulunduğu mahallin hükümeti mülkiyesi tarafından bu gibi muamelatta bulunmak hakkını istihsal etmiş olan itibar müesseseleri ile kooperatif şirketleri, alacaklarını temin etmek için umumi bir secilde kayit ve icra memuruna ihbar suretiyle hayvan üzerine kabzeylemeksizin rehin tesis edebilirler.

3- Merhun üzerinde müahhar rehin tesisi:

Madde 855- Merhunun maliki, merhun üzerinde müahhar bir rehin tesis edebilir. Bunun için rehini kabzetmiş olan alacaklıya ihbarname göndermesi ve bu ihbarnamede; alacağı tesviye edilince, merhunu diğer alacaklıya teslim etmesi lüzumunu beyan eylemesi muktazidir.

4- Mürtehinin merhunu rehin etmesi:

Madde 856- Mürtehin, rahinin rızası olmadıkça merhunu başkasına rehin edemez.

II. Sukut:

1- Zilyedliğin zayi edilmesi:

Madde 857- Mürtehin, merhun üzerindeki zilyedliğini ve merhuna vaziyet eden üçüncü şahıslardan mutalebe salahiyetini zayi edince, rehni sakıt olur. Rahin mürtehinin rızasiyle merhun üzerinde fiilen yedini idame ettikçe rehnin hükümleri muallak kalır.

2- Rehnin iadesi:

Madde 858- Mürtehinin, merhun üzerindeki hakları tediye ile ve başka bir sebeple sakıt olunca; merhunu, hak sahibine iade etmesi lazımdır. Mürtehin, alacağını tamamen istifa etmedikçe merhunu veya bir kısmını iada etmekle mükellef tutulamaz.

3- Mürtehinin mesuliyeti

Madde 859- Mürtehin, merhunun telef ve zıyaından ve kıymetine noksan gelmesinden mesuldür. Meğer ki bu halin kendi kusuru olmaksızın vukua geldiğini ispat etsin. Mürtehin merhunu hotbehot satar yahut rehnederse bu yüzden vukua gelen bütün zararı zamin olur.

III. Rehnin hükümleri:

1- Mürtehinin hakları:

Madde 860- Alakası kesilmemiş olan mürtehin alacağını merhunun nakde tahvilinden hasıl olan meblağdan istifa etmek hakkına maliktir. Rehin, alacaklıya resülmal ve mukavele edilen faizle takibat ve muhakeme masraflarını ve geçmiş gün faizlerini temin eder.

2- Rehnin şumulü:

Madde 861- Rehin, merhunun hem aslını hem teferruatını takyit eder. Hilafına mukavele olmadıkça, merhunun tabii semereleri o merhunun mütemmim cüzleri olmak halinden çıkınca mürtehinin bunları malike iade etmesi lazımdır. Rehin, merhunun satıldığı zamanda mütemmim cüzlerini teşkil eden semereleri de şamil olur.

3- Mürtehinin sırası

Madde 862- Menkul, birden ziyade kimselere rehin edilmiş ise bunlar, alacaklarını rehin tarihi sırasiyle istifa ederler.

4- Mürtehinin merhuna malik olamaması

Madde 863- Borcun vadesinde ödenmemesi takdirinde mürtehinin merhuna malik olmasını tazammun eden her şart, batıldır.

(B) HAPİS HAKKI 

1. Şartları

Madde 864- Borçlunun rızasiyle menkul eşyasına yahut kıymetli evrakına zilyed olan alacaklı, muaccel ve bu eşya ve evrakla tabii bir irtibatı bulunan alacağını istifa edinceye kadar; bunları, yedinde hapsetmek hakkını haizdir.

Bu irtibat, tacirler hakkında zilyedlik ve alacağın beyinlerindeki ticari münasebetlerinden tevellüt etmiş olması halinde mevcut addolunur. Hapis hakkı, alacaklı tarafından hüsnü niyetle kabzedilmiş olmak şartiyle borçlunun malik olmadığı eşyayı da şamil olur. Bununla beraber üçüncü şahısların evvelki zilyedliklerinden mütevellit hakları mahfuzdur.

II.İstisnalar:

Madde 865- Mahiyetleri itibariyle nakde tahvili kabil olmayan şeyler üzerinde hapis hakkı, kullanılamaz. Gerek alacaklının iltizam ettiği bir borç ile gerek teslim zamanında veya daha evvel borçlunun verdiği talimat ile gerek ammeninintizamı ile telifi kabil değil ise hapis hakkı vücut bulmaz.

III.Borcunuödemekten aciz halinde

Madde 866- Borçlu; borcunu ödemekten aciz olduğu halde alacaklı henüz alacağı muaccel olmasa bile onun temini için hapis hakkını kullanabilir. Borcunu ödemekten aciz keyfiyeti eşyanın tesliminden sonra tahakkuk eder veya alacaklının ıttılaına vasıl olursa alacaklı o eşyanın muayyen bir surette kullanılmasına dair önceden bir borç iltizam etmiş veya borçlunun bu bapta verilmiş bir talimatı bulunmuş olsa bile hapis hakkını kullanabilir.

IV.Hükümleri

Madde 867- Alacağı tediye edilmeyen veya kafi teminat istihsal etmeyen alacaklı, borçluya evvelce ihbar ettikten sonra teslimi meşrut rehin hükümlerinde olduğu gibi hapsettiği şeyin nakde tahvilini talep edebilir.

Hapsolunan şeyler, nama muharrer senedattan ibaret olursa icra dairesi veya iflas masası memurları nakde tahvil için lüzumu olan muameleleri borçlu makamına kaim olarak ifa ederler.

İKİNCİ FASIL

Alacak üzerinde rehin hakkı ve diğer haklar

(A)UMUMİ HÜKÜMLER

Madde 868- Alacaklar ve sair temliki kabil olan haklar üzerinde rehin tesis edilebilir. Hilafına hüküm olmadıkça, bunlar hakkında teslimi meşrut rehin hükümleri cari olur.

(B)REHİNİN TESİSİ

I. Senetli senetsizalacaklar üzerinde:

Madde 869- Bir senet ile tesbit edilmiş olmayan yahut senede raptedilen alacakların rehin edilmesi tahriren olur ve senede raptedilenlerde, senedin teslimi de şarttır.

Rahin ve mürtehin, rehni üçüncü şahıs olan borçluya ihbar edebilirler. Diğer hakların rehin edilmesi bunların devri için muayyen şekillere riayet edilmek şartiyle tahriren, olur.

II.Kıymetli evrak üzerinde

Madde 870- Hamile muharrer senetler sadece mürtehine teslim edilmek suretiyle rehnedilir. Diğer kıymetli evrakın rehnedilmesi bunlar emre muharrer ise cirosu yapılarak ve nama muharrer ise devri icra edilerek senedin mürtehine teslimi ile olur.

III.Emtiayı temsil eden evrak ile Varant:

Madde 871- Emtia temsil eden evrakın, teslimi meşrut şekilde rehin edilmesi; o eşya üzerinde rehin hakkını hasıl eder. Emtia temsil eden senetten müstakil olarak hususi bir rehin senedi (varant) tanzim edildiği halde asıl senet üzerinde temin edilen meblağile vade işaret edilmek şartiyle varantın rehin edilmesi emtianın teslimi meşrut şekilde, rehne muadil olur.

IV. Merhun alacağın yenidenrehin edilmesi:

Madde 872- Merhun bir alacak üzerinde müahhar bir rehin tesisi, ancak merhun alacak sahibinin yahut yeni mürtehinin keyfiyeti birinci mürtehine tahriren bildirmesi ile muteber olur.

(C)HÜKÜMLERİ:

I. Alacaklının hakkının şümulü

Madde 873- Faiz getiren yahut temettü hissesi gibi muayyen zamanlarda gelirhasıl eden alacaklar üzerindeki rehin, hilafına mukavele olmadıkça vadeleri evvelce hulül etmiş olanlara sari olmayıp ondan sonra verilecek şeylere şamil olur. Alacağın bu teferruatı ayrı senetlere merbut ise, hilafına mukavele olmadıkça ve kanuna muvafık surette ayrıca rehin edilmedikçe; asıl rehinde dahil olmazlar.

II. Merhunhisse senetlerinin temsili:

Madde 874- Bir şirketin merhun hisse senetlerini şirketin heyeti umumiyesinde mürtehin temsil etmeyip, o senedin sahibi temsil eder.

III.İdare ve tediye:

Madde 875- İyi bir idarenin iktiza ettiği tedbirlerden olduğu halde rehin edilmiş alacağın sahibi bu alacağı mutalebe edebildiği gibi tahsil de edebilir ve mürtehin olan alacaklı tarafından bu tedbirleri yapmağa icbar dahi edilebilir. Rehinden haberdar edilen borçlu,borcunu alacaklısiyle mürtehinden hiç birine diğerinin rızası olmaksızın ödeyemez. İttifak edemedikleri halde borcunu resmi bir mevkie yatırmağa mecburdur.

ÜÇÜNCÜ FASIL

Rehin mukabilinde ikraz ile meşgul olanlar

(A) REHİN MUKABİLİ İKRAZ MÜESSESELERİ:

I. İzin:

Madde 876- Hiç bir kimse, Hükümetin izni olmadıkça rehin mukabilinde ödünç para vermek sanatını icra edemez.

II. Müddet:

Madde 877- İzin, hususi müesseselere ancak mahdut bir zaman için verilir. Müddet bitince yenilenmesi caizdir. Rehin mukabilindeödünç para vermek sanatını yapanlar, kanuni vazifelerini gözetmiyorlarsa kendilerine verilen izin geri alınabilir.

(B)REHİN MUKABİLİ İKRAZ

I. Tesis:

Madde 878- Merhunu bir makbuz mukabilinde teslim etmekle rehin hakkı vücut bulur.

II.Hükmü:

1- Merhunun satılması:

Madde 879- Ödünç para, vadesinde ödenmezse mukriz borcunu ödemesini evvelce resmen ihtar ettikten sonra, merhunu icra dairesi vasıtasiyle sattırır. Borçlu mukrize karşı şahsen mesul olmaz.

2- Artık para üzerindeki hak:

Madde 880- Satış bedelinin borçtan artık kalanı borç alana aittir. Borçlu müteaddit mukaveleli borçlar altında ise artık kalanın hesabında bu borçlar cemedilebilir.

Borç alanın artık para üzerindeki hakkı, beş sene geçmekle sakıt olur.

III.Borcun ödenmesi:

1- Merhunu kurtarmak hakkı:

Madde 881- Merhun satılıncaya kadar makbuz geri verilerek, rehinden kurtarılabilir. Eğer makbuz ibraz edilemezse borç muaccel olduğu takdirde hakkını ispat eden kimse yine rehni kurtarabilir.

Mukriz, merhunun iadesi için makbuzun geri verilmesini şart etmiş olsa bile borç muacceliyet kesbettiği tarihten itibaren altı ay geçmiş ise müstakrız merhunu kurtarmak hakkını kullanabilir.

2- Mukrizin hakları: 

Madde 882- Merhun, hangi ay içinde kurtarılırsa mukrizin o aya ait faizin tamamını istemeğe hakkı vardır. Mukriz, makbuzu kim geri verirse merhunu ona iade etmek hakkını sureti mahsusada muhafaza etmiş ise; o makbuzu hamilinin buna hakkı olmayarak eline geçirdiğini bilmedikçe yahut bilmesi lazım gelmedikçe, bu hakkını kullanabilir.

(C)BEY’İBİLVEFA MUAMELESİ İLE MEŞGUL OLANLAR:

Madde 883- Bey’ibilvefa muamelesini sanat ittihaz edenler, rehin mukabili ödünç para verenler hükmündedir.

DÖRDÜNCÜ FASIL

Rehinli tahvilat

(A)REHİNLİ TAHVİLATIN MAHİYETİ

Madde 884- Gayrimenkul üzerine ikraz muamelesi yapan müesseselerden Hükümetçe tayin edilenler; hususi bir rehin akdi ve teslim mükellefiyeti olmasa bile malik oldukları gayrimenkul rehin senetleriyle muamelatı cariyelerinden mütehassıl matlubat teminat teşkil etmek üzere; rehinli tahvilat ihraç edebilirler.

(B) ŞEKİL

Madde 885- Alacaklılar rehinli tahvilatın tediyesini mutalebe edemezler.Tahvilat ya hamile veya nama muharrer olur ve hamile muharrer kuponları bulunur.

(C)REHİNLİ TAHVİLAT İÇİN MÜSAADE

Madde 886- Rehinli tahvilat ihraç etmek isteyen müesseseler Hükümetten izin almağa mecburdurlar.

Tahvilatın ne gibi şerait altında ihraç olunabileceği ve ihraç müesseselerinin tafsilatına ait hükümler kanunu mahsus ile tayin olunur.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Zilyedlik ve tapu sicilli

YİRMİ DÖRDÜNCÜ BAP

Zilyedlik

(A) TARİF VE ŞEKLİ

I. Tarif: 

Madde 887- Bir şey üzerinde fiilen tasarruf sahibi olan kimse o şeyin zilyedidir. İrtifak hakkı ile gayrimenkul mükellefiyetinden mütevellit haklarda zilyedlik, bu hakların bilfiil kullanılmasından ibarettir.

II.Asli ve fer’i zilyedlik

Madde 888- Zilyed, bir irtifak yahut irtihan hakkı yahut şahsi bir hak teffiz etmek için bir şeyi başkasına teslim ettiği takdirde bunların ikisi de zilyedliğe malik olur.Bir şeyde malik sıfatı ile zilyed olanlar şeyin aslen zilyedleri ve diğerleri fer’an zilyedleridir.

III.Muvakkat inkıta:

Madde 889- Zilyedliğin kullanılması muvakkat bazı hallerden dolayı mümteni yahut münkati olursa, zilyedlik izaa edilmiş olmaz.

(B) ZİLYEDLİĞİN NAKLİ

I. Hazır olan kimseler arasında

Madde 890- Zilyedlik, şeyin aynını veya onu iktisap edenin yedi iktidarına geçirecek vesaiti teslim ile intikal eder. Bir şeyi evvelki zilyedin rızasiyle iktisap edenin iktidarı dairesine geçmekle, zilyedliğin nakli, tamam olur.

II.Gaipler arasında

Madde 891- Gaipler arasında zilyedliğin nakli, bir şeyin iktisap edene veya mümessiline teslimi ile tamam olur.

III. Zilyedliğin teslimsiz iktisabı

Madde 892- Bir üçüncü şahıs veya temlik eden hususi bir sebebe binaen zilyed olmakta devam ederse zilyedlik teslim olmaksızın iktisap olunabilir.

Zilyed olmakta devam eden üçüncü şahıs, temlik eden kimse tarafından haberdar edilmedikçe zilyedliğin intikali ona karşı hüküm ifade etmez.

Üçüncü şahıs, temlik edene karşı ne gibi sebeplerden dolayı teslimden imtina edebiliyorsa aynı sebeplerden dolayı iktisap edene karşı da teslimden imtina edebilir.

V.Emtiayı temsil eden senetler

Madde 893- Bir antrepoya yahut bir nakliyeciye tevdi edilmiş olan emtiayı temsil eden kıymetli evrakın teslimi, o emtianın teslimi demektir. Bununla beraber kıymetli evrakı hüsnü niyetle iktisap eden kimse ile emtiayı hüsnü niyetle iktisap eden kimse arasında bir ihtilaf zuhur ettiği takdirde emtia iktisap eden kimse tercih olunur.

(C)ZİLYEDLİĞİN ŞÜMULÜ:

I.Zilyedliğin himayesi:

1- Müdafaa hakkı:

Madde 894- Zilyed, bütün gasp ve tecavüz fiillerini kuvvet kullanarak defetmek hakkını haizdir.

Şiddetle veya hafiyen kendisinden alınan o şeyi, gayrimenkul ise gasıbı kovarak ve menkul ise cürmü meşhut halinde tutulan veya kaçarken yakalananın tamamiyle elinden alarak istirdat edebilir.

Zilyed, halin haklı göstermediği cebir ve şiddet kullanmaktan içtinap etmekle mükelleftir.

2- Yedin iadesi: 

Madde 895- Gayrın zilyed bulunduğu bir şeyi gasbeden kimse o şey üzerinde terciha şayan bir hakka sahip olduğunu iddia etse bile onu iade ile mükellef olur. Eğer müddeaaleyh o şeyi müddeiden almayı mucip ve terciha şayan bir hakka sahip olduğunu derhal ispat ederse red lazım gelmez. Zilyedin davası gerek o şeyin istirdadına, gerek zararın tazminine dair olur.

3- Zilyedliğin ihlalinden mütevellit dava

Madde 896- Bir şeye zilyed bulunan kimsenin zilyedliği tecavüze uğradığı halde; tecavüz eden, o şey üzerinde bir hak iddia etse bile zilyed onun aleyhinde dava ikame edebilir. Dava tecavüzün refine, sebebinin menine ve zararın tazminine dair olur.

4- Dava hakkından mahrumiyet ve müruru zaman

Madde 897- Zilyed, gasp ve tecavüz fiillerine ve hakkına tecavüz eden kimse olduğuna vakıf olur olmaz istirdadı veya tecavüzün menini iddia etmediği halde, dava hakkından mahrum olur. Zilyed, tecavüzü ve tecavüz edeni daha geç öğrenmiş olsa bile gasp veya tecavüzün vukuu gününden itibaren bir sene geçmekle dava; müruru zamana uğrar.

II. Hakkın himayesi:

1- Mülkiyet karinesi:

Madde 898- Menkul bir şeyin zilyedi onun maliki addolunur. Evvelki zilyedler dahi zilyedliklerinin devamı müddetince o şeyin maliki addolunur.

2- Zilyedlik halinde karine:

Madde 899- Bir menkule malikiyet arzusu ile olmıyarak zilyed bulunan kimse onu hüsnü niyetle kendisinden aldığı kimsenin mülkiyet karinesine istinat edebilir.

Bir kimse şahsi, yahut mülkiyetten gayri aynı bir hakka müsteniden menkul bir şeyin zilyedi ise o hakkın mevcudiyeti asıldır. Fakat bu karineyi zilyed o şeyi kendisine vermiş olan kimseye karşı dermeyan edemez.

3- Zilyed aleyhindeki dava:

Madde 900- Bir menkulün zilyedi, aleyhinde ikame edilen bütün davalara karşı terciha şayan bir hakkın sahibi olduğunu dermeyan edebilir. Gasp ve tecavüz fiillerine dair olan hükümler bakidir.

4- Tasarruf hakkı ve istihkak davası:

a)Tevdi edilmiş eşya:

Madde 901- Bir menkulün, emin sıfatı ile zilyedi olan kimseden hüsnü niyetle mülkiyeti veya aynı her hangi bir hakkı iktisap olunursa o kimsede bu tasarrufları icra mezuniyeti olmasa bile, iktisap muteber addolunur.

b) Gaip veya sirkat edilen eşya:

Madde 902- Yedinden sirkat olunan veya kendisi tarafından gaip edilen veya rızası olmaksızın diğer her hangi bir suretle elinden alınan bir menkulün zilyedi beş sene müddet zarfında istihkak davası ikame edebilir. Fakat bu menkul aleni bir müzayedede veya pazarda veya ona mümasil eşya satan bir tacirden iktisap olunmuş ise hüsnü niyetle hareket eden birinci ve sonraki müktesipler aleyhine istihkak davası ancak birinci semenin iadesi şartiyle ikame olunabilir ve red hususunda da hüsnü niyetle zilyed olan kimsenin hukukuna mütaallik hükümler tatbik olunur.

c)Para ve hamile muharrer senetler:

Madde 903- Zilyedin rızası olmaksızın elinden alınan parayı ve hamile muharrer senetleri, hüsnü niyetle iktisap etmiş olan kimse aleyhinde istihkak davası ikame olunamaz.

d) Sui niyet halinde:

Madde 904- Bir menkule sui niyetle zilyed olan kimse her zaman evvelki zilyed tarafından iadeye icbar olunabilir. Bununla beraber evvelki zilyedin iktisabı hüsnü niyetle vukubulmamış ise bu zilyed kendisinden sonraki hiç bir zilyed aleyhine istihkak davası ikame edemez.

5- Gayrimenkule dair karine:

Madde 905- Tapu siciline kaydedilmiş olan gayrimenkuller için hak karinesine istinat etmek ve zilyedlik davaları ikame eylemek salahiyeti ancak kendi lehine tescil vaki olan kimseye ait olur. Bununla beraber gayrimenkul bilfiil kendi iktidarı dahilinde bulunan kimse, gasp ve tecavüz sebebi ile dava ikame edebilir.

III. Mesuliyet

1- Hüsnü niyetle zilyedlik:

a)İstifade:

Madde 906- Hüsnü niyetle zilyed olduğu şeyden mevcudiyetine kani olduğu hakkına muvafık surette istifade eden kimse, o şeyi iade ile mükellef tutulduğu kimseye karşı bu yüzden hiç bir tazminat itasına mecbur olmaz.

Hüsnü niyetle zilyed olan kimse, gerek ziyadan gerek hasardan mesul değildir.

b)Tazminat

Madde 907- Bir şeye hüsnü niyetle zilyed bulunan kimse o şeyin reddini isteyen müddeiden yapmış olduğu zaruri ve faydalı sarfiyatın iadesini talep ve tediye zamanına kadar o şeyi hapsedebilir. Diğer sarfiyattan dolayı tazminat iddiasında bulunamaz. Fakat müddei, kıymetlerinin tazminine talip olmadıkça zilyed kendi tarafından asıl şey ile birleştirilen ve zararsız ayrılması mümkün olan ziyadeleri refedebilir.

Zilyedin elde ettiği semereler kendi sarfiyatı dolayısiyle olan alacaklarına mahsup edilir.

2- Sui niyetle zilyed olan kimse

Madde 908- Bir şeye sui niyetle zilyed olan kimse o şeyi hak sahibine iade etmekle beraber haksız alakoymuş olmasından mütevellit zararları ve elde ettiği veya elde etmeği ihmal eylediği semereleri tazmin ile de mükelleftir. Hak sahibi için de yapılması zaruri olan sarfiyatı haricindeki masrafları, isteyemez ve yedinde bulunan şeyin geri iadesi lazım geldiğini bilmediği müddetçe ancak kendi kusuriyle vukubulan zararlardan mesul olur.

IV.Müruru zaman:

Madde 909- Müruru zamandan istifade etmek hakkına malik olan zilyed, bu haktan istifade salahiyetine malik olan evvelki zilyedin zilyedliği müddetini kendi müddetine zam edebilir.

YİRMİ BEŞİNCİ BAP

Tapu sicilli

(A) TEŞKİLAT:

I. Tapu sicilli:

1- Umumi hükümler:

Madde 910- Tapu sicilli gayrimenkuller üzerindeki hakların hallerini gösterir.

Tapu sicillinin nümunesi ve nasıl tutulacağı nizamnamei mahsus ile muayyendir.

2- Kayıt:

a)Mukayyet gayrimenkuller:

Madde 911- Aşağıdakiler tapu sicilline gayrimenkul olarak kaydedilir:

1- Arazi.

2- Gayrimenkul üzerinde müstakil ve daimi olmak üzere müesses haklar.

3- Madenler.

Müstakil ve daimi hakların nasıl kaydolunacağı nizamnamei mahsus ile muayyendir.

b) Sicille mukayyet olmayan gayrimenkuller:

Madde 912- Kimsenin hususi mülkiyetinde bulunmayan ve ammenin kullanmasına tahsis edilen gayrimenkuller, onlara mütaallik ve tescili muktazi ayni bir hak olmadıkça, tescile tabi değildir.

Sicille mukayyet bir gayrimenkul, kaydı lazımgelmeyen bir gayrimenkule tahavvül ettikte; kaydı sicilden çıkarılır.

3- Taksim:

a) Birleştirme

Madde 913- Bir gayrimenkulün taksimi yahut birden ziyade gayrimenkullerin birleştirilmesi halinde nasıl muamele yapılacağı nizamnamei mahsus ile muayyendir.

II. Tapu sicillinin tutulması:

1- Mıntakalar

a)Salahiyet

Madde 914- Her gayrimenkul, bulunduğu mıntakanın sicilline kaydedilir.

b)Mütaaddit mıntakalarda bulunan bir gayrimenkul tescili:

Madde 915- Mütaaddit mıntakalarda bulunan bir gayrimenkul, diğer mıntakalar sicillerinde mukayyet olduğu gösterilmek şartiyle her mıntakadaki sicille ayrı ayrı kaydolunur.

Ayni hak tesis eden tesciller ve tescil talepleri, gayrimenkulün büyük kısmının bulunduğu mıntaka sicilline kaydedilir. Bu sicille vaki tesciller tapu memuru tarafından diğer mıntaka memurlarına bildirilir.

2- Tapu daireleri teşkilatı:

Madde 916- Tapu dairelerinin teşkilatı, ahkamı mahsusasına tabidir.

III. Memurlar:

1-Mesuliyet:

Madde 917- Hazine, tapu sicillerinin tutulmasından mütevellit bütün zararlardan mesuldür.

Hazine, bu zararlar kendi kusurundan mütevellit memurlara aledderecat rücu etmek hakkını haizdir.

(B) TESCİL: 

I. Tescili lazım haklar:

1- Mülkiyet ve ayni haklar:

Madde 918- Aşağıdaki haklar tapu sicilline kaydolunur:

1- Mülkiyet.

2- İrtifak hakları ve gayrimenkul mükellefiyetler.

3- Rehin hakları.

2- Sicille şerh vermek:

a) Şahsi haklar:

Madde 919- Mukaveleden mütevellit şuf’a ve iştira ve vefa hakları ve icar ve isticar gibi şahsi haklar kanunun sarahaten tayin ettiği hallerde tapu sicilline şerh verilebilir.

Bunlar tapuya şerh verilmekle o gayrimenkul üzerinde sonradan iktisap edilen hak sahiplerine karşı dermeyan olunabilir.

b) Temlik hakkının tahditleri:

Madde 920- Aşağıdaki sebeplerle bazı gayrimenkulleri temlik hakkına karşı yapılan tahditler tapu sicilline şerh verilebilir.

1- Münaziünfih hakların muhafazası veya icrai iddia zımnında müttehaz resmi kararlar.

2- Haciz, iflas ilanı, konkordato ile verilen mehil.

3- Bir aile yurdu tesisi ve mirası namzede nakil ile mükellef mirasçı nasbı gibi tapu sicilline şerh verilmesine kanunun müsaade ettiği hukuki tasarruflar.

(Değişik: 29/6/1956- 6763/41 md.)[3] Bu tasarruf tahditleri, tapu sicilline şerh verilmekle gayrimenkul üzerinde sonradan iktisap olunan her nevi hakların sahiplerine karşı dermeyan olunabilir.

c) Muvakkat tescil: 

Madde 921- Aşağıdaki kimseler tarafından tapu sicilline muvakkaten şerh verilmesi talep olunabilir.

1- Ayni bir hak iddiasında bulunanlar.

2- Hakkını müspet vesikalarının noksanlarını sonradan ikmal etmesine kanunen müsaade olunanlar.

Muvakkat şerh vermek alakadarların muvafakatiyle ve mahkemece verilen bir hüküm mucibince icra edilir.

Muvakkaten şerh verilen hak sonradan tahakkuk ettiği takdirde şerh tarihinden itibaren hüküm ifade eder. Hakim seri usulü muhakeme dairesinde yapılacak muhakemeden sonra hüküm verir ve iade olunan hakkın vücuduna kanaat hasıl ederse muvakkat şerhe müsaade eder ve bu şerhin müddetini ve hükümlerini tayin eder ve icabı halinde iddiasını mahkemece ispat etmesi için kendisine bir mehil verir.

II. Tescilin şartları:

1- Talep:

a) Tescil için:

Madde 922- Tescil, mevzuunun taallük ettiği gayri menkul malikinin tahriri bir beyanına müsteniden icra olunur.

İktisab eden kimse kanuna, kazıyei muhakemeye yahut buna muadil bir vesikaya istinat etmekte ise; bu beyana hacet yoktur.

b) Terkin için

Madde 923- Tapu sicillerine vakı olacak tescillerin terkin veya tadili taallük ettikleri gayrimenkulün sahibinin tahriri beyaniyle olur.

Hak sahiplerinin sicille vazedecekleri imza, bu beyan yerine kaim olabilir.

2- İspat ve tevsik

a) Sıhhat 

Madde 924- Tapu sicili üzerinde tescil, tadil, terkin gibi muameleler ancak talibin temliki tasarruf hakkı ve bu muamelelerin müstenit olduğu sebep sabit olduktan sonra icra edilebilir. Talip tapu sicilinde mukayyet olan kimsenin kendisi olduğunu veya onun mümessili bulunduğunu ispat etmekle temliki tasarrufhakkını tevsik etmiş olur.

Tescil veya tadil veya terkini mucip olan sebep dahi bunları iktiza eden hukuki tasarrufların muteber olması için kanunen meşrut olan şekillere riayet edildiği ispat edilmekle tahakkuk eder.

b) Vesaikin ikmali

Madde 925- İspat ve tevsik edilmiyen her talep, reddolunur.Bununla beraber eğer tescil, tadil veya kaydin terkinini mucip olan sebep mevcut olup ta buna ait vesaikin noksanının ikmale ihtiyaç bulunursa talip, malikin muvafakatiyle veya hakimin kararına binaen sicile muvakkaten şerh verdirilir.

III. Tescilin tarzı

1- Umumiyet itibariyle

Madde 926- Tesciller, talep ve beyan sırasiyle yapılır. Alakadarların talebi ile bütün tescillerin birer sureti kendilerine verilir.

Tescilin ve terkinin ve suretlerin şekli, nizamnamei mahsus ile muayyendir.

IV. Tebliğ mecburiyeti

Madde 927- Tapu sicili memuru, alakadarlar haberdar edilmeksizin yapılan muameleleri kendilerine tebliğ ile mükelleftir. Bu muamelelere karşı yapılacak itiraz müddeti, alakadarlara vuku bulan tebliğ tarihinden başlar.

(C) TAPU SİCİLLİNİN ALENİYETİ

Madde 928- Tapu sicili alenidir. Alakası olduğunu ispat eden herkes, kendisince ehemmiyeti olan başlıca sayfaların evrakı müsbitesiyle birlikte tapu sicili memurlarından biri huzurunda kendisine irae edilmesini yahut bunların birer suretinin verilmesini istiyebilir. Kimse tapu sicilinde mukayyet olan bir keyfiyetin kendisine meçhul olduğu yolunda bir iddia dermeyan edemez.

(D) HÜKÜMLERİ 

I. Tescil yapılmamanın hükümleri

Madde 929- Teessüsü için kanunen tapu siciline tescili lazımgelen her hak bu tescil olmadıkça bir aynı hak olarak mevcut olmaz. Bir hakkın şumulü, tescil dairesinde evrakı müsbite ile veya diğer bir tarzda tayin edilebilir.

II. Tescilin hükümleri

1- Umumiyetle

Madde 930- Ayni haklar, tescil ile doğar ve sıra ve tarihlerini tescil kaydına göre alır.

Kanunen lazımgelen evrakı müsbite, talebe raptedilmiş ve muvakkaten şerh verilmesi halinde vesaikin noksanı, zamanında ikmal edilmiş olmak şartiyle tescilin hükmü kayıt tarihine icra olunur.

2- Hüsnü niyet sahibi üçüncü şahıslara karşı:

Madde 931- Tapu sicilindeki kayde hüsnü niyetle istinat ederek mülkiyet veya diğer bir ayni hakkı iktisap eden kimsenin, bu iktisabı muteber olur.

3- Suiniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı:

Madde 932- Bir ayni hak tapu siciline yolsuz olarak kaydedilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi lazımgelen üçüncü şahıs bu tescile istinat edemez. Yolsuztescil; haksız veya lüzum ifade etmiyen hukuki bir tasarruf mucibince yapılan tescildir. Böyle bir tescilden dolayı bir ayni hakkı ihlal edilen kimse doğrudan doğruya suiniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı tescilin yolsuzluğunu iddia edebilir.

(H) TERKİN VE TADİL:

I. Yolsuz tescil:

Madde 933- Haklı bir sebep olmaksızın yapılan bir tescil veya tescilin tadil veya terkini ile ayni hakları haleldar olan kimse, kaydın terkinini veya tadilini istiyebilir. Hüsnü niyet sahibi üçüncü şahsın tescil ile iktisap ettiği haklar ve zarar ziyan iddiaları bakidir.

II. Ayni hakkın sukutu

Madde 934- Bir ayni hakkın sukutu ile tescil her türlü hukuki kıymetini kaybettiği takdirde mükellef olan malik, terkin talebinde bulunabilir.

Tapu sicil memuru bu talebi is’af ettiği takdirde her alakadar, otuz gün içinde terkin aleyhine, hakime müracaat edebilir.

Tapu sicil memuru resen bir hakkın sukut edip etmediği hakkında tahkikat icra ederek bir karar verilmesini mahkemeden talebe ve verilecek karar üzerine kaydi terkine selahiyettardır.

III. Tashih:

1- Adi hata:

Madde 935- Alakadarlar tahriren muvafakatlerini beyan etmedikleri halde mahkeme kararı olmadıkça tapu sicil memuru, hiç bir tashih icra edemez.

Tashih, eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin icrası suretiyle dahi yapılabilir. Adi yazı hataları, nizamnamei mahsusunda muayyen usul mucibince resen tashih edilir.

Vergi muafiyeti:

Ek Madde 1- (13/7/1967- 903 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi hükmü olup,ek maddeye çevrilerek teselsül için numaralandırılmıştır.)

Bakanlar Kurulunca, gelirlerinin en az % 80 ini, nevi itibariyle genel, özel ve katma bütçeli idareler bütçeleri içinde yer alan bir hizmetin veya hizmetlerin yerine getirilmesini istihdaf etmek üzere tahsisan kurulacağı kabul edilen vakıflara, tahsis edilen miktar için, vergi muafiyeti tanınabilir.

Ek Madde 2- (13/7/1967- 903 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (N) bendi hükmü olup ek maddeye çevrilerek numarası teselsül ettirilmiştir.)

4 üncü maddeye göre verilmiş olan Bakanlar Kurulu kararına rağmen vakfın herhangi bir sebeple tescili mümkün olmaz ise (F) ve (G) fıkralarına göre alınmıyan damga vergisi ve harçlar, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanuna uyularak tahsil olunur. ([2])

Tüzük Hazırlanması:

Ek Madde 3- (13/7/1967-903 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi hükmü olup ek maddeye çevrilerek numarası teselsül ettirilmiştir.)

Bu kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde, Vakıflar Genel Müdürlüğünce, ilgili Bakanlıkların da düşünceleri alınarak, bu kanunun uygulanmasını düzenlemek üzere bir tüzük hazırlanır.

Madde 936-Bu kanun, neşri tarihinden altı ay sonra mer’idir.

Madde 937-Bu kanunun hükümlerini icraya, İcra Vekilleri Heyeti memurdur.

17/2/1926 TARİHLİ VE 743 SAYILI ANA KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER

1- 13/7/1967 tarihli ve 903 sayılı Kanunun geçici maddesi:

Vakıf kayıtlarının devri:

Geçici Madde- Ekim 1926 tarihinden sonra kurulmuş vakıflara ait mahkemeler nezdindeki tescil kayıt defter ve evrakının sureti, bu kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde Vakıflar Genel Müdürlüğüne merkezi sicile kaydı için devredilir. Ve adı geçen vakıflar hakkında da bundan böyle bu kanun hükümleri tatbik olunur.

2- 16/6/1983 tarihli ve 2846 sayılı Kanunun geçici maddesi:

Geçici madde (Değişik: 16/4/1986-3276/1 md.)

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce mümeyyiz olmayan küçükleri birlikte evlat edinmiş olanlar Kanunun yürürlük tarihini takip eden 5 yıl içinde ilgili mercilere başvurmak suretiyle yukarıdaki hükümlerin kendileri hakkında da uygulanmasını isteyebilirler. Ancak, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte reşit ve mümeyyiz olan evlatlıklar ile ilgili olarak bu madde esaslarına göre yapılacak uygulamada evlatlıkların da muvafakatları aranır.

3- 4/5/1988 tarih ve 3444 sayılı Kanunun geçici maddeleri:

Geçici Madde 1.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce;

a)Açılan boşanma davaları devam etmekte olanlar,

b)Açılan boşanma davaları karara bağlanmış olmakla birlikte henüz kesinleşmemiş olanlar,

c)Açılan boşanma davaları reddedilmiş ve bu karar kesinleşmiş olmakla birlikte, kesinleşme tarihinden itibaren henüz üç yıl geçmemiş olanlar,

d)Boşanma davası açmamış olanlar,

Boşanma sebeplerinden birine dayalı olarak (a), (b) ve (c) bentlerindeki hallerde üç yıl, (d) bendindeki halde beş yıl fiilen ayrı kalmış ve eşleriyle aralarında müşterek hayat yeniden kurulamamış ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde başvurmaları halinde mahkemece boşanma kararı verilir.

Geçici Madde 2.- Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce Türk Kanunu Medenisinin 142 nci maddesine göre verilmiş olan evlenme memnuiyetine dair kararlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hüküm ifade etmez.

  1. Değişiklikten önceki şekli: Madde 639- Tapu sicillinde mukayyet olmayan bir gayrimenkulu nizasız ve fasılasız yirmi sene müddetle ve malik sıfatı ile yedinde bulundurmuş olan kimse o gayrimenkulun kendi mülkü olmak üzere tescili talebinde bulunabilir.Tapu sicillinden maliki kim olduğu anlaşılamayan veya yirmi sene evvel vefat etmiş yahut gaipliğine hüküm verilmiş bir kimsenin uhdesinde mukayyet olan bir gayrimenkulu ayni şerait altında yedinde bulunduran kimse dahi o gayrimenkulun, mülkü olmak üzere tescilini talep edebilir. Tescil ancak hâkimin emrile olur.
  2. Kaynak, arzın mütemmim bir cüzü olup mülkiyeti, kaynadıkları toprağın mülkiyeti ile beraber iktisap olunur. Başkasının arzındaki kaynaklardan istifade irtifak hakkı olarak tapu siciline kayıt ile tesis olunur.Yer altındaki sular kaynaklar gibidir.
  3. Bu tahditler tapu siciline şerh verilmekle gayrimenkul üzerinde sonradan iktisap olunan rehin sahiplerine karşı dermeyan olunabilir.
Makalemizi paylaşır mısınız?
Suat Şimşek, Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) hakkında 2699 makale
Daire Başkanı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettişi, (önceden) Milli Emlak Kontrolörü

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.